İçeriğe geç

KANLİ SKALPEL

Bölüm 2 · 2 dk okuma

KANLİ SKALPEL

Bölüm 2

Nabız 0

Saat: 13:07 Yoğun Bakım – Yusuf Akkaya'nın Odası Monitör bir anda tiz bir sinyal verdi. Nabız düşüyordu. Kübra hemen koştu. Hemşirelere bağırdı: > “Adrenalin hazırlayın! Hemen!” Odanın içi panik içinde hareketlendi. Yusuf’un vücudu titriyordu. Solunum düzensiz. Monitördeki çizgi aniden düzleşti. NABIZ SIFIR. Kübra, eldivenlerini taktı, göğüse bastı: > “Bir… iki… üç… hadi Akkaya… hadi lan…” Bir hemşire göz göze geldi: > “Gidiyor…” > “Gitmeyecek!” Kübra bakışlarını sabitledi, bastırmaya devam etti. Dakikalar gibi geçen saniyeler içinde içeri Fadime girdi. Durumu gördü, hemen destek verdi: > “Kübra! Defibrilatör!” > “Hazır!” Elektroşok verildi. Birinci… İkinci… Üçüncü… Çizgi zıpladı. Monitördeki ritim geri geldi. > “Nabız geri döndü! Ama çok zayıf…” Fadime yavaşça geri çekildi. Kübra olduğu yere çöktü, elleri hâlâ titriyordu. > “Bu adam kolay gitmeyecek. İçinde hâlâ bir savaş var.” --- Aynı Saat – Hastane Bahçesi Kadir çakmağını yakıyor, ama sigara ağzında sönük. Elindeki telefonu sıktı. Arka planda sessizce bir adam belirdi. Taner. Kadir’in sağ kolu. > “Abi, içeriden haber geldi. Yusuf kritik durumda. Doktorlar hâlâ müdahale ediyor.” Kadir gözünü kıstı. > “Onu yaşatamazlarsa… biri mezara benle birlikte gider.” Taner yutkundu. > “Fadime Hanım ameliyattaydı abi. Kübra da. Adamları gözümle gördüm. Harbi doktorlar.” Kadir bir an sustu. Fadime'nin gözleri geldi aklına. Soğuk, net, ama içten içe başka bir şey taşıyan o bakışlar. > “Eğer Yusuf onların elindeyse… yaşıyor demektir.” --- Yoğun Bakım Kapısı Önü – 14:42 Kübra kapının önünde oturmuş, başını ellerine almıştı. Yorgundu ama toparlanmak zorundaydı. Tam o sırada Yusuf’un monitörü tekrar alarm verdi. Ama bu kez bir nöbet. Şiddetli titreme. Solunum maskesi yetersiz kalıyordu. Fadime hemen sedyeye atladı: > “Boğuluyor! Kübra, trakeostomiye hazır ol!” Kübra kendine geldi, hızlıca aletleri topladı. İkili neredeyse kelimesiz anlaşarak Yusuf’u yeniden hayata çekti. --- 15:36 – Dış Bahçe Kadir yine aynı yerdeydi. Bu kez Fadime geldi yanına. Üzerinde beyaz önlüğü, yüzünde yorgunluk ama hâlâ dimdik bir duruş. > “Yusuf’un durumu kritik. Ama elimizden geleni yapıyoruz.” Kadir yavaşça başını çevirdi. > “Sen bana karşı oynayan biri misin?” Fadime dudak büktü. > “Ben oyuna değil, hayata karşıyım. Ve bu hastane benim savaş alanım. Burada kuralları ben koyarım.” Kadir başını eğdi, hafifçe gülümsedi. > “İlginçsin.” > “İlgini istemiyorum. Yalnızca dikkatini ver. Çünkü kardeşin ölürse... karşında beni bulursun.” Fadime gözlerini çekmeden uzaklaştı. Kadir orada kaldı. İlk defa… içinden bir cümle geçti: > “Bu kadın, kalbime değil… vicdanıma dokundu.” --- 17:00 – Yusuf’un Odası Gözler yavaş yavaş açılıyor. Kübra monitöre bakarken bunu fark etti. > “Yusuf? Duyuyor musun beni?” Yusuf gözlerini açtı ama konuşamıyordu. Bakışları Kübra’ya takıldı. Sorgulayıcı, karanlık ama boğuk bir minnetle. Kübra gülümsedi. > “Kolay olmayacak. Ama hayattasın. Ve bu defa… kimseden kaçamazsın Akkaya.” ---

Bölüm sonu

9 yorum