Bölüm 7: Gece Yarısı Mektubu
Elif o gece bir türlü uyuyamadı. Masasının üzerinde duran küçük metal anahtara bakıp duruyordu.
"Bu anahtar neyi açıyor olabilir?" diye düşündü.
Ertesi sabah okula gittiğinde bütün arkadaşları çoktan sınıfta toplanmıştı. Herkes aynı konuyu konuşuyordu.
Mert, çantasından küçük bir defter çıkardı.
"Bundan sonra bulduğumuz bütün ipuçlarını buraya yazacağız. Yoksa birbirine karışacak."
Herkes bu fikri beğendi.
İlk ders bittiğinde ekip tekrar eski odaya gitti. Anahtarı tek tek odadaki dolaplarda, çekmecelerde ve kutularda denediler.
Hiçbiri açılmadı.
"Yanlış yerde arıyoruz." dedi Asya.
Tam o sırada Deniz, eski pencerenin kenarında katlanmış beyaz bir zarf gördü.
"Buraya bakın!"
Zarfın üzerinde sadece tek bir cümle vardı.
"Bunu yalnızca yirmi kişi birlikte açabilir."
"Bu da ne demek?" diye sordu Duru.
Elif zarfı açmaya çalıştı.
Açılmadı.
Zeynep denedi.
Yine açılmadı.
Sonra Ayşe'nin aklına bir fikir geldi.
"Ya gerçekten hepimiz aynı anda dokunmalıyız?"
Yirmi arkadaş zarfın etrafında toplandı. Her biri zarfın bir köşesine ya da kenarına dokundu.
Elif yavaşça kapağı çekti.
Bu kez zarf kolayca açıldı.
İçinden eski bir mektup çıktı.
Mektupta şöyle yazıyordu:
"Eğer bu satırları okuyorsanız, Gizem Kulübü yeniden kurulmuş demektir. Yıllar önce bu okulda bizim de yirmi kişilik bir ekibimiz vardı. Bir sırrı korumak için ipuçlarını okulun farklı yerlerine sakladık. Fakat son ipucuna kimse ulaşamadı. Eğer cesursanız bizi tamamlayın. İlk göreviniz, müzik odasının duvarındaki eksik notayı bulmak."
Herkes heyecanla birbirine baktı.
"Demek bizden önce de bu gizemi çözmeye çalışanlar varmış!" dedi Kerem.
"Ve onlar da yirmi kişiydi..." diye ekledi Mina.
Tam o sırada okulun hoparlöründen cızırtılı bir ses duyuldu.
"İlk göreviniz başladı..."
Sınıfın bütün öğrencileri sesi duydu ama öğretmenler sanki hiçbir şey olmamış gibi ders anlatmaya devam ediyordu.
Elif'in kalbi hızla atıyordu.
Artık bunun sıradan2 bir oyun olmadığından emindi.
Birisi onları adım adım izliyordu...