İçeriğe geç

Kalp Gündoğan

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Kalp Gündoğan

Bölüm 2

deniz incisi

imasından rahatsız olmuş şekilde gülümsedim ,emre denen adam oldukça rahat ve pozitif göründü gözüme

sevmedim

"elbette efendim" dedim kafamı öne eğerek. Normalde aska kimseye başımı eğmezdim fakat şimdi o kel adamın dırdırıyla uğraşacak gücüm yoktu "müsadenizle odama geçmek istiyorum?" dedim işkolik tavırlarla

müdür eliyle kapıhı işaret edince hızlı adımlarla kapıdan çıktım.Beni kapının önünde bekleyen nisan yüzünden irkilmiştim "kızım şu yeni müdür değil mi?" diye ağzı açık konuştu onunla uğraşmak istemediğim için kafamla onayladım ,o anda ağzından tiz bir çığlık koptı

"çok yakışıklıı ,Arınnn şuna bak yaaa" veeeeee BUM! Nisan yine aşık oluverdi ,5 dakikada aşık olabilen biri için fazla bağlanıp hızlı kopuyordu. "aynen Nisan ,gidebilir miyim artık?!" Nisan bana gözlerini devirirken işaret parmağıyla cam duvardan emre beyi gösterip beni dürtüyordu

"kızım göz ucuyla bir bak ,yaradan neler yaratıyor maşşalah" dedi cama nazar değmesin diye vururken ,bu işkenceye daha fazla katlanmak istemediğim için içimdeki sinidi açığa çıkardım. "Nisan banane adamın tipinden iş için gelmiş hem geldiği gibi projelerim yerle bir oldu eski patronum tek kelime edemiyor kel kafa ,birde suçlu saygısız ben oluyorum.Paşamda arkadan sırıtıp akıl veriyor ,yok öyle yağma!"

Nisanın gözü arkanda hafif yukarda gezinirken neler olduğunu anlamak için arkamı döndüğümde o pislik sırıtışı ile emre beyi gördüm "Emre bey..." dedim mahçum olmuş rolu oynarken.Boyuma eğilip sırıtışını gözlerine kadar çekti "bu yıl çok eğleneceğiz Arın." son kelimeyi bastıra bastıra ima ile söylemişti

arkadını dönüp gittiğinde nisan tekrar bir çığlık attı hayranlıkla ,ben kulaklarımı tıkarken oyerinde zıplıyordu "arın adamla az daha öpüşüyordunuz ,çok kıskandımm!"ben sinirden beynimi kemirirken Nisan nasıl etkilenebiliyordu bu egolu adamdan ,resmen kendini beğenmişin tekiydi

nisan ve tiz çığlıkları geride bırakıp ofisime gittim ama ne varki çalışamıyordum bir türlü odaklanamıyordum ,o adam yüzünden sayısız projemin çöpe gitmiş olması üstüne birde benimle alay etmesi katlanılabilir gibi değildi!

dayanamayıp çantamı aldım sakinleşip nefes egzersizimi hatırlamam gerekiyordu

1

2

3

ne demişti leyla hanım 'rahatla ve sakinleş' denedim onlarca kez 3'e kadar saydım ama sakinleşemiyordum

asla iyileşemeyeceksin

şirketten çıkarken kulak çınlamaları başladı ,nefeslerim dengesizleşti sağa sola çarpıp göz karartıma rağmen ilerlerken şirketin bahçesine zor vardım .Yerdeki yeşil çimenlerin üstine çöküp elimdeki pet şişeden biraz su içtim .Lanet olası sesler susmuyordu ,ağlama sesleri cam kırıkları...

gözümün önüne gelen görüntilerke gözlerimi kapattım sıkıca hafif hafif iki göğsümün üstüne vururken kalp ritimlerimi düzenlemeye çalışıyordum ,görüntüleri gözlerimin önünden silmek istiyordum ama olmuyordu işte!

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ayağıma yerdeki küçük cam kırıklarından battı .Acıyor. Diye düşündüm içimden

karşımda ağlayıp saçlarını yolan ablama taklı gözüm aynı şeyleri sayıklayıp çığlık atarken annemden hiç çekiniyordu "Nefret ediyorum ,nefret ediyorum senden geber artık ,geber!"

çığlıkların arasında annem ablamın çenesinden sertçe tutup bir tokat yapıştırdı aldığı keyif yüzünden okunuyordu ,artık ablama vurmasını istemediğim için sesim çıktığınca konuştum

"haraket edemiyorum ,çöz beni" çatallaşmış sesimi duymuş olacakki çirkin suratını bana çevirdi "neden hayatım ,sana yerinde durmayı öğretiyorum.Şimdide cezanı izle" tekrar ablama döndüğünde gözlerimi yumdum

karanlık

1

2

3

nefes ver arın ,nefes al

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

unut ,unut artık diye sayıklanırken sonrasını hatılayamadım bile ,gözlerimi açtığımda hastane tavanını gördüm

kalbim...

karşıma kırmızı gözkeriyle nşsanı gördüm ,ağlamışmıydı o .Benim için hemde ,olayları dramatize etmeyi çok seviyor

beni görünce hemen sarıldı ,kollarını boynuma sardığında ellerinin soğukluğunu hissedip içimdeki ürpertiyi susturdum "Arın ,sen... sana söylemiştim iyi değilsin diye bir kez oldun beni dinlemeliydin" göz yaşlarının arasından konuşup geri çekildiğinde yüzümü avuçarının içine aldı

"nasıl hissediyorsun?"gözlerimi devirip ellerini ittirdim. "iyiyim ben nisan çek ellerini" dediğimde bakışları yere indi "temas sevmediğini unutmuşum ,üzgünüm" onu kırmak istememiştim ama kırılması önemli değildi açıkçası "ne oldu bana " elini yattığım yatağa yaslayıp somurturken "bahçede bayılmışsın" dedi

kulaklarım hala çınlarken beyaz önlüklü bir doktor geldi ,kirli sakalını kaşırken önündeki dosyaya baktı "arın hanım bedeniniz resmen yardım diye bağırıyor ,aşırı zayıfsınız saçarınız b12 eksikliği nedeniyle aşırı dökülme yapıyor unutkanlık da cabası ,vicudunuzun proteine ihtiyacı var kaslarınız çok zayıf ,birde..." sustu ,niye susuyor şimdi bu "devam edin?" hisslerime tercuman olan nisandı "birde kalbiniz çok zayıf ,ağrılarınız oluyor mu?"

kalbim mi zayıf? bakamadım yapamadım ben ,onun kalbine sahip çıkamadım işte ,kahretsin! "ağrım falan yok ,leyla hanımla görüşmek istiyorum.Hastanenizin doktoru!" yataktan kalkıp çantamı aldım "leyla hanım odasında ama şimdi hastaları vardır ,eğer randevunuz yoks-"

ayakkabılarımı giydiğim gibi kalkıp oradan uzaklaştım .Hastanenin boğuk ve dar koridorlarından geçip leyla hanımın odasına geldim ,kapıyı iteklercesine açıp içeri girdim. Leyla hanımın yüzündeki şaşkınlığın yanına birde benden yaşça küçük bir oğlan çocuğu oturuyordu "leyla hanım konuşmamız gerekiyor" dedim kollarımı göğsümde toplarken.

"arıncığım benim tek hastam sen değilsin,yarın zaten randevumuz var" çocuk şaşkınlıkla bakarken içeri hemşirelerden biri girdi "üzgünüm leyla hanım yetişemedim" kadını duymazdan gelip çenemi kaldırdım "kalbim." dedim

leyla hanım bana dikkatlice bakıp yanımda duran hemşireye seslendi "ela 1 saat lim bie boşlupa koy randevulari ,kimse girmesin" dedi ela dediği hemşire onaylayıp içerdeki hastayıda alarak çıktı bende onun yerine oturdum

"leyla hanım kalbim... kalbim zayıfmış" dedim yüzümden ciddiyet akıyordu ama gözlerimden süzülen yaşlar isyan etti ruhsuzluğuma "ağlayabilirsin arın ,kimse bilmeyecek" dedi,yanıma oturup elini sırtıma koyarken

kafamı onun omzuna yaslayıp ellerimle yüzümü kapattım .Ben hıçkıra hıçkıra ağlarken o sadece bana sarılıyordu

içinde kayboldığum boşluk sonunda beni içine çekiyordu ,yattığım iğneli yatak kalbime saplanmıştı artık,ben emanet edilen bir kalbi elimde tutamamış ona bakamamıştım ,kendi burun deliklerimi tutup ağzıma bant yapıştırdım işte sıra şimdi bendeydi ,şimdi sıra herkesi kırıp döken ,başkasının hayatını çalan bu kızdaydı

sıra arındaydı ...

fikirlerinizi belirtirseniz çok sevinirim🤏🏻

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.