Salondaki müzik bir an bile durmamıştı ama Ava için her şey sessizleşmiş gibiydi.
Kapıdan içeri giren genç kadın, kendinden emin adımlarla Kenan'ın yanına yaklaştı.
"Merhaba, Kenan."
Kenan birkaç saniye duraksadı.
"Selin... Seni burada beklemiyordum."
Selin hafifçe gülümsedi.
"Ben de seni özlediğimi fark edince gelmek istedim."
Ava, ikisinin konuşmasını uzaktan izliyordu. İçini tarif edemediği bir huzursuzluk kaplamıştı. Daha birkaç dakika önce Kenan kendisini dansa davet etmişti. Şimdi ise tüm dikkati bu genç kadındaydı.
Elif, Ava'nın yanına geldi.
"İyi misin?"
Ava gülümsemeye çalıştı.
"İyiyim."
"Hiç de öyle görünmüyorsun."
Ava derin bir nefes aldı.
"Sadece... Kim olduğunu merak ettim."
O sırada Kenan, Selin'le konuşmasını kısa kesip Ava'nın yanına geldi.
"Özür dilerim."
"Niye özür diliyorsun?"
"Çünkü seni beklettim."
Ava başını iki yana salladı.
"Önemli değil."
Kenan, Ava'nın gözlerinin içine baktı.
"Selin benim geçmişten tanıdığım biri. Ama düşündüğün gibi değil."
Ava hafifçe gülümsedi.
"Ben hiçbir şey düşünmüyorum."
Kenan onun bunu söylerken gözlerini kaçırdığını fark etti.
Tam o sırada davetin sunucusu mikrofonu eline aldı.
"Sayın misafirlerimiz, bu geceyi ölümsüzleştirmek için tüm konuklarımızı toplu fotoğrafa davet ediyoruz."
Herkes fotoğraf alanına doğru ilerlemeye başladı.
Kalabalığın arasında Ava, farkında olmadan Kenan'dan uzaklaştı.
Fotoğraf çekimi bittikten sonra terasa çıktı. Torino'nun gece manzarası büyüleyiciydi. Şehrin ışıkları adeta yıldızlar gibi parlıyordu.
"Kafanı dinlemek için güzel bir yer."
Ava arkasını döndü.
Kenan elinde iki bardak sıcak kahveyle ona doğru geliyordu.
"Bunu sana getirdim."
Ava şaşırdı.
"Teşekkür ederim."
İkisi korkuluklara yaslanıp birkaç dakika sessizce şehri izledi.
Kenan sessizliği bozdu.
"Futbol yüzünden birçok ülkeye gittim ama bazen böyle sessiz anlar daha değerli geliyor."
Ava gülümsedi.
"Ben de ilk kez Torino'ya geldim. Açıkçası bu kadar güzel olacağını düşünmemiştim."
"Yarın vaktin olursa sana en sevdiğim yerleri gösterebilirim."
Ava'nın yüzünde istemsiz bir tebessüm oluştu.
"Gerçekten mi?"
"Evet."
Tam o sırada Kenan'ın telefonu çaldı.
Ekrana baktığı anda yüzündeki gülümseme kayboldu.
Telefonu açtı.
"Evet hocam..."
Birkaç saniye boyunca sadece dinledi.
"Anladım... Sabah ilk uçakla orada olurum."
Telefon kapandı.
Ava endişeyle sordu:
"Bir sorun mu oldu?"
Kenan derin bir nefes verdi.
"Takımla birlikte Almanya'ya gitmem gerekiyor. Hazırlık maçı öne çekilmiş."
Ava'nın yüzündeki sevinç yerini hayal kırıklığına bıraktı.
"Demek... Yarın gezemeyeceğiz."
Kenan üzgün bir ifadeyle başını salladı.
"Gitmeden önce seni göreceğim. Buna söz veriyorum."
Tam o sırada Selin uzaktan seslendi.
"Kenan! Seni arıyorlar."
Kenan, Ava'ya son bir kez baktı.
"Bu konuşma yarım kalmayacak."
Ava onun uzaklaşmasını sessizce izledi.
İçinden tek bir cümle geçti:
"Umarım bu gerçekten bir veda değildir..."
Devam edecek... ❤️⚽

