Siperin Ardındaki Aşk
Bölüm 1: Yeni Görev
Sabahın ilk ışıkları doğu sınırındaki dağların ardından yavaşça yükselirken, askeri helikopter tozlu piste iniş yapıyordu. Rüzgârın kaldırdığı kumlar havada savruluyor, uzaktan gelen telsiz sesleri sessizliği bölüyordu.
Helikopterin kapısı açıldı.
Beyaz doktor önlüğü yerine kamuflaj mont giymiş genç bir kadın dikkatlice aşağı indi.
Doktor Defne Aydın.
Yirmi altı yaşındaydı. Üniversiteyi dereceyle bitirmiş, büyük şehirde rahat bir hastanede çalışma fırsatı varken gönüllü olarak sınırdaki sahra hastanesini seçmişti.
"Burada gerçekten bana ihtiyaç var." demişti.
Elindeki dosyayı sıkıca tutarak çevresine baktı.
Çadırlardan oluşan sahra hastanesi, ambulanslar, sürekli hareket hâlindeki askerler...
Burası alışık olduğu hiçbir yere benzemiyordu.
Onu karşılayan sağlık astsubayı gülümseyerek elini uzattı.
"Hoş geldiniz doktor hanım. Ben Astsubay Cem."
"Memnun oldum."
"Komutanımız birazdan sizi karşılayacak. Ama önce hastaneyi gezdireyim."
Defne yürürken her çadırdan farklı bir ses geliyordu. Birinde ameliyat hazırlığı vardı, diğerinde yaralı askerler tedavi görüyordu.
İçinde hem heyecan hem de hafif bir korku vardı.
Tam o sırada kampın girişinde büyük bir hareketlilik başladı.
Bir ambulans hızla içeri girdi.
Arkasından silahlı askerler koşuyordu.
Bir ses yankılandı:
"Acil! Ağır yaralı geliyor!"
Defne hiç düşünmeden ambulansa doğru koştu.
Kapılar açıldığında sedyede kanlar içindeki bir asker vardı.
Üniformasındaki rütbe dikkatini çekti.
Yüzbaşı Mert Demir.
Yüzü toz ve kan içindeydi ama gözleri hâlâ açıktı.
Defne hemen nabzını kontrol etti.
"Ameliyathaneyi hazırlayın!"
Mert güçlükle konuştu.
"Hayır..."
Defne eğildi.
"Konuşmayın."
"Ben... göreve dönmeliyim."
Defne sert bir ifadeyle cevap verdi.
"Siz şu an benim hastamsınız. Önce yaşayacaksınız, sonra görevinizi düşüneceksiniz."
Mert ilk kez ona baktı.
İnatçı bakışları, Defne'nin kararlı gözleriyle buluştu.
Aralarında tek kelime edilmeden başlayan görünmez bir mücadele vardı.
Ameliyat tam üç saat sürdü.
Kurşun başarıyla çıkarılmıştı.
Defne ameliyathaneden yorgun ama rahatlamış bir şekilde çıktı.
Tam o sırada arkasından tok bir erkek sesi duyuldu.
"İzniniz olmadan beni ameliyat etmişsiniz."
Defne arkasını döndü.
Mert, omzundaki bandajlara rağmen ayağa kalkmıştı.
"Yüzbaşı, yatağınızda olmanız gerekiyor."
"Görevim beni bekliyor."
"Ve eğer şimdi giderseniz, birkaç saat içinde tekrar bu masaya dönersiniz."
Mert kısa bir süre sustu.
Sonra istemeden de olsa yatağına geri döndü.
Defne derin bir nefes aldı.
İçinden, "Bu adam gerçekten çok inatçı." diye geçirdi.
Mert ise tavana bakarken kendi kendine mırıldandı.
"Bu doktor... sandığımdan daha cesur."
İkisi de henüz bilmiyordu.
Bu ilk karşılaşma, hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir hikâyenin başlangıcıydı.