İçeriğe geç

Kalbime Kelepçeli

Bölüm 8 · 4 dk okuma

Kalbime Kelepçeli

Bölüm 8

Yakınlaşma

Annemi hiç ben ile ilgilendiğini hiç görmemiştim. Ta ki şimdiye kadar.

"Güzel kızım iyi misin?" Yavaşça gözlerimi açtım. Annem buradaydı yanımda. İzmir'den benim için İstanbul'a gelmişti. Annem benim için hastaneye gelmişti

" Anne sen misin?" Annem elini saçıma koydu.

" Kuzum benim." Güldüm. Annem artık yanımdaydı. Artık abime çok da fazla yük olmayacaktım.

Sonra yavaş yavaş annem uzaklaşmaya başladı.

" Anne anne nereye hani artık yanımdaydın."

" Artık gitmeliyim kızım seni benden alıyorlar çünkü."

"Yaprak, Yaprak abicim kendine gel." Yavaş yavaş gözlerimi açtım. Yanaklarım ıslaktı. Gözlerimi açınca beyaz ışığa alışmaya çalıştım.

" Abicim iyi misin?" Yavaşça abime döndüm. Rüyaydı, annem beni hiç sevmemişti zaten.

" Neredeyim? Neredeyiz?" Hızla aklıma geldi. " Suçlu, suçlu yakalandı mı?" Arkadan bir ses.

" Yakalandı." Hızla sese döndüm. Gürhan abiydi. Yerim de doğrulmaya başladım ama nerede olduğumu bilmiyordum.

" Hastanedeyiz güzelim." Abime baktım.

" Neden hem neden kolum da serum var." Sonra aklıma geldi. "Bir oda vardı. Kilitli kaldık ve ahh doğru kriz geçirdim dimi?" Gürhan abi söze atıldı.

" Evet. Hem de çok şiddetli. Bilincin kapandı." Başımı salladım.

" Peki ne zamandan beri bilincim kapalı?" Abim konuştu.

" Gürhan'ın dediğine göre dört saat." Gözlerimi kocaman açtım.

" Nasıl dört saat?" Gözlerim Gürhan abiyi buldu.

" Bizi operasyon bitiminden bir saat sonra buldular. Depo çok büyük olmadığı için, bir saat içerisinde seni hastaneye getirdim. Abin geldi bir saat sonra etti bir saat bir de uyanmanı bekledik. Toplam dört saat." Başımı salladım. Aklım almıyordu.

Kapalı alan fobim ilk cezamı aldığım gün, babamın beni dolaba kilitlemesi ile olmuştu ama hiç bu kadar şiddetli değildi. Hiç bilincim kapanmamıştı ve dört saat boyunca hiç uyanmayıştım.

" Ben artık gideyim. Ne zaman iyileşirsen o zaman adliyeye gel ve sorgu al Yaprak." Hızla ayaklarımı sedyeden aşağı sallandırdım.

" I şey ben çok iyiyim hadi gidelim." Ben kolumdan serumu çıkartırken kimseden tık çıkmadı. Abimlere dönünce bana 'sen ciddi misin?' der gibi baktıklarını gördüm.

" Ne. Ben gayet ciddiyim. Hemşiree." Abim başşını olumsuz anlamda sallayıp sandalyeye oturdu, Gürhan abi de koltuğun başına. Hemşire içeri girince gülümsedim.

" Merhaba ben Cumhuriyet Savcısı Yaprak Yazar. Serumum bitti. Taburcu olmam lazım sorguya yetişeceğim." Hemşire neye uğradığını şaşırdı.

" Savcım anlıyorum ama biraz daha istirahat etmeniz sağlayınız için daha iyi." Yüzüm ciddileşti.

" Eğer burada kalmaya devam edersem sağlığım bozulacak lütfen şunu çıkartır mısınız?" Hemşire tereddütle abime baktı. Abim bana kızgın gözlerle bakıp başını salladı ve hemşire serumu çıkartmak için bana doğru yürüdü.

" Savcım çıkışınızı danışmadan alabilirsiniz iyi günler." Hemşire çıktıktan sonra abim sinirle ayağa kalktı. Neden sinirlenmişti ki.

" Abi ne oldu da sinirlisin?" Abim hızla bana döndü.

" Ne mi oldu Yaprak? Bu fobinin seni ölüme kadar götüreceğini bilmiyor musun? Bunun için uyarılmadın mı bir kaç doktor tarafından." Omuzlarımı düşürdüm.

" Abi ben artık o savunmasız küçük kız değilim. Büyüdüm artık. Anladın mı büyüdüm. Kendi kurallarımı ben belirleyebilirim." Hızla odadan çıktım. Abimin arkadan sesini.

" Off benle şimdi bir gün konuşmayacak. Sen göz kulak olur musun?" Bunu Gürhan abiye söylemiş olacak ki Gürhan abi hemen odadan çıkmıştı. Onunla burun buruna gelince yutkundum.

" Şey çantamı." Sözümü kesti.

" Ben alırım sen arabaya git." Başımı salladım. Ve hastanenin çıkışına ilerlmeye başladım.

Abim çok haklıydı. Ama kızdırmıştım bir kere o da bende konuşmayız artık. Yani az bir vakit.

Sinirle arabanın yanında beklemeye başladım. Abimi kızdırmayı severdim ama bu sefer bende çok sinirlemiştim. Çünkü ben iyiyim diyorsam iyiyimdir dimi. Bir kerede benim dediğime inansa bunlar yaşanmazdı. Ben artık anlaşılmak istiyorum. Mutlu yaşamak ve bu zamanda benim için en önemli olan kişinin benim dediğime inanmasını istiyorum.

Gürhan abi hızlı adımlarla yanıma geldi. Çantayı bana uzattı ve aldım.

" Neden abini dinlemiyorsun? Bak sana haksızsın demiyorum ama halini gördüm. Sağlından daha mı önemli?" Gürhan abime doğru yürüdüm.

" Önemli. Ben sağlıksız biri olsam da olmasam da bunun gibi adamlar kötülük yapmaya, suç işlemeye devam edecek ve benim görevim onları yakalayıp cezalarını çektirmek." Gürhan abi sustu.

" Peki madem işkolik bin arabaya da al adamın ifadesini." Bana işkolik dediği için daha fazla sinirlendim ama haklıydı. Ailemden ve çevremden görmediğim sevgi yüzünden kendi mi işe vermiştim.

Sesiz bir şekilde arabaya bindim. Ve yol boyunca hiç konuşmadım. Eğer konuşmaya başlasaydım hiç susmazdım ve sonu gelmiş yıldızlar gibi bir patlama gerçekleştirebilirdim.

" Geldik." Gürhan abinin sesini duyunca gözlerimi açtım. Ne ara uyumuştum. "Uyuyor muydun?" Başımı salladım

" Uyuya kalmışım." Gürhan abi başını salladı ve arabadan indi. Bende arkasından

" Savcım isterseniz sorguyu ben yapabilirim." Hızla başımı salladım.

" Sağ olun Başsavcım ama ben yaparım. Eğer isterseniz bana eşlik edebilirsiniz."

" Keşke sana ömrümün sonuna kadar eşlik etsem." Hızla Gürhan abiye döndüm.

" Ne." Başını salladı.

" Yok bir şey." Duymadığımı sanmıştı ama duymuştum. Gürhan abi bana karşı bir şeyler mi hissediyordu?

Bu son günlerde Gürhan abi bana sanki yakınlaşmaya başlamıştı. Ama bundan hiç rahatsız değildim çünkü, sanırım bende Gürhan abiye karşı bir şeyler hissediyorum. Onu görmediğim zaman gözüm onu arıyor mesela, bazı geceler onu düşünmeden uyuyamıyorum. Bide bilincim kapanmadan önce hayal ettiğim o senaryoyu unutamıyorum...

*********

Eveet bir bölümün sonuna daha geldik bu bölüm biraz kısa oldu ama diyer bölümlerin uzun olması için elimden geleni yapacağım.

Öncelikle sizce Yaprak ve Soner barışır mı?

Gürhan Yaprağa karşı boş olmadığını o sözüyle açıklamış oldu. Peki Soner bu durumu öğrenince nasıl bir tepki verir sizce?

Diğer bölümde görüşmek üzere...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.