O günden itibaren tam olarak 1 yıl 6 ay 22 gün geçmişti. Maya artık 6 yaşındaydı. Hiç arkadaşı yoktu olsun da istemiyordu. Asla beyaz giymiyordu ama kanlı beyaz elbisenin de atılmasına izin vermiyordu. Sürekli babasını soruyor gerekli olmadıkça konuşmuyor koskoca kalede sadece kendi odasında takılıyordu.Geceleri kabus görüyor ağlayarak uyanıyordu. Neredeyse hiç yemek yemiyordu. O gece babası onu kucağına almış ve başka bir kaleye getirmişti. Ona annesinin yokluğunu hissettirmemeye çalışıyor onu hayata döndürmeye çalışıyor ama bir türlü başaramıyordu. Gellert küçük kızının acısını izlemekten nefret ediyordu çaresizlik içinde bitiyor tükeniyordu. Çalışma odasında oturmuş ne yapabileceğini düşünüyor aklına binbir çeşit fikir geliyor bu fikirler arasında boğuluyordu. Sonra kapısı çalındı. Tok bir sesle bağırdı Grindelwald
G- GEL
Kapı açıldı ve minik kızı üstünde siyah pijamaları bir elinde yastığı ve diğer elinde yılanı ile içeri girdi arkasında drew duruyordu. Maya küçük adımlarla içeri girdi ve babasının karşısında durdu
Gellert'in komutuyla Drew odanın dışında kalarak kapıyı kapattı ve odanın önünde beklemeye başladı. Maya boğazını temizledi ve konuşmaya başladı
- Şey baba düşündüm ki yani belki ben ve sen yani.. Seni zorlamam ve eğer işin varsa ama ben...
Küçük kız utanıyor ve cümleyi kuramıyordu. Korktuğunu itiraf edemiyordu. Babası bunu farketti ve sözünü kesti
G- Aslında bakarsan bende seni çağıracaktım küçük incim. Düşündüm de belki bu gece benimle yatmak istersin ne dersin?
M- Yani tabi eğer sende istersen
G- Herşeyden çok istiyorum hemde
O gece Gellert uzun bir aradan sonra ilk kez kızının gülümsediğini gördü. Burukça bir gülümsemeydi bu ama gülümsemeydi işte Gellert tekrar umutla doldu ne olursa olsun kızını mutlu edecek o cıvıl cıvıl halini geri getirecekti. O gece söz verdi kendine Grindelwald
Gellert küçük kızı kucağına aldı kızda elindeki yılanı babasının omzuna yerleştirdi. Gellert kapıyı açtı Drew'in kafası ile verdiği selamı aynı şekilde kafa sallayarak aldı ve 3. kata çıkmaya başladı yatak odasına girdi ve minik kızını yatağa bıraktı. Omzundaki yılanı komodinin üstüne koydu yatağa uzandı küçük kızını göğsüne yatırdı ve saçlarını okşamaya başladı.
Küçük kız babasının göğsünde uykuya daldığında gellert hâlâ duvara bakıyordu. Yılanın tıslaması ile kafasını sağa çevirdi.
Y: O iyi değil
GG: farkındayım
Y: peki ne yapacaksın
GG: bilmiyorum lanet olsun
Y: Ona bir arkadaş al
GG: Ne?
Y: bir buçuk yıldır onunlayım ve tek arkadaşı benim. Onu güvende tutmak için bu kaleye kapattın cidden müthiş(!) ama ona bir arkadaş vermedin bir sürü adamın var eminim birinin yaşıt kızı vardır Grindelwald.
Yılanın bilmişlik ve egoyla söylediği bu sözler ne kadar söyleniş tarzıyla Gellert'in canını sıksada doğruydu Maya'nın bir arkadaşa ihtiyacı vardı.
Gellert Grindelwald o gece kızına sıkıca sarıldı ve uyudu aylar sonra rahat bir uyku çekti. Çünkü artık ne yapacağını biliyordu. Artık eski haline geri dönebilirdi ve kızınıda eski haline döndürebilirdi. 1,5 yıl aradan sonra Gellert ilk kez mutlu hissetti
Kızının neşesini geri getirecekti çünkü bu çok sevgili karısına borcuydu...
Küçük kız sabah uyandığında babasının gözleri ile karşılaştı. Adam çoktan uyanmış ama sırf kızı rahatsız olmasın diye yerinden hareket etmemişti.
GG: Günaydın minik incim
DG: günaydın baba
Kız hem babasına cevap veriyor hemde gözlerini şirin bir şekilde ovuşturuyordu.
Küçük kız ellerini yüzünden çektiğinde Gellert küçük kızın burnunu hafifçe sıktı
GG: hadi minik yıldızım kahvaltı yapma zamanı
DG: tamaaam
Gellert yataktan kalktı ve küçük kızını tekrar kucağına aldı onu hemen karşısında ki odasına bıraktı saçlarına bir öpücük kondurdu ve odasına döndü
Şimdi baba kız karşılıklı odalarda gün için hazırlanıyordu. Bunu her gün yaparlardı.
Maya her gün kahvaltı için hazırlanır daha sonra babasının kibar bir şekilde kapıyı çalmasını gel komutuyla açmasını ve"bu güzel hanımefendi kahvaltı için bana eşlik eder mi? " Sorusunu sormasını beklerdi. Elini uzatır ve "büyük bir zevkle" Diyerek babasının koluna girerdi. Bu küçük oyun onu cidden çok eğlendirirdi.
Maya şeker ve vanilya kokulu parfümünü sıktığında kapısı çaldı.
GG- Girebilir miyim küçük hanım?
MG- EVET
Kızının şirin sesiyle kapıyı aralayıp içeri girdi Grindelwald
GG- Acaba bu güzel hanımefendi bana kahvaltıda eşlik eder mi?
MG- Büyük bir zevkle
Maya tekrar gülümsedi ve babasının koluna girdi. Bugün ne olacaktı acaba küçük kız 2 kere gülmüştü. Şaşırtıcı. Beraber aşağı kata indiler ve yemek masasına oturdular.
Grindelwald hem küçük kızını dinliyor hemde şu arkadaş işini düşünüyordu. Ona göre bir arkadaşı nereden bulacaktı ki. Kızını herkese emanet edemezdi. Tanıdık birinin kızı olmalıydı.
İlla kız mı olması gerekiyordu? Evet çünkü kızını en iyi bir kız anlardı belki ayrıca Grindelwald oğlanlara asla güvenmiyordu.
Ne tatlı kıskanç şirin bir baba değil mi?
Kim onun bir suç makinesi olduğunu düşünür?
Eh en azından kızı şuanda anlamaz. Peki anlasa utanır mı? Babası Gellert olduğu için üzülür babası yerine annesi öldüğü için tanrıya lanet eder miydi?
Ah Gellert bu soruların cevabını belli ki daha sonra alacaksın uğraşma lütfen...
O zaman üzülür müydü? bilmiyorum ama şuan babasına taptığı kesin çünkü babasının her hareketini kopyalıyor heyecanlanıyor babası ile göz göze gelince utanıyor ve önüne dönüyordu.
Sohbet ede ede kahvaltı yaptılar ve yine ayrılma vakti geldi
Gellert: bugün sana çok özel bir süprizim olacak minik yıldızım
Maya: bugün gitmiyor musun yoksa?
Gellert: hayır küçük incim gidiyorum ama sana çok güzel bir şey göndereceğim
Küçük kız babasına sarıldı. Babasının gittiğini görünce arkasını döndü ve Vinda ile göz göze geldi
V- Aman tanrım sanırım burada üzgün bir kız var. Buna izin veremeyiz öyle değil mi?
Vinda annesi öldükten sonra her zaman Daisy'nin yanında olmuş onu kendi kızı gibi sevmişti. Daisy ona büyük bir bağ ile bağlıydı ve bazı geceler kabuslarından uyanıp da bir daha uyuyamadığında - babası da evde değilse -Vinda'nın yanına gider onun saçları ile oynamasına veya gıdıklamasına, masallar ile uyutmasına izin verirdi ama yine de bu güzel kadına bile sesini çok fazla bahşetmiyordu. Sessizce dadısının elini tuttu ve onu götürmesine izin verdi. Aynı zamanda da babasının süprizini düşünüyor ne olacağını sorguluyordu.
O küçük beyin yine anılara dalıyor birşeyler düşünüyor birşeyleri aklınca tartıyor ve bir sonuca ulaşmaya çalışıyordu.
Çünkü Daisy Maya Grindelwald belirsizliğe asla katlanamaz.