Nehir'e sarıldım, onu bir daha yalnız bırakmayacağımı söyledim.
"Mira, ben çok açım günlerdir bir şey yemedim.."
Arkadaşının hâlsizliği açlık yüzünden olduğunu düşünememişti. Mutfağa gidip kolay yapılabilecek bir şey arıyordu. Yapılabilecek en pratik ve çavuk çözüm makarna olduğunu düşündü.
Emir, Mira'yı yalnız bırakmayıp mutfağa geldi. Gülümseyerek ona doğru gitti. Elindeki paket makarnayı yere düşüren Mira'nın, eli ayağına dolaşmış gibi heyecanlandı.
Emir, Mira'nın sakarlığına güldü:
"Korkuttum galiba.."
Mira heyecanlandığını belli etmemeye çalışarak:
"Sen öyle bir ân da gelince biraz korktum evet!"
Emir gülmeyi bırakıp Mira'ya:
"Korkuttuğum için özür dilerim.."
Mira, gülümseyerek Emir'e dönüp, "Önemli değil, sadece biraz sürpriz oldu" dedi. Emir, mutfaktaki dağınıklığı görünce, Mira'ya yardım etmek istediğini belirtti.
"Gerçekten bana yardım etmek istiyor musun?"
"Evet niye şaşırdın bu kadar?" Dedi.
Hiç öyle gerçekten istekli misin diye sordum.."
Birlikte mutfaktaki malzemeleri toplamaya başladılar.
Emir, hızlıca su kaynatıp makarnayı hazırlamaya başladı. Mira ise masayı düzeltip tabakları ve çatal bıçakları yerleştirdi.
Nehir, koltuğa uzanmış ikilinin yemek hazırlamalarını seyrediyordu. Gözleri kapattı ve kısa bir uykuya daldı.
Bir süre sonra, lezzetli makarna tabaklarını masaya koyduklarında, Mira'nın yüzünde bir gülümseme belirdi.
Emir, Nehir'i uyandırdı ve masaya davet etti.
Gözlerini ovuşturarak ayağı kalkıp masaya oturdu.
Birlikte yemek yiyip sohbet ederken, Nehir'i düşünceli bir hâlde olduğunu fark etti
Emir. "Nasıl hissediyorsun?" diye sordu. Nehir, yavaşça başını sallayarak, "Biraz hâlsizim.. uykusuzum da.." dedi.
Emir, Mira'nın ihtiyaçlarının farkına vararak, "Belki de biraz dinlenmek iyi olur. Yemekten sonra uyuman iyi gelebilir" dedi.
Mira gülümseyerek hayran hayran Emir'e bakıyordu. Mira, onun anlayışlı ve yardımsever hâllerini görmüş oldu.



