Sandalyeyi çekip oturdum.
Annem de karşıma sandalye çekip omuzlarımdan beni teselli edecekmiş gibi tuttu ve nazikçe okşadı.
"Ne oluyor o telefondaki kimdi kuzum?
Yutkundum ama bu durumu anlatmak zorundaydım.
"Her zamanki şeyler artık o adamın beni kullanmasından bıktım,surekli beni suçluyor bu sabah yine kavga ettik, bu kaçıncı boşanacağım , kızımı da yanıma alacağım.
Üzgün ama umutlu bir halde başını salladı,
" Sen benim gibi çok güçlü ve zeki bir kızsın bunu bilmelisin nelerin üstesinden geldin. Harıl harıl çalışıp avukatlık bürosu açtın .
Bir tebessüm ile anneme sarılıp kokusunu içime çektim o sırada kapının önünde sinirli sinirli bakıyordu. Tam bakışıyorduk ki aniden zil sesiyle irkiliverdim
Hizmetçi kadın kapıyı açmaya gidince bütün odağımız kapının arkasındaki kişiydi.
Hanife kapıyı açtı,gelen ardaydı.
Sinirle kapıya doğru sert adımlarla ilerliyordum.
Ortam çok gerilmisti.
Hanifeye dönerek;
"Cereni yukarı götür Hanife " dedim
Bana sınırlı bir tavırla
"Ceren hiç bir yere gitmiyor,o benim kızım benimle kalacak"
Hanife cerene sarılmış bir şekilde bir bana , birde ardaya bakiyordu.
"Senin nasıl kızın oluyorsa benimde kızım istediğinde kalabilir, çocuğumu bu işe sokmayacaksın.
Ceren Hanifenin kollarından fırlayıp ardaya sarıldı.
"Bak o babasını seviyor ve benimle kalacak
Elindeki kağıtları yüzüme fırlatarak
"Daha çok işim var imzala hadi! ( cereni öperek) beraber eve gideceğiz degilmi bitanem.
Sinirden kıpkırmızı oldum.
"Sen ne hakla bunları yüzüme fırlatırsın ahlaksız, karşında arkadasin yok senin kendine gel
Hiçbirsey demedi ,Kağıtlara bakmaya karar verdim.
Boşanma evrakları vardı imzaladım ve sertçe eline verdim.
"Avukatım seni arayacak arıza çıkartmaya çalışma sakın
"Ben hayatta arıza çıkartmam seninle bir saniye bile kalmak istemiyorum
Atışıyorduk, sinirim bozuldu
"Baba hadi gidelim"
Bana bir bakış atarak
"Hah gidelim prensesim sen iste yeterki seni hiç bırakmayacağım "
Annem de koşarak kapıyı ardanın yüzüne kapattı.
Kapıyı tekrar açtığımda gitmişlerdi bile
"Anne ben kızımı bu adamı eline bırakamam ne yapacağım
"Sakin olman gerekiyor senin şu anda yapabilecegin birsey yok elbet birgün şafak vakti gelecektir
2gün sonra
Yatağımdan kalktım ve direkt aynanın karşısına geçtim, dağınık saçlarımı topladım odamdaki tabletimden en sevdiğim şarkıyı açtım,dans eşliğinde giyinmeye başladım, en şık beyaz ceketimi giyip mavi kotumu giyip topuklu ayakkabımı giydim
"İşte şimdi gör bakalım kadın kimmiş
Bugün son derece önemli olan bir karar alacaktım
"Bugün bir kadın , bir anne olduğumu göstereceğim
Beyaz kelebekler zarif kupemi takip aşağı inmek için merdivene doğru çıktım.
Koridorları temizleyen Hanife beni görüp 1 adım yaklaşarak ;
"Ahh bune zariflik böyle umarım güzel yüzünüz hep güler de o adama haddini bildirirsiniz
"Teşekkür ederim canım
Arabanın anahtarını alıp çıktım
Arabada çok hoş bir müzik vardı tüm detayları ezberimdeydi
"Gülüşmemiz özgürlüktü sevişmemiz ibadet
Değiştiririz sandık fakat değişmedi inan pek
Kavgalarımız boştu yine de inatla et idare
Desem de olmaz 'bi daha be' bu daha çok eder biçare
Kendime diyorum yoluna bak, dolu kafam
İtiyo beni bu sorulara
Sevgimiz artık o yolu kapar lan
Bu halde daha da yorulamam
Yine de kalbim sorun yapar
İhtiyaç duyarım korumana
İhtiyaç duyarım kokuna hala
Sen atıp dursan da boku bana"
Yaklaşık 20 dk boyunca yol aldım ve" BAŞAR HOLDİNG" tabelasının yanından geçip arabamı valeye verdim ve girişte bir suliet farkettim
Oydu tüm çekiciliği ile önümde duruyordu nazikçe elini uzattı
"Bugünde çok şıksınız pelin kaftanoğlu