Merhaba yeni bölümle karşınızdayım oy ve yorumlarınızı bekliyorum iyi okumalar
🍁🌙
Nil Hüma İlter (Saygın)' dan
Sabah erkenden uyandım, banyoya girip işlerimi hallettim kapıyı açıp aşağıya indim biran önce eşyalarımı almam lazımdı o evden üstümdekiler artık kokmuştu çünkü, yemek odasına girdiğimde herkes buradaydı.
" Kızım günaydın bende seni çağırmaya gelecektim hadi gel kahvaltı yapalım "
Bana her kızım dediğinde içim bir hoş oluyordu. Ama bu masaya dünden sonra oturasım gelmiyordu.
" Günaydın yok Sinan bey ben eşyalarımı almaya gidiyorum, ordanda işe gitmem lazım size iyi günler "
" Kızım sen nerde çalışıyorsun?"
" Ben bir sanat merkezinde çocuklara keman dersi veriyorum "
" Aa bir gün bizede çalar mısın ? "
Deniz bunu söylediğine utanmış gibi hemen başını önüne eğmişti. Onun bu haline tebessüm ettim.
" Tabi olur, çalarım bir gün hatta istersen sanada öğretebilirim "
Benim bunu söylememe önce şaşırdı sonra heyecanla kafasını salladı.
" Kızım bekle beraber gidelim"
Benim cevap vermeme müsade etmeden önden yürümeye başladı Sinan bey bende mecburen onu takip ettim dışarı çıkınca her ne kadar gerek olmadığını söylesem de beni dinlemeyip arabaya bindi bende peşinden binince bir süre sessizlik oldu arabada sonra konuşmaya başladı.
" Bak arka koltukta tablet var, senin odan için beğendiğim bir kaç mobilyanın resimleri var arasından seçte hemen sipariş verelim kızım "
" Gerek yok Sinan bey size zahmet vermek istemem, uğraşmayın lütfen "
" Ne demek zahmet kızım için uğraşıcam tabiki madem seçmiyorsun o zaman ben kendi zevkime göre alırım "
O tekrar önüne dönünce yan profilinden onu izledim, bu gün ikinci günümdü bu evde ama bu adam bana özenle oda yapıyordu, ama 17 yıl beni öz sanan ailem bana odayı bile layık görmüyordu. Keşke dedim içimden keşke bu adamın yanında büyüseydim. Daldığım düşüncelerden onun sesiyle çıktım.
" Ne o yoksa kızım beni sevmeye mi başladı "
" Siz çok iyi bir babasınız çocuklarınız çok şanslı "
" Sende benim çocuğumsun "
" Benim için artık geç kaldık bence, sizde boşuna yormayın kendinizi sonuçta beni büyüten adam bile beni istememişken siz niye uğraşıyorsunuz ki "
Arabayı sağa çekip durdurdu ve bana döndü.
" Bak Merve hep bana karşı uzaktı ben ona yaklaştıkça o geri giderdi mesela ben hiç onun saçlarını taramadım, oysa doktor bir kızımız olduğunu söylediğinde, örgü modelleri öğrendim, sonra mesela Merve büyümeye başladığında ona yakın olabilmek için oje sürmeyi öğrendim, ve bunun gibi şeyler ama o hiç istemedi, benim hiç kızım olmadı hep hayalimdi oysa, tamam belki ilk adımında, ilk kelimelerinde yanında değildim ama bence geç sayılmaz senin bilmediğin benim sana öğreteceğim bir çok şey vardır "
Ona cevap vermedim o da bir cevap beklemedi zaten arabayı çalıştırıp adresi sordu, evi tarif edince yarım saat sonra geldik eski evime arabadan inip kapıyı çaldım arkamdan da Sinan bey geliyordu. Kapayı üvey babam Soner açtı.
" Senin ne işin var burda "
" Eşyalarımı Almaya geldim "
" benim evimden bir çöp bile alamazsın defol git "
" Çekil önümden onların hepsini kendi paramla aldım onlar senin değil"
Sıkıca kolumu tutup sarsmaya başladı o sırada Sinan bey beni arkasına çekip Soner'in elini çevirdi.
" BENİM KIZIMA DOKUNDUĞUN BU ELİNİ KIRARIM LAN, SEN KİMSİN BENİM KIZIMA ZARAR VERMEYE ÇALIŞIYORSUN "
Adeta kükredi ben bile yerimde şıçradım iki gündür bana yumuşak davranan, hatta komiklikler yapan, gözleri dolan adamla şuan ki adam aynı kişi olamazdı. Soneri yere itip bana döndü, bakışları değişti öfke yerini şevkate bıraktı.
" Hadi kızım sen eşyalarını topla ben seni burda bekliyorum "
Kafamı sallayıp hemen içeri girdim küçük valize kitaplarımı, orta boy valize ve sırt çantama diğer eşyalarımı koydum, kemanımı da alınca herşeyim tamamdı. Hemen dışarı çıkıp arabanın arka koltuğuna eşyalarımı bıraktım Sinan beyde binince arabaya, yola çıktık.
" Eşyaların arabada kalsın akşam alırsın, şimdi tarif et bakalım nerde sanat merkezi "
Sanat merkezini tarif ettikten sonra bir süre sessiz kaldık. Sonunda sessizliği ben bozdum.
" Teşekkür ederim biraz önce beni koruduğunuz için "
" Bu benim görevim sen benim kızımsın bunun için teşekkür etme hadi geldik in bakalım akşama görüşürüz "
Sanat merkezine girdim ve sonrası akşama kadar güzel geçti keman beni dinlendiren, kafamı boşaltan şeylerden birisiydi. Akşam olmuştu sanat merkezinden çıktığımda Sinan beyin beni beklediğini gördüm. Hemen yanına gidip arabaya bindim günlük bir iki cümleden sonra sesizce eve geldik, arabadan inip eşyalarımı aldım eve girip yukarı çıkarken Sinan bel kolumdan tutup durdurdu beni.
" Kızım odanı hazırladım hatta Toprak adinde yardım etti gel bakalım beğenecek misin ? "
O sırada arkamda beliren Toprağa baktım hafif bir tebessümle bakıyordu bana üçümüz beraber asansöre bindik üçüncü kata çıktık sağdaki son odaya girdik Sinan bey ve Toprak tepkime bakıyordu.
Odanın duvarlarını boyamışlardı, duvarın bir bölümü siyahtı, diğer üç taraf koyu gri olmuştu, siyah duvarın önünde çift kişilik bir yatak vardı yatağın iki yanında küçük komidinler, yatağın ön tarafında gri renkli bir çalışma masası ve sandalye, masanın yanında kitaplık ve duvarlarda çok güzel raflar vardı, yatağın sağ tarafında büyük bir elbise dolabı, kış balkonu ise yatağın sol tarafında kalıyordu oraya çıktığımda ise duvarın kenarında L şeklinde mor renkte bir koltuk, koltuğun diğer tarafında ise yerde karşılıklı iki tane puf vardı.
Onlara döndüğümde merakla tepkimi ölçüyorlardı Onlara döndüm.
" Çok güzel olmuş bayıldım, çok teşekkür ederim ikinize de "
İkisinin de yüzünde bir rahatlama oldu.
" Teşekkür etmene gerek yok burası senin evin olman gereken yerdesin " dedi Toprak
" Evet toprak haklı artık çekinmeni istemiyorum kızım ve artık bizimle beraber yemek yemeni istiyorum. Sen Merve ve Demir'in söylediklerini dinleme o masada senin her zaman yerin var hadi gel gidelim yemek yiyelim "
Gözümden akan yaşları silip kafa salladım üçümüz odadan çıktık ve aşağıya indik Sinan bey elimden tutup yanındaki sandalyeye oturttu ve diğer yanıma da Toprak oturdu. Benim masaya oturmama Merve, Demir, Emre ve Eylül hanımın yüzü düştü.
Hâla bu masada rahat değildim Toprak bunu fark etmiş olmalı ki tabağıma yemek doldurmaya başladı.
Bunu gören Eylül hanım söylenmeye başladı.
" Burda kendi kardeşi dururken iki günlük kızın tabağını dolduruyor "
Toprak bunu duyunca sinirle soluyup annesine baktı
" Zaten kardeşimin tabağını dolduruyorum anne " dedi sert sesiyle yemek sessizce devam ederken Sinan bey boğazını temizleyip konuşmaya başladı.
" Hüma ben seni nüfusuma almak istiyorum, artık zamanı geldi şimdi ki kimliğini ver bana işlemlere başlayayım"
O ailenin soyadını taşımak istemiyordum zaten bu eninde sonunda olacaktı.
" Tamam yemekten sonra getiririm"
Gözüm Merve'ye takıldığında elinde ki çatalı sıkıyordu ve sinirle bana bakıyordu onu umursamadan tabağıma döndüm. Sinan bey konuşmaya devam etti.
" Kızım birde yakın bir arkadaşımla ortak bir okulumuz var kardeşlerin de orda okuyor 10 gün sonra da okullar açılıyor senin kaydını da oraya aldırmak istiyorum sen ne dersin ? "
" Benim için sorun değil Sinan bey "
Sinan bey cevabımla sevinirken, Merve ağlamaya başladı daha sonra ayağa kalkarak bağırmaya başladı.
" Bu ne demek oluyor baba önce nüfusuna almak istediğini söylüyorsun şimdi de benim okuluma mı gelicek bu kız resmen hayatımı elimden alıyor bu kız şu hale bak evime yerleşti, ailemi çalıyor resmen "
Sinan bey daha fazla dayanamayıp elini sertçe masaya vurdu.
" Bu ne demek oluyor Merve ağzından çıkan laflara dikkat et Hüma benim kızım tabiki de benim soyadımı alacak, burası onun evi, o bu ailenin bir parçası daha ne istiyorsun anlamıyorum bu yaşına kadar her istediğin oldu, şuanda da oluyor öz ailenle de görüşüyorsun istediğin her şeyi yapıyorsun, senin şımarıklığın yetti artık "
Merve daha çok ağlamaya başlarken Eylül hanım kalkıp Sinan beyin önünde durdu.
" Şu ne olduğu belirsiz kız için kendi büyüttüğün kızı mı üzüyorsun sana yazıklar olsun Sinan, aldın getirdin bu kızı eve hırlı mıdır hırsız mıdır belli değil yine de sustum sesimi çıkarmadım ama kızımı bir daha üzersen yüzüne bile bakmam "
Bu sözler o kadar ağır geldi ki boğazımda bir yumru hissettim yutkunamadım, herkes kavga etmeye başlayınca sesizce kalkıp odaya çıkmak için merdivenlere yöneldim, ama Demir kolumdan tutup durdurdu kolumu hem sıkıyor hem sarsıyordu. Yüzüme karşı bağırmaya başladı.
O bağırınca herkes sustu
" BAK İYİ BAK BİR GELDİN AİLEMİZİ BİRBİRİNE DÜŞÜRDÜN UĞURSUZSUN KIZIM SEN SENİ BÜYÜTENLER BİLE SENİ İSTEMEMİŞ BAK AMA MERVEYE İKİ AİLEDE ONU YANINDA İSTİYOR ONU SEVİYOR ÇÜNKÜ O SEN GİBİ DEĞİL DEĞERLİ, SEN VARYA DEĞİL BU EVE MERVENİN YERİNE LAYIK OLMAYI ONUN ÇÖPLERİNE BİLE LAYIK DEĞİLSİN O KADAR AŞAĞIDASIN MERVEDEN DEFOL GİT EVİMİZDEN "
Beni yere itti Toprak Demire vururken Güney beni yerden kaldırdı.
Onun elinden kurtulup odaya çıktım koşarak odaya girince kapıyı kilitleyip banyoya girdim yere çöküp oturdum orda ne kadar ağladım bilmiyorum ama göz yaşlarım kurumuştu yerden kalkıp elimi yüzümü yıkadım aynadan kendime bakmaya başladım mantıklı düşünmem lazımdı.
Şimdi bu evden çıkıp gitsem gidicek yerim yoktu bir kaç arkadaşım var ama ne kadar kalabilirim ki onların yanında, ev tutayım desem biriktirdiğim para ona yetmez, ayrıca reşitte değilim. Sinan bey istese polis zoru ile alabilirdi beni, sokakta yatacak halimde olmadığına göre burda kalmaktan başka çarem yoktu. O kadar mı nefret dolulardı bana karşı ne yapmıştım ki onlara tamam hemen samimi olmaya bilirler, hatta güvenmeye de bilirler anlarım ama ne bu nefret yıllarca o ailede beni sevmedi hatayı hep kendim de ardım. Ama Sinan beyle Toprak bana iyi davranıyor. Emre ve Demir dışındaki kardeşlerde bana kötü bir şey yapmadılar. Bende sorun olsaydı Sinan beyde sevmezdi beni bu sefer hatayı kendim de aramayacağım.
Merve hem üvey ailesi hem öz ailesiyle görüşüyor madem bende öz ailem ile anlaşıcam, hem belki bir babam, abilerim, ikizim ve kardeşim olur bu süreçte ise Merve'nin gerçek yüzünü onu savunanlara göstereceğim, o kızda bişeyler olduğunu hissediyorum ve altıncı hissim çok kuvvetlidir, madem öyle bana bu sözleri söyleyenleri pişman edeceğim, ve para biriktirip 18 yaşıma girince bu evden gideceğim diğerleri ile dışarda da görüşebiliriz, ama bana bunları söyleyen insanlarla aynı evde kalmak istemiyorum.
Hadi bakalım Savaş başlasın ve maskeleri düşürelim...
🍁🌙
Ben geldimmm evet bölüm nasıldı ?
Merve ve Demir'in tepkilerine ne diyorsunuz ?
Peki Nil Hüma'nın verdiği karar mantıklı mı siz ne düşünüyor sunuz ?
Bol kaoslu bölümler bizi bekliyor bakalım gelecek bölümde neler olacak kendinize iyi bakın bir dahaki bölümde görüşmek üzere hoşçakalın 🙋🏻♀️💕
