Helva senin evinde kavrulmadığı sürece sana hep tatlı gelicek.."
~Başlama tarihi alalım..~
~Poyraz karakteri gerçek bir karakterdir..~
"Bu hikaye kavuşmak isteyip kavuşamayan bütün aşık çiftlerime gelsin."
....
Geçmiş.
Hayat bize zorluklara karşı gelebilmemiz için tutunacak dallar vad eder.. Zor anımızda onlara tutunmamız için.. Güçlü durmamız için.. İnsan insana emanet'tir... "Hoş geldiniz."dedi güvenlik sıcak bir tebessüm ile bu sıcak tebessüme karşılık verdi Diyarbakır'ın nazlı, güzel kızı Dilda."Hoş buldum Poyraz, odasında mı?" Dedi onu görmek için gelmişti."Evet odasında istersiniz haber vereyim."dedi ama Dilda hemen atladı sürpriz yapmak istiyordu..
"Yok sürpriz yapıcam."dedi. Ankara'da okuyordu Dilda Diyarbakır'a bugün gelmişti soluğu ise nişanlısının yanında almıştı genç kız son kes güvenliğe bakıp asansöre doğru ilerledi içindeki heyecan ve mutluluk tarif edilemez di. Asansör den inip odasına doğru ilerledi poyraz her zamanki gibi çalışıyordu güldü bu haline kapıyı tık tıklayıp konuştu.
"Müsade var mı ağa bey?"diye sordu güldü poyraz beklemiyordu onu "Sen ne zaman geldin?neden bana haber vermedin?"diye sordu hemen Dilda derin bir nefes aldı." Ayı'sın gerçekten Poyraz."dedi gerçekten öyleydi insan bir hoş geldin derdi. Yavaşça sarıldı özlemişti ayı olabilirdi ama onun ayısı olduğu için onu seviyordu.. "özür dilerim."dedi Poyraz..
"Alıştık artık."dedi bunun üzerine Poyraz hemen dudak buzdu." Aynen,aynen."dedi elinden tutu bir tek ona karşı çıkamıyordu,yenik düşüyordu.." benim minik ayı'şım küstü mu??" Dedi tatlı tatlı yanağına bir öpücük bıraktı."ha ha ne komik." Dedi Poyraz daha fazla uzatmadan konuştu." Ee burda böyle dikilecek miyiz?" Diye sordu.
"Yoo gidelim."dedi elinden tutup çıktılar odadan onlar için güzel bir gündü. Yavaş adımlarla ikisi birlikte çıktılar şirketten. sevgi ile yanıp tutuşan bir çifti onlar. Arabaya doğru ilerleyip bindi her ikiside.Dilda nedenini bilmediği duygunun içinde bulmuştu bir an kendini. Poyraz'a belli etmek istemedi.. Poyraz yavaşça arabayı çalıştırdı yol boyunca Dilda'ya dönüp konuşuyordu.
"Artık evlenelim." Diye tutturmuştu yine Poyraz ama okulu bitmeden istemiyordu Dilda.cevabı geç olmadı genç kızın,"Poyraz,daha kaç kere söylemem lazım okulum bitmedi daha." Dedi Dilda bunun üzerine Poyraz derin bir of çekti mecbur susutu. Yol kenarında bir kaza olmuştu acılı gözlerle baktı Dilda."Poyraz burdan gitmeyelim."
"Bebeğim, alt tarafı bir kaza endişelenme."
Zordu endişelenmemek malesef. Korkuyordu tek çaresi vardı poyraz'ın elini tutmak. Poyraz o endişelenmesin diye konuşuyordu. Sakinleştirmek için. Bir kaç espri yapıp Kendi kendine güldü. Dilda birden yola atlayan kedi ile göz göze geldi hızla poyraz'a döndü"Poyraz dur!!" Dedi hızla direksiyonu tutup çekti tek hatırladığı şey buydu. Başka hiç bir şey yoktu. Karanlık toz duman etrafı sarmış durumdaydı..
Poyraz sevdiği insan ile sınanmıştı adeta. Ölmüştü, yaşamıyordu. O gün ona ev bir zindan olmuştu sevdiği ölmüştü.. canı acıyordu hemde çok herşey artık öyle anlamsız gelemeye başlamıştı ki. Bir daha kimseyi sevmemiştı mesela Dilda ölmüştü ama Poyraz'ı bırakmamıştı ruhu her daim yanındaydı..
🥀
İyice koltuğa yayıldı Sare elindeki kumanda ile kanal atlayıp durdu. Ablaları yemek hazırlıyor o ise işten kaytarmiş bir şekilde televizyon izliyordu. En son bir haber kanalında durdu. Alta kırmızı bir yazı vardi dışından okumaya başladı hemen."Ünlü iş adamı Poyraz karayel sabah saatlerinde içinde nişanlısının da olduğu araçla kaza yaptı." Bu sefer kadın konuşmaya başladı."Ünlü iş adamının neden kaza yaptığı şu anlık bilinmiyor malesef."
"Ama sabah saatlerinde gelen bilgiye göre nişanlısı hayatını kaybettmiş."
Derin bir nefes aldı Sare."Yazık ya." Diyerek konuştu. "Kim bilir şimdi birbirlerine ne kadar âşıklardır." Demeyi de ihmal etmedi. Ardından büyük ablasının o nazik,ince sesi geldi."Sare,qiza Keri min neyne vûdérî(Hivda eşeğin kızı getirme beni oraya). Şimdi o adamın nişanlısı olmak istedi Sare çünkü ablasının bu işlerinden yorulmuştu. Yavaşça yatığı yerden ayaklanıp mutfağa doğru ilerledi,abisi ve babası gelmemişti bile daha."Geldim abla." Dedi ve masanın üzerinde duran ekmekleri dilimleme ye başladı bir yandan da konuşmaya başladı.
"Sen beni çağırmadan önce ne oldu biliyor musun abla?"
"Yine olmuştur bir saçmalık."
Dedi ablası Gülendam yine bozdu morelini hep böyle yapıyordu. Ama o bu sefer susmadı."Hani şu ünlü iş adamı Poyraz karayel varya nişanlısı ile kaza yapmış." Dedi ve devam etti." Nişanlısı ölmüş çok yazık değil mi?" Dedi bunun üzerine ablası derin bir of çekti."Deli,bundan bize ne adam iki güne yeni birini bulur o zenginler hep böyle." Dedi ablası. Haklıydı kimse kimseyi ölene kadar beklemezdi..
O adam da elbet unutup başka biri ile evlenicek ti..
🥀
(Şimdiki Zaman)
Yüzüne vuran güneş ışınlarına isyan ederek uyandı Poyraz nefret ederdi erken saate uyanmaktan. Zar zor yatağından çıkıp üzerine bir t-shirt geçirdi her sabah yaptığı gibi bu seferde güne,Dilda nın fotoğrafına bakarak kalkmıştı odasının hemen her yerinde onunla olan fotoğrafları vardı. Güzel bir duş aldıktan sonra çıkıp üzerine beyaz bir gömlek altına Siyah bir pantolon geçirdi ceketinin de alıp aşağıya indi. Bugün bir okulu ziyaret etmesi gerekiyordu her yıl yaptığı gibi okulları ziyaret edip ihtiyaçlarını karşılıyordu.
Bugün gideceği okul Dicle üniversitesi idi. Ne gibi bir ihtiyacı olurdu ki üniversitenın? Bu işlerle uğraşmak canını epey sıkıyordu. Aile bireyleri sofraya geçmiş kadınlar masayı kurmayı bitirmişti bile." Poyraz gel kahvaltını yap seninle konuşmak istediğim bir konu da var." Dedi annesi Gülay Xanım. Ne diyeceğini artık ezberlemişti Poyraz evlen diyecek ti.
Kıramadı annesini geçip oturdu yanına bir kaç lokma yendikten sonra annesine döndü." Ee, anne benimle ne konuşmak istiyorsun?" Diye sordu. Annesinin cevabı hiçte geç olmadı." Sana kız buldum." Dedi bunun üzerine Poyraz'ın tam konuşmaya başladığını anlamış oldu ki izin vermedi."Bu sefer ciddi düşünüyorum Poyraz kız güzel ve akıllı hemde okuyor. Yeti bu yaş evet Dilda senin için önemli ama ölenle ölünmez." Dedi sert çıkan sesi ile Poyraz'ı çok iyi tanırdı karşı çıkacaktı ama elbet boyun eğmek zorunda kalacaktı..
"Daha ne kadar kendini suçlayacaksın?"
Bilmiyordu Poyraz hiç birşey bilmiyordu uzun bir süre annesinin gözlerine bakıp ayaklandı.. onun zaten kafası uzun süredir yerinde değildi bide annesi yeni dertler ediniyirdu ona.. konağın önüne durdu derin bir nefes aldı boğuluyordu adeta. Telefonunu alıp Furkan'ı arayacağı zaman kapının önünde duran arabaya kaydı gözleri bu oydu Furkan. Yavaş adımlarla ilerleyip arabanın kapısını açtı. Beklemiyordu Furkan kim olduğunu anlamak adına kafasını yana çevirdi."sen mıydın oğlum? Korkutun beni." Diye mırıldandı.
"Ne işin var senin burda?" Diye sordu poyraz merakla genelde bu saatlerde uyurdu zorla uyandırdı Poyraz onu." Sabah şirkete uğradım ondan erken geldim." Dedi Furkan diğer taraftan esnedi uykusu geliyordu hemde fazlası ile." Sana ne olmuş yüzün sirke satıyor maşallah."
"Annem sana kız buldum evleniceksin diyor." Dedi asık bir suratla."Anlaşıldı e oğlum haklı ölmüşle ölünülmez."
Haklıydı ama kalbi acıyordu ne yapabilirdi ki? Aklına sadece o geliyordu o kızı unutma şansı yoktu.. " bugün ki rota ne ağa bey?" Diye sordu Furkan toparlandı uykusu geliyordu ama işinin başına geçmesi gerekiyordu." Bana bir daha sakın ağa bey deme." Diye bir uyarı yapıp arabayı çalıştırdı Poyraz. Furkan ise sadece baktı alışmıştı artık poyraz'ın bu hallerine. Ne acılar çekmişti biliyordu ama asla anlayamazdı malesef..
.....
"İyi çalıştık yanlız bugün." Dedi Sare arkadaşı Mizgin'e yorucu olmuştu ama güzeldi." Bencede bu çalışma bize bir yıll yeter." Dedi alayla bunun üzerine gülmeye başladı Sare keşke öyle bir şey olsaydı ama ne kadar çalışırsa çalışsın asla ona yetmeyecek gibi hissediyordu. Elindeki kitaplar ile her ikiside sınıfa ilerlemeye başladı kalabalık bir sınıftı." Poyraz Karayel diyorum işte kızım." Diyordu bir kız kimden bahsettiğini biliyor gibi oldu adı hiç yabancı gelmiyordu çünkü." Bizim okula geliyormuş hani şu nişanlısını trafik kazasında kaybeden adam var ya ünlü iş adamı nasıl tanımadın." Diyordu isyan eder bir ses tonuyla. Şimdi hatırlıyordu Sare onu yıllar önce haberde gördüğü adamdı buraya mı geliyordu?
"Bak bak geldi!!." Dedi kız neşe içinde görebilmek adına kafasını çevirdiği de dibinde duran adam ile göz göze gelmesi bir oldu kara kaş kara göz tam bir has esmerdi bu adam!! Hemde televizyonda gördüğünden de yakışıklıydı.."önümden çekilirsen geçicem." Diye mırıldandı ben hemen yana kayarken o masaya doğru ilerledi arkasından bir adam ve bir kaç adam daha ilerledi ellerinde tanıtım broşürleri vardı.
"Öncelikle kendimi tanıtayım." Dedi ve konuşmaya devam etti." Ben poyraz, Poyraz Karayel. Şimdi arkadaşların dağıtacağı broşürleri okuyun." Dedi tam o sırada bir adamın masama bıraktığı broşürü aldım. Üzerinde şirketlerinin resmi vardı,bunca yıl yaptığı şeylerden bahsetmişti. Kendini övmüştu yani beyefendi. Burayada yardım için gelmişti, başka ne olabilirdi ki? Takıldığında tek şey vardı şirket ismi..
Dilda yazıyordu..
Hâyla seviyordu evlenmemiş ti galiba hâyla." Evlenmiş mi?" Diye sordum yanımda oturan Mizgin'e broşürü okuyordu." Hayır." Dedi sadece.
.
.
.
Elindeki son kitaplarında çantasına koyup çıktı sınıftan Sare bugün onun için yorucu olmuştu ama o adamın gelmesi buraz da olsa iyi olmuştu ders kaynamıştı çünkü. Okuldan çıktıktan sonra okulun bahçesinde onu bekleyen adama doğru ilerledi bu şoför du arabaya binip telefonunu çıkardı Sare. "Gününüz nasıl geçti Sare hanım?" Diye sordu şoför her gün yaptığı gibi tatlı bir tebessüm ile karşılık verdi Sare." İyi geçti her zaman olduğu gibi." Dedi ona poyraz denen adamdan bahsetmek istemiyordu.
Konağın önüne geldiklerinde arabadan indi Sare tam içeri gireceği anda kapıda Gül teyze ile göz göze geldi bir haber getirmişti demek ki.
"Nasılsın gül teyze?" Diye sordu güldü gül "iyiyim kızım se?" Diye sordu oda.
" İyiyim."
O odasına çıkarken gül annesinin odasına çıktı neden gelmişti acaba ne kadar yanlış olduğunu bilsede kapıyı dinlemek zorundaydı." Kızına kısmet var Yasmin." Diyordu gül teyzesi annesi meraklı bir ses tonuyla konuştu." Kim kız?" Dedi Gül hemen atladı." Poyraz Karayel'e." Dediğinde Sare'nin başından aşağıya âdeta kaynak dullar dökülmüştü. Ne diyordu bu kadın? Asla o adam ile evlenmezdi hemen koşarak odasına ilerledi..
Ne diyeceğini bilmiyordu belki o adam değildir diye düşündü.
"Ağam Sare için kısmet var." Dedi Yasmin Gül'ün getirdiği habere çok mutlu olmuştu çünkü o aile varlıklı bir aileydi.." kimdir Xanım." Diye sordu Mehmet bey." Karayel aşireti." Dediğinde Mehmet bey biraz da olsa şaşırmıştı nerden bulmuştu onlar Sare'yi?
Varlıklı tanınan bir aileydi onlar." Sare ile konuşalım öyle karar verelim." Dedi Mehmet Ağa ama karısı hemen atladı." Sare nerden bilecek o şimdi okul derinde düşecek hem ben gül ile konuştum oraya gidince okuyacak." Dediğinde onay vermişti. Onlar bir kara vermişti ama kimse evlenecek olan çifte sormamıştı fikirlerini. Sare neye uğradığını şaşırmıştı Poyraz zaten kafayı yemişti.
Ama kader bir kere biçilirdi ve onların kaderi birbirine bağlamıştı..
