İçeriğe geç

kanlı tepe

Bölüm 2 · 6 dk okuma

kanlı tepe

Bölüm 2

olayların başlangıcı

Liz ter içinde uyandı bu rüya çok gerçekçiydi ve neredeyse öldüğünü sanmıştı yorgun gözlerle baktı saat sabaha karşı 3:00 ı gösteriyordu Liz hala rüyada gördüklerinin şokunu atlatamanmışken bir telefon çalması onu neye uğradına şaşırtmıştı tedirgin bir şekilde elini telefona götürdü ve açtı

- Liz benim jack ,bay Hoffman kayboldu

Liz bunu duyduğunda şok geçirdi her ne kadar bay Hoffman'ı sevmiyor olsada sonuçta patronuydu. Jack ona seslenerek

- alo...alo Liz orada mısın cevap ver

- seni dinliyorum Jack. Diye karşılık verdi Liz

Jack olayları anlatmaya başladı

- evde oturuyordum ve bir anda telefon çaldı arayan polisti ve bay Hoffman'ın kaybolduğunu söyledi . Liz duraksadı ardından

-jack şu an neredesin diye sordu

- arabamdayım polisler kafeye gelmemi söylediler şu anda senin evine yakınım . Diye karşılık verdi Liz jack'in sesinden anladı kadarıyla yorgun bitkin bir sesti bu Jack ekliyerek

- hazırlan evine neredeyse vardım dedi Jack

Liz yataktan doğruldu üstünü hızlıca değiştirdi evin anahtarlarını aldı eve aşağıya indi kapıyı açar açmaz 2002 marka kırmızı bir Dodge karşıladı arabanın penceresi açıldı Jack ona bakarak

-hadi Liz atla dedi

***

Kafenin önüne vardıklarında 3 tane polis arabası ikilinin gözünden kaçmadı Liz elini alnına vurarak

- siktir kafeyi kilitlemeyi unuttum dedi

- ne dedin sen diye Jack ona baktı ardından ekledi

- bay Hoffman kesinlikle seni öldürecek dedi

Sonra Jack arabanın el frenini indirdi ve ikisi arabadan indiler kafenin girişine yaklaştılar ama polis şeridi ve resmi bir polis onları durdurdu

-hey buraya girmeniz yasaktır dedi polis

Jack polis memuruna bakarak

-biz burada çalışıyoruz

Polis memuru ikiliye baktı ve sonra kafenin içine girdi birkaç dakika sonra asyalı ceketi olan yaklaşık 40'lı yaşların ortalarında bir adam geldi ikiliye polis rozetini göstererek

- amir cheng; demek ikiniz burada çalışıyorsunuz içeri geçin size sormam gereken birkaç sorum olacak. dedi

Liz amirin sesindeki soğuk tınıdan ürkmüştü, amir cheng ve ikisi masalardan birine oturdu amir cheng ilk önce Jack'e sorular sordu

- bay Jameson saat 23:00 ve 00:00 arasında neredeydiniz . Jack soğukkanlılığını koruyarak Amir'e cevap verdi

- mesaiden çıktım eve gidiyordum

- peki sizi kafeden ayrılırken gören biri var mıydı. Diye bir soru iteledi Jack kararlılıkla

- evet Liz beni ayrılırken gördü dedi

- pekala sorularım bu kadar Jameson dedi ardından Liz'e baktı

-Peki bayan Perkins siz o saatlerde neredeydiniz . Dedi

- kafedeydim tezgahı ve yerleri siliyordum dedi Liz kendinden emin bir şekilde

- Tamam peki kaybolan şahıs kaç gibi ayrıldı diye bir soru daha sordu amir cheng

Liz bu konuda karamsardı yani bay Hoffman ayrıldığında saatin kaç olduğu konusunda en ufak bir fikri yoktu ama o tezgahı silerken bay Hoffman daha yeni ayrılıyordu

- size bir şey sordum bayan Perkins

Liz kendini toparlayıp cevap verdi

- yaklaşık 23 : 45 civarında kafenin anahtarını vererek ayrıldı

-Size bir şey söyledi mi peki dedi amir

- ben çıkıyorum kafeyi kilitle yarın akıbetine bakarız. Dedi Liz

- tamam bayan Perkins ve bay Jameson

Sizi gelişmeler konusunda bilgilendireceğiz dedi

İkili kalktı ve jack'in arabasına doğru ilerledi Liz korkmuş ve şaşkındı Jack ona bakarak

- seni eve bırakayım istersen dedi ve arabayı çalıştırdı

Liz ses etmedi ama bir müddet sonra

-şey Jack teklifin hâlâ geçerliyse haftasonu seninle gelebilirim dedi

Jack hem şaşkın hemde sevinçliydi sonunda Liz'e karşı olan duygularını ona açabileceği ama sevincini belli etmemesi gerektiğinin de farkındaydı o yüzden istifini bozmadan

-iyi o halde haftasonu görüşürüz dedi Jack

Liz arabadan indi

yorgun bir şekilde evine çıktı çantada anahtarı aradı birkaç kez çantanın içini aradıktan sonra anhtarı bulmayı başardı anahtarı kapı deliğine geçirdi kapı yavaşça aralandı içeriye girdi çantayı vestiyere attı ardından odası haraket etti liz yatağına oturdu elleri ile yüzü kapattı

- neden bunlar benim başına geliyor. dedi ve ağlamaya başladı ardından bir tıkırtı geldi liz ağlamayı kesti ve tıkırtının geldiği yere hareket etti içinde bir ürperti vardı ama nedense bu onun merakına engel olmuyordu mutfağa doğru yöneldi ama hiç kimse yoktu liz in gözüne bir gazete ilişti ama bu çok tuhaftı çünkü o gazete okumazdı ki gazeteyi tedirgin bir şekilde eline aldı gözüne ilk çarpan şey gazetenin tarihi oldu 28 mart 1992 yazıyordu sonra gözü manşete baktı

amishler cadı olarak suçlu bulunan anne-marrie 'yi asarak idam ettiler liz fotorafa baktı fotorafta kendisine benzeyen siyah tenli birisi vardı ama kendisinden neredeyse 6 yaş küçüktü

- nasıl böyle bir şey yapabildiler dedi kendi kendine birden kullağına fısıltı geldi

- öğrenmek istermisin diye bir ses

liz korkarak arkasına döndü ama hiç kimseyi görmedi korkuyordu sesi titreyerek

- her kimsen çık ortaya yoksa...

liz eline bıçağı aldı ve

- seni bıçaklarım anladın mı beni diye ekledi liz

- hey sakin ol sadece yatağına git ve gözlerini kapat bana güven dedi ses

-sana neden güveneyim ki dedi liz

- çünkü sen ve ben birbirimize bağlayız dedi

-bağlıyızda ne demek ne saçmalıyorsun sen dedi liz

- sen sadece benim dediğimi yap eğer hakikati öğrenmek istiyorsan dedi ses

liz bu sese güvenmiyordu ama bu kabusların kaynağını öğrenmek istiyordu

liz doğruca yatağına uzandı gözlerini kapattı birkaç dakika sonra kendini bir kalabalığın arasında buldu karşıda darağacı ve birde eski bir kaynak makinesi vardı

liz içinden

- bu da ne böyle dedi

ardından bir adamla bir kadını idam sehpasının oraya getirdiler birkaç dakika sonra elinde bir adet incil ile cübbeli bir kadın geldi : kadın rahibeyi andırıyordu kalabalık arasında fısıldaşmalar başladı liz kulak misafiri oldu

- bu cadıyı asmak en doğru karardı ve kocasınıda daha ağır ceza vermeleri konseyin fikriydi değil mi dedi köylü diğer köylü

- evet rahibe agatha sayesinde bunun gibi pislikler bir daha kötü amellerini gerçekleştiremeyecekler dedi

ardından rahibe konuşmaya başladı

-saygı değer kanlı tepe sakinleri bugün bu cadıyı ait olduğu yer olan yere cehenneme göndereceğiz son olarak söylemek istediğin bir şey var mı cadı dedi agatha

annie-marrie

- hiç kimseye kızgın değilim sen hariç agatha senin yüzünden bu iftiralar başıma geldi ve son bir isteğim var lütfen kocamı rahat bırakın bunun onunla alakası yoktur dedi

- son sözlerin teşekkürler cadı şimdi kardeş sawyer aharoza başla dedi

sawyer denilen adam ufak bir çelik kasa getirdi ama altı boştu bununla ne yapacağını liz az buçuk anlamıştı adam annie nin kocasına kasayı geçirdi ve kaynak makinesi ile boyunun etrafını yakmaya başladı o kaynak yapmaya devam ederken adam öyle bir çığlık atıyordu ki liz in kulakları neredeyse sağır olacaktı kaynak işlemi bittiğinde

- hayır bunu ödeyeceksin agatha 20 yıl sonra geri geleceğim ve senin kurduğun bu korku saltanatına son vereceğim sana yemin ederim dedi annie

-iyi çabalama kardeş shaun rica etsem... shaun kolu çekti ve annie aşağıya indi

liz göğe bakarak

- yani sen anniesin demek

- evet dedi annie

- peki bay hoffman'ın kaçırılmasıda mı senin işin dedi liz

- kaçırılmadı bu olayı öğrenmek için kanlı tepeye memleketine gitti dedi annie

- sen ne demek istiyorsun dedi liz

- bu kadar yeter şimdi uyan dedi annie

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.