İçeriğe geç

KALP ŞATOSU

Bölüm 5 · 2 dk okuma

KALP ŞATOSU

Bölüm 5

JULY NE NAPACAK!?

JULY SARAYA GİRDİĞİNDE

- Allah'ım sen bana yardım et ne yapacağım ben burada! Acilen formülü bulup gitmem lazım.

Arkasından bir ses duyar

- Çok beklersin HAHAHA

July arkasına döner ve Stfene'ı görür!

- S-Sen nasıl!?

- Formülü bulamazsın bulsan da çıkamazsın meğersem hiç çabalamama gerek yokmuş kendi ayaklarınla tıpış tıpış geldin.

- Seninle hiç bir yere gelmiyorum ve formülü alıp çıkmak istiyorum izninle.

- No, no, no izin verilmedi zavallı kız şimdi buradan çıkamayacaksın çıkmak için sana bir şartım var.

- Tamam nedir?

- Benimle evleneceksin bu sarayın kraliçesi sen olacaksın anlıyor musun?

- Asla bu dediğin olmicak boşuna umut etme!

- Pekala, Nöbetçiler! Bunu zindana kapatın. Ellerini ve ayaklarını bağlayın hiç bir şey vermeyin yemekte dahil taki benimle evlenmeyi kabul edene dek.

- Tamam efendim.

- A-ama...

- Aması maması yok ya kabul eder isin ya da açlıktan burada geberirsin karar senin.

-...

- Efendimiz biz burda kapısında bekleriz siz biraz yorgun görünüyorsunuz isterseniz istirahat etmeye buyurun.

- Ben yorgun falan değilim! Bir daha benim yerime karar vermeye çalışma.

- Kusura bakmayın efendim sadece evleneceğiniz günler dinç durun istedim afedersiniz.

- Hımm haklısın, ben gidiyorum siz burada kalın gitmeye çalışırsa ipleri sıktırın bağırmasın bağırırsa ağzını bağlayın.

- Emredersiniz efendim.

(SARAYDA)

- July'in başına bir şey geldi olamaz onu göndermemeliydim. Maria!

- Bana seslenmişsiniz efedim.

- Evet, nöbetçilere haber ver July'in başı dertte yanına gitsinler ve buraya getirsinler fakat dikkatli olmaları gerekiyor Stfene'ı bunu düşünmüştür tuzak kurabilirler.

- Söylerim efendim.

Maria nödetçilere haber verir ve nöbetçiler yola çıkar

- Umarım bir şey olmamıştır.

- İnşallah.

Kısa bir konuşmadan sonra Stfene'nin şatosuna giderler fakat bir sorun olduğunu düşünerler çünkü içerisi çok sessizdir ardından Stfene'ı ortaya yavaş yavaş yürüyerek;

- Ha ha haa

Diye alkış yapar ve

- Tebrikler bi terslik olduğunu anladınız.

Der nöbetçilerden biri ise ona aynı şekilde gülerek

- Hiç mi tahmin etmedin birileri gelir benden hesap sorar diye?

- Ettim, ettim ama sizde o cesaret olmadığını düşünüp vazgeçtim.

- Sorun sende değil biliyor musun?Sorun bizde seni bir yere getirip ağızını burnunu yamultmuyoruz ki.

Deyince Stfene sinirlenir ve nöbetçilerinden birini çağırır ve July'i kurtarmaya gelen şövalyelerin arasında dövüş başlar July kılıç sesini duyduğunda boş durmaz ve kapısını bekleyen nöbetçileri oraya gitmeye ikna etmeye çalışır

- Kılıç sesleri geliyor duydunuz mu?

- Sağır değiliz küçük hanım.

- Bana şu lafı kullanmayı kes!

Der fakat nöbetçi July'e sadece sırıtır

- O zaman sende saçma sapan sorular sormayı bırak! Tek kelime daha edersen ağızını kapatmak zorunda kalacağım.

July somurtup dizlerini karnına doğru çeker,kollarını üzeründe birleştirip kafasını koyar. İçten içe ağlıyordu haline mutsuzluğu başına belaydı umudunu yitirmeye başlamıştı ama inadı tutmuştu bir kere o adamla evlenmeyecekti bunu yapamazdı babasına ihanet edemezdi bsşaramazdı çünkü babası şuan onun için endişelendiğine emindi o da sözünü tutacaktı Stfene'ı kendinden uzak tutmalıydı ama yapamıyordu ne kadar direnmeye çalışsada açlık ve susuzluk ağır basıyordu nöbetçiler sırf ona işkence olsun diye gözünün önünde suları ya içiyorlardı ya da yere döküyorlardı suyun sesi bile July'i tetikliyordu artık dudakları çatlamış ağızı kurumuştu gözlerinin altları morarmaya başlamıştı

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.