Dian için ise zaman durmuş gibiydi. Meni’nin taşınması, onun için büyük bir şok olmuştu. İlk başta, bunun sadece bir mesafe olduğunu düşündü. Ama aylar, sonra yıllar geçti; Meni bir daha geri dönmedi.
Dian, Seline ile olan ilişkisini çoktan bitirmişti. Seline, hiçbir zaman Meni gibi olmamıştı. Onunla geçen zamanlar, Dian’a ne kadar büyük bir hata yaptığını sürekli hatırlatıyordu. Geceleri, eline Meni’nin ona yazdığı bir notu alır, onun kelimeleriyle kendini teselli etmeye çalışırdı. Ama ne yaparsa yapsın, içindeki pişmanlık duygusu azalmıyordu.
Bir gün Lidya’yı buldu. "Meni nerede? Onu bulmam lazım," dedi.
Lidya, gözlerini devirdi. "Sen onu kaybettin, Dian. Aramakta geç kaldın. Ama eğer onu gerçekten bulmak istiyorsan, hayatını düzene koy ve o kaybettiğin güveni hak ettiğini kanıtla."
Bu sözler, Dian’ın hayatını yeniden gözden geçirmesine neden oldu. Kendini toparlamak için çalışmaya başladı. Eğitimini tamamladı, iş hayatına atıldı. Ama kalbinde hep bir boşluk vardı: Meni.