İçeriğe geç

Kalbimin nöbeti

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Kalbimin nöbeti

Bölüm 4

4

Siperin Ardındaki Aşk

Bölüm 4: Ateş Altında

Kampın sirenleri aralıksız çalıyordu.

Askerler mevzilerine koşuyor, sağlık ekipleri olası yaralılar için hazırlık yapıyordu. Gökyüzünde yükselen siyah duman, tehlikenin yaklaştığını haber veriyordu.

Defne, ameliyathanedeki malzemeleri kontrol ederken dışarıdan gelen patlama sesiyle irkildi.

Çadır hafifçe sallandı.

Astsubay Cem içeri girdi.

"Doktor Hanım, sığınakta olmanız gerekiyor."

Defne başını iki yana salladı.

"Yaralılar gelmeye başlayacak. Ben hiçbir yere gitmiyorum."

Cem, onun kararlılığı karşısında daha fazla ısrar etmedi.

Dakikalar sonra ilk ambulans geldi.

Ardından bir diğeri...

Ve bir diğeri...

Sahra hastanesi kısa sürede yaralı askerlerle doldu.

Defne ve ekibi hiç durmadan çalışıyordu.

Tam bir askerin koluna dikiş atarken çadırın kapısı açıldı.

İçeri Mert girdi.

Üniforması toz içindeydi.

Yüzünde yorgunluk vardı ama ciddi bir yarası yoktu.

Defne istemsizce derin bir nefes aldı.

Onu sağ salim görmek, farkında olmadan içini rahatlatmıştı.

Mert bunu fark etti.

"Merak mı ettiniz?"

Defne hemen kendini topladı.

"Ben bütün hastalarımı merak ederim."

Mert hafifçe gülümsedi.

"Elbette."

Tam o sırada küçük bir çocuk ağlayarak içeri getirildi.

Yakındaki köyden gelen sekiz yaşındaki çocuk, patlamada ayağından yaralanmıştı.

Defne hemen diz çöktü.

"Korkma, artık güvendesin."

Çocuk korkuyla Mert'in üniformasına baktı.

Mert sessizce diz çöktü ve cebinden küçük bir tahta düdük çıkardı.

"Bunu al."

Çocuk gözyaşlarının arasından gülümsedi.

Defne, Mert'e şaşkınlıkla baktı.

"Çocukları seviyorsunuz."

Mert birkaç saniye sustu.

"Onlar savaşın suçlusu değil."

Bu cümlede derin bir hüzün vardı.

Defne ilk kez onun sert görünüşünün ardında ne kadar merhametli biri olduğunu hissetti.

Akşam olduğunda saldırı sona ermişti.

Kamp yavaş yavaş sessizleşiyordu.

Defne dışarı çıkıp yıldızlara baktı.

Mert de yanına geldi.

İkisi uzun süre hiçbir şey söylemeden gökyüzünü izledi.

Sonunda Defne sessizliği bozdu.

"Hiç korkuyor musunuz?"

Mert gözlerini ufka çevirdi.

"Her operasyonda."

Defne şaşırdı.

"Ama belli etmiyorsunuz."

"Görev bazen korkunu içinde taşımayı öğretir."

Defne başını hafifçe salladı.

"O zaman siz de şunu bilin..."

"Neyi?"

"Doktorlar da korkar."

Mert ilk kez Defne'ye uzun uzun baktı.

O an ikisi de birbirlerinin sadece görevlerinden ibaret olmadığını anlamaya başlamıştı.

Ancak tam o sırada Mert'in telsizi çaldı.

"Yüzbaşı Demir, acil toplantı. Yeni bir operasyon emri verildi."

Mert derin bir nefes aldı.

Defne'ye kısa bir bakış attı.

"Sanırım dinlenmek yine başka bir zamana kaldı."

Ve gecenin karanlığına doğru yürüyüp gözden kayboldu.

Defne ise onun ardından bakarken, içinde adını koyamadığı bir endişenin büyüdüğünü hissediyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.