sharon yorulmuştu keza jack te öyle jack bay mccartney e bakarak
- biraz dinlene bilir miyiz dedi
-hayır dedi bay mccartney
- hadi ama lütfen dedi sharon yalvarırcasına
- gelmemeliydin o zaman dedi bay mccartney
-hey ihtiyar neden böylesin ki ruhsuz olmuşsun dedi jack
-hayır hiçte bile küçük jackie uğruna savaşılacak bir şey varsa hayatta kalmak ölmekten daha iyidir hem bu irlandalı uğruna ölünülecek birimi dedi bay mccartney boş ve ruhsuz gözlerle ikiliye bakarak
-evet dedi ve hayatımı kurtardı dedi sharon
- anlat o zaman hem dinlenirsiniz dedi
-pekala her şey dört yıl önceydi
***
dört yıl önce UCLA kampüs yakınları;
sharon çalıştığı kafeden çıkmıştı sonuçta kredisini ödemesi gerekiyordu ıssız sokakta bir başına yürüyordu etraf o kadar sakindi sadece cırcır böceklerinin sesi duyuluyordu kestirme olsun diye ara tenha sandığı bir sokağa saptı ama duyduğu ses yüzünden irkildi bir grup serseri yolunu kesmişlerdi
-hey güzelim nereye böyle dedi içlerinden biri
-seni ilgilendirmez bırakında geçeyim dedi sharon
- hadi ama çok eğleneceğiz dedi diğeri
-beni rahat bırakın dedim dedi sharon
-oho sinirlenme güzelim gel buraya dedi ilk herif ve sharon boynuna yapıştı diğeri sharon un göğüslerini kavradı sıkıp oynamaya başladı
sharon kurtulmak için çırpındı ama yapamadı yardım çağırmaya çalıştı sadece kısık sesle "yardım edin diyebildi adamların arkasında iki kişi belirdi bunlar polis değildi birisi iri uzun saçlı diğeri ise kısa saçlıydı ama ikisi de kızıldı tıfıl olan serserilere bağırarak
- kızı rahat bırakın sizi piçler dedi
-ya bırakmazsak ne olur dedi
- o zaman zor kulanacağız dedi diğeri dedi
serserleriler gülerek sharona taciz etmeye devam ettiler tıfıl olan olan serserilerden bir tanesinin omzunu tuttu serseri ona baktı ama tıfıl adam sağlam bir bir yumruk attı serseri yere uzandı öteki seseri sharon un elini bırakarak tıfıl adama saldırdı tıfıl olan sendeledi iri adam tıfıl adamı tutarak
-iyi misin marcus dedi
-ben iyiyim clay dedi ikisininde irlandalı olduğu aksanlarından belli oluyordu
-hadi o zaman gerçek bir kelt savaşçısı nasıl olurmuş gösterelim dedi clay
ikisi serserilere doğru ilerledi sharon bir köşeye sinmişti ve onları izliyordu
ikiside serserileri bir güzel pataklamaya başladılar yaklaşık 15 dakika sonra serseriler topuklarına vurarak uzaklaştı tıfıl olan eline taş alarak serserilere fırlattı
- bir daha buralarda sizi görürsem sizi gebertirim anladınız mı dedi
ardından sharon a döndü elini uzattı
- iyi misin
sharon korktu içine kapandı
- sakın korkma sana zarar vermiyeceğiz ben marcus bu da kuzenim clay dedi
sharon marcus a baktı elini uzattı marcus onu elinden tutarak kaldırdı
-iyi misin dedi marcus sharon kafasını salladı
-bir adın var mı dedi marcus
-sharon
- pekala sharon seni evine götürelim dedi marcus
***
-yani bu kadar mı dedi bay mccartney
- evet diye karşılık verdi sharon.
bir anda bir uluma sesi duyuldu bu ses ne kurda benziyordu nede başka bir hayvana sharon korkudan yerinden sıçradı
- o da neydi dedi kısık sesle
-laician anlaşılan birini bulduk dedi bay mccartney ardından eliyle ikiliye gelmelerini söyleyen bir işaret yaptı
manzara şok ediciydi insana benzeyen şey geyiği parçalayarak içini yiyordu sharon elini ağzına götürdü kusacak gibiydi bay mccartney jack i dürterek
-pekala jackie hazır mısın ben dikatini dağıtıcam sen de .... cümlesini bitiremeden bir uluma geldi yaratık onlara bakıyordu
- hassiktir dedi sharon kısık seslede olsa
bay mccartney kafasıyla gidin diye bir işaret yaptı jack sharon u kolundan tutarak oradan koşmaya başladılar
-onu orada bırakmak doğrumu dedi sharon
jack sharon a bakarak
- merak etme bay mccartneyi tanıyorsam başının çaresine bakabilir
-peki ya laician kalbi jack onsuz dönemeyiz dedi sharon. jack derin bir iç çekti
-pekala sen git ben geri dönüyorum sana yetişirim şimdi koş dedi jack
sharon hastaneye doğru koştu arkasına bile bakmadı jack ormanın derinliklerine döndü
- hadi bunu yapabilirsin daha öncede ormanda hayatta kaldın diye kendince söylendi
***
liz düdüğü üfledi ama ne bir ses ne de gelen giden, pigssy gülmek ve domuz çığlığı arası bir ses çıkardı elindeki satırı kaldırdı liz korkudan donakalmıştı tam satırı indirecekken birşey liz in kafasının yanından geçti anca pigssye çarptıktan sonra fark etmişti bu bir çekiçti kendine gelip hareketini geri kazandığında meriam onu çekiştiriyordu
-hadi buradan eczaneden gerekenleri aldım kaçalım dedi
liz meriamın söylediği yaptı casehead ve pigssy i baş başa bıraktı ikili koşarak uzaklaşmaya çalıştı ama üzerlerine gelen ışık onları durdurdu etrafları sarılmıştı askerlerden biri öne gelerek
- bizimle geliyorsunuz dedi asker
-hadi ordan sizinle gelmiyecez dedi meriam
-zorluk çıkartmayın yoksa sizi öldürmek zorunda kalırız
- hiç sanmıyorum dedi meriam ve askerin üzerine doğrultup ateş etti asker bir anda yeri yığıldı ve diğerleri ateş etmeye hazırlandılar o arada liz bir şey gördü sanki geçmişten bir şeydi insanlar kaçıyor amishler ise onları kovalıyordu kimi takılıp düşüyor ve amishler yabalarını saplıyor kimisi tüfekleri ile ateş ediyordu çığlıklar ortalığı dolduruyordu bu çığlıklar onu delirtiyordu en sonunda dayanamadı ve
-YETERRR buna bir son verin dedi askerlere ardından ekleyerek
- sizinle gelicem ama onu rahat bırakın dedi liz askerler yavaşça silahlarını indirdiler
- liz sen aklını mı kaçırdın seni bırkmayacam
- başka çaremiz yok biri bu ilaçları götürmeli dedi liz meriam gönülsüz bir şekilde
- pekala ama içim hiç el vermiyor ya agatha sana bir şey yaparsa dedi meriam
- endişelenme dedi şimdi git ve ilaçları yetiştir jack e şu mesajı ilet gece gökyüzü her zaman parlak görünür dedi
- bu da ne demek dedi meriam
- sen sadece jack e söyle o anlar dedi liz ve avcılardan biri yaklaştı ve liz in ellerini bağladı meriam hüzünlü bir şekilde sığınağa doğru koştu
***
jack ormanın içlerinde koşuyordu bay mccartney laician ile boğuşuyordu ve etrafa küfürler saçıyordu
-amına koduğumun iti geber kalbin bize lazım dedi. laician hırladı ve elini kurtararak bay maccartneyin çenesine vurdu çene protezi uçtu artık bay mccartney homurtu dışında bir şey çıkaramıyordu laician onu üzerinde attı bay mccartney yere düştü laician tam bay mccartney nin işini bitirecekken jack bağırarak
- seni aşırı gelişmiş it buraya bak dedi jack laician arkasına döndü ve hırlayarak jack e döndü sarı gözleri ve ağzının suyu ile jack i izliyordu onu yiyecekmiş gibi bakıyordu ve ona doğru koşarak saldırdı jack kaçınmaya çalıştı ama laician pençesi ile jack in göğüsüne üç çizik attı jack dengesini toparladı ve laiciana saldırdı laician geriye sıçradı jack öne doğru sendeledi ve düştü laician bunu fırsat bilerek jack in üzerine atladı jack çabuk davranarak yuvarlandı ve ayağa kalktı palayı sıkıca tutu laician ona bakarak dört ayak üzerinde saldırdı jack el çabukluğu ile eğildi ve saldırıdan kurtuldu laician ağaçtan kuvvet alarak bir kez daha saldırdı ama bir silah ateşlenmesi duyuldu kancalı bir zincir laician ın kafasını parçaladı jack arkasını döndüğünde bay mccartneyi çenesiz bir şekilde ağaç dibinde elinde silahı ile oturur pozisyonda buldu jack e homurdandı jack bay mccartney e baktı göğüsü parçalanmıştı son dönemlerini yaşıyordu elindeki silahı uzattı halsiz bir şekilde son kez homurdandıktan sonra kafasını öne doğru düştü jack in gözlerinde hüzün ve öfke vardı kafasını gökyüzüne bakarak bağırdı . yarım saat uğraşarak derme çatma bir mezar yaptı ve bay mccartney i oraya gömdü sonra şapkasını aldı ve kafasına taktı
- huzur içinde yatın bay mccartney dedi sonra ölen laician ın bedenine ilerledi palayı aldı ve laician ın bedenini deşerek kalbini çıkardı bu işi yaparken laician koluna daki sembol dikkat çekti sembol bir incile benziyordu ama ortasından kılıç geçiyordu bunun bir anlamının olacağını düşünerek kan bulaşmandan yavaşça deriyi çıkardı yanına alarak doğruca sığınağa ilerledi