İçeriğe geç

Kahve Kokusu

Bölüm 1 · 6 dk okuma

Kahve Kokusu

Bölüm 1

Yeni kız (1.bölüm)

Birbirini takip eden stabil geçen günlerden bir sabaha uyanmıştım yine. Haftanın en sevmediğim günü olan pazartesiydi bugün. Erken kalkmaktan hiç hoşlanmayan biri olarak sabahın yedisinde kalkıp okula gitmek bazen çok zor olabiliyor. Özellikle de gece geç uyuyorsanız. Zar zor bi şekilde uyandım elimi yüzümü yıkayıp kahvaltıya indim. Bizim evimizde, 3. Dünya savaşı çıksa bile o kahvaltı masasina hep birlikte inmek zorunludur maalesef ki. Aslında bu sabah pek iştahım yoktu ama, Enver beyin kuralları diyelim. Hergünüm birbirinin aynısıydı resmen. Ben bundan şikayetçi değilim tabii. Ama insanız sonuçta, bazen bünyeye aksiyon gerekiyor, bakalım bu günümüz nasıl geçecek. Kahvaltımı yaptıktan sonra formamı giyip aynı saatte evden çıktım. Normal de enver beyin yani babamın kurallarından biri olan evimizin şoförü ali abiyle gitmem gerekir, ama bugün bizim çocuklara sözüm vardı bisiklet ile gideceğimize dair. Ali abiyle küçük bir işbirliğiyle bu işide hallettikten sonra garajdan bisikletimi alıp bizimkilerle buluştuk. Tabii siz tanımıyosunuz daha. Tanıtayım hemen. Çocukluk arkadaşlarım kaan ve kıvanç. Daha 5 yaşındayken anaokulunda tanışıp birbirimizin kardeşi olduk. Bizim bizden başka arkadaşımız yoktur, evelallah yetiyoruz birbirimize. Üçümüzde çok farklı karakterlere sahip olmamıza rağmen çok iyi anlaşıyoruz. Kaan ortamın şebeğidir resmen. Gülmekten bazen gözümüzden yaş gelir. Biraz çapkındır filan ama, özünde 10 numara adamdır. Kıvança gelirsek, sessiz takılmayı sever ibne. Öyle sakin durduğuna bakmayın, koydummu oturtan tiplerdendir kıvancım. Şimdi arkadaşlarımı tanıttım ama, E siz beni tanımıyorsunuz. Özet geçeyim bari.

Adım Gökalp

-Gökalp Mirzade

Ama arkadaşlarım Alp der. 15 yaşındayım, özel yağızoğlu kolejinde de 10. Sınıf öğrencisiyim. Bu kadar bilgi yeterli şimdilik.

Kaan: bro nerdesin 2 saattir açlıktan bu ibneyi yiyecektim senin yüzünden

Kıvanç: kaç saattir bunun çenesini çekiyorum kardeşim nerde kaldın ya

-Tamam be oğlum geldim işte yürüyün hadi

Bisikletleri bağladık ve içeri girdik. Müdürümüz Selim hocanın odasının yanından geçiyorduk ama bir olay var gibi görünüyordu. Kapının önü erkek öğrencilerle doluydu, muhtemelen gene bir kavga olmuştur

Kıvanç: olm şuraya bakın lan noluyo

-abi kesin gene bi mevzu çıktı bak kesin

Kaan: aganız hemen ögrenip geliyo beyler uslu durun

Kıvanç: bu da karı gibi nerde gıybet var damlıyo hemen

-siktir et gel çay ısmarlıyayım düdük

Biz kantine inip çaylarımızı tam aldık ki kaan damladı hemen. Kaandan kaçarmı öğrenmiş tabii ki anında

Kaan: abi inanamayacaksınız

- anlat bakim

Oğlum okula yeni kız gelmiş fıstık gibi. Bizim ayıboğan ibnelerin hepsi o yüzden bekliyomuş orda. Ama kız şansına küssün ben sarışın seviyorum aga

Kıvanç: lan oğlum bizde birşey oldu sandık ya

Kaan: napsak Alpemi ayarlasak ahahashsh

-salak salak konuşma be o kız beni napsın. Hem benim karıyla kızla işim yok abi

Kaan: öyle de hayat geçmez be moruk

Kıvanç: en azından daldan dala atlamıyoruz kardeşim

-helal be aslanım

Çayımızı içtikten sonra sınıfa çıktık ilk ders için. Kaanla kıvanç arkamda oturuyorlardı. ben ise tek oturuyordum sıramı biriyle paylaşmak bana göre değil. Ders başladıktan 10 dakika sonra içeri bir kız girdi. Yeni kız...

Yeni kız buymuş meğer. Gerçekten kaanın bahsettiği kadar güzeldi. Hafif dalgalı kumral saçları, ipek yeşili gözleri vardı. Güzel kızmış, çok güzel..

Seda hoca (biyoloji öğretmeni): evet arkadaşlar bu okulumuza yeni katılan ögrencimiz naz

Adı nazmış demek

Seda hoca: artık naz da sizlerle aynı sınifta ögrenimini sağlayacak. Nazcım boş bulduğun istediğin yere oturabilirsin

Kız bu tarafa doğru gelmeye başladı. Hayır hayır umarım yanıma oturmaz.

Naz: şey.. eğer boşsa oturabilir miyim acaba?

Hass

-tabii, buyur.

Naz: ben naz bu arada

-evet az önce ögrendim. Alp, Gökalp

İçinden sessizce gökalp diyip derse odaklanmaya başlamıştı. Muhtemelen eski sevgilisinin adı falandır. Acaba bu kızın kaç sevgilisi olmuştur. Aman banane, beni ilgilendirmez. Güzelse güzel napalım.

Ders bitmişti. Bizimkiler beni apar topar dışarı çıkarıp dalga geçmeye başladılar

Kıvanç: noldu be alpim kız yanına oturunca tansiyonun falan fırladımı ahahahshha

Kaan: kanka iyi misin su getirelimmi, kızardın sanki bi

-lan olm kazık kadar adamlarsınız yürüyün gidin işinize ya, benim o kızla işim olmaz. Hem kızın kesin vardır manitası falan, bana bakmaz yani hiç boşuna heveslenmeyin.

Kaan: oo kardeşim manitası olmasa uçacan yani

Bizim dangozlar dalgaya devam ederken naz buraya doğru yürümeye başladı

Kıvanç: kanka seninki geliyo koş

Kaan: kıvanç gel gel biz yanlız bırakalım bunları ahahha

Gerçekten gittiler şerefsizler

Naz: şey, Gökalp

-Alp

Naz: özür dilerim. Alp bir bakar mısın diyecektim de

-bi sorunmu var

Naz: kantin nerde diye sorucaktım

-gel göstereyim istersen

Naz: olur. Teşekkür ederim.

Kantin aşağıdaydı. Birlikte aşağı doğru inerken heyecanlandığımı hissettmiştim. Daha önce sevgilin oldu mu diye soracak olursanız. Hayır. İlk ve son sevgilim 8. Sınıftayken olmuştu. 1 hafta falan sürmüştü zaten onu saymazsak. Evet hiç sevgilim olmadı. Bu tarz bi adam değilim zaten. Ama neden heyecan yaptığımı bende anlamamıştım. Kantine indiğimizde bizim çocuklar mesaj atmıştı

"Kıza çay ısmarlamayan piçin önde gideni"

Aslında bu tarz şeylere taviz vermem ama. Bir çaydan birşey olmaz heralde diye düşünerek yaptım teklifi

Naz: teşekkür ederim.

- rica ederim, istersen bir çay içelim ne dersin?

Naz: olur. Ama ben kahve alsam olur mu?

-olur ya farketmez.

Biz kahvelerimizi aldıktan sonra telefonuma bir mesaj daha geldi

"Yürü be aslanım benim"

Görüldü atıp masaya geçtim.

Çok utanıyordu belliydi.

- ee anlat bakalım neden nakil aldırdın buraya

Naz: biz aslında californiadan buraya taşındık. Beni de bu okula kayıt yaptırdılar maalesef

-neden maalesef?

Ben bu soruyu sorar sormaz teneffüs zili çaldı.

Naz, sonra tekrar konuşuruz diyip hızlıca çıktı kantinden. Allah allah acelesi vardı heralde.

Sınıfa girdiğimde bizim çocuklar beni karşıladı tabii ki

Kaan: oo kardeşim hayırlı olsun kız nerde

Kıvanç: evet kardeşim kızı naptın

-birşeyi de abartmayın be oğlum. Bir dakika, naz sınıfa gelmedimi.

Kaan: lan kız senin yanında değilmiydi

-evet öyleydi ama, zil çalar çalmaz alel acele kalktı gitti.

Kıvanç: abi bu kızda kesin birşeyler var bak ben diyeyim.

Nereye gitmiş olabilirdi ki. Birazdan ders başlıyacak. Hala yok

2 dakika sonra hoca geldi. Ama naz hala ortalıkta yoktu.

Dersin sonuna doğru geliyodu. Koridordan çığlık sesleri geldi. Bizimkileri alıp çıktım hemen sınıftan. Bağrışmalar yangın merdiveninden geliyordu. O tarafa doğru gittim. Kalabalığın arasından yerde yatan kızı gördüm. Nazdı bu. Bir kaç saniyeliğine şok olan gözlerle naza baktım. Kimse hiçbirşey yapmıyordu, aval aval bakıyorlardı sadece. Kendimi zorunda hissederek kanayan bi yeri varmı diye baktım. Herhangi bir yara gözükmüyordu ama bileği kıpkırmızı olmuştu. Nazı kucağıma aldığım gibi revire götürdüm. Kendine gelene kadar başında bekledim. Sonuçta okulda ilk günüydü ve hiç arkadaşı yoktu. Şuanda tek arkadaşı benim gibi görünüyor.

Kıvanç: sizce ne olmuş olabilir naza

Kaan: bilmiyorum ki abi yazık ya

-tamam oğlum ayılır birazdan duymasın bizi. Hadi siz geçin sınıfa. Kız kendine gelene kadar burdayım ben.

Kıvanç: yengeye sahip çık ha

Nazın yanına geri geçtim. Yavaştan gözlerini açıyor gibiydi.

-iyi misin?

Naz: Gökalp.. neresi burası?

-sakin ol. Seni yangın merdivenlerinde baygın gördük, bende alıp buraya getirdim.

Naz: teşekkür ederim. İyiyim şuan.

-nolduğunu anlatmak ister misin?

Bunu dememle naz hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.

-anlatmak zorunda değilsin merak etme. Sen iyi ol yeter.

Naz: anlayışın için teşekkür ederim. Telefonumu düşürmüşüm sanırım. Nasıl bulucam ben şimdi yaa

-ben bir bakınırım şimdi, nöbetçiye falan da sorarım, dert etme sen

Naz: sağol iyi ki varsın

-sende

Az önce ilk defa bir kız bana iyi ki varsın dedi, vay be.

Bir kat aşağı indim. İlk önce nazı bulduğumuz yangın merdivenlerine baktım. Aradım ama bulamadım. Sonra nöbetçi öğrencinin yanına gidip sordum. Telefonun müdür yardımcısının odasında olduğunu söyledi. Telefonu aldım ve nazın yanına çıkıyordum ki. Nazın telefonuna bir bildirim düştü. Okumak doğru değildi, özeline girmek olurdu. Ama içimde ki şeytan da oku diye yalvarıyordu adeta. Merakıma yenik düştüm ve baktım.

Mesaj "F" diye kaydedilmiş birinden gelmişti. okumak için tıkladığımda. İçimi karartan bir mesaj okumuştum

"Sana pişman olucağını söylemiştim. Bu daha başlangıç naz hanım"

...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.