Bölüm 24: Değirmenin Üst Katı
Ayak sesleri giderek yaklaşıyordu.
Tak... Tak... Tak...
Kimse konuşmuyordu.
Elif, el fenerini merdivenlere doğru tuttu.
Eski ahşap merdivenler gıcırdıyordu. Sanki biri yavaş yavaş aşağı iniyordu.
"Herkes dikkatli olsun." diye fısıldadı Ayşe.
Yirmi bir arkadaş birbirlerinden ayrılmadan merdivenlere yaklaştı.
Bir anda...
Miyav!
Merdivenlerden gri renkli bir kedi aşağı indi.
Kerem derin bir nefes verdi.
"Yine bir kediymiş."
Herkes gülmeye başladı.
Ama Elif gülmüyordu.
"Kedi tek başına burada yaşayamaz."
"Ne demek istiyorsun?" diye sordu Mert.
"Birileri onu besliyor olmalı."
Bu söz üzerine herkes yeniden sessizleşti.
Tam o sırada Bora, masanın üzerindeki satranç taşlarından birini eline aldı.
Taşın altında küçük bir anahtar resmi vardı.
"Anahtar değil..." dedi Deniz.
"Bu bir işaret."
Elif satranç tahtasına dikkatlice baktı.
Taşların dizilişi normal değildi.
Siyah şah ile beyaz şah yan yanaydı.
Tahtanın kenarında küçük bir not duruyordu.
«"Doğru hamleyi yapmadan gizli kapı açılmaz."»
"Bu bir satranç bilmecesi!" dedi Mert heyecanla.
Herkes uzun süre tahtayı inceledi.
Sonunda Lina konuştu.
"Şu beyaz at yanlış yerde."
Mert taşı dikkatlice aldı ve başka bir kareye koydu.
Bir anda...
Tak!
Masanın altından metal bir ses geldi.
Ardından değirmenin taş zemini hafifçe sarsıldı.
Yuvarlak masanın yanında bulunan eski halı kendi kendine kaydı.
Altında demirden yapılmış küçük bir kapak ortaya çıktı.
"Başardık!" dedi Zeynep.
Elif kapağı kaldırdı.
İçinde eski bir sandık vardı.
Sandığın kapağında şu yazıyordu:
"Sadece dürüst olan açabilir."
Efe sandığı açmayı denedi.
Açılmadı.
Kerem denedi.
Yine açılmadı.
Elif sandığın önüne çömeldi.
"Biz bu sırrı merak ettiğimiz için değil, korumak için çözmeye çalışıyoruz."
Tam bu sözleri söylediği anda...
Çıt!
Sandığın kilidi kendiliğinden açıldı.
Herkes şaşkınlıkla birbirine baktı.
Sandığın içinde eski bir pusula, sararmış bir günlük ve mavi kadifeye sarılmış küçük bir kutu vardı.
Elif önce günlüğü açtı.
İlk sayfada şu cümle yazıyordu:
«"Eğer Taş Değirmen'e kadar gelebildiyseniz, son aşamaya çok yaklaştınız. Ama unutmayın... Gerçek sır burada değildir."»
"Ne?" dedi Deniz.
"O kadar yolu geldik..."
Lara kadifeye sarılı kutuyu dikkatlice açtı.
Kutunun içinde gümüş renkli, yıldız şeklinde bir kolye vardı.
Kolyenin arkasına tek bir kelime kazınmıştı:
"Kütüphane."
Elif şaşkınlıkla arkadaşlarına baktı.
"Bizi tekrar okula yönlendiriyor."
Tam o anda değirmenin üst katından bu kez çok net bir ses duyuldu.
"Doğru yoldasınız..."
Ses bir çocuğa aitti.
Ama yukarı çıktıklarında...
Üst katta hiç kimse yoktu.
Sadece duvarda, tebeşirle çizilmiş büyük bir yıldız sembolü vardı.
Ve yıldızın tam ortasında şu cümle yazıyordu:
"Her son, yeni bir başlangıcın ilk adımıdır."