DENİZ"
"Gülce ne diyorsun ya?" Dedim "Kuzenim de olsa bizim adımıza karar vermişsin. Hadi ben neyse Gökçe orada ne yapacak?"
Gülce utanarak bize baktı.
"Bakın,sabah sizle buluşmadan hazırım dememin sebebi sizden önce Can'la buluştum ve onun kötü biri olmadığını anladım artık. Sizden habersiz plan yaptığım için üzgünüm. İsterseniz gelmeyebilirsiniz." Dedi.
Ama anlamıyordu. Sorun gelip gelmemek değildi. Benim kuzenimin evine gitmekten çekindiğim yoktu. Ama bizden habersiz bizim daha gram tanımadığımız bir insan ile plan yapmıştı. Ve üstüne o plana bizi de katmıştı.
"Seni utandırmak istemediğim için." Dedi Gökçe. "Bu seferlik tamam geleceğim."
Gülce'nin birdaha böyle birşey yapmayacağından emindim ve onu bir hatası yüzünden kırmak istemiyordum.
"Tamam." Dedim "Ben de geliyorum."
Gülce ikimize de kocaman gülümsedi ve kalkıp sarıldı.
"Özür dilerim ve teşekkür ederiiimmmm!!"
"Tamam tamam yeteeer." Dedim.
"O zaman artık gidelim." Dedi Gökçe. "Sonuçta akşama az kaldı Gülce arkadaşımız üzülmesin sonra." Dedi imalı imalı. Gülce hafifçe kaşlarını çattı
"Ya Gökçe döverim lan senii!!"
Kızlarla akşama görüşmek üzere vedalaştık ve eve geçtim.
Hazırlanıp evden çıkmak üzereyken aklıma evde muhtemelen Aren'in de olacağı gelmişti. Onunla lahmacun yedikten sonra hiç konuşmadık. Ve evet beni italyan restoranına götüren birinden ne beklenirdi ki?
Arkadaşlarım Demir'in benim alt katımda oturduğunu bilmiyordu. Çünkü söylemem gerektiğini düşünmemiştim. Gülce'nin Can ile konuşabilecek olacağı aklıma bile gelmezdi. Evet öyle tipleri seviyordu ama bunun Can olması garipti.
ᴘᴏᴡᴇʀᴘᴜғғ ɢɪʀʟʟᴇʀ🎀💝 (+2 ᴍᴇsᴀᴊ)
Gökçe:Ee konumda senin evi gösteriyor Deniz?
Gülce:Harbiden konumu yanlış mı attın?
Evet canım arkadaşlarıma açıklama zamanı gelmişti.
Ben:Demir benim alt katımda oturuyor
Gökçe:Allah'ım ben de diyorum bu konum niye Deniz'in evini gösteriyor. Nerdeyse telefonu kıracaktım.
Kızlar gelmeden ben Demir'e indim ve kapıyı çaldım. Ve yine çaldım. Ve yine çaldım..
"Off hadi be Demir aç şu kapıyı!!" Tam kapıya vuracaktım ki kapı bir anda açıldı.Açan kişi Aren'di ve elim nerdeyse ona çarpacaktı.
Nerdeyse onu yere indirebilecek kadar hızlı giden elimi tuttu ve durdurdu.
"Demir akşam için markete gitti." Dediğinde bileğimi hala bırakmamıştı.
"Demir yok diye kapıyı üç saatte mi açmak zorundasın?!" Dedim ve tuttuğu bileğimi hızlıca çektim.
Onu iterek içeri doğru girdiğimde salonda bacaklarını yayarak oturan ve biriyle mesajlaşan Can'ı gördüm.
Açık konuşacaktım ben bu çocuğu hiç sevmemiştim. Şuan birşey yapamazdım ama eğer Gülce'yi üzecek olursa ağzına sıçardım. Hatta ağzına sıçardık. Gökçe de, ben de.
çantamı Can'ın oturduğu koltuğa fırlattım ve mutfağa su almaya gidiyordum.
"Sakin olsana be kızım!" Diye bağırdı Can.
Tam arkamı dönüp ne diyorsun diye çıkışacaktım ki Aren araya girdi.
"Can bağırma kıza." Dedi.
"Ya dur bir dakika ya, Can sen hayırdır? Düzgünce söyleyemiyor musun sen?" Dedim.
Can tam birşey söylemek için ağzını açtı ki
"Tamam Can konuyu uzatma." Dedi Aren.
"Aren sen karışma. Beni kimsenin korumasına ihtiyacım yok kendi işimi halledebilirim." Dedim.
Aren bana emin misin der gibi baktı.
Can'ı susturmasa Can ne diyebilecekti ki? Kuzenimin evinde ona hesap mı verecektim bir de?
Hah.
Can konuşmaktan vazgeçmiş gibi önüne döndü ve üfledi.
Gözlerimi devirerek mutfağa geri döndüm.
Tam o anda kapı çaldı. Ya Demir ya da kızlar gelmişti.
Kapıyı açmak için salona doğru yürüdüğümde Can,
"Ben açarım." Dedi.
"İyi." Dedim ve koltuklardan birine oturdum.
Can kapıyı açtı ve içeriye Önce Demir, sonra Gökçe ve Gülce girmişti.
Demir montunu asarken,
"Kapıda karşılaştık biz de." Dedi.
Gülce kapıdan girer girmez Can "Hoşgeldin." Dedi ve o yandan gülmeyi yaptı. Gıcık. Tamamen gıcık.
Gökçe Can'a dönüp. "Biz de geldik farkındaysan biz hoş gelmedik mi?" Dedi ve göz devirdi.
Demir salona girdikten sonra bana baktı. Ve kafasını birşey mi var der gibi iki yana salladı.
"Kuzi" Dedi. "Neden moralin bozuk gibi birşey mi oldu?"
"Yok birşey."
Demir'e söylemeyecektim çünkü hem arkadaşının mallığının ona patlamasını istemiyordum hem de abartılacak bir konu değildi.
Biz salondayken bir yandan da Gülce ve Can'ı dikizliyordum. Gülce ile göz teması kurdum ve 'Buraya gel.' İşareti yaptım. Gülce yanıma gelirken Can bana ters ters bakıyordu. Gökçe de yanıma geldiğinde Demir,
"Ee ne yapacağız?" Dedi.
Aren,
"Ben birşeyler hazırladım beraber yeriz diye getireyim sonra ne yapacağımızı düşünürüz." Dedi.
Can gülerek araya girdi,
"Bu da yemek yapmaya düşkün." Dedi ve Aren'e baktı.
Alaycı bir tavırla,
"Kız gibi yemek yapıyor."
O an içimde bir şeyler koptu. Artık dayanamayacaktım.
"Keşke sen de erkek gibi davranabilsen." Dediğimde herkes bana döndü.
Can dişlerini sıkarak,
"Nasıl yani?" Dedi.
Sesimi biraz yükselterek.
"Anlatayım sana bak şöyle." Konuşmaya başladığımda Demir şaşkın gözlerle olanlara bakıyordu.
"Bak Cancım senin gibi insanlar yapılan her işi cinsiyetlere ayırır ama kendi adamlığı 5 kuruş para etmez. Keşke sen de adam gibi davransan diyorum yani." Dediğimde Gökçe araya girdi.
"Köpeğim senden akıllı." Dediğinde hafifçe güldüm ama ciddiyetimden ödün vermedim.
Gülce sinirle Can'a baktı.
"Pembe etekle önümde bale yapsan şu yaptığından daha erkeksi olurdu. " Dedi.
İŞTE BU. BUYDU. Anlamış olmalıydı. Ve Gökçe de ben de Gülce'ye 𝑇𝐻𝐴𝑇'𝑆 𝑀𝑌 𝐺𝐼𝑅𝐿 bakışı atıyorduk.
Demir,
"Can kızlar haklı söylediklerine dikkat et." Dediğinde,
Aren de bana hafifçe gülümseyerek mutfağa doğru yürüdü.
"Ben de yardım edeyim." Diyip sinirli ve hızlı adımlarla mutfağa gittim.
"Sağol." Dedi Aren. "Ama benim korunmaya ihtiyacım yok tu" Ona dediğimin aynısını diyordu. Bu neydi yani?
"Ben senin değil. Toplumdaki tüm erkek ve kadınlar adına konuştum." Dediğimde tezgahın arka tarafına ellerini yasladı ve konuştu.
"Ben de seni değil Can'ı korumak için onu susturmuştum. Senin ne yapacağını kestiremedim." Dedi.
Her kelimesinde bana daha da çok yaklaşıyordu. Hızlıca geriye doğru birkaç adım çekildim. Yaptığı tatlılardan 3 tanesini bir tepsiye koyarak arkama bakmadan mutfaktan çıktım. Tabiki kimseye hizmet etmeyecektim. Sadece Gülce,Gökçe ve bana almıştım. Diğerleri kendi alsın. Kızlara tatlıları verip bir çatal yedim. Tepsiyi götürmek için mutfağa döndüğümde Aren'e
"Bu tatlının adı ne?"
Evet gerçekten bu neydi? Görüntüsü ile alakasız ama tadı..
Bana döndü ve sırırttı.
"Ne oldu yapacak mısın?"
"Yani benim yaptığım pastya benziyor biraz tadı." Dedim.
"İçerisine sevgimi kattım."