Sabahın ilk ışıkları perdelerin arasından süzülürken evin içinde alışılmadık bir sessizlik vardı.
Bugün...
Beklenen gün gelmişti.
Juventus, sezonun en önemli maçlarından birine çıkacaktı.
Kenan, alarm çalmadan gözlerini açtı.
Birkaç saniye tavana baktı.
Derin bir nefes aldı.
"Bugün hata yapmayacağım." diye geçirdi içinden.
Yatağından kalkıp mutfağa indi.
Henüz herkes uyuyordu.
Kendine bir kahve hazırlarken pencerenin önünde durdu.
Tam o sırada arkasından tanıdık bir ses geldi.
"Günaydın."
Ava...
Üzerinde siyah bir eşofman, saçları dağınık hâlde mutfağa girmişti.
Kenan gülümseyerek döndü.
"Günaydın."
"Sen hiç uyumadın galiba."
"Biraz heyecandan."
Ava gülümsedi.
"Ben de."
"Maç benim değil ama ben bile heyecanlıyım."
Kenan hafifçe güldü.
"Demek yalnız değilmişim."
Ava dolaptan bir kupa aldı.
İkisi birkaç saniye sessizce mutfakta durdu.
Sonra Ava, Kenan'ın karşısına geçti.
"Bugün gol atacaksın."
Kenan kaşını kaldırdı.
"Bu kadar emin misin?"
Ava başını salladı.
"Çünkü sana güveniyorum."
Kenan'ın yüzündeki gülümseme biraz daha büyüdü.
"Teşekkür ederim."
Tam o sırada Andrea ile Elif mutfağa girdi.
Andrea ikisine bakıp sırıttı.
"Sabah sabah motivasyon konuşması başlamış."
Elif gülerek masaya oturdu.
"Biz kahvaltıyı kaçırmadık ya?"
Dört arkadaş birlikte kahvaltı yaptı.
Kahkahalar arasında geçen o yarım saat, maç öncesindeki stresi biraz olsun azaltmıştı.
---
Kahvaltının ardından Kenan hazırlanıp takım otobüsüne binmek için evden çıktı.
Kapının önünde kısa süre durdu.
Andrea yumruğunu uzattı.
"İki gol bekliyorum."
Kenan gülerek yumruğunu tokuşturdu.
"İnşallah."
Elif de başarılar diledi.
Sıra Ava'ya gelince birkaç saniyelik sessizlik oldu.
Ava cebinden küçük siyah-beyaz bir bileklik çıkardı.
"Bunu... Şans getirsin diye."
Kenan şaşkınlıkla bilekliği aldı.
"Bunu benim için mi aldın?"
Ava utangaçça başını salladı.
"Belki işe yarar."
Kenan bilekliği bileğine taktı.
"Bugün bunu hiç çıkarmayacağım."
İkisi gülümsedi.
Sonra Kenan takım otobüsüne binerek tesislere doğru yola çıktı.
---
Öğleden sonra...
Andrea, Elif ve Ava da Juventus Stadyumu'na ulaştılar.
Daha dışarıdan bile tezahüratlar duyuluyordu.
Binlerce taraftar siyah-beyaz renklere bürünmüştü.
Ava hayranlıkla etrafına baktı.
"Burası... inanılmaz."
Andrea koluna girdi.
"Daha oyuncular çıkmadı bile."
Tam o anda stat hoparlörlerinden güçlü bir ses yükseldi.
> "Sayın taraftarlarımız... Juventus'un ilk on biri sahaya geliyor!"
Tribünler ayağa kalktı.
İsimler tek tek okunuyordu.
Ve sonunda...
> "10 numara... KEEENAAAAN YILDIZ!"
Stat adeta yıkıldı.
"KEENAAAN! KEENAAAN! KEENAAAN!"
Kenan tünelden çıkar çıkmaz iki elini kaldırarak taraftarı selamladı.
Sonra gözleri tribünleri taradı.
Kalabalığın arasında Ava'yı buldu.
İkisi kısa bir an göz göze geldi.
Ava heyecandan gülümsedi ve el salladı.
Kenan da belli belirsiz başını eğerek karşılık verdi.
Hakemin düdüğüyle maç başladı.
İlk dakikalarda iki takım da kontrollü oynuyordu.
Juventus topa daha fazla sahip olsa da rakip takım savunmada hata yapmıyordu.
Ava, tribünde ellerini sıkıca kenetlemişti.
"Gerginim..."
Andrea gülümseyerek,
"Daha üçüncü dakika."
Elif de ekledi:
"Birazdan açılır."
Sahada ise Kenan oldukça istekliydi.
Sürekli boş alanlara koşuyor, takım arkadaşlarından top istiyordu.
- dakikada orta sahada aldığı topla hızlandı.
Bir rakibini çalımladı.
Sonra ikinciyi...
Ceza sahasına girerken sert vurdu.
Kaleci son anda topu kornere çeldi.
Tribünlerden büyük alkış yükseldi.
Ava ayağa kalkıp alkışladı.
"Harikaydı!"
Kenan uzaktan tribünlere bakarken Ava'nın alkışını gördü.
İçinden istemsizce gülümsedi.
Dakikalar ilerledikçe Juventus oyunun kontrolünü tamamen ele aldı.
- dakikada Andrea ayağa fırladı.
"Şimdi geliyor!"
Gerçekten de...
Orta sahada topu kapan Juventus hızlı çıktı.
Top Kenan'ın önüne düştü.
Kenan topu tek dokunuşla önüne aldı.
Savunmacıyı omuz hareketiyle geçti.
Kaleciyle karşı karşıyaydı.
Bütün stat nefesini tuttu.
Kenan sağ ayağının içiyle köşeye bıraktı.
GOOOOOOOOOOL!
Stadyum adeta yerinden oynadı.
Siyah-beyaz bayraklar havaya kalktı.
Takım arkadaşları koşarak Kenan'a sarıldı.
Skorbordda yazıyordu:
Juventus 1-0
Ava'nın gözleri dolmuştu.
"Gol attı..."
Andrea kahkaha attı.
"Sana demiştim!"
Kenan gol sevincinden sonra tribünlere döndü.
Bakışları yine Ava'yı buldu.
Ava iki eliyle alkışlıyor, gururla gülümsüyordu.
İlk yarı Juventus'un üstünlüğüyle sona erdi.
Soyunma odasında teknik direktör oyuncularına seslendi.
"Harika gidiyoruz."
"Ama rehavete kapılmak yok."
Sonra Kenan'a döndü.
"Bugün takımın liderisin."
"İkinci yarıda da aynı tempoyu istiyorum."
Kenan kararlı bir şekilde başını salladı.
"Merak etmeyin hocam."
İkinci yarının ilk dakikalarında rakip takım baskıyı artırdı.
- dakikada buldukları golle skor 1-1 oldu.
Stadyumdaki coşku yerini sessizliğe bıraktı.
Ava dudaklarını ısırdı.
"Haydi..."
Kenan takım arkadaşlarını alkışladı.
"Devam!"
"Henüz bitmedi!"
- dakikada Juventus yeniden atağa kalktı.
Kenan hızla ceza sahasına doğru ilerliyordu.
Tam şut çekeceği sırada rakip savunmacı sert bir kayarak müdahale yaptı.
Kenan'ın bileğine darbe geldi.
Bir anda yere düştü.
Stadyum sessizliğe gömüldü.
Hakem hemen oyunu durdurdu.
Sağlık ekibi koşarak sahaya girdi.
Tribündeki Ava'nın rengi soldu.
"Kenan..."
Elif endişeyle ona baktı.
"İyi olacak."
Andrea bile ilk kez sessizdi.
Sahada Kenan acıyla bileğini tutuyordu.
Doktor ayağını kontrol etti.
Teknik direktör kenardan kaygıyla izliyordu.
Birkaç dakika sonra Kenan ayağa kalkmayı denedi.
Önce sendeledi.
Sonra derin bir nefes aldı.
"Devam edebilirim."
Doktor son kez kontrol etti.
"Emin misin?"
Kenan gözlerini tribünlere çevirdi.
Ava'nın endişeli bakışlarını gördü.
Kendi kendine fısıldadı.
"Bu maçı yarım bırakamam."
Ve yeniden sahaya döndü.
Ava rahat bir nefes aldı.
Gözlerinden istemsizce birkaç damla yaş süzüldü.
Kenan'ın iyi olduğunu görünce gülümsedi.
Kenan yeniden oyuna döndüğünde bütün stat onu alkışladı.
Taraftarlar ayaktaydı.
"KEENAAAN! KEENAAAN!"
Teknik direktör kenara yaklaşarak bağırdı.
"Acıyı düşünme!"
"Oyuna odaklan!"
Kenan derin bir nefes aldı.
Bileği hâlâ sızlıyordu.
Ama pes etmeye hiç niyeti yoktu.
Tribünde Ava, gözlerini bir an bile ondan ayırmıyordu.
İçinden sessizce dua ediyordu.
"Lütfen iyi ol..."
---
78. dakikada Juventus atağa çıktı.
Orta sahada topu alan Kenan, tek pasla rakibini geçti.
Bir anda hızlandı.
Rakip savunma geri koşuyordu.
Ceza sahasına yaklaştığında iki oyuncu önünü kapattı.
Kenan topu ayağının dışıyla sola çekti.
Savunmacılar dengesini kaybetti.
Stadyum ayağa kalktı.
"Vur!"
Kenan sol ayağıyla sert vurdu.
Top önce direğe çarptı.
Sonra ağlarla buluştu.
GOOOOOOOOOOOOOOOLLLLLLLL!!
Stadyum adeta deprem oluyormuş gibi sallanıyordu.
Spiker heyecandan bağırıyordu.
"İnanılmaz!"
"Kenan Yıldız sakatlığına rağmen takımını yeniden öne geçiriyor!"
Takım arkadaşları koşarak ona sarıldı.
Teknik direktör kenarda yumruğunu sıktı.
"İşte benim oyuncum!"
Tribünde Ava'nın gözlerinden bu kez mutluluk gözyaşları aktı.
Andrea gülerek ona sarıldı.
"Ağlama!"
Ava gülümseyerek gözlerini sildi.
"Mutluluktan..."
---
Maç yeniden başladı.
Rakip takım bütün hatlarıyla hücuma çıktı.
88. dakikada Juventus topu kaptı.
Kenan orta sahada boş alana hareketlendi.
Top önüne bırakıldı.
Kaleciyle karşı karşıya kalabilecekken kafasını kaldırdı.
Sağ tarafta bomboş durumdaki takım arkadaşını gördü.
Hiç düşünmeden pasını verdi.
Takım arkadaşı tek vuruş yaptı.
GOOOOOOL!
Skor 3-1 olmuştu.
Kenan kollarını açarak sevindi.
Bu gol onun asistiyle gelmişti.
Hakem uzatma dakikalarını gösterdi.
Üç dakika...
Son düdük çaldığında bütün Juventus oyuncuları sevinç içinde birbirine sarıldı.
---
Dev ekranda büyük harflerle bir yazı belirdi.
⭐ MAÇIN OYUNCUSU: KENAN YILDIZ ⭐
Stadyum alkış sesleriyle doldu.
Kenan ödülünü aldıktan sonra tribünlere doğru yürüdü.
Binlerce taraftar ona sesleniyordu.
"Kenan! Formanı bana!"
"Buraya!"
"Kenan!"
Ama Kenan kimseyi dinlemiyordu.
Gözleri tek bir kişiyi arıyordu.
Sonunda Ava'yı buldu.
Ava hâlâ şaşkınlıkla onu izliyordu.
Kenan formasını çıkardı.
Bir an elinde tuttu.
Sonra gülümseyerek doğrudan Ava'ya doğru fırlattı.
Ava refleksle iki eliyle formayı yakaladı.
Tribünde büyük bir uğultu koptu.
"Kim o kız?"
"Neden ona verdi?"
"Sevgilisi olabilir mi?"
Andrea kahkahalar atıyordu.
"Artık bütün stat sizi konuşuyor!"
Elif de Ava'nın omzuna dokundu.
"Bence o formayı ömür boyu saklayacaksın."
Ava cevap veremedi.
Sadece formayı kalbine bastırdı.
Kenan uzaktan ona küçük bir gülümseme gönderdi.
O an hiçbir kelimeye ihtiyaç yoktu.
---
Basın Toplantısı
Gazeteciler peş peşe soru soruyordu.
"Kenan, iki gol ve bir asist... Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?"
Kenan gülümsedi.
"Takım olarak çok iyi mücadele ettik."
Bir gazeteci elini kaldırdı.
"Bugün en çok konuşulan anlardan biri de maç sonunda formanızı tribündeki genç bir kıza vermeniz oldu."
Salonda hafif bir uğultu oluştu.
"İzleyiciler o kişinin kim olduğunu merak ediyor."
"O genç kadın sizin için ne ifade ediyor?"
Kenan birkaç saniye sustu.
Sonra gözlerinde hafif bir tebessümle cevap verdi.
> "O benim için gerçekten çok değerli biri."
Gazeteciler hemen yeni sorular sormaya başladı.
"Bu bir ilişkiyi doğruladığınız anlamına mı geliyor?"
Kenan kibarca gülümsedi.
> "Özel hayatımı konuşmayı tercih etmiyorum. Bugün konuşulması gereken şey takımımızın galibiyeti."
Basın toplantısı sona ererken salondaki gazetecilerin çoğu aynı başlığı düşünüyordu.
"Kenan Yıldız'ın gizemli kızı kim?"
Devam edecek... ❤️⚽📖
