Zeynep, Yalın’ın “Sanırım o kişi sensin,” sözlerini duyduğunda kalbinin atışı bir anlığına durdu sanki. İçinde hem korku, hem de garip bir sorumluluk hissi doğdu.“Ben... laneti nasıl kıracağım ki?” dedi kısık sesle.Yalın, eski günlüğü işaret etti. “Her şey burada yazıyor. Ama dikkatli olmalıyız. Laneti kırmak sadece cesaret değil, fedakârlık da gerektiriyor.”Tam o anda kulübenin dışında bir dal kırıldı.Zeynep irkildi. Yalın elini Zeynep’in önüne koyarak sessiz kalmasını işaret etti. Pencereden dışarı baktığında gölgelerin arasında bir silüet gördü.“Seda mı?” diye fısıldadı Zeynep.Yalın başını iki yana salladı. “Hayır. O… ikinci avcı.”Kapı aniden sertçe vuruldu.*“Açın!”* diye bağıran tiz bir kadın sesi duyuldu. “Gerçeği öğrendiniz. Ama geç kaldınız. Kurban seçildi bile…”Zeynep’in kanı dondu. “Kurban mı? Kim?!”Yalın gözlerini kapattı. “Ya sen... ya da ben.”Kapının arkasındaki gölge bir anda yok oldu. Sessizlik, kulübenin içinde yankılanıyordu. Zeynep derin bir nefes aldı ve Yalın’a döndü.“Bunun sonu ne olursa olsun, artık geri dönemem. Kalbimi saklamayı bırakacağım. Gerçeği bulmadan durmayacağım.”
Yalın gülümsedi. “O zaman sana bir sır daha vereceğim.”Masadaki kitabın arkasından eski, paslı bir anahtar çıkardı. “Bu... lanetin başladığı yerin kapısını açıyor. Kasabanın kuzeyindeki mezarlıkta, terkedilmiş bir türbe var. Her şey orada başladı.”***O gece Zeynep, mezarlığın yolunu tuttu. Ay ışığı zayıftı, rüzgar uğulduyordu. Her adımda toprağın altında bir şeylerin kıpırdadığını hissediyordu sanki.Terkedilmiş türbeye vardığında, eski taş kapının önünde durdu. Elindeki anahtarı yavaşça kilide soktu ve çevirdi.Kapı gıcırdayarak açıldı.İçeri adımını attığında, loş duvarlara çizilmiş semboller dikkatini çekti: Kalpler, gözler ve kırmızıyla çizilmiş bir isim: *Zeynep.*Gözleri büyüdü. “Bu imkânsız…”Arkasından bir fısıltı yükseldi: *“Sen seçildin, çünkü en çok hisseden sensin. Kalbin, bu lanetin anahtarı.”*Zeynep arkasını döndü. Orada... Seda duruyordu. Ama artık tanıdığı Seda değildi. Yüzü solgun, gözleri boştu.“Elindeki anahtar... sadece bir kapıyı değil, benim zincirimi de çözüyor,” dedi Seda. “Beni serbest bırak... ya da onun yerini al.”“Onun?” dedi Zeynep.Seda gözlerini devirdi. “Yalın’ın. Her şeyden haberi var. Ama seni koruyormuş gibi yaptı. O... ilk kurbandı. Ve seni sonraki yapmak istiyor.”Zeynep’in kalbi sarsıldı.“Yalın yalan mı söyledi?”
Seda başını eğdi. “Cevabı sen bulacaksın. Ama kararını verirken... kalbini değil, gerçeği dinle.”
