Yazım ve mantık hataları olursa şimdiden kusura bakmayın. Bu hikayeyi Wattpad'de yayınlamıştım ilk hikayem, amatörce yazılmıştır. Buraya yükleme konusunda kararsız kaldım ama sonunda yayınlamaya karar verdim
Oy ve yorumlarınızı bekliyorum
Keyifli okumalar
🍁🌙
Nil Hüma İlter (Saygın)' dan
Sandalyede oturmuş karşımdaki öz ve üvey ailemin tartışmasını boş gözlerle izliyordum. Aklım hâla olanları almıyor 17 yıldır psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğüm insanların öz ailem olmadığını ve bunca acıyı boş yere çektiğimi öğrendim ama ben hâla bu olanları sanki film izler gibi dışarıdan izliyorum.
1 Hafta Önce
Herzaman olduğu gibi yine erkenden kalkıp kahvaltı masasını hazırlamaya başladım benim hiç bir zaman oturamadığım masa ailem demek istemediğim kişiler nedenini bilmediğim bir şekilde beni sevmezler, bana yaptıkları yüzünden bende onları sevmem onların midelerini bulandırdığımı söyleyip benim masaya oturmama izin vermezler tabii kendileri aynaya bakmadığı için neyse ben mutfakta ki küçük masada yerim yemeğimi, masayı hazırlarken 'biricik' abim Sarp girdi salona ona hiç bakmadan mutfağa gidiyordum ki bana seslendi sakin olmaya çalışarak ona döndüm
" Naber ezik "
" Benimle doğru konuş SARP " diye sesimi yükselttim. Hızla yanıma gelip kolumu sıkmaya başladı.
" Bana sesini yükseltme yoksa senin dilini keserim lan ! "
" Asıl sen benimle konuşurken dikkat et ben olmasam bu evde çöp içinde yaşarsınız yemeğinizi , temizliğinizi ben yapıyorum hatta senin cebinde ki parayı bile ben veriyorum ben çalışmasam nereden bulucaksin acaba o parayı birde geçmiş karşıma konuşuyor sen önce insan olmayı öğren pislik "
Bu kadar sözü söyledim ama aslında çok korkuyorum ama ne kadar korkarsam korkayım dayak yiyeceğimi bile bilsem dilimi tutamıyorum huyum kurusun.
Sarp sinirden kızarmış suratiyla bana bakıyordu tam elini kaldırmış vuracakken babam Sarp'ın elini tutup indirdi. Yüzündeki sırıtışla konuştu
" İkinizde salona geçin konuşmamız lazım "
Onun peşinden salona geçip tekli koltuğa oturdum annem gülerek söze başladı
" 17 yıl önce doğum yaptığım hastanede Nil ile bir kız daha doğmuş ve bir hemşirenin hatası yüzünden karıştırılmış olabirmişsiniz bu sabah telefon geldi DNA testi için hastahaneye gitmemiz lazım "
Dedi oğlu ve kocasıyla diğer kız ile ilgili konuşmaya başladılar bende hızla odam gidip giyinmeye başladım oda dediğimde eski kırık bir yatak, küçük bir tahta masa tahta sandalye, bez bir elbise dolabı yerde halı bile yoktu durumları kötü olsaydı ve alamasalardı asla şikayet etmezdim ama kendilerinin ve Sarp'ın odası gayet güzelken sadece benim odam bu haldeydi. Hızla giyinip kulaklığımı telefona taktım ve odadan çıktım kimseye bakmadan kulağımda kulaklıklarım dışarı çıktım hepsi gelince arabaya bidip hastahaneye gitmeye başladık, özel bir hastanenin önünde araba durunca inip içeri girdik, danışmadan başhekimin odasını öğrenip odaya girdik karşımızda benim yaşlarımda bir kız orta yaşlı bir çift vardı kimseye bakmadan boş sandalyeye oturdum.
Karşımda benimle aynı renk gözleri olan adam gözleri parlayarak benim yeşil gözlerime bakiyordu, gözlerimi kaciriyordum ama o ısrarla bakmaya devam ediyordu yanında ki karısı hiç yüzüme bile bakmadan yanındaki kızla ilgileniyordu. Biraz sonra içeriye bir hemşire girip kan almaya başladı önce babam daha sonra adamdan aldı sıra diğer kıza gelince iğneyi görüp ağlamaya başladı, annem babam ve diğer kadın kızla ilgileniyordu. Onlara göz devirdim sanki ameliyat oluyor alt tarafı bir kan, sıra bana gelince kanımı verip beklemeye başladım, annemler diğer kızla tanışmak isteğince kafeye gitmek istediler, geldiğimden beri bana bakan adam konuştu
" Bizde seninle tanışmak isteriz gidelim mi ?"
" Daha sonuçlar açıklanmadı neden tanışmak istiyorsunuz ?"
Derken annem adamdan önce konuştu
" Merve'nin bana benzerliği seninde Sinan beye benzerliğin ortada bence teste bile gerek yok " dedi
Ona cevap vermeden başhekime döndüm
" Sonuçlar ne zaman çıkar ?"
" Aslında Sinan benim yakın arkadaşımdır, o isteseydi yarına çıkardı sonuçlar ama torpil istemedi o yüzden normal süresinde 1 hafta sonra çıkar " dedi.
Kafamı sallayıp odadan çıktım, o günden sonra bir hafta boyunca evde Merve'den başka konu konuşulmadı, kendileri Merve ile sürekli telefonda konuşuyorlardı, neymiş efendim Merve şu yemeği sever, şu rengi sever boş odayı onun için ayarlayalım derken evde bir curcuna başladı boş odaya mobilyalar seçildi duvarlar boyandı falan filan bense normal hayatıma devam ettim.
Şimdiki Zaman
Onların Merve'nin kiminle kalması konusunda ki tartışmalarından çok sıkılmıştım odadan çıktım ve sahile yürümeye başladım Merve Saygın ailesin' den ayrılmak istemediği için Eylül Saygın Merveyi vermek istemedi İlter ailesi ise (yani üvey ailem) Merveyi almak istedi sonuç olarak Merve'nin öz ailesine alışana kadar Saygınlar ile yaşamaya devam etmesi istediği zaman İlter ailesi ile görüşmesine karar verdiler böylece mahkemeye de gerek kalmıyacakmış, ben ise üvey ailem beni istemediği için Saygın ailesi ise bana hiç bir şey sormayıp benimle konuşmadığı için ortada kaldım, şuan sahile gelmiş bankta oturup olanları düşünüyordum ki yanıma birinin oturması ile kafamı çevirdim, gelen Saygın ailesinin babasıydı, bir süre konuşmadan oturduk en sonunda sessizliği bozup konuşmaya başladı.
" Tanışmadık hâlâ gerçi insanın öz kızıyla böyle tanışması garip ama olsun ben Sinan Saygın "
" Biliyorsunuz ama bende Nil Hüma "
" Eylül yani karım senin öz annen, Merve'ye biraz fazla düşkündür ona engel olmaya çalışırken bende tartışmaya girmek zorunda kaldım sana fikrini bile soramadım sen ne istiyorsun, nasıl hissediyorsun"
Bir süre yüzüne bakıp başımı denize çevirdim ve konuşmaya başladım.
" Nasıl mı hissediyorum öz sandığı ailesi öz olmayan, bunun üstüne herkesin içinde istenmediğini duyan, fikri bile alınmadan ortada kalan biri nasıl hissederse öyle hissediyorum"
" Biliyor musun bunca sene Merve'ye ne kadar sevgi göstersem de hep içimde bir boşluk, bir tuhaflık vardı adını koyamadığım, hatta bu yüzden kendime kızardım ben nasıl babayım diye ama seni görünce bir değişik hissettim içimdeki boşluk doldu sanki bana benzeyen gözlerin, saçların burnun ne bileyim kan çekiyor galiba ben bizimle gelmeni istiyorum kızım ben sana baba olmak istiyorum sende kabul edersen"
" Başka şansım var mı sizce ortada kaldım bir DNA testi var ve ben reşit bile değilim ayrıca çalışıyorum ama kendime ev tutup hayat kuracak kadar paramda yok zaten "
" Tamam o zaman geliyorsun hadi gidelim evimize "
Ayağa kalktık belimden yonlendirip hastahaneye doğru yürümeye başladık hastahane'nin önüne gelince arabanın önünde bekleyen Merve ve Eylül hanım vardı üvey ailem gitmişti sanırım arabaya ulaşınca Eylül hanım yüzüme bile bakmadan öne bindi Merve ve bende arkaya oturduk yaklaşık 25 dakika sonra şehrin daha sakin bir yerinde etrafında büyük bahçesi olan 3 katlı bir eve geldik, şaşırmıştım böyle büyük bir evde oturdukları için, bir şey demeden eve ilerledik kapıyı kırklı yaşlarda bir teyze açmıştı. Merve benim önüme geçip kapıdan girerken kadını azarlamaya başladı.
" Niye geç açılıyor bu kapı Zehra "
Benim kaşlarım çatılırken Sinan bey kulağıma eğilip fısıldadı
" Eylül Merveyi fazla şimartti maalesef şimdi önünü alamıyoruz "
Zehra teyze bu sırada Merve'ye cevap verdi
" Özür dilerim Merve hanım mutfakta işim vardı bir daha olmaz "
Onların arkasından içeri girerken Zehra teyze bize de selam verdi
" Hoşgeldiniz Sinan bey sizde hoşgeldiniz efendim "
" Ne efendimi teyze benim adım Nil Hüma ismimle seslen bana lütfen "
Gülümseyerek başıyla onayladı beni hep beraber salona girince minik bir şok yaşadım çünkü içerde tam 7 tane erkek vardı istemsiz adımlarım geri geri giderken Sinan bey gülerek belimden tuttu ve tanıtmaya başladı.
Benim gibi yeşil gözlü, kumral saçlı benden farklı olarak esmer olan uzun boylu adamı işaret etti.
"Bu en büyük abin Toprak 27 yaşında benim gibi mimar benimle beraber şirketimizde çalışıyor "
Daha sonra yanındaki Eylül hanıma benzeyen sarışın, kahverengi gözlü olan adamı gösterdi
" İkinci abin Güney 25 yaşında inşaat mühendisi oda şirketimizde inşaat departmanının başında "
Sonra yan yana duran gözlerini Eylül hanımdan saçlarını Sinan beyden alan tam ikisinin karışımı olan adamları gösterdi.
" Sağdaki Emre abin 22 yaşında aşçı kendimize ait restorand'ta çalışıyor, soldaki Demir abin 20 yaşında üniversite 3. Sınıf beden eğitimi öğretmenliği okuyor. "
Bizim gibi kumral saçlı olan üç kişiyi daha gösterdi
" Sağdaki Egemen abin 18 yaşında kendisi cem ile aynı sınıfta olabilmek için bir sene sınıfta kaldı şuan lise sonda okuyor, solda ki Cem senin ikizin oda lise son, ve son olarak ortada ki Deniz o da 14 yaşında bu yıl 9. Sınıfa geçti "
Deyip derin bir nefes aldı biraz nefeslendikten sonra konuşmaya devam etti.
" Merveyi zaten biliyorsun zaten "
" Annen Eylül o da 49 yaşında moda tasarımı üzerine çalışıyor bir tane mağazası var "
" Ve ben deniz yakışıklı, güçlü, yeri geldiğinde sert, yeri geldiğinde komik ve yakında senin kahramanın olacak adam baban Sinan 51 yaşımdayım, mimarım " dedi.
Bu dediğine güldüm benim güldüğünü görünce yüzündeki gülümseme daha da arttı. Daha sonra kendime gelip hepsine hitaben konuşmaya başladım.
" Memnun oldum ben de Nil Hüma 17 yaşımdayım, zamanla zaten tanışırız, şimdi kusura bakmazsanız çok yorgunum dinlenebileceğim bir oda var mı acaba ? "
Eylül hanım cevap verdi. " Ben senin burada kalacağını düşünmediğim için sana oda ayarlamadım, hem kıyafetinde yok yanında Merve'nin kıyafetlerinden veririz sana " dedi soğukça o sırada Merve lafa atladı
" Annecim verirdim ama benim kıyafetlerim ona olmaz uzun gelir ama istersen eski bir pijama takımım vardı idare ederim dersen vereyim tatlım " dedi bir şey söylememek için kendimi zor tutuyorum, hem ayrıca çok da kısa sayılmam tamam Merve'den 10 cm kadar kısa olabilirim ama 1.57 gayet iyi bir boy bende onun gibi yapmacık bir gülümseme takınıp cevap verdim.
" Gerek yok zaten yarın gider kıyafetlerimi alırım bugün idare ederim " o sırada Sinan bey konuşmaya başladı.
" Gel kızım ben hem sana evimizi gezdireyim hemde bu günlük kalacağın misafir odasını göstereyim "
Başımı sallayarak onu takip etmeye başladım evde asansör vardı oha yani Sinan bey hem yürüyor hem evi anlatıyordu.
" Gel kızım bodrum katindan başlayalım, burda sinema salonu, spor salonu var evde ki tüm erkekler spor yapmayı severiz, gel asansöre binelim, giriş katını gördün zaten salon, mutfak ve tuvalet var birde yemek odası "
Birinci kata geldiğimizde asansörden indik sağ tarafta ve sol tarafta ikişer tane oda vardı, sağ taraftaki ilk kapıyı açtı.
" Burası benim çalışma odam, yandaki oda ise yatak odamız, karşıda ki oda Merve'nin yukarı katta abilerin ve kardeşlerin kaldığı için orda kalmak istememişti, annesine yakın olmak istedi, neyse yandaki oda ise misafir odası gel bakalım "
İkinci kata çıktımızda sağda üç solda üç oda vardı. Soldaki ilk odayı gösterdi.
" Burası Demir' in odası yandaki oda Cem' in karşıdaki oda Deniz' in onun yanındaki oda ise Egemen' in diğer iki oda misafir odası "
Üçüncü kata geldik burda da altı oda vardı solda ki ilk odadan başladı.
" Burası Güney' in çalışma odası, yandaki de yatak odası, onun yanında ise Emre' nin odası, sağdaki ilk oda Toprağın çalışma odası, yandaki yatak odası, en sonda ki oda ise boş ben orayı senin için yapmayı düşünüyorum tabi sende istersen gel göstereyim"
Kolumdan tutup odanın önüne getirdi koyu kahverengin de kapıyı açtı duvarlar beyaz, odanın içi nerdeyse tamamen boş sadece bir kaç raf var odada küçük bir balkon, ve banyo vardı.
" Nasıl beğendin mi eğer beğenmediysen aşağıdaki odalardan birisinide kullanabilirsin "
" Yok beğendim teşekkür ederim ama zahmet vermek istemem boşuna uğraşmayın ben misafir odasını da kullanabilirim "
" Olur mu hiç öyle şey ne demek boşuna sen benim kızımsın burası senin evin evet her şey çok yeni ama bu gerçeği değiştirmez, hadi gel çatı katınıda göstereyim"
Son olarak çatı katına çıktığımızda bir tane geniş oda vardı içeriye girdiğimde çok beğenmiştim, odanın bir tarafinda duvarı kaplayan L koltuk koltuğun yan tarafların da yerde ise dört tane puf vardı ortada bir sehpa, karşıda büyük televizyon oyun konsolu, karaoke aleti duvarda ki raflarda kutu oyunları, vardı odanın diğer tarafinda ise akustik, elektro, bas gibi gitar türleri, bateri, küçük türden bir piyano, darbuka vardı.
" Burasıda hobi odası yada oyun odasıda diyebiliriz, şu camdan da görebilirsin bahçemizin arka tarafında da havuzumuz var, evet bu kadar şimdi ikinci katta ki misafir odasına gidelim bugün orda kalırsın yemeğe kadar dinlen, yemekte konuşuruz kızım "
Onu başımla onaylayıp asansöre bindik, ikinci katta inip misafir odasına girdik
" Kızım duş almak istersen banyoda ki dolapta temiz havlu var, çarşaflar da temiz ben şimdi sana abilerinin kıyafetlerinden tişört filan ayarlarım bugün idare edersin olur mu ? "
" Gerek yok rahatsız olabilirler ben sadece biraz uyumak istiyorum "
Net çıkan sesim yüzünden daha fazla ısrar etmeden kafasıyla onaylayıp gitti, kendimi yatağa atıp düşünmeye başladım, düşündükçe uykum açılıyordu en iyisi uyumak deyip kapıyı kilitledim nolur ne olmaz sonuçta tanımıyorum burda ki kimseyi daha sonra kendimi uykunun kollarına bıraktım.
🍁🌙
Evettt ben geldim ilk bölüm bitti. Nasıldı bölüm bazı yerler de fazlamı detaya girdim bilemedim ama umarım olmuştur.
Bir daha ki bölümde görüşmek üzere
🙋🏻♀️💕




