İçeriğe geç

Kanlı Ok.

Bölüm 3 · 13 dk okuma

Kanlı Ok.

Bölüm 3

3. Bölüm

İlk başta kimseden ses çıkmayınca Felix mırıldandı ve kafasını yana yatırıp Jo'ya baktı "Kahramanlar?" Bakışı Riley, ben ve Kate 'in üzerinden geçip yavaş bir gülimsemeye dönüştü ona gıcık olduğumu belli eder bir şekilde nefes alıp verdim. "Sizin yapmadığınızı yaptık diye mi bu haller? " Felix yavaşça sırıttı. Neden sırıtıyor ki? Zevk mi alıyor bu durumdan ? Her neyse onunla ilgilenmiyorum. Bakışlarımı Jo'ya çevirdim Felix'e gayet sakince bakıyordu anlaşılan o da buna cevap vermek için zaman harcamayacaktı. Sessizliği bozup mırıldandım "Kura çekelim. " Kate " Mantıklı kimse itiraz edemez." Gülümsedim. Chase önce Kate'e bakıp sonra bana döndü "Bence de hadi yapalım." Riley arkadan defter getirmek için yürüdü geldiğinde bir sayfa yırtıp Chase'e uzattı. Chase hemen arkasında duran ikizine bakıp el hareketi ile kalem istedi. Cooper gömleğinin yaka cebinden kalemi aldı ve ikizine uzattı. Chase kağıtları yırtmaya başladığında Riley mırıldandı "Peki ya güç eşitliği bozulursa?" Jo yavaşça öne çıktı ve ellerini bağlarken konuştu "Aynen diyelim ki ben çıktım yanıma güçsüz ve korkak birini vermeniz işime yarayacak mı?" Bunu derken gözleri David'e dönmüş delici bakışlarıyla onun da kendine bakmasını ve huysuzlanmasını sağlamıştı birtek ben farkettiğime yemin edebilirdim ama kanıtlayamazdım.

David "ona kura sonucunda karar veririz" deyip Chase'e baktı Chase hızlıca kafasını salladı "Aynen! Şimdi hepimizin isimlerini yazıyorum"dedi Jo ellerini cebine koyup kağıda baktığında bende dikkatimi toplayıp kağıda baktım Lily arkadan konuştu "Benim adımı yazmayın Ben bu saçmalığa dahil olmak istemiyorum!"Sabahtan beri ağzını bıçak açmayan Luna sessizce mırıldandı "Bu adil olur mu.." Cooper ikizinin herkesin isimleri yazdığı kağıdı eline aldı ve parçalara ayırdı ve luna'ya bakıp konuştu "Olmaz." Kağıtları tek tek katlamaya başladı. Lily tekrar bağırarak konuştu "Ben o koridora çıkmam ölmek istemiyorum! " Kate Lily'e dönüp "Biz de ölmek istemiyoruz herhalde! bencillik etmeyi bırak." Deyince Lily göz devirip önüne döndü. Chase herneyse der gibi bir nefes verip kağıtları masaya serpti. "Şimdi toplam 10 kişiyiz yani 5 kişi burada kalacak 5 kişi de yemek getirmek için aşağı kadar inecek. " Kağıtlara kısaca bakıp iki eliyle ortadan beşini sağa diğer beşini sola aldı.

Tekrar bize döndü "Sol gidenler Sağ kalanlar kabul müsünüz?" Ben kabuldüm sessiz kaldım. Lily stresli bir şekilde nefes alıp verdi "Hadi aç şunları." Sanırım Chase'e herkes güveniyordu kimse sesini çıkarmamıştı. Chase yerine başka biri olsa büyük ihtimalle itiraz edenler olurdu.

"Açıyorum," ilk kartı eline alıp okudu ve mırıldandı."David." Jo kaşlarını hafifçe çatıp masaya yaslandı ve Chase'in elindeki diğer kartlara baktı David'e baktım yüzü gayet sakindi ve Herhangi bir tepki vermedi. Chase ikinci kartı eline alıp yavaşça açtı ve mırıldandı "Arya." Adımı duymak beni hiçbir zaman bu kadar germemişti. Kağıtın üzerinde büyük harflerle yazılmış "ARYA" yazısını görünce itiraz edemeyeceğimi anlayıp sessizce sustum. Riley ve Kate bana endişe ile bakıyorlardı. Gözlerimi onlardan kaçırıp Jo'ya çevirdim ki zaten bana bakıyordu. Hemde geçen seferki gibi, tekrar suç işlediğimi düşündüm. Kaşları dahada çatılmış sanki sinirlenmişti ondan da gözlerimi kaçırıp tekrar Chase'e odaklandım.

Chase yutkunup 3. Kağıdı açtı göz bebeklerinin hafifçe küçüklüğünü gördüm. "Kate."Hemen başını kaldırıp Kate'e baktı. Yüzünde mahçup bir üzgünlük vardı onun dışarıya çıkmasını istemediği her halinden belliydi. O an farkettim ki bu kura aslında bizim intihar belgemizdi. Kendimizi feda etmek için seçilmiştik bizi ne bekliyor bilmiyorduk ve hayatta kalma şansımız sınıftakilere göre oldukça azdı. Bunu bilerek burda durmak canımı yaksada adil bir şekilde seçilmiştik ama tek sorun bunu bizim yapmamızdı..

Kate'in elini tuttum ve ona bakıp fısıldadım. "Sen gelmemelisin." Gözlerine baktım "Seni tehlikeye atamam." Kate bana baktı içindeki korkuyu gözlerinden okuyabiliyordum "Hayır sorun değil Arya." Tabikide sorundu en yakın arkadaşlarımı ölüme gönderemezdim, kalbim bunu kabullenmiyordu. "Kate.." sesimi sakin tutmak için fısıldadım. "Çok tehlikeli. " Felix'in sesini duydum "Ne o Arya? Arkadaşını mı koruyorsun şimdi. Hani adildi bu seçim? " Ona baktığımda gözlerimi kapayıp derin bir nefes verdim "Bu durum se-" Lily araya girdi."Beni ölüme gönderebilirken çok rahattın ama arkadaşın kura da çıktı diye dilin tutuldu ha?" Tam konuşacakken Jo olduğu yerde doğruldu Lily'e baktı "Kimse seni ölüme göndermedi,bunu düşünmedi."Lily "İçeri zombi soktunuz! Hepimizi öldürecekti!"

Jo kollarını birbirine bağladı "Saçmalamayı bırak. Senin saçmalığınla uğraşacak vakit yok ayrıca kimse ayrım yapmıyor kurada çıkan gider. "İtiraz etmek istedim ama Kate'in sorun olmadığına dair bakışları ile sustum Chase boğazını temizlerken 4. Kağıdı eline aldı "açıyorum.." yavaşça açıp ismi okudu. "Luna." Jo'nun kaşları gittikçe daha da çatılıyordu. Ortama gerginlik katan bakışları bana değmeden kafamı Luna'ya çevirdim. Kahküllerinin arasından titrek bakışlarla sıraya bakıyordu. Kafasını kaldırıp hiç birimize bakmadı. Luna'nın korkudan titrediğini ama çaktırmamaya çalıştığını farkettim. Lily ona bakıp aptal kız dersecine izliyor Luna ise ceketine sarılmış önüne bakıyordu.

Son isimi çekti Chase, yavaşça açtı ve okudu "Jo" içimden ne olduğunu bilmediğim bir his geçti bu birinin daha ölümle burun buruna geleceği korkusu mu yoksa Jo'nun gelmesiyle yanlız olmadığımı hissetmemmiydi bilmiyorum. Ben endişe içinde düşünürken Jo'ya baktım. O.. sırıtıyor? Gözlerimi kocaman açıp baktım. Masaya yaslanmış üst dudağı keyifle yukarı doğru kıvrılıyordu. Şaşkınlıkla ona bakıyordum. Neden bu kadar mutlu olabilirsin şuan?! Ben içimden söylenirken Kara gözleri benimkilerle buluştu upuzun kirpikleri ile bana baktı ve daha çok sırıttı ben hayretle bakarken yüzüme doğru eğilmişti "Ne geçiriyorsun aklından? " Sorusuyla öksürmeye başladım. Riley belime vururken Kate bir bana bir Jo'ya bakıyordu. Gülmemek için kendini zor tutuyordu. Jo' da pek farklı değildi eski sıkıntılı hali gitmiş keyiflenmişti. Öksürüğüm durduğunda hızlıca arka sıralara doğru kaçtım. Kaçarken etrafa baktığımda az önceki şey yaşanırken çoktan herkes masadan uzaklaşmış kendi içine çekilmişlerdi, derin bir nefes aldım. Çantamı açıp sanki birşey arıyormuş gibi yaptım. Bana bakıp sessiz sessiz güldüklerini biliyordum. Alıklığıma geldi ya, hepsi o upuzun kirpikli kara gözün suçuydu.

Ben sırama gittiğimde Jo' da Chase'in yanına gitmiş birşeyler konuşuyorlardı. Kate ve Riley' de birkaç sıra önümdeki sırada oturuyorlardı. Cooper hemen yan sıramda bulduğu kitapları okuyor bilgi topluyordu sanırım. Herkes kendi halindeydi. Onlara bakmayı bıraktım ve çantamın içindekilere bakmaya başladım 2 defter 3 ders kitabı 1 kalemlik. Oldukça sıkıcı bir insanımdır zaten. Çantanın 2. bölmesini açtığımda şaşkınlıkla elimi cebe daldırdım "Riley ! Kate!" Sıkıca tuttuğum yayımı havaya kaldırmıştım. Hemen yanıma geldiler "Oha ciddimisin? " Kafa salladım ve heyecanla katlanabilir yayımı kurmaya başladım. Riley çantanın 2. bölmesine elini daldırdı ve 6 7 tane oku çıkardı. Diğerleri de bana dönmüş Chase ve Jo da yanımıza gelmişlerdi Chase "O ne?" Dedi. Gülümseyerek konuştum "Yayım ve oklarımm." Yayı tamamen kurduğum ve oklardan birini elime aldığım sırada konuşmaya başladım. "Normalde bunlar okçuluk çantamda olurdu dün sabah okula gelirken yanlışlıkla buna koymuşum. " Chase gülümsedi. "Bu çok iyi olduu." Gülümsedim ve kafa salladım yayı kaldırıp oku yerine yerleştirdim, Jo bana bakıp konuşmaya başladı. "İyi atış yapabiliyormusun bari? " Ve kollarını birbirine bağladı. Hemen yayımı ona çevirdim ve nişan aldım yavaşça sırıttım. "Sence? " Yayımı gerdirip bıraktığımda Jo'nun göz bebekleri büyüdü ve refleks olarak hafifçe irkildi. Ok ise hızla tam önünden geçip duvardaki panoya saplandı. Chase ve Kate şaşkın şaşkın bakarken Riley gurur duyar gibi gülümsüyordu bende ona bakıp gülümsedim. Jo yavaşça gülümsedi ve mırıldanırken Chase in getirdiği kutulara uzandı üzerimize kalkan yapmak için malzeme çıkarmaya başladı. "Manyak. "

Ona bakıp yavaşça gülümsedim sonra yayımı kenara bırakıp bende Riley ve Kate'in arasına girdim Riley elindeki kartonu Kate'in koluna sardı bende bantı alıp bantladım. Biz Kate'in diğer koluna da karton hazırlarken David ve Luna da bu tarafa gelmişti. Chase Jo ve David'e karton ve bant vermişti, Onlara yardım ediyordu. O sırada gözüme Cooper ilişti tek başına sessizce duran Luna'nın yanına gelmişti.

Luna ona baktı Cooper ise ciddiyetini bozmadan kolunu yavaşça tuttu ve karton sarmaya başladı. Luna yavaşça gülümsedi ve kolunu hiç kıpırdatmadan durdu. Onun adına çok sevinmiştim en azından şuan yanlız hissetmiyor olmalıydı. Kate'in bacaklarına da karton geçirdikten sonra Kate'e bakıp gülümsedim. "Rahat mısın? " Yavaşça kafa salladı bende bir nefes verip elimdeki bantı yerine koydum. Kate'in gelmesini istemiyordum. Riley bana baktı "Arya hadi seninde kollarını saralım." Kate kolumu tuttu "Evet hadi ver şu bantı" önce ofladım sonra kendimi kızlara bıraktım, gülümseyip hemen kollarıma karton sarmaya başladılar. Esnedim ve ensemi kaşırken pencereden dışarıyı izlemeye daldım. İçim ürperiyordu sıkıntılı bir nefes verdim dışarda neler olduğunu o kadar merak ediyordum ki. Acaba aşağıda vücutları bilinçsiz hareket eden kendilerini kaşıyıp duran o öğrenciler..-öyle denebilirse- neden böyle olmuşlardı? Dışardakiler de bu durumdalarmıydı yoksa bu lanet sadece bizim üzerimize bi yağmıştı..?

✧

Chase elinde tuttuğu kağıdı yavaşça masaya koydu ve düzenledi. Cooper'ın çizmiş olduğu bu kroki sanırım bizim planı konuşmamız içindi. Masanın etrafında dışarı çıkacaklar olarak toplanmıştık. Ama Riley'de yanımızdaydı planı dinlemek istediğini söylediği için Chase onu da çağırmıştı. Fakat içerde kalanlar bu planı umursamıyor hatta saçma buluyorlardı Lily hepimizin ölüme gittiğini söyleyip arka sıralara geçmiş o zamandan beri de hala orda oturuyordu. "En azından biz ölüme gidiyoruz ölümü beklemek daha acınası." Diye geçirdim içimden. Sabahtan bu yana artık o kadar korkmuyor en azından birşeyler başarabileceğimizi düşünüyordum. Chase'in sesi ile düşüncelerimden sıyrıldım."Evet bu krokide gördüğünüz gibi biz şuan burdayız." 12/K sınıfını yani bizim sınıfımızı gösterdi kafa salladım yavaşça ,Cooper'ın hızlıca böyle bir kroki çizmesi beni şaşırtmıştı. Çünkü kaç yıldır bu okulda olmama rağmen tüm katın krokisini çıkaracak kadar yetenekli miyim bilmiyordum. Chase konuşmaya devam etti "Plan şu, 12/K den çıkıp bilim kulübüne gideceğiz." Kate sözünü kesti "Bilim kulübüne neden gidiyoruz?" Chase devam etti "Gördüğünüz gibi imkanlarımız kısıtlı, ilk önce oraya gidip işe yarar birşeyler bulursak aşağı kata indiğimizde kendimizi daha iyi savunuruz."

Haklıydı üzerimize sardığımız kartonlar ve yedek giysilerimizle ne kadar yapılı ve güçlü gözüksekte bu bir çözüm hatta bir savunma bile sayılmazdı. Jo yavaşça masaya yaslanıp konuştu "Bu uyuzlar sandığımızdan daha da güçlü ve çevikler. Savunmamız için gerçekten işe yarar birşeyler bulmamız lazım." Kafa salladım yavaşça "Hem belki dışarıya haber verecek birşey bulabiliriz." Chase kafa salladı ve devam etti. "Arkadaşlar bildiğiniz gibi kapının önünde yıkılmış bir dolap var. Burdan çıkmamız için öncelikle o dolabı geçmemiz lazım. Diyelim geçtik kolidorun o tarafında uyuz olabilir. " Yavaşça mırıldandım "Biz dışarıya çıktığımızda kolidor bomboştu, değil mi? " Kızlara ve Jo'ya baktım Kate ve Riley kafa salladı. Jo Chase'e döndü " O zaman uyuzlar katın öbür tarafından merdivenden çıkmış." Chase parmağını şıklattı "Aynen öyle, o öğretmen de o taraftan gelmiş geldiklerinde de dolabı devirmiş , büyük ihtimalle o taraf onlardan kaynıyordur." Gergin bir şekilde nefes alıp verdim. Chase devam etti. "Dışarıya nasıl çıkacağımız hakkında fikri olan var mı? "

David sabahtan beri tek keklime etmeyerek oturduğu sandalyeden kalktı ve konuşmaya başladı. "Şu dolap kapaklarını kalkan yapıp kolidordan geçelim." Sınıfın dolaplarına baktım Chase kafa salladı "Mantıklı tamam, o zaman plan şu" Jo kaşlarını çatarak dinlemeye başladı ben ve kızlarda krokiye eğildik." Sınıfın önündeki dolabı geçiyoruz. Buradan," Ellerini yavaşça krokide resmedilmiş kolidorun sol tarafından bilim kulübüne doğru sürttü "Şuraya gideceğiz. " Doğruldu ve açıklamaya başladı "Ordan geçerken büyük bir ihtimalle sizi fark edebilirler o yüzden soğuk kanlı olmalısınız. Birbirinizi kollamalı ve olabildiğince hızlı olmalısınız. Eğer bir uyuz size doğru gelirse öncelik saldırmak değil kaçmak veya saklanmak tamammı çocuklar? " Derin bir nefes verdi ve pencere kenarında oturan ve elindeki şeyi tamir etmeye çalışan Cooper'ı gösterdi. "Cooper onu tamir ettiğinde bizde sizinle iletişimi sağlicaz ve siz oraya gittikten sonra ne yapacağımızı konuşucaz. " Cooper'a çevirdim başımı "o neyi tamir ediyor? " Chase hepimize bakıp yavaşça gülümsedi cebinden çıkardığı telsizi yavaşça masaya koydu. " Telsiz. "

Bana baktı ve gülümsedi. "Birkaç saat önce Cooper'la sınıfın arkasından kartonları alırken aklıma bir fikir geldi ve gizlice kapıyı açıp devrilmiş dolaba baktım çok tehlikeli olduğu için çok birşey inceleyemedim ama bir dolapta 2 telsiz vardı dolabın kime ait olduğu belli değildi çünkü etiketi silinmiş. Biri de düşerken kırılmış onu tamir ettiğinde iletişim kurabileceğiz. " Jo telsizi eline alıp yavaşça tuşuna bastı telsiz çızırtılar çıkararak açıldı. Jo gülümsedi ve Chase'e baktı. "Başkanım sen varya seen." Chase'in omzuna kolunu attı. Chase de gülümseyip eliyle yavaşça Jo'nun sırtına vurdu "Sağol sağoll" Kate gülümsedi ve Chase'e baktı "Çok akıllıca bir plan Chase." Chase yavaşça gülümsedi ve ensesini kaşıyarak Kate'e baktı " Teşekkür ederim herşey senin- sizin için arkadaşlar." Öksürüp Jo' nun omzuna vurdu. Ve fısıldadı "dilim sürştü ya" Jo muzip bir şekilde gülümserken kafa salladı "Başka ne olcaktı zaten?"Bunları izlerken gülümsememek elde değildi Kate'in omzuna kolumu atarken gülerek konuştum. "Hadi bakalım o zaman." Kate'i kenara çekip gülümseyerek kapının ordaki yayımı tuttum ve oklarımı kemerimden bacağıma sabitlenmiş sadakın içine koyarken mırıldandım "Yüzün kızardı." Kate şaşkınlık ve telaşla mırıldandı. "Ne..eheheh.."

Riley yanımıza geldi ve bana gülümsedi sonra sırıtıp Kate'in yanağına dokundu. "Hadi canıım pişmiş resmen." Diyerek güldü. Kate "Ya gidin başımdaaan" diyerek diğerlerinin yanına doğru yürürken Riley ile birbirimize bakıp kıkırdayarak gidişini izleyip daha çok güldük. Riley nefeslerin arasında mırıldandı. "Nası oldu yüzüü kıpkırmızı ahah" elimi Riley'in omzuna koyarken nefes nefeseydim. "Aynen ahahaha" Riley derin nefes alıp gözünün kenarından süzülmeye hazır göz yaşını sildi ve gülümsedi "Gülmeyelimde başımıza gelmesin Arya" Kafa sallarken yavaşça gülmeyi bıraktım ve üzerimi düzenledim. Riley'in gülüşü yavaşça ciddiyete bürünürken mırıldandı. "Dikkatli olun,kendinizi koruyun. Kate'e yardım et tamam mı?" Yavaşça kafa salladım ve yayımı tuttum. "Olacağız."

Chase, Jo ve Davit kapının önüne geldiğinde derin bir nefes aldım. Chase boğazını temizleyip kapının kolunu tuttu. Bende kapıya yaklaştım kalbim, göğsümü delecek gibi çarparken derin bir nefes aldım. Arkama döndüğümde Riley ve Kate birbirine sarılıyordu bu kısa an dudağımda gülümseme yaratmaya yetmişti bile. Geri dönüp panoya saplanan okumu çekip çıkardım ve sadakın içine koydum. Lazım olacaktı ve zaten çok az okum vardı. Önüme döndüğüm ve diğerlerinin yanına geçtiğimde sınıfa şöyle bir göz gezdirdim. Lily ve Felix arkalarda oturuyordu. Cooper ise öğretmen masasında bizi izliyor, elinde tamir ettiğini umduğum telsizi tutuyordu. Ayağa kalkıp Chase'in yanına geldi ve telsizi ona uzattığında önüme döndüm ve Jo ile Kate'in arasına girdim. Chase tam kapının önünde duruyordu. Ve herzamanki samimi ve güven dolu sesi ile; "arkadaşlar her şeyden önce önemli olan hayatlarımız bunu unutmayın ve çok dikkatli olun biz sizinle iletişim halinde olacağız."

Chase'in bu sözleri içimi biraz da rahatlatmıştı. Sorun olmayacak diye içimden geçirdim o sırada Jo telsizi aldı ve tuşuna basarak kontrol etti telsizden cızırtılar geliyordu ve çalışıyordu. Chase'de diğer telsizi alıp kafasının hizasına getirerek tuşuna bastı ve bize doğru göz kırptı. Küçük bir tebessüm ettim ve elimdeki yayı sıkıca tuttum. Chase Kate'e bakıp yavaşça konuştu. "Kendinize dikkat edin" kapının kolunu tuttu tekrar, yavaşça açtı. "Hazırsanız.." Kapıyı açtığında Jo önde olmak üzere yavaşça ilerledik. Dolabın önünde durduk. Kolidor'un soğuk ve boğucu havası beni ürkütürken ciğerlerim metalik ve rutubetli kokuyla yanmaya başladı. Öksürmek istedim ama ses çıkarmamak için yapmadım. Arkamı dönüp Kate'e baktım. Sessizce duruyor kocaman açılmış gözleri ile etrafa bakıyordu. Chase Kate'e bakıp iç çektikten sonra başıyla bizi selamlayıp kapıyı kapattı. Kate'in elini tuttuğum gibi kendime çektim ve güvende hissetmesi için gülümsedim. Sonra gözlerim Jo'ya kaydı. Sırtını görüyordum sadece en önde duruyor etrafa bakıyordu. Geçmemiz için zaman kolluyordu sanırım. Acaba uyuzları görüyormuydu? Yavaşça bir nefes verdim. Sakin olmam gerekiyordu diğer elimde tuttuğum yayı sıkıca kavradım. Jo sonunda yavaşça hareket etti. Bende arkasından yavaşça ilerledim. En arkadaki Luna ve David'de yavaşça ilerliyorlardı. Sessizce derin bir nefes alıp verdim. Dolabın arkasından tam çıkıyorduk ki Jo bir anda durdu. Eliyle beni de durdururken sessizce fısıldadı. "Uyuzlar var, 4 kişiler 2' si uzakta diğer 2'si bize daha yakın. Hepsi öğrenci, eğer arkamızı dönmeden sessizce geçersek bizi görmezler." Boğazımdaki düğümü yutmak istermiş gibi yutkundum. Çok gerilmiştim tekrar derin bir nefes alıp verdim. Elimi Jo'nun elinin üstüne koydum ve Jo'ya endişe içinde baktım. Jo bana doğru eğildi ve diğerlerine hızlı bir bakış atıp gözlerime baktı. Nefesimin düzeni bozulmuşken ona bakıp noldu der gibi başımı salladım. Bana bakıp tebessüm etti ve fısıldadı. "Sakin ol,bunu halledeceğiz." Elimi tuttu ve beni bir anda arkasına geçirdi. "Tam orda kal." Kafa salladığımda sakinleşmeye çalışıyordum derin bir nefes alıp verdim ve Kate'e baktım. Kate bana bakıp gülümsedi ve hemen yanıma geçti. Rahatlamıştım, şimdi tek beklediğimiz Jo'nun geçmemiz için vereceği işaretti.

Kate’in titreyen elini daha sıkı kavradım, ona güç vermek isterken aslında kendi parçalanan cesaretimi bir arada tutmaya çalışıyordum. Jo, omuzlarının üzerinden bize son bir kez 'halledeceğiz' bakışını fırlatıp eliyle yavaşça 'ilerle' işareti verdiğinde, zaman benim için tamamen durdu. Parmaklarım sadakın içinden bir ok çıkarırken benim irademden ayrı hareket ediyorlardı. Oku yayıma yerleştirip Jo'nun arkasından yavaşça adımlarken olabildiğince sessiz olmaya çalışıyordum. Arkama baktığımda Kate David ve Luna yavaşça arkamızdan geliyorlardı. Biraz yürüdükten sonra artık önümüzde ne bir dolap nede uyuzların bizi görmesini engelleyecek birşey kalmıştı. Apaçık ortadaydık ve bu korkunç hissettiriyordu. David bir anda bizi durdurdu ve Bize yakın olan uyuzu gösterdi. Üniforması tamamen yırtılmış kollarında ve karnındaki büyük yarıklardan kan damlıyordu. Midem ağzıma gelirken öğürmemek için kendimi zor tuttum. Ama asıl sorun bu bile değildi, uyuz bu tarafa dönüyordu! Jo durumu anladığında hareketlendi ama sonra geri durdu. Çünkü ses uyuzu daha çok etkiliyordu. Ayakkabılarımızın zeminde çıkardığı sesi duyup dönecek kadar hassas kulakları biz şuan bir adım atsak bizi duymaktan çekinmezdi. Nefesimi tuttuğum saniyeler çoğaldı ve biz bu kan kokan kolidorun ortasında dikili kaldık.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.