İçeriğe geç

Kalbine Sessizliği Öğret

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Kalbine Sessizliği Öğret

Bölüm 4

Komşunun Tuvaleti

SELAMM

Beni özlediniz mi?

Valla çok yoğunum kusura bakmayın.

Neyse buyurun bölüme geçelim.

İyi okumalar.

---

Elimdeki kardelen buketiyle abimin odasına koştum. Abim uyuyordu. Etrafı inceledim ama herhangi bir çiçek buketi görmedim. Dört seçenek vardı. Birincisi abime çicek ya da herhangi bir şey gelmeyecekti. İkincisi daha gelmemişti, gelecekti.

Üçüncüsü abime çiçek yerine başka bir şey gelmişti ve abim saklamıştı. Ya da ona hiç gelmeyecekti. Kardelen buketini aldım ve odama geçtim. İki çiçeği de yatağın üzerine koydum. Bir ileri bir geri giderek düşünüyordum.

Bunu abimle ve Ecrin ile konuşmalıydım. Abimin uyanmasını beklerken yarın gideceğim duruşmaya çalışmaya başladım. Çalışmaktan başım ağrımaya başlamıştı. Saatler geçti ama öküz abim uyanmadı. Elime bir bardak buzlu su aldım ve yanına gittim.

"Abi yediden geriye sayıyorum," dedim elimdeki suyu sallayarak. Buzların bardağa çarpma sesini duyunca hafifçe yerinde kıpırdandı ama uyumaya devam etti. Yediden geriye saymaya başladım. "Yedi, altı, beş," hareketsizce uyuyordu. Ona dogru yaklaştım. Elimi suya soktum ve elimi yüzüne doğru savurdum. Yüzü damlalarla kaplandı fakat öküz gibi uyumaya devam etti.

"Dört,üç," öküz dilinde bir şeyler mırıldandı. Anlamadım. "İki," dedim elimi tekrar suya soktum ve siyah tişörtünün altından sırtına dokundum. Üşüdü ve irkildi. "Bir," dedim ve suyu kafasına döktüm. Ardından korkuyla banyoya koştum. Kapıyı kilitledim. Klozetin kapağını kapattım ve üstüne oturarak korkuyla beklemeye başladım. İçeriden abimin böğürme sesleri geliyordu.

Kocaman bir kahkaha attım. Abim kapıyı tekmelemeye başladı. Ecrin de abime bağırıyordu. "Abi bağırmasana ders çalışmaya çalışıyorum." Sesi kedi sesi gibi geliyordu kulağıma. Abim saldırmak için başka bir hedef bulmuştu o da bağırmaya başladı. "Çalışmaya çalışıyorum ne gerizekalı? Sen ne biçim sözelcisin." Sesi sinirli geliyordu.

Ecrin de bağırdı. "Birincisi bana bağırma. İkincisi sözel okumuyorum. Nasıl abisin sen ya?" Sinirle kapısını kapattı. "Ha eşit ağırlık ha sözel? Ne fark eder Ecrin?" Abim artık çıldırmak üzereydi. Eğer beni görürse öldürürdü. Ama ben kaşındım. "Abi Ecrin sayısal okuyor." Diye bağırdım.

Ve kapıyı kırdı. Evet kapıyı kırdı. Bu çocuk düşündüğümden de öküz. Biz nasil tuvalete girecektik. "Abi niye kapiyi kırdın? Ben burada rahat rahat sıçamam artık" dedim sinirle ama nedense o benden daha sinirliydi. Nazikçe ensemden tuttu ve başımı eğerek beni oturma odasına götürdü. "Gel ben sana rahat rahat sıçmayı öğreteceğim," dedi bir anlık boşluğuma geldi ve "Cidden mi?" diye sordum. Bu hayatımın hatasıydı.

Abim anıra anıra gülmeye başladı. Utancımı gizlemek için ona vurmaya başladım. Ama yumruklarım ona sinek vızıltısı gibi geliyordu. Çünkü hiç tepki vermiyordu. Sadece gülüyordu. Artık saklanmak için Ecrin'in odasını kullanacaktım. Kendi kapıma kıyamazdım.

"Abi o tuvalet kapısını tamir et. Yoksa yemin ederim karşı dairedeki yakışıklı çocuğun yanına giderim işemeye." Anında kahkahası kesildi ve bana öldürücü gözlerle bakmaya başladı. "Şerefsiz," diye fısıldadı. Bana doğru yürümeye başlayınca ona "Kendi diyen kendi olur. Çelik ayna," diyerek orta parmak çektim. Ecrin'in odasına girdim. Kapıyı kilitledim.

Gülerek Ecrin'in ensesine yapıştırdım. Ders çalışıyordu kuzum. Bu sırada Kırca dışarıdan 'etrafın sarılı, teslim ol' konuşması yapıyordu. Ecrin'e de bir doz karıştığıma göre rahatlayabilirdim. Kapıdan abime bağırdım. "Abi önemli bir şey konuşmamız lazım." Beni ciddiye almadan konuştu. "Gel kardeşim gel konuşacaz. Yumruklarımızla." Beni deli edecekti.

Sinirle kapıyı açtım ve abimin elindeki dev kovayla bakıştım. Ellerimi kaldırdım ve onu durdurmaya çalıştım ama nafileydi. Benim iki katımdı. Ardından deniz kızı olmaya aday oldum. Su o kadar fazlaydı ki kafamdan akıp gidene kadar boğuldum.

Suyun ıslattığı tek şey ben değildim. Ecrin'in odasınının dili olsa da konuşsa diye düşündüm. Ecrin de öyle düşünmüş olacak ki büyük bir çığlık attı. Ben kulaklarımı tuttum. Abimse boku yediğini anlamış olacak ki. Yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı. Ben ıslak kıyafetlerle Ecrin ise kalemlerle onun üstüne atladık. Üçümüz beraber yere devrildik.

Yerde tepinirken abim bizi üstünden itmeye çalışıyordu. Birimizi iterse diğeri geri onun üstüne çıkıyordu. Resmen yaşam mücadelesi veriyordu. Onu öldürmeye niyet etmiştim bir kere artık ölsem de kalkmazdım.

☆☆☆

Elinde paspasla yerleri küfürler eşliğinde silen abime bakarak elimdeki limonatayı yudumladım. Bu görüntüden daha güzel olan tek görüntü yakışıklı karşı komşumdu. Abime döndüm ve konuşmaya başladım. "Abi tuvaletin kapısını tamir edecek misin? Ona göre karşı komşuma uğrayacağım." Yemin ederim kaşınıyordum. Abim sinirle bana döndü. "Gerekirse odama sıç Lalin," dedi öfkeyle soluyarak. "Oraya gitmeyeceksin."

Abim çok kıskançtı. Ama artık 24 yaşındaydım. Bir sevgilim bile olmamıştı. Abim bu sahiplenme işini abartıyordu bence. Sinirle abime döndüm. "Abi ömür boyu bekar kalamam. Bırak da flörtüm olsun. Sevgili değil flört. Beğenmezsem uzaklaşırım zaten." Derin bir nefes verdi. Cevap vermedi.

Ben de mutfağa gittim ve ona serinletici bir içecek hazırladım. Yorulmuştu. İçeceği ona verdim ve Ecrin'in yanına gittim. Odası ıslak olduğu için benim odamda çalışıyordu. Yatağıma uzandım.

Acaba onları bu çiçeklerle telaşlandırmasam mı? Ama bilmek hakları burada açıkça bir tehdit var. Hemen yatağımdan kalktım ve abime seslendim. Ecrin'in omzuna dokundum. O da beni takip etti. Şimdi üçümüz de gergindik. Derin bir nefes aldım ve konuşmaya başladım...

---

NASILDI?

Abi ben niye böyle bir yerde böldüm ki.

Her neyse favoriniz kim?

Bu arada bu kavga kısımlarında gercek bir hayat hikayesinden esinlenilmiştir.

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın.

Lütfen desteklerinizi benden esirgemeyin.

Sizi seviyorum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.