"ölüme giden yol bana cennet olurdu."
Duyduklarımı hafızamdan silmek istedim adeta. Neydi bu o adam ile evlenmek istemiyordum,kimse buna karşı gelmezdi. Annesi nasıl ona sormadan böyle bir xey yapıyordu? O adam bir başkasını seviyordu. Ölmüş birini.. nerden bulmuştu onu? Neden istiyordu ki onunla? "Sare aç şu kapıyı." Ablası Gülendam'ın sesini duyar duymaz hemen gözyaşlarını silip kapıyı açtı. Hiç kimse bir şey öğrenmeliydi.
" Üstümü değiştirdim abla bir şey mi oldu?" Ablası önce ona sonra üstüne baktı. Birşeyler çevirdiğini anlamış gibiydi ama umursamadı." Baba seni aşağıya çağırıyor." Kafamı olumlu anlamda sağlamakla yetindim. Arkamda ablamı bırakarak aşağıda beni bekleyen annem ve babamın yanına doğru ilerledim.
"Gel otur Sare." Dedi babam gösterdiği yere hemen geçip oturdum." Gül geldi bir kaç saat önce gördün zaten. Sana kısmet var kızım." Diyerek konuştu. Gül teyze ne zaman iyi bir şey için geliştir ki.. "ben evlenmek istemiyorum." Dedim basım eğik bir şekilde."Sare,o adam senin için en uygunu kuzenin Adar ile mi evkenmek istersin ya deden seni ya ona verirse?" Yine aynı yerden vurmuştu beni.
"Ben okumak istiyorum ana."
Bu sefer babam konuşmaya başladı." Sana okuma diyen yok oraya gittiğinde de okuman için elimden geleni yaparım. Ama adar ile evlenirsem o zaman elinden bir şey gelmez." Nasıl gelmezdi Adar onun yeğeni değil miydi? Yabancı bir adama niye bu kadar inanıyordu." Bur görüş kızım ha?" Diye sordu ama benim cevabım netti.
"Hayır, istemiyorum."
"Ablan için yap." Annem her zaman olduğu gibi beni zayıf yönlerimden vuruyordu. Eğer ben evlenmezsem ablam evlendirdi. Her türlü hayatım bitiyordu her türlü ben ölüyordum.
"Ya bana kötü davranırsa anne? Ölmüş bir kadın var onun kalbinde!!" Ağlamama hâkim olamadım. Korkuyordum onlar güçlüydü herşeyi yapabilirlerdi."Kim neden yapsın bunu? Kendisi istedi seni?" Orası öyleydi ama elinde değildi. Her türlü evlenmem mi gerekiyordu? Öyleydi galiba. Derin bir nefes alıp ikisine döndüm." Ben biraz düşünmek istemiyorum." Her ikiside konuşmamıştı kafa sağlamışlardı.
Mizgin ile konuşmak istiyordum bir tek o yardım edebilirdi bana.
🤎'
Poyraz yerinde duramıyordu evlenmek istemiyorum dedikçe annesi onu zorluyordu. Birde o kızla evleneceğini öğrendiği an daha da delirmişti, çocuktu o. Evlenip hayatını o küçük kız ile maf edecekti. Buna asla izin vermezdi."Poyraz bir dur başım döndü." Furkan bir yandan başını ovuşturdu. Sanki o evleniyordu." Oğlum sana ne olur sen mi evleniyorsun." Dedim sinirle boş nos konuşuyordu.
"Vala güzel kız da bana bakmaz."
Ters bir bakış atıp önüme döndüm boş yapıyordu. Güzeldi lakin onun güzeli değildi olamazdı. Ne edip engel olacaktı bu evliliğe." Git sende annem ile konuş belki seni dinler." Dedim Furkana son çare buydu." Valla canımı iste vereyim ana beni Gülay yenge ile uğraştırma en son dayak yemek üzereydim." Dedi
Onun derdi bir başkaydı zaten. İşi gücü boş yapmaktı." Mecbur amcaoğlu evlen bitsin." Bu kadar kolay değildi kalbinde nur başka kadın vardı ona nasıl ihanet edip evlenirdi ki? Yapamazdı asla bunu yapamazdı. Tek bir isteği vardı kızın onu istememesi.
Güzel kızdı eğer onunla evlenirse hayatı kayardı." O kadar kolay mı lan ben bir Dilda'yı sevdim başkası haram bana." Onuda anlamaya çalıştı ama zordu kimse kimsenin yaşadığını yaşamadan Anlamazdı.
Birbirlerini sevmiyorlar dı, ailelerin zoru ile evleniyorlardı..." Evlenmek istemiyorum." Dedim gözümü kapatıp derin bir iç çektim."Başka şansın varmı?" Diye dord Furkan. Yoktu Allah kahretsin ki yoktu."yok." Dedim çaresiz bir sesle.
...
Mizgin'e ters bir bakış atıp önüme döndüm. Resmen evlen diyordu giz göre göre bir evlen diyordu beni anlamıyordu yada anlamak istemiyordu. Kimsenin beni anlamak gibi bir derdi yoktu." Eğer onunla evlenmezsem adar ile evleneceğim ne kadar saçma bir şey ya." Ne adar ile nede o ağa bozuntusu ile evlenmek istemiyordum.
"Eğer Adar ile evlenirsem okul yok ama o ağa bozuntusu ile evlenirsem okul var."
"Ee daha ne olsun kızım."
Adar ile evlenmek isterdim ma onun annesi çok kötüydü hayatı zindan ederdi. Adar ile evlenmemizi dedem karar vermişti ama süreli erteleniyordu. Ablam bir yerden başka birini seviyordu ona ihanet etmek istemiyordum. Bütün oklar o ağa bozuntusunu işaret ediyordu.
Başka bir şansı yoktu.
"Yarın annesi ve kardeşi beni görmeye gelecek miş." Annem söylemişti. Yarına kadar bir karar vermesi gerekiyordu. Etrafa evleneceğine dair dedikodular bile yapılmıştı. Ortada hiç bir şey yok Ken insanlar saçma sapan şeyler söyleyip duruyordu."Sare evlen onunla o salak kuzenin ile evlenip sakın hayatını maf etme." Poyraz ile evlenirse de hayatı maf olurdu her türlü böyle olacaktı.
Artık tek bir umut vardı beklemek başka bir şansı yoktu.
"Neyse ben gideyim artık." Diye mırıldandım. Ona sarılıp çıktım konaktan belki artık omuda göremezdim. Herşey olabilirdi. Belki artık ailemi bile göremezdim. Yarın kaderim belli olacaktı..
Sare odasına çıkarken Mehmet bey ve karısı Yasmin xanım konuşuyordu.
"Umarım yanlış bir karar vermiyoruzdur Yasmin." Korkuyordu ya kızın canı yanarsa? İstemiyordu mutlu olsun istiyordu." Herşey onun mutluluğu için Adar ile evlenirse hayatı maf olur." Haklıydı hiç nir zaman istememişti adar ile evlenmesini,bu onların umudu olabilirdi..
Acıların adamı poyraz Karayel onlara belki derman olrdu ana kızları Sare'nin azraili olucaktı bu açık bir doğruydu.
Sevdiği kız öldükten sonra bir daha hiç kimseyi kalbine almamıştı o kalp hep Dilda ile dolu olucaktı. Sare Davutoğlu bilelerek ölüme gidiyordu ama kimse dur demiyordu. Hepsi onu ölüme istiyordu. Pişman olacaktı belki ama artık çok geç olacaktı iş işten geçmiş olacaktı. Kimse ona derman olamayacaktı.
....
Yasmin xanım ve kızları sabah erkenden utanmış misafirler için hazırlık yapıyordu." Sare git güzelce giyin ve hafif bir makyaj yap," dedi annem güler bir yüzle bana döndü. O olan biyen ile ilgilenmeye devam ederken ben idama çıkıp mavi bir elbise çıkardım.
Üzerinde gül deseni vardı. Çok sevdiğim bir elbiseyi bugün giymek hiç istemezdim. Makyaj masama ilerleyip dediği gibi hafif bir makyaj yaptım son olarak parfümümü sıkıp, takılarımı taktım. Hazırdım. Son kes aymadan kendime bakıp aşağıya indim. Henüz gelen kimse yoktu.
Sakın yanlış bir şey yapma." Dedi ablam bana döndü. Çocuk değildim nerde nasıl davranacağımı iyi biliyordum. Açılan kapıya döndü gözlerim. Orta yaşlarda bir kadın ve iki kızı vardı yanında. İkiside birbirinden güzeldi. Oturduğum yerden ayaklanıp gidip kadının elini öpüp alnıma götürdüm.
"Hoşgeldiniz." Dedim güler bir yüzle.
"Hoşbuldum kızım teşekkür ederim."
Son olarak her iki kıza da sarılıp yukarıda olan oturma odasına doğru ilerledik beraber." Maşallah kızımız çok güzel." Dedi kadın onu ilk kez mi görüyordu ve görmediği bir kuxi oğluna mi istiyordu? Garipti. Annem hafifçe tebessüm etti." Teşekkür ederiz."
Onları orda bırakarak mutfağa doğru ilerledim kahveyi çalışanlar hazırlamıştı zaten bir kaç dakika bekledim böyle kahveyi alıp gidersem anlarlardı. Ama bu iyi bir şeydi beni beğenmezdi belki.. yine saçmalamaya başlamıştım galiba. Derin bir Neşet alup kahveler ile yukarıya çıktım önce Gülay Xanım'a sonra kızlarına kahveleri ikram ettim." Eline sağlık yenge."
Tebessüm ettim daha hiçbir se belli değildi ama.
"Ben kızını com bendim tam benim gelinim olmaya layık bir kız ama birde ondan duymak lazım."
Ne diyecektim ki..
Bir yanım evet de diyordu bir yanım ise hayır. Anneme döndüm başını olumlu anlamda saladı. Ağzımdan çıkan tek bir keilme beni ya cennete yada cehenneme itecekti." Büyüklerimiz neyi uygun görürse onu." Dedim anneme döndüm." Biz uygun görüyoruz." Dedi gözünü kırpmadan.
Neden bu kadar istiyordu bunu bilmiyordum ama benim hayatım artık eskisi olmayacaktı bunu biliyordum..
Sare kaderine ağlıyordu hayır diyememuşti. Onu ne bekliyordu bilmiyordu ama ailesi fazla mutluydu onunda tek bir dileği vardı onlar gibi mutlu olmak. Sare'nin Karayel aşiretine gelin gideceği her yere yayılmıştı. Mutlu olanlar vardı.. ama Poyraz Karayel ve Sare Davutoğlu mutlu değildi.
Birinin kalbinde ölu biri.
Diğerinin okuma hâyelleri..
