İçeriğe geç

Kan Emiciler

Bölüm 9 · 3 dk okuma

Kan Emiciler

Bölüm 9

8.BÖLÜM

8.Bölüm: Hayat sizi üzmeye çalışsa da sen hep mutlu ol , çünkü bir daha mutlu olacak zamanı bulamayabilirsin.

Daren karşımda gözlerine inanmamış bir şekilde bana bakmaya devam etti ve sadece ağzından şu söz çıktı "Mükemmelsin."

Bende mükemmel olduğumu biliyordum ama o söyleyince kendimi utanmış hissettim, o da bunu anlamış olacak ki. "Hadi biz çıkalım artık, daha sana anlatacaklarım var." Kızlara baktığımda git dercesine el kol hareketi yapıyorlardı.

Bende bu yüzden daha fazla Daren'i bekletmeden çıktım bana nazikçe kolunu uzattı bende koluna girdim, yürürken korktuğum o cümleyi kurdu

"Keşke bu renk almasaydık elbiseni, balo salonu tamamen vampir dolu, zaten senin kanın normal insanlar gibi kokmadığından çevrene biz görmeden bir vampir yaklaşıp sana bir şey yapmaya çalışırsa bugün yaptığın gibi onun yandığını düşün."

O konuşurken bir arabanın önünde durmuştuk, araba çok pahalı bir arabadı ve gözlerime inanmamış bir şekilde ona dönmüştüm o da bana kapımı açmıştı ben de nazik bir şekilde ona ayak uydurarak arabaya bindim, o da yanımda ki koltuğa oturduktan sonra arabayı çalıştırdı.

"Lalin sana anlatacağım çok şey var ve ben nereden başlayacağımı bilmiyorum."

Onu biraz anlıyordum çünkü yaşadıklarım bana ne kadar yabancıysa ona da o kadar karmaşıktı, bende ona destek olmak amaçlı konuşmaya başladım. "En başından başla ne olduysa hepsinin herşeyin en başından başla."

Derin bir iç çekti ardındansa sakince konuşmaya başladı "Sen daha yokken evrene hükmedebilecek kadar güçlü 6 kişi vardı. (Arkadaşlar bölüyorum ama hiç kimse Allah'ın gücüyle bir tutulamaz ben bunu kitabın akışı için böyle yazıyorum) Onlardan dördü senin ailendi annen, baban senin hiç tanıyamayacağın ablan, abin ben ve benim büyükbabam..."

Biraz duraksadı ve kendinde konuşacak gücü bulduktan sonra devam etti.

"O yıllarda bizden güçlüsü yoktu ama bizim gücümüzü kıskanan da çoktu, 8 kişi hepside bizim tarafımızda zannettiklerimizdi o zamanlar sen daha çok küçüktün ve gücün çok fazlaydı bizim ve senin güçlerini isteyenler bir araya geldi ve bir savaş çıktı."

Duyduklarım inanamıyordum nasıl yani benim ablam ve abim mi vardı? Ama onda önemlisi nasıl bir savaştı ki benim varlığım kayıplara karışmıştı ya da o sekiz kişi kimdi?

Araba yavaşlamaya başladığında kendime geldim. Bir orman yolundaydık ve yaklaşık 50 metre ötemiz de kocaman bir mağara girişi vardı. Araba biraz daha yavaşladı ve durdu.

Daren kapımı açtı ardından elini uzattı ve bende onun elini tuttum, ilerlemeye başladığımızda mağaranın yanında iki kişi belirdi iki kişi de bana doğru hırlamaya başladılar o an onların kurt olduklarını fark ettim.

Daren ise onları sakinleştirmek istercesine konuşmaya başladı.

"Çocuklar sakin o benimle." Bir anda önümüzde de referans yaptılar ben daha ne olduğunu anlayamadan mağaranın ve etrafımızın görüntüsü bulanıklaşmaya başladı, etrafımız tamamen bulanıklaştıktan sonra kocaman bir salona dönüştü.

Salona bakındığında ben ve Daren'e bakan bir sürü göz gördüm koca salonun en ortasında daire bir zemin ve oraya gidilmesi için bir kırmızı halı vardı. Tam olarak biz de o halının üzerine basıyorduk.

Daren kolunu uzattı, koluna girmemi istediği belliydi, bende onun koluna girdim ve yürümeye başladık, kısa yürüyüşümüzü sonlarına doğru tam o daireye basacağım an Daren beni durdurdu "Oraya şimdi basmak istediğinden emin misin?"ne demekti bu şimdi Daren anlamadığımı fark edince konuşmaya başladı.

"Oraya bastığın an vampire dönüşmen için bir işaret olacak ama sen bu saatte vampire dönüşemeyeceğin için sadece...

Acı çekersin ve bu katlanılamayacak bir acı."

O zaman beni ne için buraya yürütmüştü?

Birden Daren elini şıklattı ve salonun ışıkları loş bir hal aldı. Çok hoş bir melodi duyulmaya başlandı Daren ise kulağıma eğildi. "Her kız gibi seninde baloda dans etmen lazım." Duyduklarıma inanamadım o beni dans etmeye mi davet etmişti, ama ben dans etmeyi bilmem ki.

Daren cevabımı beklemeden ellerini belime koydu ve dans etmeye başladı ben ise hala olayın şokunu atlatamamıştım ama çabucak ona ayak uydurdum etrafıma baktığımda herkesin dans ettiğini gördüm.

Bir dakika salonun köşesinde kollarını bağlamış beni izleyen biri vardı gözleri anlığına kırmızı olup sonra yine kahverengi oluyordu, Daren de benim baktığım yöne kafasını çevirdiğinde beni izleyen adam kaybolmuştu. "Neye bakıyorsun?"

"Hiç sadece gözüm takıldı." At yalanı sen, sanki zihnini duyamıyor. Neyse müzik sona ermişti.

Daren beni bir masanın önüne getirmişti, sonunda diğerleride buradaydı.

Bölüm sonu

2 yorum