Artık gözüm dönmüştü,hiçbirşeyi eskisi kadar görmezden gelemiyordum.Bu davranışlar artık çığırından çıkmıştı.Hergün beni pohpohlayan,bir kucak dolusu hediye alan balımlı cicimli canımlı konuşan adam son bir yıldır gözükmüyordu, birgün iyi olup bir gun kötü olan ruh hali, her tartışmada direkt olarak sadece beni suçlamaya baslaması ,sonra birsey olmamışcasına hayatına devam etmesi bardağı taşıran son damla idi.Bir anda kendime geldim,sinirden titreyen bacaklarım aniden sandalyeye oturabilmeme yetmişti. Gücümü topladım ve artık sesimi çıkarmaya karar verdim yüzüne bakmaya cesaretim vardı artık. Hızlıca ayağa kalkarak
"Bunca yıldır sadece kızım için katlandım sana , şirketi batırdığın yetmezmiş gibi beni suçladın bir gün bile sana haksızsin bile demedim hep bu rezilliğini kızım için çektim kızımı da alıp gidiyorum ne halt yersen ye" dedim.
İlk defa doğru birsey yaptığım konusundaki hemfikirdim içimdeki kin öfke ne varsa yıllık birikimlerimj döktüm ortaya. Yüzünde şaşkınlık vardı ama bastırıyor birsey söyleyecek ama soyleyemiyordu.
Alaycı bir şekilde
"Noldu küçük dilini mi yuttun konuşsana!
Tek kaşını havaya kaldırarak
"Ne oldu pelin hanım,o hiç güvenmediğiniz arkadaşlarınız mi yardım etti size" dedi kıkırdayarak
Cesaretimi topladım ve ilk ağzıma geleni söyledim
"O çok güvenmediğim arkadaşlarim değil sen yardımcı oldun bana(alaycı bir ifadeyle) senin sayende gördüm nasıl bir pislik olduğunu,herseyini alacağım senin ,donuna kadar alacağım.
Aklınca kandırmaya çalışmıştı son kozunu oynamak istedi
"Şirketin battı ve sen hala bensiz Bir bok yapabilecegini mi sanıyorsun ha? Sen beni hayat bırakamazsin bensiz yapamazsın.
Sesli bir şekilde güldüm benden artık daha zavallı konumunda olması bana daha çok güç vermişti
" asıl senin her detayını düşünen senin arkandan koşan ,senin rahatça kullanabileceğin biri olmadan sen hiçbir bok yapamazsın arda.
Bunu dediğime inanamadım bir anda öyle bir rahatladım ki çantamı, araba anahtarımı,telefon ve cüzdanımı alıp çıktım.
Arabayı annemin evine doğru sürdüm ve 5 dakika kendime geldikten sonra arabadan inip etrafı incelemeye başladım ve kendime güvenim gelmişti
Bahçedeki ayna gözüme ilişti,biraz yaklaştım , uzun düz, koyu kahve saçlarım ve ela rengi gozlerim, kar gibi beyaz eteğinde,kart kırmızı ceketimle uyum içindeydi,sonra gözüm incecik belimde gezinmeye başladı. Balık etli vucüdum o adamın isteği ile şekillenmişti ,kendi Fiziğim bile onun kontrolü altındaydı.Oysaki onun sapsarı saçlarını, mavi ve yeşil karışımı gozlerini,uzun boyu ve kalın gövdesine karışma gibi bir hakka sahip değildim onun gozünde .Peki ya neden kendimi her halimde sevdiğim halde beni seçmesine, benim benliğimle küstüren adamı seçtim. -doğru adamı seçemedim ama o beni sevmeyi değil ona yarayacak parçamı seçti -
Kapıyı tıkladım ve kızım kapıyı açtı. Yüzündeki tebessüm aniden yüzünden silini verdi.
"Babam nerde pelin?
Pelin he ya, pelin benim kızım bana anne demeyr bile tenezzül etmemişti .
Birden içerken telefon sesi geldi . Ceren kapıyı olduğu gibi bırakıp telefona koştu,içeri girdiğimde telefonu açmıştı bile.
Simsiyah saçları benimki gibi düzdü. Ne kadar benziyoruz diyordum , gözlerin ela diyordum keşke mavi yeşil olsaydı diyordu. Bir türlü kızımın annesi olduğuna aliştiramiyordum. Beni hep hiçe sayıyor ardanın zamaninda yaptığı davranışlar da onun iyi biri olduğuna inanmamı sağlıyordu. Bu durumdan kurtulmuş olsamda bir takım düsunceler kafamın içinde dolaşıp duruyordu. Ceren bir bağırık kopardığında dalgınlığıma son verdim. Yere yatmış vaziyette bağırıyor,ayaklarını pat diye yere vuruyordu . Ceren diye seslendiğimde resmen beni duymamazlıktan geldi ve yerden kalktığı anda oyuncaklarıni bana doğru firlatmaya başladı .
Bana benzeyen ela gözleri aynı ardaya sinirlendiğim gibi bana bakıyordu. Ne yapacağımı bilemiyordum. O anda saatin akrep ve yelkovan sesinden başka hiç birseyi duymamaya başladım. Cerenin bağırışları,telefonun açık operatör sesleri, annemin pelin diye cağrışları. Şu an oracıkta bayılacaktım.
Yavaş yavaş seslerin geldiğini fark eder etmez ilk duyduğum şey baba bağırışlarıydı. Her ne kadar cerene kollarından sarılmaya çalışsam da o beni ittirmekten vazgeçmiyordu. Annem yanıma gelerek cereni koltuğa oturttu. Ve elimden tutup doğruca mutfağa götürdü.