"Akşama güzel hazırlan misafirin var müstakbel kocan gelecek nikah kıyacaksınız"
Söylediklerini algılamakta sorun yaşıyordum. Gözlerimden bir damla yaşın çeneme doğru aktığını hissetim.
"S...ss...sen nasıl"
"Duydun beni Akşam için hazırlan müstakbel eşin gelecek nikah kıyacaksınız"
Gözlerimde ardı arkası kesilmeyen yaşlarla çileden çıkmış halde ilk defa Abime bağırdım.
"Ya ne evlenmesi ben daha 17 yaşındayım ya 17 hiç mi insafın yok. Bu kadar mı kötüsün. benden kurtulma yöntemin bu mu? Bunu mu buldun kurtuluş olarak"
Bağırmaktan ağrıyan boğazım ve gözlerimdeki yaşlarla gözlerinin içine baktım. Bir ateş gibi Alev alev yanıyordu gözleri beni yakmak istermişçesine
Kaşlarını olduğundan daha da derin çatıp hızla koltuktan kalkıp yanıma geldi.
Bir anda Çenemi tutup sıkmaya başladı ve bağırarak,
"Sattım kızım seni sattım duydun mu? Kumar borcunun karşılığında seni ortaya koydum. Duydun mu lan beni"
Sadece tepkisiz şekilde söylediklerini dinliyordum. Ailemden bana kalan tek kişi beni satmıştı.
"Duydun mu lan"
Bir anda tekrar bağırmasıyla başımı salladım. Hırsla beni yatağıma fırlatıp hızla odadan çıktı. Kapı çarpması tüm evde yankılanırken ben gözlerimi yere dikip boş gözlerle yeri izlemeye başladım.
Düşündüm...düşündüm...düşündüm Neden mi? Kime ne kötülük yaptım da cezasını çekiyorum diye düşündüm. Belki Annem yaşasaydı 17 yaşında zorla evlendirilmiyecektim. Abimin neden içi bana karşı bu kadar kötü ne yaptım ki ben ona neden bana bu kadar kötü davranıyor...
Diye düşünüp durdum. Gözlerim pencereye kaydığında havanın karardığını anladım. Gün boyu yataktan hiç kalkmamıştım. Gözlerimdeki yaşlarla yeri izlemiş ve düşünmüştüm. Ama herşey yine aynıydı. 17 yaşında abisi tarafından kumar borcuna satılan bir genç kız...
Kapının açılma sesiyle başımı usulca kaldırıp kapıya baktım.
"Al lan giy bunu müstakbel kocan imamla gelir hazır ol"
Yüzüme fırlatıp kapıyı çarparak çıkıp gitti.
Elbiseyi yatağımın kenarındaki komidinin üstüne koyup yavaşça ayağa kalktım. Dün yediğim dayaktan dolayı her tarafım hala ağrıyordu.
Odamdaki banyoya ilerledim. Lavabodaki aynada yüzüme baktım. yüzümdeki yaralar hala iyileşmemişti. Eğer o adam' ın karşısına bu şekilde çıkarsam beni öldüreceğini biliyordum.
Lavaboya eğilip elimi yüzümü yıkadım. Odama geçip komidinin üstündeki Beyaz elbiseyi giydim.

Üzerimdeki bu elbise bu gece benim Kefenim olacaktı. Yine birbiri ardına gözyaşlarım akmaya başladı.
Banyoya geçip ağlamaktan kızarmış gözlerime baktım. Sonrada gözyaşlarımdan kızarmış ve iz'lenmiş burnumla çeneme baktım. Çok kötü görünüyordum.
Odama ilerleyip çantanın içindeki makyaj malzemelerimi aldım. Bunlara her zaman ihtiyacım oluyordu. Abimden dayak yiyince morarmış yerleri kapatmak için kullanıyorum bu da zamanla ustalaşmamı sağlamıştı.
Yüzüme fondöten sürüp göz altlarımı kapatıcıyla kapattım. Ardından maskara ve ruj sürdüm. Yüzüm daha iyi duruyordu. Morluklar da kapanmıştı. Saçlarımı da tarayıp olduğu gibi bıraktım. Hazırdım ama bu evliliğe hazır miydim orası muama.
Kendimi incelledim aynada 17 yaşında olmama rağmen yaşımdan büyük gösteriyordum. Koyu sarı saçlarım belime kadar geliyordu. Mavi gözlerim ve dolgun Dudaklarım vardı.
Bir anda kapının açılmasıyla yerimden sıçradım.
"Taila"
Abimin sesini duyunca banyodan çıkmak zorunda kaldım. Yine dayak yemek istemiyordum.
Banyodan çıktığımı görünce beni baştan aşağıya süzüp memnuniyetle başını sallayıp
"Afferim. hazır olmasaydın ne yapacağımı çok iyi biliyorsun"
Söyledikleriyle gözlerimi kaçırdım. Evet çok iyi biliyordum bana neler yapabileceğini
"Hazırsan müstakbel kocan birazdan yanına gelecek"
Yanıma gelecekti. Hayatımda görmediğim adam yanıma gelecekti ve bundan sonra abim değil o olacaktı. Peki ben ne yapacaktım tanımadığım bilmediğim bir adamın karısı mı olacaktım. Hem de sırf abimin kumar borcu için
Yine dalmışken
"Sana diyorum lan duymuyor musun? "
Bağırmasıyla yerimden sıçradım.
"Hazırım"
Dedim fısıldar gibi Ona baktığımda beni süzüp tekrardan arkasını dönüp oda'dan çıktı. bende yatağıma doğru ilerleyip üstüne oturdum.
Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama kapı çalınca başımı kaldırıp kaşlarımı çattım. Abim olsaydı kapıyı çalmadan girerdi. Bu o adam olmalı... kapı tekrar çalınca
"Gel"
Dedim onun duyabileceği bir sesle... kapı açılınca 30'lu yaşlarında uzun boylu orta kiloda kahverengi gözlü killi sakalı ve hafif kaldırdığı gür saçlarıyla bir adam içeri girdi.
Ben onu incelerken o da beni baştan aşağı inceledikten sonra
"Hazırsan gidelim mi?"
Dedi. Başımı sallayıp ayağa kalktım. Yanıma yaklaşıp elimi tutu. Elimde bir karıncalanma hissetim. Ilk defa biri elimi tutuyordu biraz garipsemiştim bu durumu. El ele odamın kapısına geldik son defa arkamı dönüp dolu gözlerimle odamı inceledim.

Acılarımın, Sevinçlerimin, Gözyaşlarımın şahidi olan odama veda ettim.
Odadan çıkıp salona ilerledik. Içeriye girince yerde oturmuş bir Imam ve tanımadığım birkaç kişi olduğunu farkketim.
Onun yönlendirmesiyle imamın karşına oturduk...
☆☆☆☆☆●●●●●☆☆☆☆☆
"Kocalığa kabul ettin mi?"
"E...ettim"
"Ettin mi?"
"Ettim"
"Ettin mi?"
"Ettim"
"Bende sizi Allahın huzurunda eş eyledim."
Ve artık herşey bitmişti. Artık evli bir kadın olacaktım. Daha 17 yaşında evli bir kadın...
Gözümden bir damla yaş aktı. Başımı kaldırıp abime baktım. Gözleri parlıyordu.
Kardeşini kumar için satan biri nasıl bu kadar mutlu olabilir. Sonunda benden kurtulduğu içindir belkide. Hiçbir zaman beni sevmemiş ve istememişti.
Başımı eğdim. Imam kalkınca yabancı kişiler de ardından çıktılar. Oda da Ben,Abim ve O adam kalmıştık.
Adam ayağa kalkıp abime yaklaştı. Cebinden hayatımda hiç görmediğim miktarda bir para çıkarıp abime uzattı. Abimin keyfi daha da yerine gelince ortada neyin döndüğünü anlamaya çalıştım. Ama hiçbirşey anlamıyordum.
"Istediğin miktar bundan sonra ne karıma ne de bana bulaşma yoksa senin için çok kötü olur"
"Merak etme karına meraklı değilim. Al tepe tepe kullan"
Diyip kahkaha atınca gözlerim dolu şekilde ona baktım. Sözleri içimi yakmıştı. Yüreğime bir kor oturdu. Yutkunamadım. Dolu dolu bakan gözlerimi tutamadım tekrardan damlalar yanaklarıma akmaya başladı.
O arkasını dönüp ağladığımı görünce gözlerinin karardığını gördüm. Yanıma yaklaşıp kolumdan tutup kaldırdı. Evden hızla çıkarıp kapının önündeki arabanın kapısını açıp fırlatır gibi içeri itti.

Yaptığına ses çıkarmadan yerime sinmiştim. Çok korkuyordum. Koskoca dünyada tek başıma kalmıştım.
Arabaya binip arabayı çalıştırdı. Başımı cama yaslayıp yolu izlemeye başladım. Ne kadar yol gittik bilmiyorum ama çok yorulmuştum. Gözlerim kapanmak üzereydi. Araba birden durunca gözlerimi zorla açıp geldiğimiz yere baktım.

Hayallerimdeki gibi çok güzel bir ev karşımdaydı. Evi incelerken izlendiğimi hissedip Ona döndüm. Bundan sonra hayatımı onla geçirecektim. Gözlerim gözlerini bulduğunda kararmış gözleri alev alev yanıyordu. Beni diri diri yakacak cinstendi... Ondan korkuyordum, aynı zamanda da nefret ediyordum.. Bu adam sığınacağım bir liman değildi, o benim hayatımı karartacak olan azrailimdi...Bu adam' ın azrailim olacağını onu ilk gördüğümde anlamıştım.
Bölüm sonu.
Meraba canım okuyucularım.
2.Bölümle karşınızdayım.
Inşallah beğendiğiniz bir bölüm olmuştur.