-GİRİŞ BÖLÜMÜ-
Köşkü bi telaş sarmıştı . her bir yandan hizmetkarlar koşuşturuyor ve pazartesi için son hazırlıkları yetiştirmeye çalışıyorlardı . çünkü bugün kutsal bi gündü, ritüel günüydü. kimileri kutsala saygısızlık olmasın diye etrafta tek bi toz tanesi kalmaması adına adeta mobilyaları zımparalarken kimi ise kutsal eşyaları köşkün her bir yerine yerleştirmeye çalışıyordu.
Ama bu görkemli köşkü bu kadar kısa süre içinde bu kutsal güne hazırlamak neredeyse imkansız görünüyordu.
'Kızıl heykeli şuraya koy ! burada hala toz var! birisi şunu temizlesin ! '
köşk bu seslerle adeta inliyordu. tam o esnada siyah pelerinli , zarif ve bi o kadar da sert bi kadın merdivenlerden ağır ağır iniyordu.
'Bu ne gürültü ! ' hizmetkarlar bu sesi duyar duymaz yaptıkları bütün işleri anında bırakıp saygıyla eğilip selam verdiler hanımefendiye .
Hoşgeldiniz hanımfendi ...
Kadın keskin bakışlarının ardından hala tam olarak hazır olmayan köşkü görünce bu sefer aynı bakışları hizmetkarlara yönellti. bu ne rezillik ! bu köşk neden hala hazır değil ,eşyalar eksik ve etrafta hala tozlar var ! ne cürretle kutsal bi günde uyuşuk davrabilirsiniz!!!
Hizmetkarlar korkudan bir milim bile hareket edemiyorlardı.kadının gözlerindeki öfke o kadar büyüktü ki kıyamet kopsa bile şuandan daha korkunç olamazdı.
Sizin engizisyon mahkemelerinde yargılanmanız gerekir tembeller ! bu lafı duydukları anda bütün hizmetkarların ruhunu korku esir aldı. çünkü engizisyon mahkemesi bi vampirin isteyeceği en son şey bile olamazdı.burada yargılanan vampirlerin en iyi ihtimalle sonsuzlukları ellerinden alınıp aforoz edilirlerdi ... bu sonsuz varlıkların tek sonu buydu ...
Hizmetkarlar o kadar panik oldular ki, hepsi birden diz çöktü. ardından sadece birisi af dileme cesaretini gösterebilmişti . hizmetkar hafifçe başını kaldırıp efendisine yalvardı . özür dileriz hanımfendi, lütfen bağışlayın bizi ... yemin ediyoruz ki köşk tam vaktinde hazır olacak .
Kadının gözlerindeki öfke ateşi hala sönmemişti , dişlerinin arasından siz afarozu çoktan hakettiniz dedi. af dileme cesaretini gösteren hizmetkar ise başını tekrardan eğip titrek bi sesle lütfen efendim ... bağışlayın bizi ... diye yineledi .
Kadın derin bi nefes verdi. kutsal kana dua edin , şimdilik sizi bağışlıyorum ama bir daha aynı uyuşukluğu yaparsanız ... hizmetkarlar korkuyla hanımefendinin lafını böldü. teşekkür ederiz efendim, bir daha olmayacak .
Hanımefendi sonunda kalan birkaç basamağı indi ve sert adımlarla ana salona doğru yürüdü. burası köşkün en ihtişamlı bölümlerinden biriydi. uzunlamasına bir kırmızı halı, büyük ve ışıl ışıl avizeler, deri koltuklar, duvarda asılı olan meşaleler ve ayrıca heybetli bi masa. bu parçalar ihtişamın tanımını resmediyordu sanki.
Hanımefendi ana salona vardığında hala kendi kendine söylenmeye devam ediyordu. kutsal aşkına! bu aptal sürüsü yüzünden bi gün kendimi kaybedeceğim !
Bu sırada kadın masanın üzerinde olan kızıl kitabı farketti, oraya gidip kitabı ellerinin arasına aldı. 'kutsal kan, yardım et bana. bu uyuşuklarla nasıl baş edeceğim ben ! bi kitabı bile yerine koyamıyorlar ! ' ana salon bu söylenmelerle sarsılıyordu .
Aniden kapının oradan bi ses geldi. bu ses ona meraklı gözlerle bakan yavrusuna aitti. hanımefendi onu farkettiğinde ona içten bi şekilde gülümsedi . yavrusunu seviyordu kendi kanından olduğu için ama vampirler duyguları bilemezdi, tanıyamazlardı onları . ama bu hissetmelerine mani olamazdı .
Sanki az önce öfkeden gözü dönmemiş gibi bir tını vardı sesinde. benim oğlum büyümüş de rituellere mi hazırlanıyormuş . yeni yıkanmış pelerinini göstermek için can atan yavru vampir ise annesinin yanına koştu hemen. annesi kitabı hemen masaya bırakıp yanına gelen oğlunu kucağına aldı ve ona sımsıkı sarıldı. onu yere bıraktığında küçük vampir 'ne zaman gideceğiz anne? ' diye sordu .
Annesi ise hala zamanımız var yavrum diyerek onu sakinleştirmeye çalışmıtı. çünkü ufaklık ilk defa bir rituele katılacaktı ve heyecanından yerinde duramıyordu. annesinin cevabı onu biraz sakinleştirmiş olsa da hala yüreği kıpır kıpır olan minik vampir 'tekrardan kuralları hatırlatır mısın anne ? ' diye sordu. annesi kızıl kitabı tekrar aldı, deri koltuğa doğru yürüdü ve oturdu . bir kez daha hatırlatabilirim ama buna alışmamalısın oğlum. eğer sürekli benden yardım istersen gelecekte öncülerden birisi olamazsın.
Yavru vampir annesinin yanına oturdu ve onun gözlerinin içine bakarken kararlı bir tavır takındı. tamam anne bir daha yardım istemem ,ama şuanda çok garip hissediyorum, ya hata yaparsam? bu karamsarlık hali hayra alamet değildi. gelecekte din adamı olacak çocuk şimdi rituelde hata yapmaktan söz ediyordu.
Annesi hemen çocuğu susturdu. sen hata yapmayacaksın oğlum. çünkü sen bunun için, ritüel için doğdun. sanki bu sabinin kendi yaşamında başka bi amacı yokmuş gibi söyledi bunu. sana son kez yardım edeceğim, beni bu sefer çok iyi dinle. yavru vampir tamam anlamında kafasını salladı ve bütün dikkatini annesine verdi .
Hanımefendi kitabın sayfalarını karıştırmaya başladı ve ( ibadetler ) kısmına geldiğinde anlatmaya koyuldu.
rituelden önce herkes belirli bi kurala göre dizilir. ve iç içe çemberlerin oluşturduğu devasa ritüel çemberinin en iç çemberinde asil kanlılar bulunur, yani biz . şekil tamamlandığında öncüler ilahiyi başlatır ardından bizler eşlik ederiz. sonra savaşçı kanlılar ve soysuz kesim. bi süre sonra ilahideki ' inancımız sonsuzdur sana ' kısmında kadim isareti yaparız. ilahi ezberinde değil mi yavrum ? küçük vampir hemen atladı annesinin lafına. evet anne ezberimde. hanımefendi ise öğretmen edasıyla anlatmaya devam etti. güzel...
Bu arada ilahi bitene kadar elimizi bozamayız. ancak bittiğinde bozabiliriz. anladın değil mi ? yavru vampir başını olumlu anlamda salladı. evet çok iyi anladım ve asla unutmayacağım. annesi bu sözler üzerine aferin sana diyerek onu gıdıklamaya başladı. kıkırdamaktan nefes bile alamayan miniği aniden gelen bi hizmetkar kurtardı.
Efendim zaman yaklaşıyor yola çıksanız iyi olur. bunu duyan hanımefendi hemen toparlanmaya başladı. hadi oğlum, gidiyoruz dedi. ufaklık ise hadi gidelim dedi içindeki o garip hisle .
...
Sonunda kutsal vadiye ulaşmışlardı. miniğin heyecanı ritüel alanına yaklaştıkça daha çok artıyordu. bu onun ilk ritueli olacaktı . annesiyle birlikte vadiye tırmanmaya başladılar. oraya yaklaştıkça diğer vampirlerin de orada olduğunu görüyordu ufaklık. ilk iki iç çemberdeki yavru vampirler onun gibiyken diğer iki çemberdeki yavrular onun gibi değildi. orada barışçıl ve soysuz kanlılar duruyordu. yavruların pelerinlerinde çokça yırtık vardı, kendisininki gibi temiz değildi. ayrıca ufaklık bunlar dışında bir şey daha farketmişti. onlar kendisi gibi iyi beslenmiş değillerdi, hepsi cılızdı. çünkü onların aileleri erzaklarının çoğunu kutsal kana adak olarak sunuyorlardı. daha doğrusu bunu yapmak zorundalardı .en sonunda rituel alanına ulaştıklarında annesi onu kolundan çekiştirerek iç çembere götürdü ve diğer asil kanlıların yanına geçerek en iç çemberi biraz daha doldurdular .
Biraz zaman geçti. neredeyse herkes buradaydı. park ailesi ve kim sunoo hariç ...
Park ailesi bu hükümdarlıkta ordudaki yerleriyle bilinirdi. park hae-eul strateji konumunda önemli bi isimdi , yarbay park u-seong ve yüzbaşı park sunghoon ise savaş yetenekleriyle tanınırlardı. bu aile oldukça inançlarına bağlıdır. herkes bunu bilirdi. ancak bu husus kim sunoo için geçerli değildi.
Her ne kadar asil kanlıların varisi olsa bile kim sunoo için bu inanç sadece koca bi saçmalıktan ibaretti ve bu görüşü hiç çekinmeden dile getiriyordu.rituellere çok nadir geliyordu. gelse bile geç kalıyordu. hükümdarlıktaki herkes onun görüşünü biliyordu ama asil kanlı olduğu için kimse ona karışamıyordu. çünkü burada asil kanlı olmak demek dokunulmazlığının olması demekti.
Park ailesi sonunda alana vardıklarında herkes gururla onlara bakıyordu. çünkü ordu daha yeni bi savaş kazanmıştı ve bu zafere imza atan bizzat onlardı. asil kana sahip olan öncüler bile savaşçı kana sahip olan park ailesini bizzat karşılamıştı.karşılama bittikten sonra park ailesi de yerini almıştı. artık gelmeyen sadece bir kişi vardı, o da kim sunooydu.
Savaşçı kan, asil kandan sonra hiyerarşi'nin en üst kısmında yerini alan kan türüydü . onun altında ise barışçıl kan vardı . ve en alt kısımda da soysuz kan yer alıyordu elbette . ve bu kanlar kendi içinde ikiye bölünmüştü 'soylu kesim' ve 'soysuz kesim' olarak.
Bir süre daha beklediler ama hala yoktu. ' biraz daha sabredelim ' diyen öncülerin bile yavaş yavaş sabrı taşıyordu. biraz daha beklediler. yine ve yine yoktu. öncülerden biri olan kim hyun-woo içinden 'nerede kaldı bu! ' diye söyleniyordu. kendi oğlunun kutsala saygısızlık yapması onu daha çok çileden çıkarıyordu.
Artık soylu kesim de söylenmeye başlamıştı. ' nerede kaldı ? ' ve ' kim sunoo nerede ? ' soruları havada uçuşuyordu. soysuz kesimden çıt dahi çıkmıyordu. çünkü kutsala göre soylu kesimden olanlara herhangi bi yargılayıcı söz sarfetmek yasaktı ve inancı ihlal etmenin bazı bedelleri olurdu onlar için .
Öncü kim hyun-woo'nun sabrı artık son noktasına ulaşmıştı. tam diğer öncüler onsuz başlamaya karar vermişken ağır adımlarla alana yaklaşan kim sunooyu gören hyun-woo'nun yüreğine su serpilmişti . asiller hariç onu gören herkes saygıyla eğilmişti. çünkü o öncü kim'in varisiydi, baş rahibin sağ kolu olan öncü kim'in .
Gelir gelmez kim hyun-woo onu kolundan tutup kendisine çekti, kulağına doğru ' nerede kaldın sen, ne bu sorumsuzluk! ' diye fısıldadı . sunoo ise önemli işlerim vardı dedi alaycı bi ses tonuyla. sanki inanca saygısızlık etmiyormuş gibiydi şuan .
Hyun-woo'nun tam arkasında duran kim ryu-na bizzat bunları duyuyordu ve biraz yaklaşarak öncünün kulağına fısıldadı kendini kaybetme öncüm diye . öncü ise hiçbir şey demeden kim sunoo'nun kolunu sertçe bıraktı ama hala öfkeyle soluyordu . sunoo herhangi bir yere geçti. tam yüzbaşı sunghoon'nun önüne hem de ...
Sunghoon ise yendikleri tarafla yapılacak olan anlaşmayı dalgın bi şekilde zihninde canlandırıyordu o esnada. çok geçmeden öncüler rituelin başlayacağını duyurduğunda da nihayet gerçekliğe dönebilmişti kendisi . sonunda vampirlerin kendi sonsuzluklarından bile daha önemli olan bu rituel şimdi başlayacaktı ...
UMARIM OKURKEN ZEVK ALMIŞSINIZDIR 🥰🥰🥰 LÜTFEN BÖLÜMÜ OKUDUKTAN SONRA DÜŞÜNCELERİNİZİ YORUMLAR KISMINDA BELİRTİN. FİKİRLERİNİZ BENİM İÇİN ÇOK DEĞERLİ . VE EĞER BEĞENDİYSENİZ Kİ UMARIM BEĞENMİŞSİNİZDİR OY VERMEYİ UNUTMAYIN GELECEK BÖLÜMDE GÖRÜŞMEK ÜZERE 👋🏻👋🏻