İçeriğe geç

Kalbimin Her Parçası

Bölüm 10 · 4 dk okuma

Kalbimin Her Parçası

Bölüm 10

10. Bölüm

DENİZ"

Sonraki iki saat sohbet ettik. Can tüm konuşma boyunca Gülce'den gözünü ayırmamıştı ama Gülce

suratına bile bakmamıştı. Artık dağılma faslına geçtiğimizde Demir'le herkesi yolcu ettik.

"Hadi yarın görüşürüz kızlarr." Dedim.

"Görüşürüz." Dedi ikisi de.

Herkes gittikten sonra Demir'le ikimiz kaldık.

Salona oturduk ve televizyonu açtık.

"Deniz." Dedi. "Can'ın düşünce tarzının seninkiyle çok zıt olduğunu biliyorum. Benimle de zıt. Yani beni tanıyorsun ben ayrımcı bir insan değilim. Ama Can'ı yıllardır tanıyorum ve onu hayatımdan çıkarmamı bekleme olur mu?"

Gerçekten mi? Ben Demir'in hayatında kimin olduğuyla ilgilenmiyordum. Benim derdim Gülce'ydi. Ve söz konusu olan arkadaşımken Demir'den isteyebileceğim tek şey Can'ı Gülce'yle konuşmaması konusunda uyarması olurdu.

"Demir senden tek istediğim. Can'ı Gülce'den uzak tut. Senin arkadaş çevrene ben karışamam ve karışmam da kaç yaşında adamsın."

Mahçup bir ifade ile gülümseyip omzuma vurdu.

"Arkadaşların da az değil ama,senden pek farkları yok gibi." Dedi ve güldü.

"Ahh o konuda hiçbir şey diyemezsin. Çünkü Can'ın dediğine sadece bizim değil senin de karşı çıkman gerekirdi. Sahi sen neden sustun?"

Demir sertçe yutkundu.

"Haklısın. Arkadaşım olduğu için alttan almıştım. Ama bu gibi konularda böyle tavırlar sergilemesine göz yummamam gerekirdi."

Başımı onaylarcasına salladım.

"Tamam o zaman ben artık çıkıyorum,iyi geceler kuzi." Dedim.

"İyi geceler kuzi."

Sabah çok büyük bir gürültüyle uyandım.

"ALLAH NOLUYOR?"

Gürültü o kadar sesliydi ki,Demir'e birşey olmuş olabileceğinden koktum.

Demir'in yanına gitmek için yataktan hızlıca kalktım. Koşarak evden çıktım ve merdivenlerin en alt basamağından inerken ayağım takıldı. O sırada kapıdan çıkan kişinin üzerine düştüm.

Beni kollarımdan yakaladı ve düşmemi önledi.

Kim olduğuna bakmak için kafamı kaldırdığımda tabiki 𝐴𝑟𝑒𝑛'𝑑𝑖.

Beni bırakması için arkaya gidecektim ki basamağa çarpıp tekrar dengemi kaybettim. Aren ani bir reflex ile tekrar yakaladı. "Deniz bir dakika dur. İyi misin?"

"Ben iyiyim. Aslında aşağı kattan bir ses geldiği için korktum,ne oldu?"

"Ah üzgünüm seni uyandırdık mı?"

Ne diyordu ya.. uyanmak ne demek korkudan götüm çıktı resmen!

"Ben Demir'e birşey oldu sanıp korkudan yataktan fırladım diyorum sen uyandırdık mı diyorsun. Yok uyuyorum hala!" Dediğimde sabah agresifliğime ilk defa şahit olduğu için biraz garipti.

"Demir yurt dışına dönmeyecek ve artık temelli burada yaşayacak o yüzden eşyaları yerleştiriyorduk. Can da bizi beklemeden koltuğu kendi kaldırmak isteyince koltuk ters döndü."

Fısıldayarak,

"Can'dan ne beklenirdi zaten." Dediğimde.

Aren duymuş olacak ki tebessüm etti.

O anda kapıdan Demir çıktı.

"Oo gençler muhabbetiniz bol olsun ama yardım düşünür müydünüz acaba?" Dedi.

"Can mıdır nedir söyle dikkat etsin çok ses çıkardı korktum ya." Dediğimde Demir ve Aren güldü.

Demir,

"Can'a biraz takıldın mı sanki?" Dedi

"Yok Demir'cim sen tam anlamamışsın ben Can'a biraz değil baya takıldım." Demir'in lafımı böleceğini anladığımda tekrar konuştum. "Aren'i kız gibi yemek yapmak ile rencide etti ama yaptığı tatlı en azından birşeye benzemişti. Kendisi koltuk bile taşıyamayan bir ucube."

Sabah sabah kendimi daha da germek istemediğim için. (Ayrıca tekrar merdivenden yuvarlanmak istemediğimden.) Asansöre bindim. Demir dediklerimi fazla sorgulamadan içeri girdi. Kapı tam kapanacakken Aren koşarak araya elini koydu.

"Ne yapıyorsun?" Dediğimde yüzünde çok sakin bir ifade vardı.

"Sana birşey sormam gerekiyor. Gelebilir miyim?"

"Asansörde mi konuşacağız?"

"Daha cazip bir fikrin var mı acaba?"

Aslında vardı. Bugün yemek yapmaya o kadar üşeniyordum ki..

"Yani aslında eğer bana yemek yaparsan bende konuşabiliriz. Bugün pek halim yok da." Dediğimde gülümsedi.

Yanağındaki gamzeyi ilk defa bu kadar belirgin olarak görmüştüm.

"Tabiki Deniz hanım. Hatta isterseniz tarif de verebilirim."

"Yok istemez açım ben."

Eve geçtiğimizde mutfak tezgahına oturdum. Ve arkamdan o da mutfağa girdi.

"Evet, ne diyeceksin?" Dedim.

"Önce şu yemeği bir yapalım." Karnım o kadar açtı ki söyleyeceği şeyden çok yemek yemek istiyordum.

"Ne yemek istersin?"

"Makarna."

"Ne makarna mı? Sabah sabah?"

Ne alakaydı? Bence makarna günün her saati harikaydı,sabah,öğle ve akşam..

"Evet." Dedim ve tezgahtan inip kapıya doğru yürürken.

"Hızlı yaparsan iyi olur çünkü açım." Dedim.

Ve salona geçtim. Televizyonu açar açmaz Aren'in telefonu çaldı. Almak için kalktığımda Demir'in aradığını gördüm.

Aren mutfaktan

"Kim arıyor?" Diye seslendiğinde telefonu ona götürdüm.

Ve salona döndüm.

Aren'in

"Tamam geleceğim birazdan arkadaşlarla dışarıya kaçtım." Dediğini duydum.

"Tamam hadi görüşürüz." Mutfağa girdim.

"Neden yalan söyledin?" Dediğimde yüzünde çekinceli bir ifade vardı. Kahve gözleri parlıyordu.

"Yanlış anlamasından korktum."

Demir'e neydi ki? İstediğimi yapardım. Ve neyi yanlış anlayacaktı. Sadece makarna yapmasını istedim diye?

"Neyi yanlış anlasın? Biz sadece arkadaşız ya da ben öyle sanıyordum.Ve senden sadece birşey yapmanı istedim. Ama sen durumu farklı yerlere çekmeye çalışıyorsun." Dediğimde birşey demek için ağzını açmıştı ki,

"Sanırım seninle arkadaş olamayacağız." Dedim.

"Deniz bir dakika dinler misin?"

"Makarna için teşekkürler hadi artık gitsen iyi olur." Dediğimde yüzündeki mutlu ifadenin yerini hayal kırıklığı almıştı.

"Daha söyleyeğim şeyi söylemedim ama."

Alayla karışık bir sinirle,

"Yok şimdi Demir yanlış filan anlar hiç söyleme sen." Dedim.

"Deniz gerçekten söylemem gerekiyor. Önemli."

Ne olmuş olabilirdi ki? Biz arkadaş değildik. Hiçbirşey değildik.

"Söylemene izin verirsem hemen gideceksin."

"Tamam söz veriyorum ama yalvarırırm dinle." Dediğinde söyleyip hemen gitmesi için birşey demedim.

"Can." Dedi. "Ben bugün Can hakkında çok kötü birşey öğrendim." Lafını kesmedim.

"Bozuntuya vermemeye çalışıyorum ama olmuyor. Demir anlamasın diye çabalıyorum ama dayanamayacağım herifi boğacağım." Dediğinde meraktan çatlayacaktım.

"Tamam Aren sakin ol." Dedim ve elimi omzuna koydum. "Ne oldu?"

Aren gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldı.

"𝐴𝑛𝑛𝑒𝑎𝑛𝑛𝑒𝑛𝑖𝑧." Dedi. Anneannemi duyduğum anda elimi omzundan çıktım ve kocaman gözlerle ona baktım.

"𝐶𝑎𝑛 𝑠𝑒𝑏𝑒𝑝 𝑜𝑙𝑚𝑢𝑠."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.