İçeriğe geç

KALBİMDEKİ İZ

Bölüm 6 · 2 dk okuma

KALBİMDEKİ İZ

Bölüm 6

KALBİMDEKİ İZ

Bölüm 6: Ters Çevrilen Harita

Okul çıkış zili çaldığında yirmi arkadaş, kimseye fark ettirmeden eski odada toplandı. Kapıyı sessizce kapattılar. Elif, çantasından haritayı ve buldukları kartı çıkardı.

"Hazır mısınız?" diye sordu.

Herkes heyecanla başını salladı.

Elif haritayı yavaşça ters çevirdi.

İlk başta hiçbir şey değişmemiş gibi görünüyordu.

"Galiba yanlış anladık." dedi Efe.

Tam o sırada Mina, haritanın köşesinde silik çizgiler fark etti.

"Durun!" diye seslendi. "Bu çizgiler az önce yoktu."

Herkes haritaya yaklaştı. Gerçekten de arka tarafta çok soluk bir şekil belirmişti. Şekil, okulun planına benziyordu.

Deniz telefonunun el fenerini haritanın arkasına tuttu. Işık vurunca daha önce görünmeyen yazılar ortaya çıktı.

"Kütüphaneye gidin. En eski kitabı bulun."

Herkes şaşkınlık içinde birbirine baktı.

"Bu nasıl mümkün olabilir?" diye fısıldadı Selin.

"Belki görünmez mürekkeple yazılmıştır." dedi Deniz.

"Ne olursa olsun bunu öğrenmeliyiz." diye ekledi Elif.

Ertesi gün ilk teneffüste bütün ekip kütüphaneye gitti. Kütüphaneci, çocukların rafları tek tek incelemesini merakla izliyordu.

Can, en üst rafta çok eski, kalın bir kitap gördü.

"Sanırım aradığımız bu."

Kitabı dikkatlice indirdiler. Kapağında hiçbir isim yazmıyordu. Sayfalar sararmış, kenarları yıpranmıştı.

Mert kitabı açtı.

İlk sayfa boştu.

İkinci sayfa da...

Üçüncü sayfa da...

"Hepsi boş!" dedi Bora hayal kırıklığıyla.

Tam kitabı kapatacakları sırada Defne son sayfada küçük bir kâğıt parçası fark etti.

Kâğıdı çıkarınca üzerinde şu cümle yazıyordu:

"Her sırrın bir bekçisi vardır."

Altında ise küçük bir anahtar resmi vardı.

Asya dikkatlice kitabın kapağını inceledi.

"Bir dakika..." dedi.

"Kapağın içi normalden daha kalın."

Kerem kapağa hafifçe bastırdı.

Çıt!

Kitabın kapağı gizlice açıldı.

İçinde küçücük, metal bir anahtar vardı.

Herkes şaşkınlıkla birbirine baktı.

"Bir anahtar daha..." dedi Ayşe.

"Bu okulda kaç tane gizli yer var acaba?" diye sordu Nisa.

Elif anahtarı avucuna aldı. Tam o sırada kütüphanenin eski duvar saati kendi kendine üç kez çaldı.

Dong...

Dong...

Dong...

Oysa saat henüz üç değildi.

Çocuklar sessizce saate baktılar.

Kütüphaneci ise hiçbir şey olmamış gibi masasındaki kitabı okumaya devam ediyordu.

"Saati sadece biz mi duyduk?" diye fısıldadı Zeynep.

Kimse cevap veremedi.

Ama herkes aynı şeyi hissediyordu.

Bu gizem, düşündüklerinden çok daha büyüktü...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.