İçeriğe geç

Kalpten satırlar

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Kalpten satırlar

Bölüm 1

Sevgi nedir?

"Sevmek, belki de bir gün okur diye şair olmaktır."

Hikmet Anıl Öztekin

★★★★

★Sevgi Nedir?★

Sevgi nedir?

Belki de insanlığın binlerce yıldır sorduğu ve hâlâ kesin bir cevap bulamadığı en eski sorulardan biridir bu. Herkes sevgiyi yaşadığını söyler ama kimse onu tam olarak tarif edemez. Çünkü sevgi bir kelime değildir; bir his, bir düşünce, bazen de sessizliğin içinde saklanan görünmez bir varlıktır.

Bir insanı görmekten mutlu olmak mıdır sevgi?

Yoksa onu görmediğinde içinde büyüyen özlem mi?

Eğer sevgi sadece mutluluk olsaydı, neden sevdiğimiz insanlar bizi en çok inciten kişiler arasında olurdu? Eğer sevgi sadece bir duygu olsaydı, neden yıllar geçse bile bazı insanlar kalbimizin bir köşesinde yaşamaya devam ederdi?

Belki de sevgi, bir insanın başka bir insanın içinde kendine bir ev bulmasıdır.

İnsan bazen bir kalbe girer ve orada yıllarca kalır. O kişi uzaklaşsa bile, sesini unutsa bile, hatta yüzünü hatırlamakta zorlanmaya başlasa bile, bıraktığı iz silinmez. Çünkü sevgi hafızada değil, ruhun derinliklerinde yaşar.

Fakat burada başka bir soru ortaya çıkar:

Gerçekten sevdiğimiz kişiyi mi severiz, yoksa onun bizde bıraktığı hissi mi?

Belki de çoğu zaman sevdiğimiz şey insanın kendisi değil, onun yanında olduğumuzdaki halimizdir. Daha güçlü, daha mutlu, daha değerli hissettiğimiz o hâl...

İnsan sevdiğinde değişir.

Daha önce dikkat etmediği şeyleri fark etmeye başlar. Bir şarkı başka anlamlar taşır. Yağmur daha farklı yağar. Geceler daha uzun görünür. Dünya aynı dünyadır ama insanın bakışı değişmiştir.

Sevgi gözlerde değil, bakışta yaşar.

Kulaklarda değil, bir sesi özlemekte yaşar.

Ellerde değil, dokunamamaya rağmen birini hissedebilmekte yaşar.

Fakat sevginin en ilginç yanı, mantığa karşı gelmesidir.

Mantık bazen "unut" der.

Kalp ise "biraz daha bekle" diye fısıldar.

Mantık "git" der.

Kalp "ya dönerse?" diye sorar.

İnsan bazen aklıyla bildiği şeyi kalbiyle kabul edemez. Belki de sevginin gücü tam burada saklıdır. Çünkü sevgi, insanın kontrol edebildiği bir şey değildir. Tıpkı rüzgâr gibi gelir ve çoğu zaman ne zaman gideceğine kendi karar verir.

Ama sevgi sadece iki insan arasında mı yaşar?

Bir anne çocuğunu sever.

Bir insan hayallerini sever.

Bir yazar kelimelerini sever.

Bir ressam renklerini sever.

Bir insan bazen hiç görmediği bir geleceği bile sevebilir.

Demek ki sevgi yalnızca bir kişiye duyulan his değildir. Sevgi, insanın bir şeye değer vermesidir. Ona zarar gelmesini istememesidir. Onun varlığından mutluluk duymasıdır.

Belki de sevginin gerçek tanımı budur:

Bir şeyi sahip olmak için değil, var olduğu için sevebilmek.

Çünkü sahip olmak ile sevmek aynı şey değildir.

Bir kuşu kafese koyabilirsin ama onu özgürlüğüyle seviyorsan uçmasına da izin vermen gerekir.

Bir insanı yanında tutabilirsin ama onu gerçekten seviyorsan kendi yolunu seçmesine de saygı duyarsın.

Ve şimdi son bir soru:

Eğer bir gün dünyadaki bütün sevgiler yok olsaydı, insan yine insan olarak kalabilir miydi?

Belki yaşayabilirdik.

Belki nefes alırdık.

Belki çalışır, konuşur, yürürdük.

Ama gerçekten yaşar mıydık?

Çünkü sevgi, insanın kalbinde atan görünmez bir ışıktır. O ışık söndüğünde geriye sadece var olmak kalır. Oysa yaşamak, yalnızca var olmak değildir.

Belki de sevgi budur:

Sebebini tam olarak açıklayamadığın halde, bir insanın, bir hayalin, bir anının ya da bir umudun kalbinde yer edinmesine izin vermek...

Ve belki de bu yüzden sevgi, cevaplardan çok sorularla yaşayan bir duygudur.

THE END

Bölüm sonu

2 yorum