İçeriğe geç

KALBİMDEKİ İZ

Bölüm 11 · 2 dk okuma

KALBİMDEKİ İZ

Bölüm 11

KALBİMDEKİ İZ

Bölüm 11: Eski Günlük

Bütün ekip sınıfa dönmüştü ama kimsenin aklı derste değildi. Öğretmen tahtaya sorular yazarken Elif, defterinin kenarına kırmızı tebeşirle yazılan cümleyi tekrar yazdı.

"Üçüncü anahtar, geçmişini unutmayanı seçer."

"Bu ne anlama geliyor?" diye fısıldadı Zeynep.

"Geçmiş..." dedi Mert. "Bence okulun geçmişini araştırmalıyız."

Dersler biter bitmez yirmi arkadaş doğruca kütüphaneye gitti.

Kütüphaneci onları görünce gülümsedi.

"Yine araştırma mı yapıyorsunuz?"

"Eski okul kayıtlarına bakabilir miyiz?" diye sordu Ayşe.

Kütüphaneci birkaç dakika düşündü.

"Arka tarafta çok eski belgeler var. Ama dikkatli olun, bazıları yüz yıllık."

Çocuklar teşekkür edip arşiv raflarına yöneldiler.

Tozlu klasörler, eski albümler ve kalın dosyalar arasında saatlerce araştırma yaptılar.

Tam herkes umudunu kaybetmeye başlamışken Lina eski, deri kaplı bir günlük buldu.

Kapağında altın renkli harflerle sadece şu yazıyordu:

"1948"

Elif günlüğü dikkatlice açtı.

İlk sayfada bir isim vardı.

Selma Aksoy

Herkes aynı anda birbirine baktı.

"Bu... fotoğrafın arkasındaki öğretmen!" dedi Kerem heyecanla.

Elif okumaya başladı.

«"Bugün öğrencilerimle birlikte Gizem Kulübü'nü kurduk. Yirmi kişiyiz. Amacımız okulun en değerli sırrını korumak."»

Sayfaları çevirdiler.

Bir sonraki notta şöyle yazıyordu:

«"Sırrı kötü niyetli kişilerden korumak için üç anahtar hazırladık. Anahtarlar birleşmeden kapı asla açılmayacak."»

"Demek gerçekten üç anahtar varmış." dedi Bora.

Günlüğün sonlarına doğru yazılar daha da ilginçleşiyordu.

«"Eğer bu günlüğü okuyorsanız, demek ki yıllar sonra yeni bir ekip kurulmuş. Size güveniyorum. Ama dikkatli olun. Herkes dost değildir."»

Bu cümleyi okuyunca herkes sessizleşti.

"Eğer herkes dost değilse..." dedi Duru.

"...aramızda biri olabilir mi?"

Kimse konuşmadı.

Tam o sırada günlüğün arasından küçük, sararmış bir fotoğraf yere düştü.

Fotoğrafta yine yirmi öğrenci vardı.

Ama bu kez fotoğrafın sağ köşesinde siyah kapüşonlu bir kişi görünüyordu.

Yüzü seçilmiyordu.

Elif'in kalbi hızla atmaya başladı.

"Bu... benim gördüğüm kişi olabilir."

Deniz fotoğrafı dikkatlice inceledi.

"Bir dakika..."

Herkes ona döndü.

"Şu kapüşonlu kişinin eline bakın."

Elinde küçük, altın renkli bir anahtar vardı.

Ve anahtarın ucunda yıldız şeklinde bir işaret bulunuyordu.

Aynı işaret...

Müzik odasında buldukları gümüş yıldızın üzerindeydi.

Tam o anda kütüphanenin ışıkları birkaç saniyeliğine söndü.

Işıklar yeniden yandığında...

Günlük masanın üzerinde duruyordu.

Ama...

Fotoğraf kaybolmuştu.

Yirmi arkadaş aynı anda ayağa kalktı.

"Fotoğraf nereye gitti?" diye bağırdı Efe.

Az önce tam önlerinde duran fotoğraf, sanki görünmez bir el tarafından alınmıştı.

Ve kütüphanenin kapısı yavaşça...

Gıcırdayarak kapanmaya başladı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.