
🔱
Türk tarihinin ilk ihtilali M.Ö 200'lü yılara dayanmaktadır.
Metehan; M.Ö.234 senesinde dünyaya geldi. Doğduğu yer tam olarak bilinmeyen Mete Han, osmanlı tarihçileri tarafından 'Oğuz Kağan' olarak adlandırılır.
Babası Asya Hun imparatorluğu'nun kurucusu olan Teoman, Metehan yerine üvey oğlunu tahta çıkarmak istemiştir. Töreye göre Türk annelerden sonra has bir türkün tahta geçmesi gerekiyordu ve Metehan, babasının Çinli üvey annesi Yenişi'nin -Metehan'ı kötülemesi üzerine- oğlunu tahta geçirmek istemesine karşı çıktı. Oğlunun tahta çıkmasını isteyen Yenişi, Metehan'ın itirazı üzerine askerleri Yuezhi'lere emir vererek Metehan'ı rehin aldırmıştır.
Bunun üzerine Teoman, oğlunun Yuezhi'lere sığındığını düşünerek Yuezhi'lere savaş açmıştır. Oğlu Metehan'ı öldürmek isteyen Teoman, Yuezhi topraklarına giremeden Metehan kaçmıştır. Metehan'ın kaçışı ve Yuezhi'lerin mağlubu üzerine Teoman, oğluna 1000 kişilik ordu vermiştir ve; Metehan'ın ordusu tarafından, karısı ve çocuklarıyla birlikte öldürülmüşlerdir.
Ve Metehan Büyük Hun imparatorluğunun veliahtı olmuştur.
....
Mete'de her Türk gibi ok atmasını ve savaşmayı ögrenerek büyüdü. Çavuş oku denilen ıslıklı okun Metehan tarafınan icat edildiğine inanılır. Çin kaynaklarına göre Metehan'ın okunu hangi yöne çevirirse askerleri o yöne ok atıyormuş.
Metehan bir gün okunu değerlisi olan atına çevirince bazı askerleri tereddüt etmiş. Bunun üzerine Metehan tereddütte kalan askerlerini öldürmüştür.
Metehan, orduda "onluk sistemi" nı kurdu. Bu sistem önümüzdeki devletleri etkilemiştir. Ordusunda; Onbaşı, yüzbaşı, binbaşı, tümen başı gibi rütbeler vardır. Metehan, günümüz ordularının temelini atmıştır.
....
Türk destanlarında bahsedilen Oğuz Kağan'ın Metehan olduğu sanılmaktadır. Destanda bahsedilen Oğuz Kağan ve Metehan'ın hayat hikayesi birbirine çok benzemektedir.
....
Mete,her zaman beyler tarafından sevilmiş ve taktir görmüştü.Savaşın içinde doğması onu her zaman biraz daha zalim biri olarak göstermiştir.
Türk töresi Kralık sisteminde tahta geçecek olanın Türk kanı taşımasını emreder. Türkler,törenin gereğini uygulamak zorundaydı ve bu imparator bile olsa cezası töreye göre verilirdi.
Hun İmparatoru Teoman ülkesinin sınırlarını genişleterek yavaşça büyümeyi seçmiştir. Fakat oğlu Mete babası gibi yavaş ilerlemeyi sevmez ve her zaman ileriye atılırdı.Bir çok savaşa girmişti. Fakat babasının gözüne girememişti.Babası ikinci eşi Çin'li Yenişi'ni aldıktan sonra iyice geriledi. Sarayfaki neyler bu durumdan pek hoşlanmamış ve sarayda dedikodular dönmeye başlamıştı. Yenişi'den en çok rahatsız olan Metehan olmuştu ve babasına birçok kez itiraz etmiştir. Yenişi'nin Çin'li olması ise, hoşlamamasının bir diğer sebebidir.
Ve haklıdır. Yenişi Teoman'ı zehirli diliyle dolduruşa getirmiş ve hain planlar yapmıştır. Fakat planlarının başarılı olması için Metehan'ın ölmesi gerekiyordur. Metehan bunları anlamıştı fakat babasını karşısına almak canından olmak demekti onun için.
Teoman karısının etkisi altına girmişti ve artık ülkesini düşünmeyi bırakıp Metehan'a yönelmişti.
Boş zamanlarında avlanan ve plan yapan Mete, son zamanlarda ava çıkmayı bırakarak düşünmeye başladı. Kendisi gibi beylerinde babası Teoman'ın tahttan inmesi gerektiğini düşündüklerini biliyordu ancak sorun babasının tahttan inmesi değildi.
Üvey annesinin dolduruşlarıyla babası Teoman'ın üvey kardeşini tahtın varisi yaptığını biliyor ancak ordusu olmadığı için bir şey yapamıyordu.
Yenişi Metehan'ı öldürtmeyi birçok kez denemiş fakat başarılı olamamıştı. Yine bir gün Mete'yi öldürtmeyi kafaya koyan Yenişi, usta planlarından birini devreye sokarak Metehan'ı komşu kavime (Yuezhi) rehin olarak verdi.Mete ilk kez bu büyük oyunu anlamayıp Yenşi'nin tuzağına düştü. Mete'nin ölmesini isteyen üvey annesi, babasına Mete'nin bir hain olduğunu,Yuezhi'ler e çalıştığını ve oraya kaçtığını söylemiştir.
Bunu duyan Teoman öfkelenerek orduları hazırlanmıştır ve Yuezhi'lere savaş ilan ilan etmiştir. Kısa süren büyük bir hazırlıktan sonra ordusunu dört nala, Yuezhi'lerin üzerine salarak savaşı başlatmıştır.
Mete hazırlıksız yakalanan Yuezhiler''in elinden kurtulmayı başarmış ve bulunduğu topraklardan ayrılmıştır. Metehan, başarılı firarıyla ve Yuezhi'leri bu nedenle mağlup et etmesiyle Teoman'ın gözüne girmiştir.
Teoman tarafından canı bağışlanan Metehan'a çektiği zorluklar göz önünde bulunarak 1000 kişilik ordu verildi.
İşte Mete'nin istedigi olmuştu. Bunca zamandır gözüne giremediği babasından güzel bir hediye almıştı. Mete ordu eğitmede de çok usta idi. Bu yeteneği onun zekasıyla birleşince bir ölüm ordusu yaratmıştı kendisine. Onun için en önemli olan sadakatti. Öncelikle birliğini eğitmeye, onlarında kendisi gibi ok atmayı, sadakati,biniciliği öğreterek geliştirdi.
Herkes gününü gün ederken o düşünür ve çok sevdiği atıyla ilgilenir, çoğu zaman ok talimi yapar ve yeteneğini sınardı. Kendi tasarladığı özel yapım okları kulanır ve her zamanda başarılı olurdu,ama en çok bilinen ve kullanılan ıslıklı okuydu. Düşmana korku salan, her yay gerilişinde nini gibi dinledigi o ölümün sesi ıslığı çok severdi ve askerlerinide bununla talim yapmaya başlatmıştı.
Mete artık istedigini almıştı fakat bu onun için yeterli degildi. O,abasından tahtı da istiyordu. Fakat bu süreçte tahtın varisi hala üvey kardeşiydi.
Nefreti her geçen gün kine dönüşen Mete, bir süre sonra askerlerine canlı hedefler göstererek -sahici atışlar yaptırarak- talim yapmaya başladı.
Askerlerinin sadakatini sınayan Mete, bazen bir atı hedef gösterirken, bazende o hedef askerlerin en yakın kişileri olabiliyordu.




