1. BÖLÜM – Kayıp Gemi
şarkı - Lamma Bade
keyifli okumalar =)
19 Eylül 2012
Derler ki kader kendini tekerrür ettirdiğinde kapanmayan her hesap kapanır . Alınmayan her hak sahibini Bulurmuş . Ben bunu anladığımda artık çok geçti .
Kader kendini tekrarlamış kapanmayan hesaplar kapanmaya başlamıştı . Yaşananların sonucunu da geride kalanlar ödemişti ...
Karşımda pis pis sırıtan adamdan bakışlarımı çekip karşıda yüzünü seçebilmeye çalıştığım bir kıza takıldı . Sessizce kaderine boyun eğmiş bir şekildeydi .
Benden istenende buydu .
Sorgusuz İtaat .
İtaat edip ,kabullenmemi istiyorlardı .
Asla!
Burada ne kadar varım , Kaç gün geçti , Ne kadardır uyuyordum .? Bunlardan hiçbirini hatırlayamıyordum .
Tek bildiğim geminin içinde karanlık bir odada kapalı tutulduğumdu .
Bulunduğum ortamda tek bir lamba zar zor ışık sağlıyordu .Etrafta ağır bir rutubet kokusu nefes almamı zorlarken yerlerde uçuşan toz pisliği ciğerlerimi dolduruyordu .
Sert bir sarsıntı ile oturduğum yerden kaydığımda adamlardan biri ayağa kalkarak yanımızdan ayrıldı . Ben bağlı ellerimi tekrar çözmeye çalıştığımda bileklerimi sıkan ip Ne kadar zorlarsam zorlayayım asla gevşemiyordu .
Bakışlarımı başımızda nöbette bekleyen adama kaydı . Konuşmak için ağzımı açtığımda acı bir tat damağımda kalmıştı . Sesimi olabildiğinde yüksek çıkmasına gayret gösterdim .
" Bırakın bizi . Yoksa -"
" Yoksa ne ." diyen adam alaycı bir şekilde güldü .
" Yoksa kalan ömrünüzü hapishanelerde geçirdiğinizden emin olurum ." Bu tehdidim bir işe yaramasını umdum . Aksine bana pis pis sırıtarak oturduğu tabureden ayağa kalkarak yanıma yaklaştı ben olabildiğince kendimi geri çekmeye çalışsam da o üstüme geliyordu. " Beni korkutuyorsun güzellik ." Elini yüzüme düşen saç tutamlarına değeceğini anladığımda kafamı geriye yatırdım." çek pis ellerini ! Bana bir daha dokunursan fırsatımı bulduğum anda boğazını deşerim ." Bu konuda ciddiydim burada olmaya katlanamazken birde onun bana dokunmasını hayal ettikçe kemiklerim kırılıyormuş gibi oluyordum .
Adam bakışlarını üzerimden çekmeden geriye adımlayıp ellerini birbirine vurup yalancı bir alkış gösterisi sundu . " Bak sen bizim kediciğe ... peçelerin çıktığında sana hiç tatlı olduğunu söyleyen oldu mu . ?"
" Peki sana ne kadar ne kadar piç yarması bir adam olduğunu söylediler mi .? " dedim onunla aynı ciddiyetsizlikle .
Bunu benden beklemiyor olacak ki sinirlendiğini saklayamadı . Az önce oturduğu masaya doğru yürüyüp masanın hemen üzerinde bulunan elmaya saplanmış olan bıçağı çekip eline aldığında zorla yutkundum . Korktuğumu belli etmemeye çalışarak kafamı dik tutum.
Bana doğru geldiğinde gözlerimde ondan ne kadar korktuğumu bekleyen bir emare belirtisi bekliyordu . Bunları görmeyince daha çok sinirlendi. Ucuz egosunu benim korkumla tatmin etmesine izin vermeyecektim .
Başımda hissettiğim acıyla kafam geriye yattı ." Sen bana ne dedin orospu ! Tekrar et!" elindeki bıçağı boğazıma dayadığında tam gözlerimin içine baktı . Aradığı şeyi göremeyince yüzümde peyda bir gülümseme oluştu . " Sen hiçbir şeye balta olmazsın . Kansız herif !" bağırdığım gibi yüzüne tükürmem bir oldu . Neye uğradığını anladığında da saçlarıma daha sert asılmış bıçağı her an boğazımı kesebilecekmiş gibi sertçe bastırıyordu " senin dilini koparırım .! Af dile !"
" Dilemiyorum .!"
"Dile ! Keserim bak güzel dilini . Yazık olur sesine ." altındaki imayı anladığımda gerilmiştim .
Buna rağmen inadımdan vazgeçmedim " yap hadi ! Yap !"
"Seni orospu !"
" Sensin o .!"
" Öldüreceğim seni !"
"Azıcık adamsan yaparsın !" Bağrışlarım ardından gelen ışık hüzmesi süzüldüğünde gözlerim kamaşmıştı . Arkamdaki adım seslerinin yaklaştığını hissettim . saçlarımı sıkı sıkı tutan eller çözüldüğünde başım öne düştü .
Arkamda duran adamın konuşmasıyla seslere kulak kabartım . Ama anlayamıyordum konuşması Arapçaya benziyordu ses tonundaki siniri fark ettiğimde kafamı kaldırıp önümde duran adamın yüzüne baktım . Artık ne dediyse oldukça tedirgin olmuşa benziyordu . Konuşma bittiğinde adım sesleri de uzaklaştı ve kapının kapanması ile ortam eski atmosferine geri döndü .
" Amacınız ne .? " dedim net bir sesle " Bizi kaçırıp ne yapmayı düşünüyorsunuz .? Kaçırıp, buraya tıktınız . Öldürmeyeceksiniz de daha neyi bekliyorsunuz ." kendimle berber o kızı da katıyordum .
" Borcunuzu ödemek için buradasın ". kafasıyla sağımda kalan kızı işaret etti . " Sana da önerim susman . "
" Ne dedi o adam . "
" Patron sesten hoşlanmaz. Artık susmalı ve sana biçilen kadere karışmamalısın yoksa canını yakarlar ." dedikleri dikkatimi çekmişti patron dediği adam az önceki adam olmalıydı onun ne dediğini aşırı merak etmiştim . Artık ne dediyse bunun rahatlığından eser kalmamıştı .
"Nereye gidiyor bu gemi ."
Sandalyesine yürüyüp oturup bacaklarını masaya uzattı . " kahire gidiyoruz ." ağzından çıkan kelimeleri ilk başta algılayamamıştım . Kurumuş boğazımı temizleyerek yutkundum " Neresi .?" diye sorduğumda " Mısırda bir şehir . "
Ne demek kahire .? ne demek Mısır.?
" Ne zırvalıyorsun sen .?" yüksek sesle bağırdığımda odada sesim yankılandı." Borcum var . Kan borcu değil .! Beni öyle istediğiniz gibi alıp götüremezsiniz .! Öderim ben borcu .! Ne işim var mısırda ." Her bir hücrem korkuyu hissederken kafayı yememek için kendimi çok zor tutuyordum . Ne işim vardı benim orada .?
Göz pınarlarımdan dökülmek isteyen göz yaşlarımı çok zor tutuyordum . Ağlayıp Kendimi güçsüz hissetmekte istemiyordum . Çünkü ağlarsam kabullenirdim .
O an içimde koca bir özlem büyüdü .
Annem , Babam ve kız kardeşim .
Küçük bir çocuk olsaydım ' anneme gitmek istiyorum .' diye hıçkıra hıçkıra ağlardım . Hoş şuanda durumum farklı değildi . Evimi, ailemi çok özlemiştim . Eski zamanlarım gözlerimde canlandı .
Ne olurdu kapatsam gözlerimi açtığımda evimde olsam . Annemin beni çağırdığını işitsem . İçeriden babamın açtığı televizyondan gelen haber seslerini duysam . insan açılan haber sesini bile özlüyormuş . Aslında Konu haber sesi de değildi asıl konu babamın orada olmasıydı .
Birkaç hafta önce olan gerçekliğim şimdi bana çok uzaktı .
Kafamı dizlerimin arasında gömüp sessizce gözyaşlarımı akıttım .
Bitmişti bütün hayatım . Yolun sonu karanlıktı ...
Ben kim miyim ..
Hayatı bir gecede mahvolan , yapılan günahların bedelini çeken o kişiyim .
Adım gül ama kader bana hiç gülmedi .
Annem bu ismi adım gibi hep güleyim , Hayatımdan mutluluk eksik olmasın diye koymuş .
Şimdi görse annem şu halimi adımı gene gül koyar mıydı acaba .?
Kendi kendime güldüm . Ya kafayı yiyordum ya da iç benliğim ilk defa bu kadar yakından duyuyordum .
Adım gibi sevinçlerime güldüğüm gibi acılarıma da gülüyordum .
Görüyor musun anne kızın gülmeye devam ediyor .
Gözyaşlarım yanaklarımdan çeneme süzülüyordu . Biri görse beni ' kızım senin önünde uzun bir yol var .' derdi . Nerde benim aşkım , nerde benim gençliğim nerede benim benliğim .
Bu gemi alıp götürecek beni uzaklara nasıl bulacağım benden geride kalanları . ?
tekrar güldüm . Bu kez gülmem sesli olmuştu .
" Neye gülüyorsun . " diyen ses ile kafamı kaldırıp iğrenç suratına baktım . Onu gördükçe midem bulanıyordu .
' Düşme kızım . Yenilme ayağa kalk . Bulursun sen bir çaresini . Halledersin . Neyi halletmedin . Bunu mu halledemezsin . '
" Sen neden gülmüyorsun ? ." soru yönelttiğimde bana delirmişim gibi bakıyordu . Eliyle yüzünü sıvazladı sanki daha fazla burada olmak istemiyormuş gibi nefes aldı " Ben hava almaya çıkıyorum . Uslu uslu durun .! " dedi bakışlarını kızda gezdirerek bende o tarafa baktım . kız olduğu yerden mümkün olabileceği kadar küçülmüş. Varlığını yok etmeye çalışıyor gibiydi .
" Sen ." diyen ses ile bakışlarımı tekrar ona çevirdim . " uslu dur . Bir kez daha uyarmam . Seni bayıltmak yerine atarım gemiden aşağıya . Ona göre ayağını denk al ." uyarısını görmezden gelerek başımı diğer tarafa çevirdim . Yanımdan uzaklaştığında rahat bir nefes aldım kapının açılma sesiyle içeriye birkaç saniyelik ışık hüzmesi ile kapının kapanmasıyla oda eski karanlığına gömüldü .
Yerimden o kıza baktım . " Şii." dediklerimi duymamış gibi kafasını kaldırmadan yere bakıyordu .
" Sana diyorum !." sesimi azıcık yükselttim . Kafasını kaldırıp bana baktığında gülümsedim " Adın ne .?" dediğimde kafasını iki yana salladı . Bana cevap vermek istemiyordu .
" Benden korkuyor musun . ? " sorduğum soruya yine cevap vermemişti .
" korkma . Bak . " kelimeleri kafamda toparlamaya çalışıyordum " Bize neler yapacaklarını bilmiyoruz . kurtulmaktan başka şansımız yok " inançla gözlerine baktım ." Beni anlıyor musun.?" dediğimde dışarıdan gürültü koptu . Daha ne olduğunu anlayamadan karşımdaki kıza geri baktığımda titriyordu .
" Bende korkuyorum . Ama böyle kalırsak birimizden birinin canı gidecek . Lütfen yardımına ihtiyacım var . " son dediklerimde sesim kısık çıkmıştı . Evet sakinliğimi korumalıydım çünkü karşımdakini sakinleştirmeliydim . Fakat ne kadar istemesem de bende korkuyordum .
Ondan ses gelmeyeceğini anladığımda başımı duvara dayadım .
Buradan kurtulmalıydım .
Nasıl .nasıl . Nasıl .?
" Adım nur . " odayı ince bir ses dolduğunda kafamı ona çevirdim olduğu yerden yavaşça ayağa kalktığında yanıma yürüdü . " ya sen .?"dedi tam karşıma çöktüğünde göz göze geldik . Parlak yeşil gözleri vardı kafasına örttüğü şal kahverengi saçlarının belli bölümlerini kapatıyordu .
Yüzündeki kirlerin altındaki morluklar belli oluyordu ." Gül ." dediğimde gülümsedi .
" Güzel isim ." dediğinde kafamı salladım . Fakat ne tanışmanın sırasıydı nede dertleşmenin . Her an içeriye biri girecek korkusu beni sardığında bir an önce konuya girmeliydim . Onu yanımda görmeleri dikkat çeker, Bir şey yapacağımdan şüphe duyarlardı . Evet bir planım vardı ve bunu Nerede olduğumu anladığım andan itibaren düşünüyordum. Bildiklerimi bir masaya yatırıp uzaktan baktığımda elimdeki sonuçlar olumsuzdu . Denizin ortasında bir gemide kapana kısılmıştık . Denize atlayıp kurtulmayı denesek düşüncesini hemen karaladım ya nur yüzmeyi bilmiyorsa hadi onu bir şekilde tuttum yüzmeyi başardık . Ya deniz dalgalıysa .?
Belki bir işaret ile kendimi fark ettirebilirdim ...
Aklıma İzlediğim bir belgesel de bu tarz gemilerde kamara kısmında yardım çağrısı yapan düğmeler bulunuyordu herhangi bir durumda bu düğmeler sayesinde güverteye ve sahil güvenliğe bildiri gidiyordu .
Eğer azıcık şansım varsa buradan kurtulabilirdim . İçimdeki umudu yeşerten düşüncelerimi bir kenara koyup Nur'a döndüm . " şimdi . " arkamdan bağlı ellerimi işaret ettim . " Hızlıca ipleri bolla ." dedim onların en savunması anında harekete geçecek kamaraya sızacaktım .
" Y-yapamam .." diyen nurun ince sesiyle düşüncelerimden arındım . Nurun gözlerindeki bariz korku beni dizginlememe neden oldu önce onu sakinleştirmeliydim .
" Bana bak nur . " göz göze geldiğimizde güven veren bir ses tonu takındım . " Biliyorum korkuyorsun . Başına bela açacağımı düşünüyorsun bunu da biliyorum . Küçük bir Plan yaptım ve bunu senin yardımın olmadan başaramam . Seni tehlikeye atmayacağım söz veriyorum . " gözlerinin içine baktım korkudan bakışlarını yere indirdi .
" kızarlar . "
" kim ."
" Onlar ." dediğinde yutkunamadım ne yapmışlardı bu kıza .? Düşünmek bile midemi bulandırmıştı .
"Nur ." dediğimde bana bakmadı . " Bizi buradan kurtarmak için bana yardım etmene ihtiyacım var ." Dediklerimden sonra kafasını kaldırdığında başını salladı . Bu evet demekti . Dizlerinin üzerinde kalkarak arkamdaki ellerimi çözmeye başladı . O çözmekle uğraşırken ben dışarıdan biri gelip gelmediğini ölçmeye çalışıyordum . Düğümlerin bollaştığını hissettiğimde kısık sesle
" Yeter ." dedim nur aynı işlemi ayak bileklerimdeki düğümleri bollarken el bileklerimi rahatlatmak için hareket ettirmeye başladım . Ayaklarımdaki sıklık gittiğinde gülümsedim .
" Sen yerine geç . Dikkat çekmeyelim ." Nur yerine geçerken ben kendimi arkamda ki duvara yaslayıp başımı tavana diktim
kurbanlık koyun gibi kaderimi kabullenmektense denize atlar ellerinde ziyan olmama izin vermezdim .
🥀
Gözlerimi bir süre dinlendirmek için kapatmıştım ki ne kadardır bu haldeydim hiçbir fikrim yoktu beni uyandıran gördüğüm o saçma sapa rüyaydı .
Bununla birlikte kulaklarımda yankılanan o iğrenç seste beni iyice kendime getirmişti " uyan kedicik . Bak sana mamanı getirdim ." kafamı kaldırıp sesin sahibine gözlerimi devirdim . Elindeki Cam kaseyi önüme atarcasına bıraktığında bakışlarımda onu takip etti . Kasenin içince birazcık pilavı vardı .
Yüzümde alaycı bir gülümseme belirdi " Ne yazık ." dediğimde yüzündeki ifade değişti. " Sen bize acıyacağına kendine acı kedicik . Oradan bakıldığında acınacak gibi mi duruyoruz . ?" dediğinde kafamı geri yatırdım " Buradan bakınca acınacak haldesiniz doğru . Lakin günü geldiğinde şu halinizden daha acınacak hale düşeceksiniz ." dediklerime gülmek istedi ama gülümsemesi yüzündeki sinirli ifadeyi silememişti . " Sen . " üzerime yürüyüp elini kaldırdığında bakışlarımı çekmedim ." Sen dua etmeye devam et çünkü seni bizim elimizden bir tek o kurtarır . Zamanı geldiğinde dik tuttuğun başını yerlerde sürteceğim . Yalvaracaksın bana ." Eli havada yumruk olup indi " Yalvaracaksın ." Sesi yemin eder gibi çıkmıştı .
Daha fazla yüzünü görmemek için kafamı nurun bulunduğu yöne çevirdim . Nur eski yerine sinmiş kafasını örttüğü şalla yüzünü gizlemişti .
Çok az kalmıştı . Planım işe yararsa en azından birilerine haber verebilirsem bende, nurda buradan kurtulabilirdik .
🥀
O adam bir süre etrafta gezmiş daha sonrada odadan çıkmıştı . onun gidişi ile havanın öğlen saatlerinde olduğunu anlamıştım .
" Nur ." kısık çıkan sesim boş odada yankılandı . Nur benim sesimi duya duymaz gömdüğü başını kaldırdı ." Gül ." dediğinde önümdeki yemeği işaret ettim . " acıkmışsındır . Gel yemek ye ." dediğimde kafasını hayır anlamında iki yanına salladı ."olmaz . O sana verildi ." dediğinde" Ne fark eder. ? Benim iştahım yok . Ziyan olmasın .." Acıkmış olsam da onlardan bir şey yemeyi midem kaldırmıyordu .Yemeğin bir tek bana verilmesi de ayrı bir komikti ben yerken o bakacak mıydı . ?
Nur dizlerinin üzerinde yavaşça bana yaklaştı . Kaseye geri baktığımda kaşlarım çatıldı .şerefsizler bir çatalı , kaşığı çok görmüşlerdi . Nur açıp eliyle pilavı bütünleştirip ağzına attığında ne kadar aç olduğunu bir kez daha anladım . Onun yemesiyle yemiş kadar olmuştum .
" Kaç yaşındasın nur ." dediğime eliyle ağzını sildi bana baktığında dudakları kıvrıldı " 24 " dediğinde Benden bir yaş büyük olmasına şaşırmıştım . yaşından küçük duruyordu . " sen ." dediğinde " 23 " dedim . yemeğe devam ettiğimde nuru daha çok merak etmeye başlamıştım.
" Neden buradasın nur . "dediğimde elini ağzına götürecekken durdu . "Ben -"
"Sen ."
" Yetiştirme yurtlarında büyüdüm yaşım 18 olduğunda kaçtım oradan. Kaçtım da "Dedikleri dikkatimi çekmişti . Göz göze geldiğimizde daha hayatının baharında olan bu kızın gözünde tek bir hayat sevinci bulamamıştım . Gözleri belli bir noktada asılı kaldı.
" Ayaklarımın üzerine dururum zannettim . Olmadı . Savruldukça savruldum . " sustuğunda içimde oluşan öfke yerini belli etti . Yaşadıklarını tahmin bile edemiyordum sinirden ayaklarımı yere vurdum ." Ne kadardır buradasın nur ." dediğimde bakışlarını kaçırdı . " Başka bir şey hakkında konuşsak ..." dediğinde bende sustum . konuşmak ona acı veriyorsa bana düşen susmaktı .
Onun sustuğu yerden ben başladım . Kafamda dönene o sahneler gözümün önüne canlandığında sanki o ana dönmüştüm . Annemin ,babamın acı kaybını bir kez daha kalbimde hissetmiştim . bir kez daha ailem sandığım insanlar bana sırtını dönmüşlerdi . Sevmiyorlardı beni . Bunun nedenini hiç anlamamıştım .
Onlar öldüğünde herkes bağını kesmişti bizden . İki kardeş yapayalnızdık kalmıştık .
" Annem babam öldüğünde dünyam başıma yıkılmıştı ." deyiverdim birden . " kimsesiz kaldığımızda bize sahip çıkacak bir akrabamız bile çıkmadı biliyor musun ." dediğimde gözleri gözlerimle buluştu .
Omuzlarımı silktim " sevmiyorlardı beni . Bunu hissediyordum da işe . O an insan istiyor teyzesinin ,halasının amcasının dayısından bir omuz . Kimse sahip çıkmadı bize . Allahtan babaannem vardı da....o da çok yaşamadı " dediğimde kelimeler ağzımda yuvarlandı . Gözlerim yaşarmaya başladığında kafamı yukarıya diktim "Sonrasında ise buradayım . Bana sahip çıkmayan o insanların kefaretini ödemek için kurban edildim ." çok zoruma gidiyordu bu şekilde yok sayılmak . Burada ölsem hiç kimsenin ruhu duymazdı . " işte bu yüzden ." sessizliğimi bozdum ." Biz denemezsek burada yok olur gideriz. .. bizim bizden başka kimsemiz yok nur . Benim kardeşimin benden başka kimsesi yok ." ağzımdan şiddetli bir hıçkırık koptuğunda artık tutamamıştım kendimi , içimi çeke çeke ağlamaya başladığımda nur yerinden dizlerinin üzerinde kalkıp kafasındaki şalın uçlarını tutarak yanaklarıma düşen yaşları silmeye başladı . O kadar çaresizdim ki hiç böyle bir duygu yaşamamıştım . Ne kaçabiliyordum ne ölebiliyordum . Ölmek kolaydı . Olan geride kalanlara oluyordu . Benim kız kardeşimin benden başkası yoktu . Canı acısa ağlamazdı . Ama ben bilirdim canı acıdığını . Üzüldüğünde , endişelendiğinde ,merak ettiğinde yemek yemezdi ama ben bilirdim kardeşimi . Nura baktığımda onunda gözlerindeki kimsesizliğin verdiği acıyı görebiliyordum burnumu çekip kendime gelmeye çalıştım .
Önce kurtulacaktım . Sonra sabaha kadar ağlayabilirdim .
" sence kurtulabilir miyiz." dediğinde çatalı çıkan sesimle " Kurtulacağız . Öyle ya da böyle ." Aniden gelen sarsıntı ile bedenim yana kaydığında kendimi zor düzeltebilmiştim . saçlarım önüme geldiğinde ağzımla üfleyip yüzümden çektim . Ortamdaki nem seviyesinden alnım terlemeye başlamıştım . Üzerimde ince uzun kollu siyah bir badi ve mavi bir kot pantolonu vardı . Sıcaktan alnımda ter birikmişti ." Hep bir hayalim olmuştu ." dediğimde nuru daha rahat görebilmek için kafamı yana yatırdım " Ne.?" dediğimde ellerini okşarcasına saçlarına götürdü açıkta kalan saçlarına dokundu . Gözleri kuruduğu hayallere dalmış gibi bakıyordu ."kendime ait bir evin hayalini kurardım hep . İçinde belki anne , baba ve ." güldü" Bir kardeş . Anlayacağın hep bir aile hayaliyle yaşadım . Sanırım çok hayal presim hiç görmediğim anne babanın hayalini kuruyorum üstelik birde kardeş . Ne saçmalık ama kimsesiz geldim kimsesiz gideceğim" gözlerindeki kırgınlığı gördüm . Hep bir ailesi olsun istemişti . Ne annesini nede babasını tanımıştı onun adına üzülmüştüm . Ben anne babamı tanımıştım . Ona göre şanslıydım belki de şükretmem gerekiyordu ama etmiyordum çünkü çok zamansızdı gidişleri . Benim onlara ihtiyacım vardı hala . İçimden kendi kendime güldüm yaşamayan birine trip atılır mıydı .
" Benim hiçbir hayalim yok " dedim kuru bir sesle .
Hiçbir zaman bir şeyin peşinde kendime ait tutkularım olmamıştı . Ailemin istediği şekilde okula gidip, gelmiş evde nasılsam dışarıda da onların bana öğrettikleri gibi davranmıştım. Kaçırılmamış olsaydım herhalde kardeşini okutmaya çalışan , anne babasının yokluğunu hissetmesin diye ona bütün sevgimi veren bir abla olurdum . Zamanı geldiğinde orta gelirli biri bana talip olur . Herhangi bir düğün salonunda evlenir hayatıma birinin karısı olarak devam ederdim . Sonradan çocuklarım için çabalar onları büyütmek için içimde kalan son enerjimi de onlara verir . Adımın yanına birde annelik sıfatını koyardım . Sonradan herhalde torun filan derken adımın yanına birde ananeyi , ya da babaanne sıfatı eklenir bunlar derken ölür giderdim . Son kez de Adımı mezar taşına yazarlardı .
"Gül Yıldırım " diye
Doğdu , büyüdü ve öldü .
Bunları niye düşündüğümü bende anlamıyordum . Çocuk doğurmak , Büyütmek çok ciddi konulardı . Ona hayat vermek onu yetiştirmek gözünden bile sakındığın birinin sorumluluğu bana çok ağır geliyordu . Bunu kız kardeşimin bütün sorumluluğu üstüme kaldığında daha net anlamıştım . Tek göz yaşına insanın içi parçalanıyordu . Bunun üstüne sabah gördüğüm o rüya ... İçimde garip bir duygu seline yol açmıştı .
Hatırladığım tek şey Bir evdeydim ev gibi de değildi . Garipti ... bir beşik . Öyle ortada ... ona yaklaştıkça kalbimde binlerce duygu geçiyor binlerce düşünce aklımda soru işareti olarak kalıyordu . Hepsinin başında da aynı kelime .
Biraz daha ...?
Neyin biraz dahası .
Beşiğin içine baktığımda gördüğüm görüntü karşısında kalbim patlarcasına sıkışıyordu . Yüzünü görmüş gibi olsam da anımsamıyordum .
Uyandığımda ise ,hala o duygulardan kurtulamamıştım . Şimdide kurtulamıyordum .
" Daldın gittin ." dediğine düşüncelerimden uzaklaştım .
" Pardon ." dedim iç çekerek nur bana yaklaştığında ne yaptığını anlamamıştım . Ta ki bana sarıldığında bu iyi hissettirmişti . " kurtulacağız ." dediğinde başımı salladım .
" mecburuz." dedim sadece . devamını getirememiştim çünkü bunun sonu bizim için noktaydı .
🥀
Açılan kapı ile kafamı arkaya çevirip baktığımda Gördüğüm görüntü ile sırıtmaya başlamıştım. İçeriye hiç ışık girmiyordu . Bu demek oluyordu ki akşam vakitlerindeydik .
İçimde büyüyen korkuyu hissettiğimde bunu bastırmaya çalıştım .
Korku yoktu .
Olamazdı .
Yani şimdilik .
İçeriye giren adım sesleriyle kafamı önüme çevirdim . Yüzümdeki sırıtışı silerek ciddiyetimi korudum .
Adam önümde durduğunda önce bana sonrada nur baktı . Nuru uyuyor olduğunu gördüğünde garipsememişti neticede onu tehdit olarak görmüyordu . Bu düşünceyle keyiflenmiştim az sonra yapacaklarım da küçümsediği o kızın ona neler yapacağına şahit olacaktı . Nurun uyuyor numarası yapmasını ben söylemiştim . Harekete geçene kadar ikimizden de kuşkulanmamaları lazımdı .
" Sen neden uyumadım güllüm ." dediğinden midemi bulandırmıştı . Hiç muhatap olmak istemediğim için kafamı nur tarafına çevirdim başındaki şalı az önceki gibi yüzünü örtmüş bacaklarını kedine çekmiş şekilde yatıyordu . " Sana söyledim kediciğim ." dediğinde şimdi planı siktir edip yüzüne yumruğu çakacaktım .
Çok az kalmıştı .
" Aaa yoksa güllüm dememi mi beğenmedin .?" dedi bana yaklaştığını hissettiğimde kafamı dik tutup gözlerinin içine baktım ." Deccal suratını görünce uykum kaçtı ." dediklerime kahkaha atmasını beklemiyordum . " Kalbimi kırıyorsun kedicik Oysaki sana dışardaki muhteşem manzarayı göstermeyi teklif edecektim . " dedi ve yavaşça arkasına dönerek masanın yanına yürüdü .
" Ne yazık ki purosudur gereğiyle kaçırdığımız insanlara böyle bir hizmet veremiyoruz ."
Şaşırmış gibi yaparak " Ah . Çok yazık oldu . Oysaki seni soğuk sularda boğmak gibi fantezilerimi gerçekleştirmeyi çok isterdim . "dedim alayla .
Sandalyesine yaslanıp bana baktı ." Ne istediğine dikkat et . Tam tersini de yaşayabilirsin."
kafamı yana yatırıp tiksindiğim suratına baktım ." Ben asla boş konuşmam ." bastırarak kurduğum cümlelere sinir olmuş, beni küçümseyerek gülmüştü . Bende aynı küçümseyici tavırla gülmüş sinirlerini daha çok arttırmıştım . O her şeyden bihaber otururken ben içimden saniyeler sayıyor, dışardaki sesleri dinliyordum doğru zamanı kolluyordum ki erken bir atak gibi bir hata yaparsam bu benim sonum olurdu . Yüzüne tekrar baktığımda güldüm . Az sonra küçümsemek neydi görecekti .
🥀
Dışarıdan gelen deniz hışırtısından başka ses yoktu . Duymuyor olma ihtimalimde çok yüksekti elbet . Şuan her şeyi bir ipin üstüne şans adımlarıyla ilerliyordum . Gözlerimi aralayıp etrafa bakındım o adam oturduğu sandalyesinden masaya ayaklarını uzatmış ellerini göğsünde bağlamış kafası önüne düşmüş uyuyordu .
İçimdeki ben ' Başlama zamanı ' diye bana sinyal veriyordu .
Evet başlama zamanım gelmişti .
Arkamda duran halde hazırda çözülmüş iplerden bir çırpıda kurtuldum . Yanımda duran kaseyi alarak hafifçe yere bıraktığımda bu nura ' başlıyoruz 'işaretiydi . Nur kafasını kaldırıp bana baktığında ona göz kırptım oda yerine geri yatarak ağlama numarasına başladı . Ben hemen ellerimi arkamda birleştirerek kafamı omuzuma düşürerek gözlerimi kapattım . Az sonra yükselen acı feryat ile o adamın küfür edişini ve sandalyesinin geriye doğru sürtündüğünü duydum . " Ne oluyor lan ." önümden geçen adımlarını hissettiğimde gözlerimi araladım . Adam ,nura doğru ilerleyerek sorunu çözmeye çalışıyordu . Nur yattığı yerden iki büklüm olmuş şekilde karnını tutuyor ağlıyordu .
"Ne oluyor .?" diye tekrar sorduğunda nur ağlamaya devam ediyordu .
" Karnım acıyor ..."diyerek feryat ettiğinde ben bile bilmesem inanabilirdim . Nurdan böyle bir performans bende beklemiyordum .
Adam eğilip " Neresi ." dediğinde nur karnın yan kısımlarını tutarak inliyor onu dikkatini topluyordu . Gözlerimi açıp hızla ayaklarımdaki iplerden kurtulduğumda nur " buram acıyor ." diyerek hıçkırarak ağladı . Ben elime kaseyi alarak ayaklandığımda nurun sesinden beni bile fark edememişti .Temkinli adımlarla ona ilerledim . Kafasını arkasına çevirmesiyle her şey o kadar aniden olmuştu ki . Planım kaseyi kafasında kırmak Onu bayıltmaktı. Böyle bir şeyle bayılmayacağını bildiğim için kaseyi yanımdaki duvarda parçaladığım gibi elimde kalan keskin kısmı ile üzerine atlayıp onunla beraber yere düşmüştük . O daha neler olduğunu idrak edemeden ben elimdeki kırığı şah damarına yasladım . "Sana söylemiştim . Fırsatını bulduğum an keserim boğazını demiştim hatırlıyor musun ." debelenmeleri yavaşladığında . Kafamı kaldırıp nura baktım nur ayaklanarak önüme geldi. Gözlerindeki korkuyla bir bana birde ona bakıyor en son elimdekine takıldı . Gözleri geri beni bulduğunda" ipleri getir ." dedim . Yanımızdan uzaklaştığında elimin altındaki bedenin bir anda hareket edip bağırmaya başladığında endişelenmiştim . Onun sesiyle başıma adam toplayabilirdim . " kes sesini . Andım olsun deşerim boğazını acımam ." tehdit dolu sesimle sustuğunda ortamdaki sessizlikten bir sorun olup olmadığını anlamaya çalışıyordum . Nurun önüme bıraktığı ipleri gördüğümde kendime gelmiştim . Elimdeki camı hissettirerek " Ellerini uzat , ayaklarında öyle "Ellerini uzatıp nefes almaya çalıştı ." öldürecekler seni " kısık çıkan sesiyle elimdeki camı bastırdım ." kes.!"
" Ne zannediyorsun .? Buradan kaçabileceğini mi . ? Elimizden kurtulsan nereye kaçacaksın ki tek kurtuluşun ;ya deniz kızısın ya da kuş. İkisi de değilsin sen yardıma ve sevgiye muhtaç yavru bir kedisin senin pençelerinden mi korkacağım ben . İroni komik ."
söylediklerini umursamadan yerimden oynadım . Nur hızla ellerini sonrada kollarını bağladığında sağlamlığını test ederek doğruldu . " Ya sen ." dediği kişi nurdu . " Senin cesaretini öyle bir -" cümlesi bitmeden onu üzerimden attığımda yüz üstü düştü . Ayağa kalkarak elimdekini nura verdim benim en başından göz koyduğum şey masanın üzerindeki bıçaktı .
Masaya doğru yürüyüp elime aldığımda nur şaşkınca bana bakıyordu . Gözlerim adama dönüğünde doğrulmaya çalışıyordu . " Ondan önce " diyerek nurun yere düşmüş şalına doğru eğilerek elime aldım . Adam beni gördüğünde ne yapacağımı ölçmeye çalışıyordu . " sesini kesmek lazım ." diyerek ona doğru yürüdüm . Bıçağımı arkama sokup bir elime çenesini sıkarak diğer elimle ağzına tıktım . Gözlerinin içine bakarak" Eğer mızmızlanırsa . Kes nefesini ." dedim acımasızca . Arkamı dönüp gidecekken tekrar nura baktım benden böyle bir hamle beklemediğin emindim az önce ki dertleşen, çocuk gibi ağlayan kız gitmiş yerine acıması bir kadın gelmişti .
Ölmezse, ölürsün lafını hatırladım . Bir filimden anımsıyordum . "Sen burada kal . Oldu ki bir şey oldu. Her şeyi ben yaptım . Seni de ben zorladım . " gözlerimi tekrar ona çevirdim " Seni ötmesine izin verme, öldür gitsin . " arkamı dönüğümde kapıya koştum yavaşça kupu çevirip açıp dışarıya baktığımda pek bir hareketlilik yoktu .
Kendimi dışarıya attığımda dışarının ayazı yüzüme vurmuştu . Derin bir nefes aldığımda ciğerlerim buna muhtaçmış gibi soludum .
Nefes hızımı düzenleyip etrafıma tekrar baktım . İçime oluşan korku kendini tekrar belli etmişti .
Yavaşça olduğum bölgen uzaklaştım . Hemen çaprazımda duran büyük konteynerleri gördüğümde onu arkasına doğru yürüyüp görüş alanımda kamaraya çevirdim .
Sırtımı konteynere yaslayarak soluklandım . kafamı kaldırıp ortalığı incelediğimde görünürde kimse yoktu . içimden başardığıma dair nidalar atarken bir yanım bunun bu kadar kolay olmayacağını haykırıyordu .
konteynırın arkasından yavaş adımlarla ilerleyip kamaraya doğru yaklaştıkça içimdeki endişe büyüyordu . Bir elim belime koyduğum bıçaktaydı .
kimselere görünmeden kapıya kadar geldiğimde içeriden gelen horlama sesleri ile kupu çevirmek için uzanan elimi durdu .Eğer duymasaydım kim bilir ne olurdu içimden şansıma küfredip kafamda bu ana dair yapabileceğim herhangi bir şey yoktu . kamaranın açık camlarından birine doğru eğilip yürüdüm . kafamı hafifi kaldırıp içerinin ne durumda olduğunu inceledim . içerideki makinalar kendini belli ediyordu bir sürü tuş vardı . bunlardan gözümü aldığımda adamın oturduğu yerden ayaklarını uzatmış kafasındaki şapkayı yüzüne gelir şekilde takmış uykusu derin görünüyordu. Ne yapacağımı düşünmeye başladığımda kalbimin hızlı atışını hissediyordum . yakalanmak gibi bir ihtimal beni canımdan edebilirdi . Kafamı havaya kaldırıp derin bir nefes çektim . Hemen yanında yuvarlak bir masanın üzerinde harita kaplıydı . kafamı eğerek düşünmeye başladım elimde bir bıçak , Bu kadar düğme içinde bana gerekli olan basmama gereken bir düğme ve içeride uyuyan adam vardı .
Onu uyandırmanın ve çıkarmanın yollarını bulabilirdim . Bunu yaptığımda herkesi başıma toplayıp planımın içine etme ihtimalim çok yüksekti .
Bunu kafamdan eleyip son çaremi düşündüm . bu beni son derece soğuk kanlı olmaya zorluyordu . Ellerime baktığımda titrediğini fark ettim terlemeye başlamıştım . Bu kez sıcaktan değil korkudandı .
Arkamdaki bıçağın varlığını elimle kontrol edip etrafıma göz gezdirdim . kimse uyanmadan bunu halletmeliydim .
kendimi camdan içeriye atarsam sessizce arkasından yaklaşıp onun boğazına bıçak dayayabilir . Tehdit yoluyla işime yarayan düğmeyi gösterttirebilirdim .
Olasılıklardan en iyi ihtimal buydu .
Bir bacağımı kaldırıp kendimi camdan içeriye sarkıttığımda uyanmamasına dikkat ediyordum . Eğer uyanmaz ve ben o düğmeyi bulursam kimse görmeden yerime geri gidebilirdim . Bizi bulana kadarda uslu uslu dururdum .Yaptığım şeyi söyleseler bile bunu yalanlardım .
İnkar eder . bir şekilde yol bulurdum . En kötü ihtimal kurtulmaya çalıştığımı ve başarısız olduğumu söyler uslu dururdum buda onlara itaat ettiğimi düşündürtürdü .
Derin bir nefes alarak kendimi odaya attığımda parmak uçlarımın üstüne düştüm.
Odadaki sessizlikten anlık paniğe kapılsam da ardından gelen horlama seslerini duyarak rahatladım .
Parmak uçlarımın üstünde yürüyüp alanı incelemeye başladım .
Bir sürü farklı farklı düğmelerden hangisinin işime yaradığını bilemiyordum diğer tarafta da bir sürür farklı düğme hemen yanında duran kollar ve onlarında kendilerine göre düğmeleri vardı hemen solumda ekranda duran radar gösteren bir cihaz vardı .
Ellerimle bir kaç tanesine uzanıp basmayı düşünsem de hemen vazgeçip elimi çektim .
Bu kadar tuşun içerisinde nasıl bulacaktım . ?
Derin bir nefes alıp geriye son seçeneği yapmaktan başka şansım yoktu . Adamın arkasına doğru yavaşça yürüdüm . Uyandırmamaya dikkat ederek arkasına vardığımda belimdeki bıçağı çıkarıp adama doğrulttum. Biraz sonra olacaklar için kendimi hazırlamaya çalışıyordum . O bağırmadan benim onu susturmam lazımdı .
İçimden üçten geriye sayıp boşta olan elimle kafasını kaldırıp aynı zamanda bıçağı boynuna bastırdığımda adamın aniden hareketlenmesi ile elimi ağzına kapattım . Bağırmaya başladığında ağzına tuttuğum elim sessinin şiddetini kırıyordu . Diğer elimdeki bıçağı ona hissettirdiğimde koltuktaki tepinmeleri yavaşladı " Bağırma ." kısık çıkan sesimle odada nefes sesinden başka bir ses yoktu . kendimi sakinleştirip boynuna doğru eğilip " Yardım edeceksin ". cevap gelmediğinde yüzüne baktım olayın şokuyla hızlı nefes alıp veriyor elleri titriyordu . Elimi ağzından çekmeyip çenesini sıkıtım .
" Duydun mu beni !" dediğimde gene cevap yoktu bu benim kaşlarımın çatılmasına neden oldu . " Türkçe bilmiyor musun ." dediğimde ağzını açtığını hissettim . "لا أعرف اللغة التركية." dedikleri ile kalakaldım . dediklerini anlamıyordum .
Arapça bilmiyordum -bu yüzden İngilizce anlamasını umut ediyordum
"If you don't help me, I'll slit your throat. I'm not joking."
Bana yardım etmezsen boğazını keserim. Şaka yapmıyorum.
söylediklerimden sonra homurdandı . Anladığını anladığımda elimi çektim .
"You are going to die." öleceksin . oda benim gibi sessiz konuşmaya başlamıştı .
Bıçağı biraz daha bastırdım .
"I will send you away from my sight. You can be sure of that."
Seni önümden göndereceğim. Bundan emin olabilirsin.
daha fazla oylanmadan harekete geçmem lazım ".Where is the SSAS button?"
SSAS düğmesi nerede?
Soruduğum sorula kısık sesle gülmeye başladığında şaşırmıştım . "Do you think you can get away with it? What are you going to do after you press that button—do you think they'll come looking for you or something? You're fearless and brave, but also a fool. You're going to lose your life over this."
Bunun yanına kâr kalacağını mı sanıyorsun? O düğmeye bastıktan sonra ne yapacaksın; gelip seni falan mı arayacaklar sanıyorsun? Korkusuz ve cesursun ama aynı zamanda bir aptalsın. Bu yüzden canından olacaksın.
Dediklerini umursamamaya çalıştım ama haklıydı . O düğmeyi kurtuluşum olarak görüyordum . O düğmeye basınca ışınlanmayacaktım yada anında gelmeyecektiler . Beklide boşuna uğraşıyordum .
kafamdaki sesler çığ gibi büyürken adamın sesi ile kendime geldim "Come on, let go of me and go back to your place. This is my final warning to you."
Hadi, bırak beni ve yerine dön. Bu sana son uyarım.
" Never !"
Asla
Güldüğünde bende güldüm .
Boğazındaki bıçağı çekemden etrafında dönerek önüne geçtim .Göz göze geldiğimizde bu durumdan keyif alır gibi duruyordu .
" Seninle ortak bir dilde konuşuruz zannetmiştim ama sen anlamıyorsun " dediklerimi anlamadığında kaşları çatıldı ağzını açacakken bıçağın ucunu dik bir şekilde boğazına uzattım . " .Where is the SSAS button?" dedim net çıkan sesimden yüzündeki alaycı ifade silinmişti . Boğazını kesmeye başlayan bıçağa korkulu gözleler bakıyordu .
"come on." boğazını ince küçük bir kesik oluştu . oradan akan kan eline damladığında söylemediği taktirde olacaklardan şaka yapmıyordum .
kafasını döndürmeden elini kaldırdığında bakışlarımla doğurttuğu yöne baktım . Haritanın bulunduğu masayı işaret ediyordu .
" under the table" masanın altında dedikleriyle gülümsedim . Bulmuştum işte bundan sonrasını pek hayal edemezsem de olacaklar belliydi . tuşa yürümeden önce bakışlarım elini koyduğu yere geldi .
Boğazından çektiğim bıçağı hızla eline indirdiğimde bağırmaya başladı bende bu fırsattan yararlanarak masaya doğru koşup elimi altına soktum . Tuşa elim değdiğinde bir saniye bile düşünmeden bastım . bastığımda kapı sonuna kadar açıldığında kendimi yere attım . Oturduğum yerden içeriye giren adamlara bakıyordum . Arkamdan gelen bağrıma sesleriyle adamların ellerinde silahları bana doğrultması bir oldu .
Planımın sonuna gelmiştim . Şimdi Allaha dua edip, yerimizi tespit etmelerini beklemem gerekiyordu .
Adamlardan bir kaçı arkamdakine yardım derken diğer ikisi yanıma gelerek kollarımdan tutarak kaldırdı . Onlar hiç zorluk vermeden yerimden kalktığımda beni güverteye çıkardılar . ben aynı yere gitmeyi düşünürken bir kaç adımda adamlar durduğunda şaşkınlıkla onlara baktım .
Bunlar neden hareket etmiyordular? .
" Cesaretin hayran bıraktı ." aksanlı bir ses, duyar duymaz kafamı . En üstteki balkon kısmına çevirdim . Ellerini demire yaslanmış şekilde bana bakıyordu . orta yaşlarda buğday tenli bir adamdı saçı siyah olsa da beyaz tutamları fazlalıktaydı . üzerine giydiği siyah uzun bir tunik ve pantolon vardı bakışlarındaki korkutuculuktan ayaklarım geri geri giderken kollarımı tutan adamlar beni geri öne aldı . Hareket etmek istediğimde kollarımı sıktılar " Bırak!" bağırarak ellerinin arasından çıkmaya çalıştığımda yüksek bir sesle durdular " Bırak .!" Adamlar anında ellerini üzerimden çektiğinde silkelenip kafamı kaldırdım göz göze geldiğimde kötü bir enerjisi vardı .
" Kaçma girişiminizi başarılı bulduğumu söylemek isterim ." Ellerini demire vurduğunda nefes alışlarım hızlandı "Ama bu kadarı ...." fısıltılı bir şekilde söylendi .
"Benim sizinle alakalı bir sorunum yok ." dedim titrek çıkmasından korktuğum sesimlei. Adam dediklerimi umursamıyormuş gibi güldü " Sorunumuz yok elbette küçük hanım . Sorun sen bende değil . Bize olan borcun . "
" Benim size borcum yok ." dediğimde ben bile bu kadarını diyebilecek yürek yoktu benden .
" Bana borcu olan adam ,seni borcu için bana sattı. sen artık sadece bize borçlusun küçük hanım ."
" Öderim . Ama bu şekilde olmaz ." gözlerimin içine baktığında kafasını salladı.
" cesaretin hayranlık uyandırıcı . ama unutma fazla cesaret aptallıktır . sen bu ince çizgide yürüyorsun gül ."
" Ben alıp satabileceğiniz mal değilim . ! Ailem var benim . Peşinize dü-"
" Hangi aile?" söyledikleri içime işlenirken kelimler ağzımda kaldı . O bunun keyfini almış gibi sırttı " Anne , Baban yok . Hiçimsen yok . kim soracak seni . ? ben söyleyeyim; kimse ."
" Ne olursa olsun , kurtulmanın yollarını hep bula- ."
" Karar verdim ." dediğinde sustum " Sen aptalsın. Neden biliyor musun.? Bu olanlar, kaçma planın her şeyin . Biliyordum . Ben izin verdim sana bu kadar ileriye gitmene . Kabul etmeliyim o tuşu bildiğini düşünmüyordum . Bu yüzden başıma açılacak belaları halletmek zorunda olacağım . Ama mühim değil. Şimdi gelelim yaptıklarının cezasına . "
İçimde büyüyen hayal kırıklığı cam gibi çatlamıştı" Üzüldün mü ." dedi alaycı bir sesle
" üzüleme aksine alış . bu sana altından kalkacağın en küçük cezanın bedeli . Ben istersem gidersin, Ben istersem ölürsün , ben istersem susarsın daha da önemlisi ; Ben istersem kurtulursun . "
"Ne yapacaksın ."
" Bunu seni izlerken düşünmüştüm ama şimdi aklıma yeni bir fikir daha geldi . Senin gibi yavru bir aslanı elimde tutabilmem için bana güçlü bir tasma lazımdı ve o sende var. "
" Ne ." dedikleriyle kaşlarım çatılırken , neyi ima ettiğini anlayamamıştım .
" Kız kardeşin . Şuandan itibaren benim elimde . Yapacağın yada yapmaya çalıştığın bir şeyden seni değil kardeşini mesul tutarım gül . kardeşinin Başına bir şey gelsin istemezsin değil mi .? "dediğinde güçlü bir elin kalbimi sıkıştırdığı hissettim .Beynimde tekrar eden lafları bir ok gibi saplanıyordu . "Ne saçmalıyorsun sen!" adım attığımda beni dururdan güçlü eller yerimde durmamı sağladı . Bunun beni durduracağını zannetmesine içimden gülsem de şuan düşündüğüm en önemli şey kardeşimin başına bir şey gelmesiydi . Ellerinde çırpınmaya başladığımda ayaklarımla yanımdakileri tekmeler atıyor kendimi onlardan kurtarmaya çalışıyordum . " Çocuk o ! çocuk . sizin derdiniz benim ." dediğimde kahkahası havada yankılandı " Bizin derdimiz para. "
" Ona dokunmayacaksınız" artık kontrolumu kaybetmiş gibi debeleniyordum . ona bir şey olacak diye kafayı sıyırmıştım " Bırakacaksınız onu ! beni aldınız onu aldığınız yere geri götüreceksiniz ." o an kafama dank eden şeyle nefes nefese durdum nasıl kız kardeşimi vermişlerdi .?
Güvendeydi onu bıraktığımda bana söz vermiştiler .
Nasıl verilerdi . ?
O çocuğu nasıl bu adamlara teslim etmiştiler .?
" Ve - " dediğinde nefes nefese kafamı kaldırdığımda gözlerindeki keyfi gördüm. Kapı açılması sesi ile baktığı yöne döndüğümde gizlice çıktığım kapıdan arkalı önlü iki adam ve ellerinde taşıdıkları torbada koyulmuş bedeni fark ettiğimde gözlerim sonuna kadar açıldı . Gördüğüm şeye inanmak istemdim . Yüzümde mutluluğu andırmayan bir ifade oluştuğunda sertçe yutkundum ." Aslına bakarsan pek usluydu . istediğim bütün özellikler ondaydı . Sakin , söz dinleyen ve güzel " duyduklarıma inanmak istemiyordum . kafamı kaldırıp ona baktığımda oda bana bakıyordu . yüzünde gördüklerimi inanmamı haykıran o surat ifadesini içimde reddettim .
olmazdı .
yüreğim sıkışıyordu yaşadıklarımı artık kaldıramıyordum ayaklarımdaki gücün çekildiğini hissettiğimde kollarımı tutan adamlar beni tuttu . Düşmemiştim ama ayakta da değildim . Dizlerim yere değiyor ,kollarımı tutukları için havadaydı . başım öne düştüğünde siyah saçlarım suratıma döküldü . Dışarıya ördüğüm bütün duvarlar tek tek çöktü ve duvarlardan sızan göz yaşlarım gözlerimi doldurdu .
Bütün gücüm tükenmiş ben kaybetmiştim . Kafamı hafifçe uzakta duran cesette çevirdiğim gibi gözlerimi kapandı . Vicdan azabının en büyüğünü çekiyor en kötüsünü yaşıyordum .Ağlamam şiddetlendiğinde omuzlarım inip kalkıyor dizlerimi yere vuruyordum. Benciliğim yüzünden ölmüştü . Bu ses kafamda defalarca yankılandı .
" Bırakın ." diyen sesi uğultulu duyuyordum .Kollarımdaki eller gittiğinde hemen yanı başıma düştüler . ellerim yerle buluştuğunda düşmemek için yere bastırdım . " Unutma gül ." aksanlı ses yanı başımdan işittim . Çeneme dokunan el ile kafamı serçe kaldırdı . o adam yüzünde tek bir mimik bile oynamadan . " Senin ruhunda dahil bütün her şeyin bize ait . Biz istersek ." sesi son derece korkunç . Geliyordu . Gözlerimden akan yaş yanaklarımı ıslatmaya devam ederken bundan etkilenmiyordu .
" ölürsün yada yaşarsın . Bugün yaptıklarının cezasını o kız çekti peki yarın .? kız kardeşin mi ?" dediğinde kafamı iki yanım salladım . " Hayır .." sesim uğultudan farksızdı. Nefes alamıyordum . İçimdeki bütün umutlar kırılıp dökülüyordu . Güçlü yanım bir kağıt gibi adamın ellerinde parçalanıyordu .
" O kız " dediğinde kafamı zorla oraya çevirdi benim ağlamalarım şiddetlendiğinde gözlerimi kapattım ." Bak. " bağırdığında yavaşça gözlerimi açtım . kabullenmediğim gerçeğimle yüzleştiğimde " O kızı sen öldürdün gül ." zorla kafamı iki yana salladım .
Hayır .! benim yüzümden değil .
Hayır senin yüzünden.!
Değil.!
Sen sürükledin onu.
hayır ...!
Düştüğüm o bataklıktan öyle bir yerdeydim ki artık kafama kadar batmıştım . Gözlerim kendiliğinden kapandığında " Aç gözlerini iyi bak!" yüksek sesi gözlerimi açmama yine neden oldu . Onu koydukları torbanın içinde yatıyor olduğunu bilmek bana tarifsiz bir acı veriyordu .
"Nasıl öldüğünü bilmek ister misin gül ?"
"sus... " Sesim çıkmıyordu .
" Senin ona verdiğin camla kesmiş cengiz boğazını ." duyduklarımla nefesim kesildi .
Benim suçumdu .
Tehdit etmesi için verdiğim cam kırığıyla ölmüştü .
Yanımda bir silah olsaydı şuan kafama sıkardım . Benim ölmem lazımdı onun değil .
Düşüncelerim kalbime zarar veriyordu " katiler !" yerimden kalktığım gibi ona saldırmaya çalıştığımda aklım başımda değildi arkamda duran iki adam beni tutmaya çalıştıklarında ben çoktan yakasına yapışmıştım. Ben ne kadar öfkeliysem o bir o kadar sakindi yakasına sarıldığım ellerimi bile itmiyor öylece bana bakıyordu . Belki de içimdeki cehennem ateşinden eğleniyordu . Bir elimle suratını çarptığımda gerilememişti bile .
" Beni öldürseydiniz ! Ben istedim ! Ben dedim ! O cam kırığıyla benim nefesimi keseydiniz ! katiller ! Ellerim üzerinden çekildiğinde ben şiddetle ağlamaya devam ediyorum beni yere ,dizlerimin üzerine düşürdüler . Gözlerimi bile açamıyordum .
" Sana son uyarım ..." ben gözlerimi açıp kafamı zorla o tarafa çevirdim .
Nur ...
Benim ...
Yüzümden ...
Ölmüştü ...,
Ve ...
Ben yaşıyordum ...
Onu katili bendim ...
Benim ...,
Devamını içimden getiremedim. Öylece gözlerimi kırpmadan izledim onu . Az önce bana hayallerini anlatırken şimdi ... belki deliriyordum .Belki de sadece bir sanrıydı ama sesler duymaya başlamıştım .
" Sence kurtulabilir miyiz." dediğinde " Kurtulacağız . Öyle ya da böyle ." demiştim .
O inanmıştı bana... benden çok . Güvenmişti bana . Onu bu cehennemden kurtaracağımı zannetmişti .
Ben olmasaydım yaşardı belki ...
Evet gül . Yaşardı ...
Ne olur bu bir rüya olsun . Ne olur Allah'ım yalvarıyorum. Şuan tek ihtiyacım olan nur . Onun vebaliyle nefes alamazdım .
Öyle kaldığım süre boyunca yerimden ne kalkmış nede başımı başka tarafa çevirmiştim . İçimden bütün duygularım alınmış gibiydim .
O sadece bir aileye sahip olmak istiyordu . Sıcak bir yuva-
Ah gül . Vah gül . Aptal gül . Elinde kalan son şeyi de almıştım ondan...
Canını ...
Gözlerimden dökülen son göz yaşlarım yanaklarımdan kayarken artık kendimi bitkisel yaşama mahkum edilmiş gibi hissetmeye başlamıştım . Bu şeyin bir kurtuluşu olmadığını biliyordum .
Biri benim yüzümden ölmüştü .
Suç benimdi .
" Güzelim " diyen sese kulak asmadım. Yanımdaki adamların yokluğunu anladığımda o iğrenç ses tekrar kulaklarıma dolu.
" Arkadaşını öldürdüğüm için üzülme . " sadece sustum . Kendisi görüş hizama girdiğinde ben ne olduğunu anlamdan yerdeki bedeni tutup kaldırdı . Hızla ayağa kalktığımda Oturmaktan uyuşan ayaklarım zor zor tutmuştu beni .
" Bırak ." sesim zor çıkmıştı .
Kollarındaki bedene bakıp güldü" O öldü. Onu ben öldürdüm ." Bundan zevk alır gibiydi . Yaptığı şeyden gurur duyuyordu .
Midem boğazımda atıyordu .
" Bırak . "
" Ölen birinin artık canı acımaz . "
"Bırak !" Sesim titrek çıkmıştı " Bırak !" tekrar eden cümlelerimden sonra bağırmaya başlamıştım o ise beni dinlemiyormuş gibi bedene bakıp dudaklarını büzdü " Denize atmak istemiyor muydun sen beni .? Ne yazık önce arkadaşın tadacak . Belki deniz kızı olur .Ne dersin gül deneyelim mi .?" Geriye döndüğünde bende peşinden yürüdüm tam kenara geldiğinde koşmaya başlamıştım . O bedeni denize attığında her şeyi ağır çekimde yaşıyormuş gibiydim gözlerimin önünde denizle buluştuğunu gördüğümde Ağzımdan yüksek bir çığlık koptu . Ayaklarım beni taşımadı ve yere kapaklanıp bağırmaya devam ettim . Çığlıklarım bütün gemide yankılanıyordu . Kendimi kaybetmiş gibi çığlık çığla ağlıyor ellerimi yüzüme vuruyordum . kafamda filim gibi dönen o an beni iyice güçsüzleştiriyordu .
" Sence kurtulabilir miyiz." dediğinde emindim öyle emindim ki " Kurtulacağız . Öyle ya da böyle" demiştim.
"Kendime ait bir evin hayalini kurardım hep . İçinde belki anne , baba ve ." sonra gülmüştü ." bir kardeş . Anlayacağın hep bir aile hayaliyle yaşadım . " demişti .
kafamdaki gürültü öyle sesliydi ki dışarıdaki hiçbir sesi artık duyamıyordum tek hissettiğim şey boynumda oluşan ince bir acıydı .
Beynimdeki savaşta kaybettiğimi anladığımda bedenimdeki bütün güç gitti . Gözlerim kapandığında kafamdaki son sahneler canlandı ;
" Adım nur . " demişti yeşil gözlü kız .
" Bende gül ." demiştim. o da tebessüm edip " güzel isim " demişti .
o sahne koptuğunda yeni bir sahne gördüm .
kurtulacağız ." dediğinde başımı sallamış " mecburuz." demiştim . çünkü kardeşimin benden başka kimsesi yoktu . Kardeşimi benden almışlardı , Nuru benden almışlardı . Beni öldüreceklerdi .
Anne affet beni kardeşimi koruyamadım...
Anne bul beni korkuyorum ...
Anne bırakma beni Sana ihtiyacım var ...



