İçeriğe geç

Kanlı Kanatlar 🪽

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Kanlı Kanatlar 🪽

Bölüm 3

Bölüm 3.

BÖLÜM. 3

Tehlike!

Hayat zorlu bir parkur gibidir ,zorludur ama engel tanımayanlara kolaydır.

Karanlık tünelin sonunda beni bekleyen bir silüet vardı.Tam olarak yüzünü seçemiyordum ama boyuna ve kanatlarına bakılacak olursak kesinlikle şeytan bir adamdı.Yüzünü yanına tam anlamıyla yaklaştığımda görebildim. Kahverengi saçları,sert yüz hatları ve kırmızı tonlarda gözleri ile bana bakıyordu.

Babannem'in dediği kişiydi adını tam hatırlayamadığım için biraz duraksadım, o da benim bu durumumu anlamış olacak ki elini uzattı.

"Ben Rexi tanıştığımıza memnun oldum Ellie.Sana bu yolculukta ben eşlik edeceğim."

Şaşkınlıkla bana uzattığı eline uzanıp bir yandan da aklıma takılan soruyu sormaya karar verdim.

"Bende tanıştığımıza memnun oldum ama adımı nerden biliyorsunuz?"

Elimi geri çektim ve biraz uzaklaşıp cevap beklediğimi belli edercesine kollarımı birbirine bağladım. Boğazını temizledi ve kapıya yaklaşırken bir yandan da sorumu cevapladı.

"Babanneniz söyledi , çok beklemeden yola çıkalım bence yolumuz uzun sonuçta."

Bana açtığı kapıya doğru ilerlerken bana attığı kaçamak bakışları yakalıyordum.İçime sinmeyen bir şey vardı ama ne olduğunu bilmiyordum ,huzursuz hissediyordum.

Kapıdan geçtiğimizde daha geniş ve biraz daha aydınlık bir geçit bizi karşıladı.Geçit'in sonuna yaklaşana kadar sessizlik içinde gitmiştik,ileride ışığı görünce içim de rahatlamayla beraber mutluluk pırıltıları doldu. Rexi boğazını temizleyip önüme geçtiğinde anlam verememiştim.Bu şeytan ne yapmaya çalışıyordu böyle?

"Acele etmeyin bence , çıkışta yırtıcı Axele sürüsü olabilir.Önden ben bir kontrol edeyim güvenli olduktan sonra siz çıkın."

Benim ne diyeceğimi beklemeden mağaradan çıktı.Babannnem bana daha önce Yırtıcı Axele sürüsünden bahsetmişti .Kış aylarında yumurtalarını bırakıp avlanmaya çıkan Kanatlı Aslanlardı.Mağarada adım sesleri yankı yapıyordu ,Rexi gelmişti galiba mağaranın çıkışına biraz daha yaklaşmıştım ki! Karşımda Rexi yerine Axele Aslan'ını görmeyi beklemiyordum.Bu zamana kadar böyle bir Kanatlı Aslan görmemiştim ,dev gibiydi onun yanında küçük olduğumu hissettim.Deli gözleri ilk önce mağarada gezindi ,sonra gözleri beni buldu.Türlerinin son örnekleri olabilecek asil hayvanlardı,gözleri ateş olsa ancak bu kadar yakardı.Kanatlarının altından akan sıvı dikkatimi çekti? Yaralanmıştı ve kan kaybediyordu,ama gözlerindeki Tehdit devam ediyordu.Gardını indirmeyen bir savaşçı gibiydi.Yanlış bir hareket yapmadan geri çekildim ama bu hareketimi bile düşmanca anlamış olucak ki dişlerini göstererek kükredi.Sinirlerim yeterince bozuktu zaten fazla uzatmanın bir anlamı yoktu.Elimi kaldırdım ve mağaranın çıkışına doğru yavaş yavaş adımladım.Bir an önce çıkmam lazımdı hemde tek parça halinde!Gözleri yavaştan kapanmaya başlayınca fırsat bildim ve koşmaya başladım.Çıkışa yaklaşmıştım ki Kanatlı Aslan'ın acıklı inlemelerini duyana kadar.Arkamı dönüp Yaralı Aslan'a baktım,kendimden ondan bir parça görüyordum sanki. Yarasına rağmen güçlü durmaya çalışıyordu, içimde öyle bir acı vardı ki bedendeki ağrıdan daha kötü ve daha kahredici.Kalbim ve geçmiş acılarım onu böyle bırakmaya dayanamıyordu.Geçmişimden o kadar şey öğrendim ki tek cümle ile anlatmak istesem bile anlatamam ama özet geçebilirim.Hayat zor bir sınavdır bir defa umutsuzluğa düşersen hep sarpa sarar ve yenilgiye uğrarsın.Ben hiç bir zaman umutsuzluğa kapılmak istemem ve korkardım, çünkü bir defa düştüğümde hatalarımın ardı ardası bitmezdi.Dikkatli adımlarla Axel Aslan'ına yaklaştım savaşacak kadar güçlü değildi yorgun kalmıştı.Yerde bulduğum bir kaç büyük yaprakları bir araya getirdim.İlerdeki kayalığın üstündeki sarmaşıkları aldığım gibi yaralı aslan'ın yanına ulaşmıştım.Bu sefer düşmanca değil daha barışcıl davranıyordu, kanatlarını aşagı doğru indirip yarasını göre bilmemi sagladı.Yarası kanatlarının hemen üst kısmında bulunuyordu ,çok derin değildi ama büyük bir kesikti.Kaçmadan önce aldığım kaçış çantamdan küçük bir şişe çıkartım.Bu şişede babannem'in şifalı bitkilerle hazırladığı bir bitki enfeksiyon gidericiydi.Yaralarınsam ve enfeksiyon kapar diye koymuştu ,ama şu an aslan daha önemliydi.Şişedeki sıvının yarısını yavaşça yaralı olan yere döktüm ve topladığım yapraklarla dikkatlice üstüne yerleştirip sarmaşıklarla bagladım.Biraz uzaklaştım çünkü ilaç yavaş yavaş acı vericekti ve yakın olmamak benim için önemliydi .Hayatım yeterince tehlikedeyken ve anne ve babamın intikamını almadan ölmeyeceğime söz vermişken ölmek istemezdim.

Aslan acıyla kükremeye başladı ,artık işim bitmişti geriye yaranın iyileşmesini beklemek kalmıştı o da zamana bağlıydı.Benim de beklemenin bir anlamı yoktu ,Rexi geri gelmeden gitmeliydim.Mağaranın çıkışına doğru yol aldım,artık kurtuluşa bir adım daha yakındım.

Beni karanlık ve sık ağaçlı ormanlar karşıladı,kafamı yukarı kaldırıp mükemmel görünen aya baktım.Tekrar güzel orman kokusunu içime çektim,ve kısa sürede olsa manzaranın tadını çıkarttım.Ormandan gelen adım sesleriyle giydiğim elbisemin yırtmacından açık kalan bacağıma yerleştirdiğim yerden küçük hançerimi çıkartım.

Hazır olmuş şekilde bir ağaç'ın arkasına yaslanıp beklemeye başladım.İleriden gelen adım sesleri gittikçe yaklaşıyordu ,bir adım bir adım daha ve küçük hançerimi boğazına dayadım.Agaçla benim aramda kalan suiet korkuyla gerildi ve mavi gözleriyle bana baktı.

Bölüm sonu

Sizi seviyorum bir sonraki bölüme kadar sağlıcakla kalın

Meleklerim 🪽

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.