İçeriğe geç

kanlı tepe

Bölüm 1 · 5 dk okuma

kanlı tepe

Bölüm 1

kabus

Bana gel liz hakikat seni bekliyor"

-sende kimsin göster kendini dedi Liz

" Zamanı gelince karşılaşacaz o zamana kadar beni bulman gerek"dedi ses

Bir anda gökten kayalar yağmaya başladı Liz tam altlarına kalıyordu ki şıçrayarak uyandı

-tanrım sadece kabusmuş. dedi ardından saçını geriye attı göz ucuyla çalar saate baktı saat 10:30 u gösteriyordu

- hassiktir işe geç kaldım dedi ve yataktan apar topar kalktı hızlıca giyindi anahtarı aldı ve doğruca kafe ye hızlı adımlarla yürüdü kafeden içeri girdi. Bir anda bay Hoffman karşısında belirdi

- bayan Perkins yine geç kaldınız dedi kollarını birbirine kavuşturarak

- çok üzgünüm bay Hoffman bir daha olmayacak dedi. Liz

- bahaneler bahaneler ... Dedi bay Hoffman

Liz bay Hoffman ı sollayıp tezgahın arkasına gitti tezgahı temizlemeye başladı hemen arkasından bir el sinsice omuzuna dokundu Liz korkudan şıçrayarak ciyakladı

-aaaaay!

-hahaha Liz ammada korkakmışsın dedi arkadaki ses

Liz arkasına döndüğünde kısa saçlı yeşil gözlü biri ona bakıyordu

- Jack mesai bitsin seni geberticem dedi ve jack'in omzuna vurdu

- aww! Bu acıttı dedi Jack

- daha dur bu sana yapacaklarımın yanında bu hiç kalır. Dedi Liz

Ağır adımlarla bay Hoffman ikisinin yanına geldi yüzünde kızgınlık öfke vardı

- Perkins,Jameson siz ne halt ettiğinizi sanıyorsun işinizin başına dönün yoksa ikinizide kovarım

- peki bay Hoffman dedi ikisi de işlerinin başına döndüler

***

Mesai'nin bitmesine az bir zaman kalmıştı mekanda sadece birkaç müşteri kalmıştı. Liz dalıp gitti birkaç gündür kabuslar görüyordu ve bu kabuslar'daki her kimse onu bilmediği bir kasabaya çağırıyordu ve bu onu içten içe ürperten bir hale sokuyordu.

- dünyadan Liz'e dedi Jack

-haa! Liz şaşkınlıkla jack'e baktı

- ben sabah ki şaka için çok üzgünüm dedi Jack

- sorun değil dedi Liz

- istersen bunu telafi edebilirim

- buna gerek yok dedi Liz

- hayır en azından kendimi affetirmem lazım ... Hey! Bak ne diyecem bir kaç arkadaşım ve ben bu hafta oregondaki amcamın köşküne gideceğim gelmek ister misin

- şey bilmemki...

- ah hadi ama çok eğlenicez hem senin içinde iyi olur kafanı dağıtırsın

- şey bu teklifini düşüneyim yarın sana kararımı söylerim olur mu

-tamam ben çıkıyorum yarın görüşürüz Liz dedi.

Jack deri ceketini ve üzerinde Brooklyn nets yazan şapkayı giyerek kapıdan dışarı çıktı. Liz eline bir bez aldı ve tezgahı silmeye başladı parlayan tezgah ta kendi suratını gördü. dalgalı kahverengi saçları ve siyah teni adeta beyaz Mermer tezgahta parlıyordu tezgahı sildikten sonra eline paspası ve kovayı aldı yerleri temizlemeye başladı. bir kaç dakika sonra bay Hoffman geldi Liz'e bakarak

- ben erken çıkıyorum bunu al dedi. Anahtarı fırlattı ardından ekliyerek

- kafeyi sen kapat yarın geldiğinde akıbetini konuşuruz bayan Perkins dedi bay Hoffman

Liz yutkundu en son bay Hoffman'ı böyle gördüğünde aşcıyı ve eski garson meddie yi kovmuştu. Düşünmeyi bıraktı ve yerleri paspaslamaya devam etti saate baktığında saat 00:00 a geliyordu birden kafenin kapısından bir adam girdi

- üzgünüm kapattık artık lütfen gider misiniz dedi Liz

Adam Liz'e baktı ardından bir bıçak çıkardı Liz korkudan Çığlık atmak istedi ama yapamadı ardından adam tezgaha büyük harfle

"Kanlı tepe" yazdı ardından kahkaha atarak bir anda ortadan kayboldu. Liz korkudan panikledi bir hışımla kafeden korku ve panik içinde koşarak eve doğru kaçtı

***

Yatağına elinde yastık ile oturdu bu akşamki olan olay neydi ve o adam bir anda ortadan nasıl kayboldu ve tezgahın üzerine yazdığı "kanlı tepe" ne anlama geliyordu bunu merak ediyordu birazcık da olsa sakinleşmişti

Yataktan doğruldu hemen masadaki Macbook a elini uzattı safari ye girerek kanlı tepe kelimesini yazdı ve çıkan ilk sonuca tıklayarak okumaya başladı.

" Kanlı tepe ilk olarak 1816 da kurulmuş adını kan ağacı olarak bilinen kaailan ağacından aldı daha sonra 1930 ların ortalarında kömür madeni bulunmasının ardından kasabada maden çalışmaları başlamıştır kasabanın popülerliği yaklaşık 62 yıl sürmüş ve ardın 1992 de meydana gelen gaz sızıntısı sonucu kasaba boşaltılmıştır ve kasabanın günümüzde hala terkedilmiş şekilde durmaktadır"

Liz bunları okuduğunda tüyleri diken diken oldu böyle popüler bir kasabanın bir anda terk edilmesi ürkütücü ve hata dehşet verici gelmişti ona bu sorular kafasını kurcalarken uykuya daldı.

Kendini bir oyun parkında buldu

-Kimse varmı diye seslendi.

ama cevap alamadı etraf sisliydi bu yüzden hiçbir şey görmüyordu birden adım sesleri duyuldu Liz git gide korkmaya başlamıştı cesaret ederek

- kim var orada dedi

Ufak bir kız çocuğu koşarak yanından geçiyordu Liz onu kolundan tuttu kız ona bakarak

- bırak beni yoksa ikinizide öldürecek dedi kız

- iyi ama kim...

Liz'in cümlesi tamamlanmadan yüksek bir inilti geldi ona eşlik eden adım ve sürükleme sesi gelmeye başladı küçük kız fırsattan istifade ederek Liz'den kurtulmayı başardı ve sisin içine doğru koşmaya başladı Liz kıza seslenerek

-hey bekle dedi ve koşmaya başladı ama çok geçmeden kızı kayıp etti biraz etrafına bakındı ama sisten göz gözü görmüyordü suratına bir anda bir gazete çarptı Liz gazeteyi aldı

"Kanlı tepe postası" yazıyordu gazeteyi incelerken tarih gözüne ilişti

"10 Mart 1992" yazıyordu ama bu imkansızdı bu gazete 30 senelik bir gazete olması Liz'i şaşırtmıştı gazeteyi biraz daha inceledi gözü makaleye takıldı makalede şu yazıyordu

"Amisler cadı avı için hazırlar" diye bir başlık atılmıştı

"Cadı avı mı... ama ama bu çok saçma yani cadı avı yaklaşık 300 yıl önce olmuş olması gerekiyordu..."

-öyle mi dedi soğuk bir ses

Liz bu sesten dolayı ürpermişti ardından ses ona

- bana bak dedi ses

Liz korkuyordu ama arkasındaki kişiyide merak ediyordu yavaş ve ağır bir şekilde arkasına döndüğünde gördükleri karşısında korkudan dili tutulmuştu çünkü karşısında yüzünün yarısı kurtlamış çok çirkin bir sivri burnu olan bir yaşlı kadın duruyordu Liz çığlık atmamak için kendini zor tuttu

- bana bunu o yaptı dedi ses

- kim o dedi Liz kadın kahkaha atarak bir şarkı mırıldandı

- görmüyor musun o domuz suratı seni avlar kendinden emin bir şekilde piggsy piggsy kaçacak yer yok piggsy piggsy sana taciz etmeye geliyor piggsy piggsy seni yakalacak diye mırıldandı

Ardından bir ses duydu ses domuz böğürmesine benziyordu

-o geliyor kaçsan iyi olur dedi yaşlı kadın

Liz panikle koştu o koşarken seslerin yakından geldiğini duyabiliyordu göz gözü görmemesi Liz için bir dezavantajdı buda onun yüreğini hoplatması için yeterliydi koşarken bir anda kafasını metal bir şeye çarptı kafasını kaldırdığında büyük bir tabela onu karşıladı tabela da "kanlı tepe " yazıyordu duyduğu o sesler giderek ona doğru yaklaşıyordu Liz kalbini boğazında hissediyordu panikle sisin içine doğru baktı sisin içinden ağır ağır gelen şey çok ürkütücüydü öyle ki sisin içindeki şey şişman kısa boylu elinde devasa bir satır olan yaban domuzu kafası giymiş bir insanı andırıyordu çıkardığı seslerde bir domuzdan farksızdı ve o şey Liz'e doğru yaklaşıyordu Liz hareket edemiyordu bacaklarının bağı çözülmüştü ve o şey ona iyice bir yaklaştı elindeki satırı kaldırdı ve...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.