İçeriğe geç

Kalbim Sana Çarptı

Bölüm 7 · 3 dk okuma

Kalbim Sana Çarptı

Bölüm 7

🌹Korumak mı, Uzak Durmak mı?

Toplantı salonundaki sessizlik, kimsenin bozmaya cesaret edemediği bir cam fanus gibiydi.

Birkaç saniye önce ekranda beliren çocukluk videosu hâlâ herkesin zihnindeydi.

Kimse konuşmuyordu.

Kimse nefes aldığını bile belli etmek istemiyordu.

Mina Yıldız, gözlerini ekrandan ayıramıyordu.

O küçük kız gerçekten kendisiydi.

Üzerindeki sarı elbise…

Dizindeki yara bandı…

Elindeki pembe oyuncak ayı…

Hepsini hatırlıyordu.

Ama yanında duran küçük çocuğun yüzünü neden hatırlamıyordu?

Kalbi sıkıştı.

“Nasıl olur?”

Arkasından Derya’nın sesi duyuldu.

— Mina…

Derya’nın sesi ilk kez bu kadar endişeliydi.

— İyi misin?

Mina cevap veremedi.

Boğazı düğümlenmişti.

Tam o sırada Aras sert bir sesle konuştu.

— Toplantı iptal edildi.

Kimse itiraz etmedi.

Çalışanlar sessizce salondan çıkmaya başladı.

Fısıltılar koridoru dolduruyordu.

“Videodaki çocuk CEO değil miydi?”

“Demek birbirlerini önceden tanıyorlarmış.”

“Yoksa bütün bunlar plan mı?”

Mina her cümleyi duyuyordu.

Her kelime omuzlarına yeni bir yük bindiriyordu.

Aras odasına doğru yürürken arkasından ayak sesleri geldi.

— Aras!

Selin…

Nefes nefese yanına ulaştı.

— Bunun arkasında kim var?

Aras durmadı.

— Bilmiyorum.

— Bana yalan söyleme.

Aras bu kez durdu.

Yavaşça Selin’e döndü.

— Sana neden yalan söyleyeyim?

Selin gözlerini onun gözlerine dikti.

— Çünkü o videoyu görünce yüzün değişti.

— Sen bir şey hatırladın.

Aras birkaç saniye sustu.

Sonra ilk kez sertleşti.

— Selin…

— Bu konuya karışma.

Selin acı bir tebessüm etti.

— Hâlâ onu koruyorsun.

Aras’ın kaşları çatıldı.

— Kimi?

— Mina’yı.

Bu cümle havada asılı kaldı.

Aras cevap vermedi.

Ama sessizliği, cevaptan daha güçlüydü.

Mina çantasını alıp binadan çıkmaya hazırlanıyordu.

Tek istediği eve gidip her şeyi unutmaya çalışmaktı.

Asansör kapısı açıldı.

İçeri girdi.

Tam kapılar kapanırken biri elini uzattı.

Kapılar tekrar açıldı.

Aras…

İkisi yalnız kaldılar.

Asansör aşağı inmeye başladı.

Uzun süre kimse konuşmadı.

Sonunda Mina sessizliği bozdu.

— Bana güveniyor musunuz?

Aras cevap vermek için acele etmedi.

Asansör beşinci kata geldi.

— Bilmiyorum.

Mina başını eğdi.

Beklediği cevap bu değildi.

Aras devam etti.

— Ama sana zarar gelmesini istemediğimi biliyorum.

Mina şaşkınlıkla başını kaldırdı.

İlk kez Aras’ın sesi bu kadar samimiydi.

Tam o anda…

Asansör şiddetle sarsıldı.

Işıklar söndü.

Asansör aniden durdu.

Mina dengesini kaybetti.

Düşecekken Aras refleksle onu kolundan tuttu.

İkisi neredeyse birbirlerine çarpacak kadar yakındı.

Sadece acil durum ışığının kırmızı parıltısı vardı.

Mina’nın nefes alışını Aras duyabiliyordu.

Aras’ın kalp atışlarını Mina hissedebiliyordu.

Sessizlik…

Sonra Mina istemsizce güldü.

Aras şaşırdı.

— Neden gülüyorsun?

— Çünkü…

Derin bir nefes aldı.

— Biz ne zaman aynı yerde olsak bir felaket oluyor.

Aras birkaç saniye baktı.

Sonra o da gülmeye başladı.

— Haklı olabilirsin.

İkisi de ilk kez bütün yaşananları birkaç saniyeliğine unuttu.

Tam o sırada asansör hoparlöründen cızırtılı bir ses geldi.

“İkiniz de birbirinizi koruyabileceğinizi sanıyorsunuz.”

İkisi birden irkildi.

Ses devam etti.

“Ama geçmişinizi bile hatırlamıyorsunuz.”

Aras hemen acil durum panelini açtı.

— Kim konuşuyor?

Cevap gelmedi.

Birkaç saniye sonra aynı boğuk ses tekrar duyuldu.

“Parkta verdiğiniz sözü hatırlayın.”

Mina’nın yüzü bembeyaz oldu.

Park…

Yine park…

Ses son kez konuştu.

“Bu kez sadece biriniz kurtulacak.”

Hoparlör sustu.

Ardından elektrik geri geldi.

Asansör çalışmaya başladı.

Kapılar açıldı.

İkisi de hızla dışarı çıktı.

Koridorda güvenlik görevlileri bekliyordu.

— İyi misiniz?

Aras sert bir ifadeyle sordu.

— Asansör sistemine biri bağlanmış.

Görevli şaşkındı.

— Hayır efendim.

Her şey normal görünüyor.

Aras’ın telefonu çaldı.

Bilgi işlem müdürüydü.

— Beyefendi…

— Bir sorun var.

— Güvenlik sunucularına dışarıdan erişilmiş.

Aras’ın yüzü gerildi.

— Ne çalındı?

Telefondaki adam birkaç saniye sustu.

Sonra fısıldadı.

— Çalınan dosya şirket dosyası değil…

— Sizin kişisel dosyanız.

Aras’ın eli yavaşça gevşedi.

— Hangi dosya?

Bilgi işlem müdürünün sesi titriyordu.

— Yirmi yıl önceki çocuk bakım merkezine ait kayıtlar…

Mina duyduğu anda donup kaldı.

Çocuk bakım merkezi…

Kalbinin derinliklerinde unutulmuş bir kapı aralanıyordu.

Tam o sırada binanın girişindeki dev ekranda görüntü belirdi.

Tek bir fotoğraf…

Küçük Mina…

Küçük Aras…

Ve onların arkasında duran yetişkin bir adam.

Bu kez yüzü gölgede değildi.

Fotoğraf netti.

Mina adamı gördüğü anda nefesi kesildi.

Çünkü onu tanıyordu.

Hem de çok iyi tanıyordu.

Fısıltıyla tek bir isim söyledi.

— Baba…

Ama bunun imkânsız olması gerekiyordu.

Çünkü Mina’nın babası…

On yıl önce ölmüştü.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

8. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.