İçeriğe geç

KALBİMDEKİ İZ

Bölüm 9 · 2 dk okuma

KALBİMDEKİ İZ

Bölüm 9

KALBİMDEKİ İZ

Bölüm 9: Gizli Odanın Kapısı

Elif, siyah kapüşonlu kişiyi gördüğü andan beri huzursuzdu. O gece ne pusulayı ne de yıldızın üzerindeki 17 sayısını aklından çıkarabildi.

Ertesi sabah okula geldiğinde arkadaşlarının hepsi onu bekliyordu.

"Bir şey buldun mu?" diye sordu Mert.

Elif başını iki yana salladı.

"Hayır... Ama o kişiyi gerçekten gördüğüme eminim."

Bazıları bunun bir hayal olduğunu düşündü. Ama Ayşe, Elif'e inanıyordu.

"Elif boş yere yalan söylemez. Bence biri gerçekten bizi izliyor."

Bunun üzerine Deniz, çantasından küçük bir defter çıkardı.

"Artık bütün ipuçlarını sıraya dizelim."

Deftere şunları yazdılar:

- Eski odadaki siyah kutu.

- İlk anahtar.

- Harita.

- "Haritayı ters çevirin." notu.

- Görünmez yazılar.

- Eski kitap.

- İkinci anahtar.

- Müzik odası.

- Pusula.

- Yıldızın üzerindeki 17 sayısı.

- Siyah kapüşonlu kişi.

Herkes uzun süre düşündü.

Birden Defne ayağa kalktı.

"Ya 17 bir sınıf numarası değilse?"

"Ne olabilir ki?" diye sordu Kerem.

Defne cevap verdi.

"Okuldaki dolap numarası."

Bir anda herkes heyecanlandı.

Gerçekten de okul koridorunda 1'den 30'a kadar numaralandırılmış eski dolaplar vardı.

"Koşun!" dedi Efe.

Yirmi arkadaş teneffüs zilinin çalmasını bile beklemeden koridora çıktı.

Koridor bomboştu.

Dolapları tek tek saymaya başladılar.

"...On beş..."

"...On altı..."

"...Ve işte on yedi!"

Dolap, diğerlerinden çok daha eski görünüyordu. Boyası dökülmüş, üzerinde ince çizikler vardı.

Elif cebinden ikinci anahtarı çıkardı.

"Nefesinizi tutun..."

Anahtarı kilide yavaşça soktu.

Çıt!

Kilit açılmıştı.

Dolabın kapağı gıcırdayarak açıldı.

İçeride yalnızca eski bir fotoğraf vardı.

Fotoğraf siyah beyazdı.

Üzerinde tam yirmi öğrenci duruyordu.

Hepsi gülümsüyordu.

Fotoğrafın arkasında ise şu cümle yazıyordu:

"Biz ilk Gizem Kulübü'yüz. Eğer bu fotoğrafı bulduysanız, bize çok yaklaştınız."

Fotoğrafın sağ alt köşesinde bir isim vardı.

"Öğretmenimiz: Selma Hanım."

"Selma Hanım..." diye mırıldandı Zeynep.

"Bu isim bana tanıdık geliyor."

Tam o sırada okulun yaşlı hizmetlisi koridordan geçti.

Fotoğrafı görünce bir anda durdu.

Yüzündeki gülümseme kayboldu.

"Bu fotoğrafı... nereden buldunuz?" diye sordu titreyen bir sesle.

Çocuklar birbirlerine baktılar.

Elif dürüstçe cevap verdi.

"17 numaralı dolabın içinden."

Yaşlı hizmetli derin bir nefes aldı.

"Demek... sonunda birileri onu buldu."

"Onu mu?" diye sordu Mina.

Hizmetli etrafına bakındı. Koridorda kimse yoktu.

Sessizce eğildi ve fısıldadı:

"Bu okulun bodrumunda yıllardır kilitli duran bir oda var. Odayı kimse açamaz... Çünkü anahtarın son parçası kayıp."

Herkes şaşkınlık içindeydi.

"Son parça mı?" diye sordu Elif.

Hizmetli başını salladı.

"Evet. Sizde iki anahtar var. Ama kapıyı açmak için üçüncü anahtar gerekiyor."

Tam o anda okulun son zili çaldı.

Çocuklar tekrar hizmetliye döndüklerinde...

Orada kimse yoktu.

Koridor bomboştu.

Sanki yaşlı adam hiç gelmemişti.

Elif'in kalbi hızla atıyordu.

"Arkadaşlar..." dedi kısık bir sesle.

"Ya onu sadece biz gördüysek?"

Koridorda derin bir sessizlik vardı.

Ve ilk kez, yirmi arkadaşın hepsi aynı şeyi hissetti.

Bu gizem, sadece eski bir oyun değildi.

Birileri yıllardır saklanan bir sırrı onların bulmasını istiyordu...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.