İçeriğe geç

KARA AĞA (MARDİN SERİSİ 1-2)TAMAMLANDI

Bölüm 20 · 9 dk okuma

KARA AĞA (MARDİN SERİSİ 1-2)TAMAMLANDI

Bölüm 20

18.BÖLÜM

kardaaaa Bölüm benden sana ve diğer yorum yapan güzel canlarıma

Yorum sınırı 2 bin yorum(emoji ve kitap hakkında yorum yapmak serbest)

Keyifli okumalar Canlarımmm

Gül bakışlarını kadından çekti. Gözünden bir damla yaş aktı.

"Çok güzel olacaksın. İstediğin yada aklında makyaj ve saç şekli var mı?"

Gül kuaföre yok anlamında kafasını sağa sola salladı. "Peki ben sana gidecek şöyle güzel bir saç modeli yapayım. Makyajda.."

"Makyaj istemiyorum. "

"Ne?"

"Makyaj istemiyorum ."

"Ama siz gelinsiniz bugün sizin gününüz. " dedi şaşkınca kuaför, makyaj yapmayan gelin ilkez görüyordu.

"İstemiyorum. Dışarı çıkar mısınız, sizi buraya kadar boşuna yormuşlar."

"Emin misiniz efendim?"

Kuaför Gülden cevap alamayınca tekrar çantasını eline alarak odadan çıktı.

************

Kartal bahçeye çıkan kuaförü görünce Kuaförün yanına gitti. "Bu kadar çabuk mu bitti?" dedi.

"Hayır. Gelin istemediğini söyledi." dediğinde kuaför Kartal derin bir nefes çekti içine.

Elbette ki Gül'ün hemen kabul etmeyeceğini tahmin ve sorun çıkaracağını biliyordu. "Tamam siz bekleyin ben onunla bir konuşuyum." dedi.

"Tamam siz nasıl derseniz." Kartal tam gidecekken Kara, Kartalı durdurdu.

"Konuşma. Sen hanımefendiye kapıya kadar eşlik et."

"Ama abi.."

"Dediğimi yap Kartal."

Kartal ,kuaföre kapıya kadar eşlik etti. Dışardaki adamlardan birine kuaförü merkeze götürmesini söyleyip tekrar içeri girdi.

Kara mutfaktan çıktı.

"Git söyle giyinip aşağı gelsin."

Kartal kafasını salladı.

"Ya da sen burada dur. Ben hallederim ."

****************

Kara kapıyı tıklamadan açtı. Gül'ün ağlayarak yatakta oturduğunu görünce içeri girip kapıyı örttü. Pencerenin önüne doğru yürüdü dışarıya bakarak Gül ile konuştu.

"Hazırlan gideceğiz. "

"..."

"Beş dakikaya aşağıda ol."

Kara pencerenin ağzından Güle döndü.

"Gittiğin yerde de mutlu ol."

"Gidersem bir daha yüzümü kimse görmez. Gelmem bir daha buralara."

"Git. Gelme."

"Beni hiç mi sevmiyorsun abi?.." dedi acı feryadıyla Gül.

"Gittiğin yerde mutlu ol." dedi tekrar Kara

"Bu dediğine sen inanıyor musun? Kartal ile bir yaşam nasıl olur bilmiyor musun abi?"

"Ben mutlu ol istiyorum."

"Evet ondan şuan hızlı bir şekilde evlendiriyorsun beni değil mi?"

"Aşağıdayım şunlardan birini giyin aşağıya in. "

Gül sinirle dolabın üstünde takılı olan gelinlikleri yere attı.

"İstemiyorum anlamıyor musun! Ne bunları giymek! Ne bu şehirden gitmek! Nede o katille aynı evde yaşamak İSTEMİYORUM!!"

"Zamanla alışacaksın."

"Bu kadar mı ya bu kadar mı vicdansızsın abi...Abi yapma...Eline ayağına kapanıyım yapma...İstemiyorum...İstemiyor.."

Gül çaresizce Kara'dan medet umuyordu ama oda içten içe Kara'nın vazgeçmeyeceğini biliyordu. Onun merhamet etmeyeceğini çok iyi biliyordu.

"İsteyeceksin."

"O da aynı senin gibi bu yüzden onu tutuyorsun! O da senin gibi Cani! Vicdansız! Merhametsiz! Ve en çok benzeyen yanınız ne biliyor musun abi?...Oda senin gibi Katil!." Kara sinirle kardeşine baktı.

"Abi Hizo babam arıyor seni."

Kartal kapıdan hemen içeriye girerek lafa girmesiyle Kara sinirle odadan çıktı. Kartal yere çökmüş ağlayan Güle baktı. "Hazırlan, her şey iptal olmuş konakta nikah kıyılacak hoca bizi bekliyor. Sonrada ailenle vedalaş. Geceye kalmadan İstanbul da oluruz."

Gül ayağa kalktı. Kartal'ın yanından geçerken Kartal sinirle kolunu kavradı. "Gelinlik giymeyecek misin?"

"Asla!" Gül sinirle kolunu Kartalın avcundan kurtarıp odadan çıktı.

***************

Kara arabaya binerken Gülün üstünde siyah bir elbiseyle dışarı çıktığını gördü. Açtığı kapıyı sinirle kapatıp Gül'ün karşısına geçti.

"Beni delirtme git üstünü değiştir." dedi .

"Asla, ben onu bir kişi için giyerim oda malum hayatta değil...Bir katil için gelinlik giymeyeceğim." dedi. Bugün Gül'ün kara günüydü, yaslı günüydü.

"GÜLL!"

Karanın sesli bir şekilde bağırmasına Kartal yetişip Gülün önüne geçti. "Abi tamam sakin ol." dedi

"Al şunu gözümün önünden yoksa elimde kalacak. "

"Tamam abi. "

Kara tekrar arabasına binip uzaklaştı çiftlikten. Kartal Güle baktı. "Sınırı aşıyorsun ."

"Ne zamandır doğruları konuşmak sınırı aşmak oldu?"

"Bana daha ismimle bile seslenemiyorsun."

"Katil diyorum ya işte yetmiyor mu?"

Kartal parmaklarını Gülün koluna geçirdi. "Bir saat sonra kocan olacağım ben senin. Alış artık bebek gibi davranma. İnsanı çileden çıkarma Gül." Tek acı çeken Gül değildi, onun kadar Kartal da aynı acıyı çekiyordu.

"Seninle konuşmak istemiyorum. Bırak kolumu canım acıyor."

"Kafana göre takıl Gül. Son hür olduğun saatler. Bu saçın hesabını da sonra vereceksin. "

***************

Gül konağa gelince arabadan ineceği zaman Kartal arabayı kilitledi. Gül kapıyı açamayınca Kartal'a bakmadan konuştu

"Kapıyı aç . "

"Şunu tak eline öyle."

Gül kucağına atılan yüzük kutusuna baktı. Tekrar bakışlarını pencereye çevirdi.

Kartal rahat bir şekilde otururken konuştu. "Sen bilirsin onu parmağına takmadan arabadan inemezsin. Millettin ağzındaki dedikodulara iyice laf verirsin."

"Ne dedikodusu?"

"Niye düğün aceleye getirilmiş, çalgı çengide yok. Gül yoksa hamile mi falan filan işte."

"Nee!"

"Öyle ama haklılar bende öyle düşünürdüm. Hamile olacağın günlerde gelecek ama şuan değil demi? Ama sende burada benimle daha oturdukça millet dedikodularında haklı olacaklar."

Gül gözlerinden akan yaşları sinirle sildi. Titreyen eliyle kutudan çıkardığı yüzüğü parmağına taktı. Kartalın yüzüne bakmadan pencereye döndü eli kapının üstünde açılmasını bekledi. Kartal otomatik kilidi açtı. Gül sinirle arabadan indi. Akraba, koruma kalabalığından hızlıca içeri girdi. Gözü kimseyi görmemişti.

Nizo Ana kızını öyle görünce hızlıca yanına gitti.

"Kızım bu hâl ne?"

Gül annesine hiç bir açıklama yapmadan odasına çıkarken Yengesi Burçin ona seslendi.

"Geldin mi, hadi salona geç nikah kıyılacak." Burçin, Gül'ü kolundan tutup salona götürdü.

Gül Burçin'in çekiştirmesiyle masaya oturdu. Salona ailesi, kuzenleri, yakın akrabaları tarafından doldu. Kartalda yanına geçip oturdu.

Kuzenlerinin konuşmasını duydukça siniri daha da çok arttı. "Yazık."

"Hamile gibide durmuyor."

"Demek ki bir aylık daha ondan belli değil. "

"Yok be yapmayın kızlar bu dedikodulara inanmayın. Gülü hepimiz iyi tanıyoruz. Yazık şu kızın hâline bakın."

"Aman ne yazık be kaptı yakışıklı Kartalı. "

"Kartal ne buldu Gül de anlamıyorum."

"O değil de Devran'ın mezarda kemikleri sızlıyordur."

"He valla doğru diyon. Yazık yazık Devran'a yazık oldu. Gül aha hamile bile, aylar sonra doğumda yapar."

Gül duyduğu fısıltılardan tırnaklarını avucunun içine geçirdi. Kartal tam elini tutacağı sıra ağzının içinde tısladı.

"Sakın. Dokunma bana"

Kartal nikah memurunun gelmesiyle nikah memuruna baktı.

******************

Gül masada otururken boşalan salonda önünde duran evlilik cüzdanına baktı.

Bitmişti. Gül kaybetmişti..

Resmî nikah, dini nikah kıyılmıştı.

Salona tekrar Kartal'ın girmesiyle masadan kalkıp gideceği zaman Kartal önüne geçti.

"Nereye?"

"...."

"Hadi ailen seni bekliyor dışarda. Vedalaşıp arabaya bin. Daha havalimanına gideceğiz. "

"Bitti değil mi? Kaybettim ben.."

"Evet bitti, kaybettin sen ve ben seni kazandım... Hadi çabuk ol arabada bekliyorum seni." Kartalın salondan çıkmasıyla Gül ayakta öylece bekledi. Asi' nin hızlıca ona sarılmasıyla kendine geldi.

"Abla gitme. Ben o gargamel suratlıyı döverim seni ondan saklıya bilirim?"

"Asi sen beni ziyarete gel olur mu? Seni en çok seni özleyeceğim." Gül eğilip kardeşine sarıldı. Ağırca yürüyerek dışarı çıktı. Ailesi onu dolu gözlerle ona bakıyordu.

Bu sefer tek fark Gül ağlamıyordu..

Ağlayacak göz yaşı bile yoktu. Hissizdi

Birileri ona sarıldı ağladı. Bu sefer Gül üç maymunu oynuyordu. Kara abisi dışında bütün abileri buradaydı. Yengeleri, kardeşleri..

Annesi...Ayrılamadı ondan teyzeleri halaları zor ayırmıştı Nizo hanımı..

Hizo Ağa kızartmış gözleriyle kızına sarıldı. "Gittiğin yerde mutlu ol Gül güzel Kızım. "

Sonra Hizo Ağanın kalbi fazla dayanmadı içeri girdi.

Meriç abisi kırmızı kuşağını bağlamak için öne çıktı.

Herkes duygusal hâldeydi. Meriç kuşağı bağlayınca Gül'ün anlına buse kondurdu.

"Bir Alo ile hep yanında olacağım bunu bil Gülüm.."

Gül Kayınbabası ve kaynanası ile konaktan çıktı. Görümcesinin yardımıyla arabaya bindi. Saniyeler içinde araba yuvasından, ailesinden onu ayırmıştı..

*********

Beyaz akan yaşlarını silerken bir taraftan da tabakları topluyordu.

"Gülde gitti...Özleyeceğim onu."

Nazende'nin sözüne mutfaktaki herkes katıldı.

"İlk gelin geldiğim zaman neşesi bol, konuşkan yüzünde güller açan sevecen kızı bu konaktaki herkes özleyecek."

Elanın sözlerine Burçin katıldı. "Keşke Kartalla evlenmeseydi. Belki Devran yaşasaydı onu-"

"Sus yenge onun adını anma bu evde Kara abim falan duyar mazallah." Pınarın söyledikleri ile mutfak tekrar hüzün haline döndü.

Reyyan Ela yengesine konuyu değiştirmek için sordu. "Ela yenge Berfin nasıl?"

"Doktorlar şimdilik bir şey söylemiyor...Küçük yavrumu üstünde test yapıp duruyorlar."

"Ben doktor olunca yeğenimi bu hastalıktan kurtaracağım."

Ela İstanbul'da yüzde yüz burs kazanmış sağlık lisesi okuyan görümcesini ağlamaktan şişmiş gözleriyle baktı. "İnşallah kuzum."

Nazende son aylarındaki şiş karnına bakarak konuştu.

"Öyle benim minik oğluma abla olacak."

"Benimkinin cinsiyeti belli değil ama oğlum olacak gibi geliyor bana. Benim oğlumda Berfin ablasını yoracak. "

Reyyan Ela yengesinin elini tutup konuştu "Hatta üniversitede hangi bölümü okuyacağımı belirledim bile. Kalp kardiyoloji bölümü seçeceğim."

Ela kalbi güzel görümcesine sarıldı. Diğer kızlarda sırasıyla bu destek yumağına sarıldı. Nazende şiş göbeğiyle Ela yengesine yapıştı. Onu Burçin, Pınar ve Beyazda takip etti. Ela göz yaşları akarken konuştu.

"Biz bir aileyiz iyi günde de kötü günde de. "

***************

"Ela?" Cihangirin seslenmesi ile Ela mutfaktan çıktı.

"Efendim Cihangir?" dedi.

"Hadi hastaneye gidelim biz artık." dedi Cihangir.

Ela başını olumlu bir şekilde sallayarak "Tamam hemen geliyorum. Mirza nerde?" dedi.

"Meriç'in yanında. "

"Tamam."

Ela mutfağa tekrar girdi. Pişen yemeğin altını kapattı. Masada oturan Beyaza baktı. "Herkes odasına çekildi. Ben yemek yaptım yemek isteyen olursa sen hazırla olur mu Beyaz?"

"Tamam abla ben hallederim. Nazende ve Burçin dışında kimsenin yemek yiyeceğini sanmam ama sen nereye abla?"

"Biz Cihangirle Berfin'e gidiyoruz. "

"Haa Tamam abla. Abla Kara'yı hiç gördün mü bugün? Sabah diğerleriyle geldim akşam oldu hâlâ ortada yok. İnsan kız kardeşi giderken gelmez mi, yanında bulunmaz mı?"

"Aaa senin haberin yok mu, Kara sabah Berfin'in yanına geldi. Gül'le vedalaştığını söyledi. Bizde Cihangirle öyle geldik."

"Haberim yoktu.."

"Tamam hadi görüşürüz. Biz gidelim o da gelir yanına sizde gidersiniz."

***********************

Beyaz saatin on ikiyi geçmesiyle odalarına çıktı. Yatağa direk kendini atıp uzandı. Sabah da erken kalkmıştı. Göz kapaklarının inmesiyle kendini uykunun kucağına attı.

***********************

Odadan gelen seslerle gözünü açtı.

Kara bavula kıyafetlerini dolaptan bavula bildiğin atarak koyuyordu.

"Günaydın."

"..."

"Bir yere mi gidiyorsun?"

"Evet."

"Nereye, bende geliyor muyum?"

"Evet geliyorsun. Kalk eşyalarını topla."

"Nereye çiftliğe mi gideceğiz. Artık orda mı yaşayacağız?"

"Hayır çiftliğe gitmiyoruz. Ora hem çok büyük hem de tek bize ait değil. Mürdüm konağa geçiyoruz. "

"Şaka yapıyorsun!?"

"Hayır. "

Beyaz sevinçten yatakta zıplayarak konuştu.

"Oley be oleeyy!"

Kara şaşkın gözler ile eşine bakıyordu. Beyaz Kara'nın radarına yakalanınca zıplamayı bırakıp yatağa kendini attı. "Ne bakıyorsun be öyle?"

"İyi misin, deliler gibi davranmayı kes."

"Hadi be oradan sevindim o konak çok güzel özelikle Piroz ninemin bana bıraktığı janti en tatlı olan şey."

"Onun adı janti değil. Hep nerden ninem onu sana bırakmış?" dedi tek kaşını kaldırarak Kara.

"Bana bıraktı işte! Sana da şıllığı bıraktı. "

"İyi öyle olsun çocukların elinden şekerini almam." dedi Kara. Çocuk lafına çok takılmıştı Kara ve her fırsatta bunu ince ince vuruyordu Beyaz'a.

"Sen kime çocuk diyorsun ben senin soyunu devam ettirecek tek kadınım Kara bey."

"O doğum kontrol haplarıyla mı?"

"Off sende geçmişi açıp açıp durma. " dedi bezgin bir sesle Beyaz.

"İyi sende geçmiş sayfaları açtıracak cümleler kurma."

"Dün niye gelmedin?.."

"Ben aşağı iniyorum. "

"Kaç bakalım Kara Ağa. "

******************

Sofrada kimse önündekiler dokunmuyordu.

Asi Reyyan ablasına bakarak konuştu.

"Reyyan abla Gül ablamı arayalım mı? "

"Tamam önündekiler ye yemekten sonra arayalım."

Kara masadan kalktı. "Boşa aramayın ulaşamazsınız. Kartalı arayın. "

"O niyeymiş oğlum?"

Nizo Ananın sorusunu Kara cevapladı. "Gülün telefonu çiftlikte."

"Unutmuş mu kuzum ?.."

"Sanmam bırakmış. Kırık parçaları bana öyle düşündürdü. "

.

.

.

.

.

Bölüm kısa oldu lütfen hakkınızı helal edin.😥Yeni bölümde bunu telefi edeceğim. 🥰

Salı günü Âmiyane Masumu final yapıp öyle geliyorum😃. Yorum sınırını bu yüzden fazla koydum.Biraz zamanım olsun diye canlar 🙈 🤭

Anlayın beni.

Ve şunuda burdan duyuruyum Gül ve Kartalın hikayesi ayrı olacak. Taslakta bekliyor onuda sizlerle buluşturmaya en kısa zamanda ayarlayacağım.

Allah'a emanet ol seviliyorsunuzzz♥️♥️♥️

Bölüm sonu

48 yorum

  • İnsan kızkardeşi ne bir erkeğin zarar verdiğini bile bile bu kadar ısrar ile evlendirir mi

  • Ya gül cok iyi bir kızdı niye oyle yaptin yazar

  • Kitap çok iyi ama çok fazla yan karakter meseleleri var odağınız tam beyaz ve kara olucakken bi anda değişiyor bazı yerleri okumadan geçiyorum

  • yan karakterleri okumaktan gına geldi üstelik şu Kara Beyaza samimi ve yakın davranamazmı artık yaa offf offf

    2Yanıt
  • yan karakterleri okumaktan gına geldi üstelik şu Kara Beyaza samimi ve yakın davranamazmı artık yaa offf offf

  • Kafayla beyaz in özel sahnesini isteyen bı ben olamam

  • Bu beyaz niye böyle karayla fln ilgileniyor kızım sen saf mısın ne soyu ne kaçması bırak ne hali varsa görsün sana zamanında çok çektirdi zaten bide onun tribini çekemeyiz efendim yok öyle bir dünya

  • Ya ben şeyi anlamıyorum ana karakter kızın ağzına sııçılıuo ölümden dönüyor belki tecavüze uğruyor ama aynı kaderi yaşayan yan karakter kendisine zarar vermeye kalkıyor burda nasıl olur bilmem ama kurguların yarısında bu var aq tamam güle de çok üzülüyorum ama onun en azından ailesi var beyazın ailesi onu bırakıp gittiğinde bile ailem ailem diye yanıp tutuşuyodu kız karaya zaten diyecek laf yok mal

  • Ya ben şeyi anlamıyorum ana karakter kızın ağzına sııçılıuo ölümden dönüyor belki tecavüze uğruyor ama aynı kaderi yaşayan yan karakter kendisine zarar vermeye kalkıyor burda nasıl olur bilmem ama kurguların yarısında bu var aq tamam güle de çok üzülüyorum ama onun en azından ailesi var beyazın ailesi onu bırakıp gittiğinde bile ailem ailem diye yanıp tutuşuyodu kız karaya zaten diyecek laf yok mal