İçeriğe geç

Kalbime Kelepçeli

Bölüm 6 · 5 dk okuma

Kalbime Kelepçeli

Bölüm 6

Hazırlıklı Ol

Yine içimde kötü bir his var. Korkuyor gibiyim ama korkmuyorum.

Gürhan abinin yanından ayrılıp odama geçtim. Odam bir not vardı ve birde anahtar. Hızla masama gittim. Anahtarı incelemeden notu aldım.

Sevgili Başımın belası sen kendini yorma istedim benden sana küçük bir armağan.

Yoksa düşündüğüm şey miydi? Anahtarı da alıp koşar adımlarla abimin odasına gittim. Kapıyı tık tıklayıp içeri girdim.

" Abi bu neyin anahtarı." Abim sırıtarak sandalyesinde oturuyordu.

" Bilmem. İnelim bakalım." Çocuk gibi abimi sandalyeden kaldırdım.

" Hadi inelim." Abim gülerek kalktı ve elini omuzuma atıp odadan çıktık. Hızla aşağı inip giriş kapısından çıktık.

" Evet bu neyin anahtarı?" Abim ellerini pantolonun cebine koydu. Başıyla arabasının yanını gösterdi.

Mat siyah bir motor duruyordu karşımda.

" Neee!!!" Hızla abime sarıldım.

Koşarak motora bindim üzerinde ki kaskı takıp çalıştırdım ve kimseye bir şey demeden sürmeye başladım.

Motor ehliyetim vardı. İzmir de bir tane motorum vardı ama onu çaldıkları için bir daha da motor almamıştım yani alamamıştım. Canım ailem bir daha motor almamı yasaklamıştı. Nedeni de boş para verilmeseydi.

Biraz turladıktan sonra adliyeye geri gittim. Abimin arabasının yanına park ettim ve kaskımı çıkarttım. Yüzümde kocaman gülümse abime doğru yürüyordum. Yanında da Gürhan abi vardı.

" Hayırlı olsun Yaprak Savcım." Daha fazla gülümsedim.

" Sağ olun Başsavcım." Gürhan abide gülümsedi. O an Gürhan abinin gamzelerinin olduğunu fark ettim.

" Hakim Bey ben izninizle odama çıkayım." Abim başını salladı.

" Tabi Başsavcım." Gürhan abi yanımızdan yavaş yavaş uzaklaştı.

" Yaa abi teşekkür ederim." Hızlıca abime sarıldım. Abimde bana sıkıca sarıldı ve saçımdan öptü.

" Rica ederim başımın belası." Dirseğim karnına vurdum.

" Ben senin başının belası değilim kardeşinim." Abim güldü.

" Evet, başımın belasısın." Bende gülüm ve abimle sözleşmiş gibi aynı anda adliyeye doğru yürümeye başladık.

" Abi ben odamdayım." Abim başını salladı.

" Tamam güzelim." Abimi arkamda bırakıp odama doğru yürümeye başladım. Ben odama doğru ilerlerken Cansu hızlıca masasından kalkıp yanıma koştu.

" Savcım komiser Fatih odanızda siz bekliyor. Acil görüşmesi gerekiyormuş." Başımı salladım.

" Tamam canım." Hızlı adımlarla odama ilerledim. Odama girince Komiser Fatih ayağa kalktı.

" Savcım kusura bakmayın odanıza çat kapı geldim ama çok acil söylemem gereken bir şey var." Şuan size Fatihi anlatırdım ama malum acelem var.

" Söyle Fatih Komiser." Hızlıca sandalyeme oturdum Fatihte benle beraber oturdu.

" Sayın Sacım. Mahkum Yusuf Alptekin bir saat önce hapisten kaçmış." Dehşetle gözlerimi açtım.

" Fatih komiser sen ne diyorsun? Nasıl kaçmış?" Komiser utançla konuşmaya başladı.

" Ziyaret sırasında yakınlarından biri uyuşturucu getirmiş oda nöbetçi gardiyanı zehirleyip kıyafetlerini giymiş ve kaçmış." Hızlıca yerimden kalktım.

" Hemen emniyete geçelim. Kamera kayıtlarını aldınız mı?" Fatih başını salladım.

" Aldık Savcım şuan inceleniyor." Çantamı hızlıca alıp odadan çıktım.

" Cansu ben emniyete geçiyorum." Cansu başını salladı.

" Fatih tüm birimlere haber ver gerekirse başka şehirlerde ki polislere de haber verin kaçma ihtimaline karşı bütün yollar, havaalanları, otogarlar aklına gelebilecek tüm ulaşım yerlerine en az beş polis yerleştirilsin. Her yer incelensin, en ufak bir ipucu vs. her şey bana bildirilsin." Ben konuşurken adliyeden çıkmıştık.

Fatih geldiği araca bende abimin hediyesi olan motora binip emniyete doğru sürmeye başladım. Buraya geldiğimden beri sakin bir günüm olmamıştı. Belki de ben bu mesleği seçerek sakin olmamayı istemişimdir. Bilemiyorum. O küçük kız bu mesleği hangi duygu içerisinde düşündüğünü.

Beş dakika içinde emniyete gelmiştim. Koşar adımlarla Fatih doğru ilerledim o benden önce gelmişti.

" Buyurun Savcım." Başımı sallayıp emniyete girdim.

" Savcım kayıt odası şuarası ben hemen odama girip geliyorum." Başımı salladım ve koşar adımlarla kayıt odasına ilerledim.

" Kolay gelsin arkadaşlar." Ben gelince bir polis yerinden kalktı.

" Savcım buyurun kamera kayıtları burada." Hemen polisin kalktığı sandalyeye oturdum polis hemen kayıttı açtı.

Kayıtları bir yandan izliyor bir yandan da yanımda konuşan polis memurunu dinliyordum.

" Savcım kayıtlar maalesef tam değil. Yani şöyle kaçan şahsın yüzü yok kamera orayı kayıt etmemiş. Daha derin bir inceleme yapınca kaçan şahsın bilgi aldığını fark ettik. Çünkü sadece kameralarda bir dakikalık ara ile bir gidip geliyor bu da kameraları dinlendirmek için yapılan bir işlem. Kaçan şahısın bu bilgileri bilmesine imkan yok." Başımı salladım.

" Söylediğim şeyler tamam mı?" Polis başını salladı.

" Her bir polis verilen konumuna ve bazı yerlere baskın yapmaya gitti Savcım." Arkama yaslandım.

" Güzel. Fatih komiser nerede?"

" Geliyor Savcım." Sandalyeden kalktım.

" Şimdi." Ben söz başlamadan Fatih komiser geldi.

" Geldim Savcım." Başımı salladım.

" Şimdi arkadaşlar bu kaçak şahısın sicil dosyası oldukça kabarık her an herkese bir şey yapabilir bu sebeple çok hızlı ve her şeye hazırlıklı olmalıyız." Fatih ve polis başını salladı.

" Anlaşıldı Savcım." Çantamı masadan alıp.

" Ben şimdi adliyeye geçiyorum. En ufak bir ihtimal veya ipucu da hemen beni arıyorsunuz. Gece üç dört olsa bile." Fatih başını salladı.

" Tabi Savcım." Başımı sallayıp kayıt odasından kaçtım.

Yine her şey başa döndü. Stresli, huzursuz bir hafta, ay. Ben sanırım bu duyguları hissetmeyi seviyorum. Çünkü sevmesem kendime bu kadar eziyet etmezdim. Belki de ailem den böyle gördüğüm için böyleyimdir. Bilemiyorum.

Motoruma bindim, kaskımı da takıp adliyeye doğru ilerledim.

Motor bana o kadar huzur veriyor ki. Huzursuz geçirdiğim bir gün de hemen motor ararım. Kendimi ne zaman kötü hissetsem motor ararım.

Aslında bazı şeyleri çok uzakta aramamak gerek. Sadece etrafına baksan. Bir kişi ile iletişim kursan belki bulursun uzakta aradığını.

İstediklerimi bulmak için hep ileriye bakmıştım. Hiç arkama ve etrafıma bakmadan ilerledim bunca zaman. Ama sonra bir büyüğümden. Yani abimden. Sadece önüme değil etrafıma da bakmayı öğrendim. O günden beri hiç ayrılmadığım arkadaşım. Kardeşim Defneyi buldum.

Defne çok iyi bir Avukat. Girdiği her duruşmayı kazandı. Hiç kaybettiğini görmedim.

Buraya bir söz eklemek istiyorum;

Yorma kendini, bırak hayatına eşlik etmek isteyenler, seninle gelsin...

******

Evet arkadaşlar bir bölümün daha sonuna geldik.

Bu söz hakkında ne düşünüyorsunuz yorumlara bakliyorum.

Lütfen oylamayı unutmayalım...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.