Eski saat kulesinin önünde rüzgâr hafif hafif esiyordu.
Kenan, elindeki kum saatine bakarken Ava sessizce yanına yaklaştı.
"Bu işin sonuna geldik... değil mi?"
Kenan derin bir nefes aldı.
"Umarım."
Tam o sırada karanlığın içinden yine o siyah kapüşonlu kişi çıktı.
Bu kez kaçmıyordu.
Yavaş adımlarla onlara doğru yürüdü.
Andrea hemen öne geçti.
"Bir adım daha atarsan polisi ararım."
Kapüşonlu kişi hafifçe güldü.
"Buna gerek kalmayacak."
Yavaşça kapüşonunu indirdi.
Herkes nefesini tuttu.
Karşılarında duran kişi...
Emir'di.
Kenan birkaç saniye konuşamadı.
"Emir..."
Emir'in yüzünde buruk bir gülümseme vardı.
"Merhaba, dostum."
Kenan hızla yanına gitti.
"Sen... Sen gerçekten yaşıyorsun."
İkisi yıllar sonra birbirine sarıldı.
Ava, Sofia ve Andrea şaşkınlık içinde onları izliyordu.
Bir süre sonra Kenan geri çekildi.
"Ama bütün bunları neden yaptın? Mesajlar, telefonlar, notlar... Bizi neden korkuttun?"
Emir başını öne eğdi.
"Kimseye zarar vermek istemedim."
"O zaman neden?"
"Çünkü size doğrudan ulaşacak cesaretim yoktu."
Ava şaşkınlıkla sordu:
"Bunun için insanları korkutmana gerek var mıydı?"
Emir pişman bir ifadeyle cevap verdi.
"Haklısın. Büyük bir hata yaptım."
Sofia öne çıktı.
"Yıllardır neredeydin?"
Emir derin bir nefes aldı.
"Babamın işi nedeniyle aniden taşındık. Daha sonra hayatımız çok değişti. Eski arkadaşlarımla iletişim kuracak cesareti bulamadım."
Kenan cebinden mektubu çıkardı.
"Bunu yıllar önce yazmışsın."
"Evet."
"Neden geri dönmedin?"
Emir'in gözleri doldu.
"Çünkü utandım. Aradan yıllar geçtikçe sizi aramanın daha da zor olacağını düşündüm."
Sessizlik çöktü.
Ava yavaşça konuştu.
"Ama bizi korkutmak yerine bir mesaj yazabilirdin."
Emir acı acı gülümsedi.
"Biliyorum. Bazen insan en basit şeyi yapamaz."
Andrea hafifçe başını salladı.
"En azından artık gerçek ortaya çıktı."
Emir cebinden ikinci bir zarf çıkardı.
"Bunu da sana vermek istiyordum."
Kenan zarfı açtı.
İçinde çocukluk fotoğrafları, eski bir dostluk bilekliği ve küçük bir not vardı.
> "Gerçek dostluk, yıllar geçse bile kaybolmaz."
Kenan gülümsedi.
"Demek bütün bu ipuçlarının amacı buydu."
Emir başını salladı.
"Eski dostluğumuzu geri kazanmak."
Ava rahat bir nefes aldı.
İlk kez günlerdir omuzlarındaki yükün kalktığını hissediyordu.
Gökyüzüne baktı.
Artık ne gizemli mesajlar vardı ne de peşlerinden gelen biri.
Her şey sona ermişti.
Kenan, Ava'ya dönüp gülümsedi.
"Sanırım artık normal bir hayatımıza dönebiliriz."
Ava da gülümsedi.
"Bence de."
Dördü birlikte saat kulesinden ayrılırken, Torino'nun sokakları eskisinden çok daha huzurlu görünüyordu.
Belki bir gizem sona ermişti...
Ama Ava ile Kenan'ın hikâyesi asıl şimdi başlıyordu.
Devam edecek... ❤️⚽📖
