İçeriğe geç

Kalp çıkmazı( mahalle)

Bölüm 10 · 2 dk okuma

Kalp çıkmazı( mahalle)

Bölüm 10

10. Bölüm

​Pazartesi sabahı büroya ayak bastığımda, dünkü pazar gününün o sakin mahalle havasından eser kalmamıştı. Masamın üzeri her zamanki gibi dava dosyalarıyla doluydu. Ateş, elinde yeni evraklarla odasından çıkıp masama doğru geldiğinde, yüzünde yine o mesafeli avukat ifadesi vardı.

​"Günaydın," dedi, evrakları masaya bırakarak. "Geçen haftaki tapu iptal dosyalarının nihai kararları çıktı. İncelemen için bırakıyorum."

​"Günaydın," dedim, dosyaları kendime doğru çekerken. "Hemen göz atarım."

​Ateş arkasını dönüp odasına gidecek gibi oldu ama bir an duraksadı. Gözleri masamın üzerindeki kahve bardağına takıldı. "Bu hafta duruşmalar yoğun geçecek, Leyla. Kendini çok yıpratma."

​Sesindeki o hafif yumuşama, ofisin o resmî havasını bir an için delip geçti. Başımı kaldırıp doğrudan yüzüne baktım. "Yorulmaya alışığım, biliyorsun."

​Ateş başını sallamakla yetindi, başka bir şey söylemeden odasına geçti. O gün boyunca aramızda iş dışında hiçbir diyalog geçmedi. O kendi dosyalarıyla ilgilendi, ben de önümdeki evraklarla.

​Akşamüstü saat beşçü buçuğa gelirken, arşiv odasından almam gereken bir imza sirküsü vardı. Dosyayı alıp merdivenlerden yukarı çıktığımda, Ateş’in odasının kapısı aralıktı. İçeriden gelen seslerden telefonda önemli bir müvekkille konuştuğunu anladım. Tam geçip gidecektim ki adımı duyduğumda adımlarım kendiliğinden durdu.

​"...Evet, stajyerimiz gayet iyi adaptasyon sağladı," diyordu Ateş telefonda. Sesi her zamankinden daha tok ve net çıkıyordu. "Genç ama işinde oldukça hırslı... Merak etmeyin, dosyalar zamanında bitecek."

​Hırslı... Beni tanımlamak için seçtiği kelime buydu işte. Yüzümde istemsiz küçük bir tebessüm belirdi. Dosyayı elime daha sıkı kavrayıp odama doğru yöneldim.

​Mesai bitimine doğru herkes çıkmaya başlarken, Ateş odasından çıktı ve ceketini omzuna attı. Masamın önünden geçerken durdu.

​"Bugünlük bu kadar yeter, Leyla," dedi, ceketini düzeltirken. "Yarın sabah erken saatte adliyede olacağız, dinlenmeye bak."

​"Tamamdır, çıkıyorum zaten," dedim, çantamı alırken.

​Ateş başıyla onaylayıp kapıya doğru yürüdü. Ofisten birlikte çıktık, ana caddenin köşesine kadar sessizce yürüdük. Mahalle sokağına girmeden hemen önce durdu.

​"Yarın görüşürüz," dedi, kısa ve net bir vedayla.

​"Görüşürüz," dedim. O ara sokaklara doğru yürüyüp gözden kaybolurken, aramızdaki mesafenin henüz kapanmadığını ama her geçen gün o sınırların biraz daha incelendiğini bir kez daha hissettim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.