İçeriğe geç

Kalbimin Unuttuğu İsim

Bölüm 9 · 3 dk okuma

Kalbimin Unuttuğu İsim

Bölüm 9

Bölüm 9 – Geçmiş Geri Dönüyor

Odanın içindeki hava bir anda değişmişti.

Ela’nın şaşkın bakışları Mert ile Leon arasında gidip geliyordu.

Leon kapının önünde durmuştu.

Elindeki dosya hâlâ açıktı.

Mavi gözleri birkaç saniye boyunca Mert’in üzerinde kaldı.

Sonra her zamanki sakin sesiyle konuştu.

“…Ziyaret saati bitmek üzere.”

Mert gülümsedi.

“Eskisi gibisin.”

Leon cevap vermedi.

Sessizce dosyayı yatağın yanındaki masaya bıraktı.

“Tetkik sonuçlarını konuşacaktık.”

Mert hafifçe geri çekildi.

“O zaman ben daha sonra gelirim.”

Ela hemen araya girdi.

“Hayır… kalabilirsin.”

Leon’un bakışları ilk kez Ela’ya döndü.

Yüzünde hiçbir ifade yoktu.

“Bu konuşma hasta mahremiyeti kapsamında.”

Ses tonu sakindi.

Ama tartışmaya yer bırakmıyordu.

Mert bunu anlayıp başını salladı.

“Haklısın.”

Ela’ya döndü.

“Yarın tekrar uğrarım.”

Ela hafifçe gülümsedi.

“Teşekkür ederim.”

Mert kapıya yöneldi.

Leon kenara çekildi.

İkisi yan yana geldikleri anda kısa bir sessizlik oluştu.

Mert durdu.

“Geçmişten kaçmak sandığın kadar kolay olmuyor, değil mi?”

Leon’un yüzü değişmedi.

“Sana iyi akşamlar.”

Mert küçük bir tebessümle odadan çıktı.

Kapı kapanınca içeride yalnızca Leon ve Ela kaldı.

Leon dosyayı açtı.

“Tansiyonun normale dönmüş.”

Ela cevap vermedi.

“Nabzın da daha düzenli.”

Yine sessizlik…

Leon sonunda dosyayı kapattı.

“Mert’le görüşüyor musunuz?”

Soru beklenmedikti.

Ela şaşkınlıkla başını kaldırdı.

“Hayır.”

“Az önce öyle görünmüyordu.”

“Görüşmüyorduk.”

Leon birkaç saniye sustu.

“Tesadüf mü?”

“Bilmiyorum.”

Ela yatağın kenarına oturdu.

“Üniversiteden ayrıldıktan sonra kimseyle konuşmadım.”

Leon’un bakışları yavaşça ona çevrildi.

“Kimseyle mi?”

“Evet.”

“Neden?”

Ela acı bir şekilde gülümsedi.

“Çünkü utanıyordum.”

“Neyden?”

“Yarım bırakmaktan.”

Odanın içinde sessizlik oluştu.

Ela devam etti.

“İnsanlar doktor olacağımı sanıyordu.”

“Annem…”

“…Komşular…”

“…Arkadaşlarım…”

“Herkes.”

“Sonra bir gün hiçbir şey söylemeden okulu bıraktım.”

Leon ilk kez dikkatle dinliyordu.

“Kimseye açıklama yapacak gücüm yoktu.”

“Gittim.”

“Sadece gittim.”

Leon’un zihninde sekiz yıl önceki o gün canlandı.

Boş sıra…

Kapalı telefon…

Taşınmış ev…

Bulamadığı hiçbir iz…

Yıllarca bunun cevabını aramıştı.

Ve şimdi…

İlk kez bir kısmını öğreniyordu.

“Ela.”

“Evet?”

“Bir şey soracağım.”

“Sor.”

“Neden bana da haber vermedin?”

Ela’nın nefesi kesildi.

İşte…

Asıl soru buydu.

Yıllardır kendine bile cevap veremediği soru.

Başını önüne eğdi.

“Bunun cevabını gerçekten bilmek istiyor musun?”

“Evet.”

“Doktor olarak mı?”

Leon sustu.

“…Hayır.”

“Leon olarak.”

Ela gözlerini kapattı.

Kalbi yeniden hızlandı.

Sekiz yıldır içinde tuttuğu duygular boğazına düğümlenmişti.

“Çünkü…”

Sesi titriyordu.

“…Gitmem daha kolaydı.”

“Kalırsam yapamayacağım bir şey vardı.”

Leon kaşlarını çattı.

“Neydi o?”

Ela uzun süre sustu.

Sonunda gözlerini kaldırdı.

Doğrudan Leon’un mavi gözlerine baktı.

“Sana âşık olmaya devam etmek.”

Odanın içindeki bütün sesler sanki durmuştu.

Leon tek kelime edemedi.

Ela konuşmaya devam etti.

“Evet.”

“Sana âşıktım.”

“Hem de delicesine.”

“Her gün seni izliyordum.”

“Her gün senin başka birine baktığını görüyordum.”

“Sofia’ya…”

Leon’un nefesi yavaşladı.

Ela’nın gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı.

“Ben hiçbir zaman aranıza girmek istemedim.”

“O yüzden sustum.”

“Sonra evde her şey dağıldı.”

“Babam iflas etti.”

“Annem hastalandı.”

“Okulu bırakmak zorunda kaldım.”

“Ama sana veda edecek cesaretim bile yoktu.”

“Çünkü giderken sana bakarsam…”

“…Gitmeyeceğimi biliyordum.”

Sessizlik…

Dakikalar geçmiş gibiydi.

Leon hâlâ olduğu yerde duruyordu.

Hayatında ilk kez…

Ne söylemesi gerektiğini bilmiyordu.

Sekiz yıl boyunca cevabını aradığı soru…

Hiç beklemediği bir şekilde karşısına çıkmıştı.

Ela gözyaşlarını silmeye çalıştı.

“Şimdi söyleyince çok saçma geliyor.”

“Hatta pişman oldum.”

“Boş ver…”

Tam konuşmayı bitirecekken Leon yavaşça yaklaştı.

İlk kez aralarında yalnızca birkaç adım vardı.

Ela nefesini tuttu.

Leon’un sesi çok alçaktı.

“…Bunu neden bana o zaman söylemedin?”

Ela buruk bir gülümsemeyle cevap verdi.

“Çünkü sen başkasını seviyordun.”

Leon’un aklı yıllar öncesine gitti.

Sofia…

Evet…

Onu beğenmişti.

Ama bu his…

Ela’nın anlattığı kadar büyük değildi.

Belki de…

Hiçbir zaman gerçek bir aşk olmamıştı.

Ve bunu anlaması için sekiz yıl geçmesi gerekmişti.

Tam o sırada Leon’un telefonu çaldı.

Ekranda acil kodu yanıp sönüyordu.

KOD MAVİ

Hastanede bir hastanın kalbi durmuştu.

Leon gözlerini birkaç saniye kapattı.

Sonra yeniden açtı.

Yine doktordu.

Yine görev başındaydı.

Ela’ya baktı.

“Bu konuşma yarım kaldı.”

Ela sessizce başını salladı.

“Evet.”

Leon kapıya yöneldi.

Tam çıkacakken durdu.

Arkasını dönmeden tek bir cümle söyledi.

“…Ben Sofia’yı hiçbir zaman sevmedim.”

Ve hızla odadan çıktı.

Kapı kapanırken Ela olduğu yerde donup kalmıştı.

Kalbi bu kez hastalığından değil…

Yıllardır duymayı beklediği tek cümleden dolayı hızla atıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.