Sabah~
Şarkıyı dinlerken uyuya kalmıştım. Fakat göz altımda morluklar vardı. Gözlerim kıpkırmızıydı. Gözlerime çare bulamasamda göz altıma hafif bir fondöten değdirdim. Okula gitmek ve o ucubeleri görmek istemiyordum. Okula girdiğim anda bana okulun sürtüğü felan diyeceklerdi bundan adım kadar eminim. Mecburen hazırlandım ve okula gittim
~Okulda~
O sinir bozucu pankartlar hâlâ duruyordu aynı şekilde Hödükte. Tam sağımdaydı ama neyse ki telefona baktığı için beni görmedi. Derin bir oh çektim. Sınıfa girip sırama oturmuştum herşey normalken Hödük içeri girdi. Beklediğimi yapmayıp sırasına oturdu. Acaba hâlâ attığım tokatın etkisinde miydi? Ben kendi kendimle konuşurken Atlas geldi ve:
- Dün olanlar için özür dilerim güzelim. Ege'ye keşke haddini bildirebilseydim.
- Atlas benim için kimseyle kavga etme. Birkaç gün kendine gelemeyeceği bir tokat attım ona, diyerek ufak bir kahkaha attım.
~Yurtta~
Okulda bugün herşey normaldi ama bana olan bakışlar değişmemişti.. Ödevlerimi bitirdiğimde saat gece 2.12'ydi. Kapımın açılma sesleri gelmişti. Korkuyordum.. Kapı açılmıştı ve içeri biri girmişti. Bu Ege'ydi. Ege benim odamda ne arıyordu ki? Ege bana yaklaştıkça geriye doğru adımlar atıyordum. En sonunda duvara çarptım. Yüzünü yüzüme doğru yaklaştırdıkça korkuyordum. Gözlerimi kapattığımda nefesini boynumda hissediyordum. Kalbim delicesine atarken, kulağıma:
- Atlas sana sadece zarar verecek. Ondan uzak dur Elisa. Seni aldatmadığını düşünüyorsan yanılıyorsun. O sadece seni üzecek., Diye fısıldadı. 1-2 dk aynı pozisyonda durduk. Sonrasında Ege:
- İyi geceler, diyerek odamdan çıktı. Ne yani Atlas'ın beni aldattığını mi ima ediyordu? Aptaldı işte daha elinde kanıtı bile yokken neler ima ediyor. Yaslandığım duvarın önünde diz çöktüm. Acaba Ege doğruyu söylüyor muydu? Durduk yere neden dedi bunu? Düşünceler beynimi kemirirken dayanamayıp yattım.
~Okulda~
Sırama oturup etrafı incelediğimde Atlas, bir kızla konuşuyordu. Dayanamayıp yanına gittim.
- Nasılsın Atlas
- İyiyim, sen?
- Bende iyiyim
Atlas pek yüz vermemişti bende gidip sırama tekrar oturmak istedim ama birine çarptım. Tahmin edin bu hangi Hödük? Tam olarak Ege'ye çarpmıştım ve yanındaki kıza. Neyse ki ikiside birşey dememişti. Atlas yanıma geldi ve:
- Üzgünüm güzelim senin o kızla konuştuğumdaki tepkini merak etmiştim ama sen kırıldın.
- Yok, yani biraz kıskandım.
- Kıskanmana gerek yok güzelim. Bu arada konuştuğum kız ortaokuldan arkadaşınmış sanırım, dedi. Hakikaten kızın yüzü tanıdık geliyordu. Hatta hatırladım bile adı Müge'ydi. Onunla yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. İçeriye tekrar Ege girince Müge bakışlarıyla onu yemiş bitirmişti. Aman neyse ne.. Müge'nin yanına gittim ve eski anılarımızı konuştuk. Hoca geldiğinde
- Çocuklar 2 gün sonra kampa gideceğiz. İsteyenler gelmeyebilir, dedi. Tabikide ben gitmeyecektim ama Atlas ve Müge çok ısrar etmişti. Bende kabul etmiştim. Bir anda Ege, Alper ve Doruk konuşurken Doruk, Müge'ye bakarak
-Yenge!, Demişti o an karnıma bir ağrı girdi. Müge de sırıtıp:
- Efendim yengesinin gülü, demişti. Gülü nedir ya? Atlas yanıma oturup saçlarımla oynamaya başladı ve anlıma bir öpücük kondurdu. Gözlerim Ege'ye kaydığında Ege bize bakıyordu. Ona baktığımı fark edince Müge'ye döndü. Müge yanıma gelip:
- Çok mutluyum!! Ege de beni seviyor sanırım, dedi. O kadar heyecanlıydı ki.. Sarıldım ve sebepsizce gözlerimden yaşlar akmaya başladı. Müge'ye:
- Senin adına gözyaşlarım bile mutlu oldu, dedim ve ellerimle gözyaşlarımı sildim.
~Yurtta~
Masamın üzerinde bir not buldum. İçini açıp baktığımda:
Atlas seni aldatıyor
Kanıt istiyorsan bugün
Tam 20:00'de *** parkına gel
Yazıyordu ve ben gidecektim. Hırkamı giyinip hemen parka gittim. Hava kararmaya başlamıştı. Saat tam 20:10 olmuştu. Atlas ve bir kız.. Notu yazan kişi doğruyu mu söylüyordu? Atlas kızın yanağını öpüp
- Seni seviyorum sevgilim, demişti. Geri yurda gidecekken telefonum yere düşmüştü ve Atlas'ta beni farketmişti. Lanet olsun diye söylenirken Atlas kızı bırakıp yanıma geldi.
- Bitti Atlas, bitti. Daha başlamadan bitirdik. Şimdi git o sevgilinin yanına. Defol git!, Dedim ama Atlas sırıtarak:
- Elisa gerçekten çok aptalsın varya. 1 haftada seni sevdiğimi sandın. Sadece birkaç gün tanıdığın kişinin lafına kandın. Çok safsın.. Seni kullandığımı farkedemedin bile. Ne sandın çok mu güzelsin? Çok mu tatlısın? Sen güzel de tatlı da değilsin. Ayrılma konusuna gelince olmayan birşey bitemez ama senin benden ayrılma gibi bir lüksün yok. Benden ayrıldığın zaman sevdiklerini hayatındaki herkesi senden uzaklaştırırım. Yapamayacağım birşey değil. Bu arada Ege'ye göz ucuyla bile bakamazsın artık.
- Bunu yapamazsın istediğime bakarım.
- Yaparım Elisa yaparım. Ege'nin canını yakarım.
- Ege'yle ne derdin var?
- Bu seni alakadar etmez ( Bıçak çıkartmıştı). Bu bıçakla canınızı yakarım.
- Tamam, peki.. Ege'ye göz ucuyla bile bakmam. İstediğini yaparım.
- Böyle hızlı kabul edeceğini düşünmemiştim.
- Gitmem gerek
- Görüşürüz güzelim.