İçeriğe geç

KANLİ SKALPEL

Bölüm 1 · 2 dk okuma

KANLİ SKALPEL

Bölüm 1

Acil Servis

Saat: 02:41 Maraş Devlet Hastanesi – Acil Servis Geceye çöken sessizlik, sadece monitör bipleri ve uzaktan gelen ambulans sireniyle bölünüyordu. Kapılar ardına kadar açıldı. Sedye üstünde, göğsünden vurulmuş bir adam vardı. Gömleği paramparça, yüzü soluk. Yanında yürüyen kişi, en az onun kadar dikkat çekiciydi. Yusuf Akkaya. Kanlar içinde. Ama onunla birlikte gelen adamsa başka bir hikâyeydi. Kadir Karakuş. Simsiyah mont, keskin bakışlar, tüm hastane koridorunu susturacak bir ağırlık. Tek kelime etti: > “Ölmemesi gerekiyor.” Görevliler ne yapacağını bilemeden geriye çekildi. Tam o anda hastanenin yoğun bakım sorumlusu Fadime Akkaya, hızlı adımlarla sedyeye yaklaştı. Arkasından gelen cerrah, en az onun kadar soğukkanlı ve netti: Kübra Karakuş. Kübra Yusuf’un gözlerini kontrol ederken duraksadı. Yusuf’la göz göze geldi bir anlığına. Gözleri… delici. Ama Kübra bir saniye bile kaybetmeden eldivenlerini geçirdi: > “Göğüs sağ alt lob. Kurşun içeride. Nabız zayıf.” Fadime sedyeye yaklaşıp Kadir’le göz göze geldi. Sessiz bir düello gibi. Kadir gözlerini kaçırmadan konuştu: > “Onu senin eline verdim.” Fadime başını hafifçe salladı. > “İyileşirse bizim, ölürse sizin hikâyeniz olur.” Bir hemşire korkudan tepsiyi düşürdü. Metal ses koridorda yankılandı. Ama kimse Fadime ile Kadir’in arasındaki gerilimi bölemedi. --- Ameliyathane – 03:12 Ameliyat masasında Yusuf. Kübra neşteri aldı. Kalp atışları ekranlarda, zaman kısıtlı. Kurşun damarların arasında. Fadime monitörde kan akışını izliyordu. > “Bu kurşun profesyonel iş. Geliş açısı alışılmış değil.” Kübra başını eğdi. > “Aynen öyle. Bu adam sıradan biri değil.” Camın ardında Kadir hâlâ duruyordu. Gözleri sadece Fadime’deydi. Ama içeriye girmedi. Sadece izledi. Bir gölge gibi, ama sanki her şeyin merkezindeymiş gibi. --- 06:03 Ameliyat bitti. Kapılar açıldı. Kübra maskesini çıkardı, alnındaki teri sildi. Kadir yaklaştı. > “Yaşıyor mu?” Kübra doğrudan gözlerinin içine baktı. > “Şimdilik. Ama uyanması garanti değil.” Fadime arkasından geldi. Kadir’in yanından geçerken durdu: > “Uyanırsa sorularımı ben sorarım. Size değil.” Kadir ilk kez hafifçe gülümsedi. Ama içinde hâlâ fırtına vardı. Cevap vermedi. Sadece yürüdü. --- Yusuf’un Odası – 09:46 Kübra monitörleri kontrol ediyor. Yusuf’un sol eli hafifçe kıpırdıyor. Gözleri kapalı ama beyin aktiviteleri hızlanmış. Rüya görüyor. Kübra not defterine göz attı: > “Beyin uyarıları güçlü… Tepki verecek gibi. Ama içinden geçtiği şey… karanlık.” Tam o sırada Yusuf’un göz kapakları titredi. İçinden boğuk bir ses çıktı: > “…Kadir…” Kübra irkildi ama kendini topladı. > “Bakalım sen kimsin Akkaya… Ve ben bu işin neresindeyim?” --- Koridorda – Aynı Saat Fadime kahvesini almış, camdan dışarı bakıyordu. Kadir yanına geldi. Sessizce. > “Benimle konuşmaz mısın?” Fadime döndü. Gözleri hiç çekinmedi. > “Konuşmam için seni tanımam gerekir. O yüzden önce sen sus, ben izleyeyim.” Kadir cevap vermedi. Ama içinden bir cümle geçti: > “Bu kadın… beni çözmeye çalışıyor.”

Bölüm sonu

18 yorum