Dktt- İçimde bir sıkıntı
Dktt- Ölüm dansı
Barış Diri-Derinden derinden
*Bölümdeki duyguyu yaşatan şarkılar seçtim bölümü okurken dinlemenizi öneririm*
Küçük kız sandalyeyi camın önüne iteklemeye çalışıyordu çıkan gıcırtılı ses onu pek rahatsız etmiyordu ancak sandalye dolaba çarpınca düşen vazonun kırılma sesi anlaşılan annesini rahatsız etmişti
-MAYA
annesinin korku dolu çığlığı odayı doldurdu ardından da kendisi hemen içeri girdi dikkatle kızına baktı derin bir nefes verdi
-Daisy Maya Grindelwald hemen ne yapmaya çalıştığınızı açıklayın lütfen
Lana Grindelwald kolay kolay bağırmaz ve sinirlenmezdi ancak konu Daisy olunca çok korkuyordu kızına herkes zarar vermek istiyordu kale ne kadar korunaklı olsada o hep diken üstündeydi
Daisy'nin bulunduğu yerden ne zaman bir ses gelse korkudan kalbi yerinden çıkacak gibi oluyordu ama bu korktuğu sesler genelde kızının sakarlıkları sebebiyle oluşuyordu bu ise onu çıldırtıyordu
-özür dilerim anne vazo çok mu önemliydi??
Lana yere eğildi ve büyük parçaları toplamaya başladı
-hayır tatlım sadece sana bişey oldu sandım
-çok korkaksın anne ne olacak ki
Lana kızının haline kıkırdadı tabi beş yaşında bir çocuk babasının düşmanlarını ve bu düşmanların onu öldürmek için can attığını nereden bilecekti
-kusura bakmayın hanfendi sizin kadar cesur değilim ben
Lana ayağa kalktı ve büyük parçaları masanın üzerine koydu
-MİMİ
Yaşlı ev cini odaya girdi
-evet efendim
-lütfen şurayı temizler misin?
-hemen efendim
-teşekkürler mimi
-teşekküre gerek yok efendim bu benim görevim
Lana evet ev dinine gülümsedi ve kızına döndü sürüklediği sandalyeyi tuttu ve camın önüne koydu kızını kucakladı ve sandalyenin üzerine bıraktı
-teşekkürler anne
-ne demek güzelim ee nereye bakıyoruz
-anne dışarı çıkmak istiyorum
Yine başlamıştı işte
-tatlım bunu konuştuk
-umrumda değil anne
-Maya benimle bu şekilde konuşamazsın ayrıca seninle bu konuyu konuştuk şımarıklığı bırak lütfen
Küçük kız sandalyeden atladı
-Babamla konuşmak istiyorum
-babanla konuşmak birşeyi değiştirmeyecek Maya
-konuşmak istiyorum işte
-üzgünüm ama babanın işi var konuşamayız
-babamın işini de dışarı çıkmamayıda sevmiyorum
-Bayan Grindelwald eğer isterseniz onu ben dışarı çıkarayım çok uzaklaşmayız ayrıca aklınız da kalmamış olur
Bu öneriyi sunan kişi Drew'di Drew yirmi ikisine yeni basmış genç bir delikanlıydı Lana ve Maya'nın yakın koruması aynı zamanda ise Gellert'in en güvendiği takipçisiydi Maya öne doğru atıldı ve Drew'e sarıldı Lana derin bir nefes aldı
-Pek emin değilim Drew İçimde bir sıkıntı var
-Daisy'e hiç bişey olmayacak merak etmeyin Bayan Grindelwald
-Evet anne lütfen
-huh peki tamam lütfen fazla uzaklaşmayın
-Tabiki efendim
Drew küçük kızı kucağına aldı
-gel bakalım cimcime nereye götüreyim seni?
-Çiçek serasına anneme çiçek toplamak istiyorum
-Hadi bakalım gidelim
Drew tam kapıda çıkarken Lana onu durdurdu kızını tekrar kucağına aldı sıkıca sarıldı sanki hissetmişti kızına son kez sarıldığını burnunu kızının boynuna yasladı ve derin bir nefes aldı küçük kızı vanilya kokuyordu
-Anne yapma gıdıklanıyorum
Lana tekrar öptü kızını sonra onu Drew'in kucağına bıraktı bileğini tuttu tam damarının üstündeki lekeyi öptü bu leke kızının ondan aldığı tek şeydi kızı aynı babası gibiydi beyaz saçlar gri gözler oysa Lana yeşil gözlü siyah saçlı bir kadındı Maya olanlara anlam veremiyor ama çokta umursamıyordu oda annesini kocaman öptü sonra ona el salladı ve Drew amcasıyla beraber odadan çıktı
Lana camın önüne ilerledi ve kızı izledi Maya kahkahalar atıyor koşuyor duruyor sonra tekrar koşuyordu Drew'de onun peşinde öylece yürüyordu bir eli hep asasındaydı uzaktan bile bunu fark edebiliyordu
-İçimde bir sıkıntı var
Kendi kendine mırıldandı Lana
-Lana
Lana nefesini tuttu gözlerini kapattı arkasında kimin olduğunu biliyordu camdan etrafa korkuyla baktı kızı ve Drew gözden kaybolmuştu Lana biraz rahatladı "en azından kızım iyi olacak"diye geçirdi içinden yavaşça arkasına döndü karşısında o adamı gördü.
Artık o kadar yakışıklı değildi gözleri içeri çökmüş göz altları kararmıştı arkasında Bella duruyordu o çok değişmemişti özellikle gözlerindeki nefret aynı yerinde duruyordu Lana eliyle arkasını yokladı Bella elindeki asayı havaya kaldırdı
-bunu mu arıyorsun sürtük?
-Ne işiniz var evimde?
-Sence??
Bella bunu kıkırdayarak söylemişti anlaşılan yapacağı işle gurur duyuyordu ne yazık
Tom ise öylece Lana'ya bakıyordu. Sonunda konuştuğunda
-Kızın burada olduğunu sanıyordum dedi
Lana hemen cevap verdi
-O burada değil yok babası götürdü onu
-Yalan söylüyorsun Lana hâlâ kötü bir yalancısın bak onu bana ver bende sana dokunmayayım sana hâlâ aramızda yer var
-Bu kaltağı öldürmeyi tercih ederim
-kes sesini köpecik sahibinle konuşuyoruz burda
Lana'nın söyledikleri Bella'yı çileden çıkartmaya yetmişti
-CRUCİO
Lana acıyla sarsıldı ancak ne bağırdı nede diz çöktü sadece güldü
-Nasıl??
-acıtıyor Black ama saklamayı iyi biliyorum
-Aptal Orospu
Bella kıskançlıktan çatlıyordu. Kendisi Lord tarafından bir çok kez bu lanetle acı çektirilmişti ama yine de acıdan kıvranıyordu kabul edemiyordu ama Lana çok daha güçlüydü her anlamda hemde
Kalenin içinde bombalar patladı Bella kahkaha attı Tom öylece durdu ve Lana ya baktı takipçiler ölüyordu ve Drew her an Mayayı geri getirebilirdi ama getirmemeliydi Lana'nın hala canı yanıyordu ama umrunda değildi o kızını düşünüyordu Bella tekrar asasını kaldırdı
-SECTUMSEMPRA
Lana duvara yaslandı acıyla yere yığıldı Bella ona işkence çektiriyordu Tom Lana'nın haline acımasızca güldü kale paramparçaydı Lana acı içindeydi Gellert herşeyden habersiz bir toplantıdaydı ve Maya annesi için çiçek toplamakla meşguldü
Zavallı yavrucak o çiçekleri asla annesine veremeyecek ne acı öyle değil mi
Lana dayanmaya çalıştı ama başaramadı en son Tom asasını ona doğrultu
-Avada Kedavra
Tom Bella gibi bağırmamıştı ama ortaya çıkan ışık hüzmesi Bella da daha büyük bir etki bırakmıştı
Ve Lana öldü
Lana Grindelwald öldü
Bella kahkaha atıyordu Tom ve Bella hemen cisimlendi ve gözden kayboldu arkalarında ise koca bir yıkım bıraktılar her anlamda
*30 dakika sonra*
Drew kucağında Maya ile kaleye giden patikayı takip ediyordu Maya çok mutluydu elindeki çiçekleri gösteriyor ve
-bak annem bayılacak bunlara annemin en sevdiği çiçekler bunlar diyordu
-Drew sence annem bu yılana bakmama izin verir mi diye soruyordu Drew onun sorularına cevap veriyordu Maya kahkaha atıyordu
Drew'de onunla gülüyordu gözlerini Maya'dan ayırdı ve havaya baktı
Ölüm yiyen arması kalenin üzerinde yükseliyordu
Drew kucağında Maya ile koşmaya başladı koşa bildiği kadar hızlıydı Maya Drew'in neden koştuğunu anlamıyor sadece gülüyordu yılan ise sinirle tıslıyordu
Drew birkaç dakika içinde kalenin kapısına vardı Maya'yı o telaşla yere indirdi ve koşarak kaleye girdi
Maya etrafa baktı adamlar yerde yatıyordu ileride bir yangın vardı ve Maya bile bir sorun olduğunu kavradı o da koşmaya başladı kaleye girdi merdivenleri tırmandı ne elindeki çiçekleri ne de yılanı bırakmıştı yılan bile bir şeylerin ters gittiğini anlamış olacak ki kızın koluna kendini dolamış sessizce duruyordu kız annesini bıraktığı odaya girdi annesi yerde kanlar içinde yatıyordu. Drew annesinin başında sessizce diz çökmüştü Maya koştu annesinin baş ucuna diz çöktü yılan bu sırada aşağı indi
-Anne annee burada uyuyamazsın kalk hem her yerin uf olmuş anne kalk üşüyeceksin bak sana çiçek getirdim
Drew ağlamazdı ama küçük kızın bağırışları onun canını yakıyordu annesinin öldüğünü nasıl söyleyecekti ona hem Maya ölümü nereden bilecekti nasıl açıklardı ona
Yılan tısladı Maya ona döndü yılan bir kez daha tısladı
-Annen öldü küçük kız
Maya kafasını Drew'e çevirdi
-ölüm ne demek?
Drew yutkundu yılan bir kez daha tısladı
-Bir daha asla geri gelemez küçük kız topladığın çiçekleri göremez bir daha sana sarılamaz çünkü gitti o sonsuza dek
Maya bir kez daha Drew'e baktı daha sonra yılana döndü ve o da tısladı
-Kim yaptı
-karanlık Lord
-o kim ki
-büyüyünce öğrenirsin
-ne demek annem gitti
-bir daha asla anneni göremeyeceksin o artık sonsuz bir uykuda kimse uyandıramaz onu
Drew ne konuştuklarını anlamıyordu çünkü o bir çataldil değildi ama yılanın ona doğruları söylediğini anladı çünkü Maya'nın küçük tedirgin yüzü şimdi korku ve endişeyle doluydu.
Kız ağlamaya başladı çığlık çığlığa ağlıyor annesine yalvarıyordu
-Anne kal kalk lütfen uyan ANNE ÖLEMEZSİN SEN
Drew kızı belinden tuttu ve annesinde uzaklaştırdı
-BIRAK BENİ ANNEM O BENİM KALKACAK O ANNE KALK annee
Kızın sesi kısıldı ağlaması şiddetlendi beyaz elbisesi şimdi annesinin kanıyla renk değiştirmişti
Merdivenlerden ayak sesleri geldi Drew asasını aldı kapıya doğrultu aynı anda da Maya'yı tutuyor ona sarılıyordu
Gellert Grindelwald'ın sesi odayı doldurdu
-LANA DAİSY DREW LANAAA
Gellert odaya adımını attı ve sevdiği kadının cesediyle karşılaştı sonra Drew ve Maya'yı gördü Drew asasını indirmişti Maya babasını görünce daha şiddetli ağladı
-BABA ANNEM ÖLDÜ DEDİLER BABA ANNEM UYANMIYOR SÖYLE UYANSIN
Gellert karısının başucunda diz çöktü gözleri doldu gözyaşları sessizce süzüldü
Maya Drew'in elinden kurtuldu babasının yanına ilerledi o da babasının hemen yanına diz çöktü yerdeki çiçekleri aldı ve annesinin avucuna bıraktı
Sessizce sayıklamaya devam etti
-anne kalk hadi çiçekleri vazoya koyalım anne anne...
Maya o gün anne diye sayıklayarak babasının omuzunda uyuya kaldı
O gün bir kadın öldü
O gün bir çocuğun hayalleri öldü
O gün bir adam çaresiz kaldı tekrar
O gün bir adamın acıma duygusu öldü
O gün son kez baba kız yan yana diz çöktü
O gün Lana Grindelwald öldü
________________________________________________________
Yazım hatası varsa kusura bakmayın lütfen oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın...
