İçeriğe geç

Kaos aşkı YusufTe x Yusabakal

Bölüm 7 · 7 dk okuma

Kaos aşkı YusufTe x Yusabakal

Bölüm 7

PEACH NE YAPTIN PEACH

Peach, yan ekrandan Yusuf’un attığı *"Olm çocuk hiç oralı olmadı lan!"* mesajını okuyunca hırs yaptı. Bu planın böyle fiyaskoyla sonuçlanmasını gururuna yediremiyordu. Yusuf’a hiç haber vermeden, Discord’da mikrofonunun sesini açtı ve bombayı patlattı:

"Yusuf, siz Yusa'yla bayağı iyi anlaşırdınız, her videoda yan yanasınız. Hayırdır kanka, ne bu mesafe?"

Yusuf duyduğu soruyla bilgisayar başında resmen şok geçirdi. Elindeki fare kaydı, oyundaki karakteri boşa bir blok kırdı. Peach’in böyle bir şeyi herkesin içinde, canlı canlı seslide soracağını asla tahmin etmiyordu. Kalbi boğazında atmaya başladı, ne diyeceğini bilemeyerek kekeledi:

"Şey... Yok ya... Ne alakası var Peach? Düzgünce... Yani Koston'la şey yapıyoruz işte..."

Ortamdaki o tuhaf kekelemeyi ve gerginliği sezen Yusa, haritanın diğer ucundaki işini bırakıp mikrofona doğru yaklaştı. Yusuf’un öğlenki o dolan gözleri ve "git evine" diye bağırışı hâlâ içinde bir yerde suçluluk hissettiriyordu. Yusuf’u daha fazla köşeye sıkıştırmak istemedi, olayı kendi üstlenerek araya girdi:

"Peach, sabah Yusuf’la evde biraz tartıştık ya... Konu tamamen o. Ondan konuşmuyordur benimle, trip atıyor işte cüce."

Yusa bunu söylerken sesinde o her zamanki alaycı tondan ziyade, Yusuf'u korumaya çalışan korumacı bir hava vardı. Yusuf derin bir nefes alıp kurtulduğunu sandı ama Peach durur mu? Planı bir üst seviyeye taşımak için sinsice sırıttı:

"İyi de Yusa... Yusuf öğlen seslide Poniks’e, Rwaii’ye falan da bağırmadı mı? Ama bak, adam oyuna girer girmez Koston’la samimi oldu, Poniks’le falan normal konuşuyor. Niye sadece sana trip atıyor? Diğerlerine niye atmıyor?"

Poniks arkadan, "Harbi lan," diye atladı hemen. "Bize niye trip yok? Yusa oğlum, sen bu çocuğa evde ne yaptın harbi?"

Yusa bir anlığına afalladı. Peach’in bu mantıklı sorusu karşısında ne diyeceğini bilemedi. Kafasında taşlar yeni yeni oturuyordu. Gerçekten de Yusuf gruptaki herkese normal davranırken, sadece kendisine karşı duvar örmüştü. "Sadece bana mı tepkili yani?" diye düşündü.

Yusa’nın o her saniye bir espri patlatan, durmayan çenesi ilk defa birkaç saniyeliğine kapandı. Oyundaki karakterini Yusuf’un olduğu tarafa doğru koşturmaya başladı. İçindeki o düz, şaka peşindeki çocuk bile bu durumun arkasında normal bir "arkadaş kavgasından" daha fazlası olduğunu hissetmeye başlamıştı.

Yusuf ise Discord ekranına bakarken ter içinde kalmıştı. Kulaklığı kulağından çıkarıp fırlatmamak için kendini zor tutuyordu. Peach’e yan ekrandan acil kodlu, *"SENİ GEBERTECEĞİM PEACH, NE YAPIYORSUN LAN?!"* diye büyük harflerle mesaj döşerken, Yusa’nın karakteri çoktan madenin girişinde belirmıştı bile.

Yusuf’un panikten elleri öyle bir titriyordu ki, yan ekrandaki Discord pencerelerini tamamen birbirine karıştırıverdi. Peach’in özel mesaj kutusuna yazıp onu haritadan sileceğini sanırken, aceleyle enter tuşuna bastı.

Giden mesaj, tüm ekibin ve Yusa’nın da içinde olduğu o **ortak gruba** düştü:

> **YusufTe:** SENİ GEBERTECEĞİM PEACH, NE YAPIYORSUN LAN?! Gruptakilerin önünde ne diye öyle sorular soruyorsun, sus öğrenicekler!!

>

Mesajın gruba düşmesiyle birlikte ses kanalında bir anlığına ölüm sessizliği oldu. Koston madende kazma sallamayı bıraktı, Poniks’in karakteri olduğu yerde kalakaldı.

İlk tepki Poniks’ten geldi. Mikrofonu patlatırcasına bir kahkaha attı. "Ooo! Ne oluyor lan? Kaos! Peach oğlum sen arkadan ne karıştırıyorsun? Yusuf neyi öğreneceğiz lan, neyi gizliyorsunuz?"

Rwaii heyecanla araya girdi: "Beyler, Yusuf mesajı yanlış yere attı galiba, dlsfksldk. YusufTe, kanka geçmiş olsun ama gizli kapaklı ne dönüyor arkada? Neyi öğreneceğiz?"

Koston durumun absürtlüğüne gülerek, "Olm yayın dışı dramalar başlamış, ben bunu vlog yaparım," diye goygoya katıldı.

Yusuf, attığı mesajın üzerindeki o mavi "Ortak Grup" etiketini gördüğü an başından aşağı kaynar sular döküldü. Dünyası başına yıkılmıştı. Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki kulaklarında uğultu başladı. "Bittim ben, her şey bitti," diye düşündü. Hemen mesajın üzerine gelip silmeye çalıştı ama herkes çoktan okumuştu bile.

Peki ya Yusa?

Yusa tamamen düz, kafası bu tarz aşk meşk veya gizli duygulara hiç basmayan bir çocuk olduğu için durumdan zerre şüphelenmedi. Yusuf'un kendisini sevdiği falan aklının ucundan bile geçmedi. O, olayı tamamen başka bir yöne yordu. Yusuf'un ve Peach'in arkasından kendisini trolleme videosu çektiklerini ya da bir kışkırtma planladıklarını düşündü.

Yusa haritadaki karakterini zıplatıp sırıttı, ses tonu gayet rahattı:

"Oğlum... Siz bana kışkırtma videosu mu hazırlıyorsunuz arkadan? Peach, sen Yusuf’u gaza getirip benim üzerime mi saldın lan? Yusuf'un bana trip atma sebebi bu kurgu muydu yoksa? 'Sus öğrenecekler' falan diyor bir de şapşal."

Yusa’nın olayı tamamen "kışkırtma/video içeriği" zannedip hiç üstüne alınmaması ve zerre şüphelenmemesi Yusuf’a hayatının en büyük nefes alanını açtı. Yusuf kulaklığın arkasında ecel terleri dökerken, Yusa’nın bu safça tahmini sayesinde kalbi biraz olsun yavaşladı.

Ama Poniks ve Koston hâlâ Peach’i sıkıştırıyordu: "Peach, dökül oğlum. Ne videosu bu? Bize niye haber vermiyorsunuz, biz niye öğrenmiyoruz?"

Yusuf yan ekrandan Peach’e bu sefer harbi özelden, *"PEACH ALLAH RIZASI İÇİN YUSA'NIN DEDİĞİNİ ONAYLA, VİDEO DE, BİR ŞEY DE KURTAR BİZİ!"* diye yalvarırken, ses kanalındaki herkes nefesini tutmuş Peach’in ne uyduracağını bekliyordu.Peach, Yusuf’un özelden attığı yalvarış dolu mesajı görünce durumu kurtarmak için hemen mikrofonunu açtı ve bozulan ses tonuna tam bir profesyonel yalancı havası katarak konuştu:

"Oğlum yakalandık ya... Neyse, döküleyim bari. Yusa, kanka bu Yusuf dünkü o otopark meselesine, bir de sabah senin onunla dalga geçmene harbi alınmış. Sen evden gittikten sonra ağlayarak... yani şey, sinirle aradı beni. Dedi ki 'Ben bundan intikam almak istiyorum Peach, bana yardım et, oyunda bunu delirtelim.' Ben de kıramadım kardeşimi, arkadan kurgu yapıyorduk işte."

Yusuf, Peach’in bu kadar profesyonelce ama bir o kadar da tehlikeli bir yalan uydurması karşısında bilgisayar başında resmen felç geçirdi. Şok içinde mikrofona doğru adeta bir çığlık attı:

"PEACH?!"

Yusa ise kulaklıktan gelen bu itirafla birlikte harbiden şaşırmıştı. Kafasındaki bütün soru işaretleri bir anda silindi. Yusuf’un o "PEACH?!" diye bağırmasını da yakalanmanın verdiği patlamaya yordu. Oyundaki karakterini Yusuf’un yanına getirip zıplattı ve ses tonu bir anda o sabahki mahcup havaya büründü:

"Heee... Yusuf, o yüzden mi o kadar kızdın ya? Ben de harbiden kötü bir şey oldu sandım, bayağı korkmuştum oğlum. Demek bana kışkırtma yapacaktınız?"

Yusuf panikle durumu toparlamaya çalıştı, ellerini nereye koyacağını bilemiyordu. "Hayır lan! Öyle değil! Saçmalıyor Peach, yalan söylüyor! Vallahi öyle bir şey yok!" diye yırtındı mikrofona.

Ama o "Öyle değil" dedikçe, ekip durumu daha da eğlenceli bulmaya başladı. Poniks hemen araya girdi: "Eee, öyle değilse ne o zaman YusufTe? Niye Peach’e 'sus öğrenecekler' yazıyorsun ortak gruba?"

Rwaii de kıkırdayarak üstüne gitti: "Aynen kanka, madem intikam videosu değil, neyi gizliyorsunuz o zaman? Dökülün bakalım!"

Koston bombayı bıraktı: "Yusuf, çocuk gibi kıvırma işte, yakalandınız. De ki 'Evet, Yusa'yı trolleyecektim.' Öyle değil diyorsan altından ne çıkacak, onu söyle?"

Yusa da arkadan sırıtmaya başlamıştı bile. "Harbiden Yusuf, ney o zaman? Söyle de bilelim," diyerek o bildik, insanı çileden çıkaran muzip tonuna geri döndü.

Yusuf iyice telaş yaptı, yanakları alev alev yanıyordu. Ne diyeceğini, bu baskıdan nasıl kurtulacağını şaşırmıştı. Yan ekrandan Peach’e *"ALLAH BELANI VERSİN PEACH, İYİCE BATIRDIN ORTALIĞI!"* diye yazarken, seslideki herkes bir ağızdan "Eee Yusuf, anlat dinliyoruz?" diye onunla kafa bulmaya devam ediyordu. Yusuf resmen kendi evinde köşeye sıkışmış, ecel terleri döküyordu.Yusuf, odada dönen baskıya daha fazla dayanamadı. Kalbi öyle bir güm güm atıyordu ki, o panikle bilgisayarı normal yoldan kapatmak veya Discord'dan çıkmak aklının ucundan bile geçmedi. Elini masanın altına uzattığı gibi bilgisayarın fişini kasanın arkasından asılarak çekti. Ekran bir anda karardı, kasanın fan sesleri sustu ve oda derin bir sessizliğe büründü.

"Allah kahretmesin ya... Allah kahretmesin!" diye söylendi kendi kendine. Başını ellerinin arasına aldı.

Tam o sırada masanın üzerindeki telefonu ardı ardına titremeye başladı. Discord’dan, WhatsApp’tan bildirimler yağıyordu. Poniks, Rwaii, Koston, Peach... Herkes arkasından yazıyordu. Yusuf telefona bakmaya bile cesaret edemedi; hemen ekranı kaydırıp telefonu tamamen sessize aldı ve ekranı masaya gelecek şekilde ters çevirdi. Zaten hava çoktan kararmıştı. Odanın ışığını bile açmaya tenezzül etmeden kendini yatağa fırlattı. Battaniyeyi kafasına kadar çekip, kalbinin ritminin yavaşlamasını bekleyerek, tavanı izleye izleye uykuya dalmaya çalıştı.

Ertesi sabah gözlerini açtığında odanın içi gün ışığıyla aydınlanmıştı. Yusuf yatakta doğruldu, derin bir nefes aldı ve komodinin üzerindeki telefonuna uzandı. Bildirim panelini yukarı kaydırdığında ortak grubun patladığını gördü. Parmakları titreyerek ekibin yazışmalarını okumaya başladı.

Grupta herkes dün geceki ani çıkışıyla dalga geçiyordu:

> **Poniks:** Lan YusufTe, bilgisayarın üstüne yıldırım mı düştü oğlum, çat diye gittin dslgjdslkgj.

> **Rwaii:** Harbi niye çıktın olm sesliden aniden? 'Öğrenicekler' dediğin şey o kadar gizli ve büyük bir şey miydi de yayını kestin?

> **Koston:** Çocuk altı üstü Yusa'ya kışkırtma videosu çekecekti, yakalanınca utancından fişi çekti herhalde dlsfksldk.

> **Peach:** Oğlum Yusuf, harbi korkup kaçtın mı lan? Alt tarafı intikam alacaktın Yusa'dan.

>

Yusuf mesajları okurken yatakta sırtüstü geri düştü ve telefonu yüzüne kapattı. Herkes olayı Peach’in uydurduğu o "kışkırtma/intikam videosu" yalanına yormuştu. Yusa da grupta dönen bu goygoya birkaç komik emoji atarak katılmıştı; yani hâlâ en ufak bir şeyden şüphelenmiyordu.

Yusuf içten içe "Çok şükür" diyerek rahat bir nefes aldı ama bir yandan da bu yalanın arkasını nasıl getireceğini, bir sonraki sesliye girdiğinde ne uyduracağını düşünerek kara kara düşünmeye başladı. Ortam şimdilik kurtulmuştu ama bu iş gitgide daha da sarpa sarıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.