Birbirini takip eden stabil geçen günlerden bir sabaha uyanmıştım yine. Haftanın en sevmediğim günü olan pazartesiydi bugün. Erken kalkmaktan hiç hoşlanmayan biri olarak sabahın yedisinde kalkıp okula gitmek bazen çok zor olabiliyor. Özellikle de gece geç uyuyorsanız. Zar zor bi şekilde uyandım elimi yüzümü yıkayıp kahvaltıya indim. Bizim evimizde, 3. Dünya savaşı çıksa bile o kahvaltı masasina hep birlikte inmek zorunludur maalesef ki. Aslında bu sabah pek iştahım yoktu ama, Enver beyin kuralları diyelim. Hergünüm birbirinin aynısıydı resmen. Ben bundan şikayetçi değilim tabii. Ama insanız sonuçta, bazen bünyeye aksiyon gerekiyor, bakalım bu günümüz nasıl geçecek. Kahvaltımı yaptıktan sonra formamı giyip aynı saatte evden çıktım. Normal de enver beyin yani babamın kurallarından biri olan evimizin şoförü ali abiyle gitmem gerekir, ama bugün bizim çocuklara sözüm vardı bisiklet ile gideceğimize dair. Ali abiyle küçük bir işbirliğiyle bu işide hallettikten sonra garajdan bisikletimi alıp bizimkilerle buluştuk. Tabii siz tanımıyosunuz daha. Tanıtayım hemen. Çocukluk arkadaşlarım kaan ve kıvanç. Daha 5 yaşındayken anaokulunda tanışıp birbirimizin kardeşi olduk. Bizim bizden başka arkadaşımız yoktur, evelallah yetiyoruz birbirimize. Üçümüzde çok farklı karakterlere sahip olmamıza rağmen çok iyi anlaşıyoruz. Kaan ortamın şebeğidir resmen. Gülmekten bazen gözümüzden yaş gelir. Biraz çapkındır filan ama, özünde 10 numara adamdır. Kıvança gelirsek, sessiz takılmayı sever ibne. Öyle sakin durduğuna bakmayın, koydummu oturtan tiplerdendir kıvancım. Şimdi arkadaşlarımı tanıttım ama, E siz beni tanımıyorsunuz. Özet geçeyim bari.
Adım Gökalp
-Gökalp Mirzade
Ama arkadaşlarım Alp der. 15 yaşındayım, özel yağızoğlu kolejinde de 10. Sınıf öğrencisiyim. Bu kadar bilgi yeterli şimdilik.
Kaan: bro nerdesin 2 saattir açlıktan bu ibneyi yiyecektim senin yüzünden
Kıvanç: kaç saattir bunun çenesini çekiyorum kardeşim nerde kaldın ya
-Tamam be oğlum geldim işte yürüyün hadi
Bisikletleri bağladık ve içeri girdik. Müdürümüz Selim hocanın odasının yanından geçiyorduk ama bir olay var gibi görünüyordu. Kapının önü erkek öğrencilerle doluydu, muhtemelen gene bir kavga olmuştur
Kıvanç: olm şuraya bakın lan noluyo
-abi kesin gene bi mevzu çıktı bak kesin
Kaan: aganız hemen ögrenip geliyo beyler uslu durun
Kıvanç: bu da karı gibi nerde gıybet var damlıyo hemen
-siktir et gel çay ısmarlıyayım düdük
Biz kantine inip çaylarımızı tam aldık ki kaan damladı hemen. Kaandan kaçarmı öğrenmiş tabii ki anında
Kaan: abi inanamayacaksınız
- anlat bakim
Oğlum okula yeni kız gelmiş fıstık gibi. Bizim ayıboğan ibnelerin hepsi o yüzden bekliyomuş orda. Ama kız şansına küssün ben sarışın seviyorum aga
Kıvanç: lan oğlum bizde birşey oldu sandık ya
Kaan: napsak Alpemi ayarlasak ahahashsh
-salak salak konuşma be o kız beni napsın. Hem benim karıyla kızla işim yok abi
Kaan: öyle de hayat geçmez be moruk
Kıvanç: en azından daldan dala atlamıyoruz kardeşim
-helal be aslanım
Çayımızı içtikten sonra sınıfa çıktık ilk ders için. Kaanla kıvanç arkamda oturuyorlardı. ben ise tek oturuyordum sıramı biriyle paylaşmak bana göre değil. Ders başladıktan 10 dakika sonra içeri bir kız girdi. Yeni kız...
Yeni kız buymuş meğer. Gerçekten kaanın bahsettiği kadar güzeldi. Hafif dalgalı kumral saçları, ipek yeşili gözleri vardı. Güzel kızmış, çok güzel..
Seda hoca (biyoloji öğretmeni): evet arkadaşlar bu okulumuza yeni katılan ögrencimiz naz
Adı nazmış demek
Seda hoca: artık naz da sizlerle aynı sınifta ögrenimini sağlayacak. Nazcım boş bulduğun istediğin yere oturabilirsin
Kız bu tarafa doğru gelmeye başladı. Hayır hayır umarım yanıma oturmaz.
Naz: şey.. eğer boşsa oturabilir miyim acaba?
Hass
-tabii, buyur.
Naz: ben naz bu arada
-evet az önce ögrendim. Alp, Gökalp
İçinden sessizce gökalp diyip derse odaklanmaya başlamıştı. Muhtemelen eski sevgilisinin adı falandır. Acaba bu kızın kaç sevgilisi olmuştur. Aman banane, beni ilgilendirmez. Güzelse güzel napalım.
Ders bitmişti. Bizimkiler beni apar topar dışarı çıkarıp dalga geçmeye başladılar
Kıvanç: noldu be alpim kız yanına oturunca tansiyonun falan fırladımı ahahahshha
Kaan: kanka iyi misin su getirelimmi, kızardın sanki bi
-lan olm kazık kadar adamlarsınız yürüyün gidin işinize ya, benim o kızla işim olmaz. Hem kızın kesin vardır manitası falan, bana bakmaz yani hiç boşuna heveslenmeyin.
Kaan: oo kardeşim manitası olmasa uçacan yani
Bizim dangozlar dalgaya devam ederken naz buraya doğru yürümeye başladı
Kıvanç: kanka seninki geliyo koş
Kaan: kıvanç gel gel biz yanlız bırakalım bunları ahahha
Gerçekten gittiler şerefsizler
Naz: şey, Gökalp
-Alp
Naz: özür dilerim. Alp bir bakar mısın diyecektim de
-bi sorunmu var
Naz: kantin nerde diye sorucaktım
-gel göstereyim istersen
Naz: olur. Teşekkür ederim.
Kantin aşağıdaydı. Birlikte aşağı doğru inerken heyecanlandığımı hissettmiştim. Daha önce sevgilin oldu mu diye soracak olursanız. Hayır. İlk ve son sevgilim 8. Sınıftayken olmuştu. 1 hafta falan sürmüştü zaten onu saymazsak. Evet hiç sevgilim olmadı. Bu tarz bi adam değilim zaten. Ama neden heyecan yaptığımı bende anlamamıştım. Kantine indiğimizde bizim çocuklar mesaj atmıştı
"Kıza çay ısmarlamayan piçin önde gideni"
Aslında bu tarz şeylere taviz vermem ama. Bir çaydan birşey olmaz heralde diye düşünerek yaptım teklifi
Naz: teşekkür ederim.
- rica ederim, istersen bir çay içelim ne dersin?
Naz: olur. Ama ben kahve alsam olur mu?
-olur ya farketmez.
Biz kahvelerimizi aldıktan sonra telefonuma bir mesaj daha geldi
"Yürü be aslanım benim"
Görüldü atıp masaya geçtim.
Çok utanıyordu belliydi.
- ee anlat bakalım neden nakil aldırdın buraya
Naz: biz aslında californiadan buraya taşındık. Beni de bu okula kayıt yaptırdılar maalesef
-neden maalesef?
Ben bu soruyu sorar sormaz teneffüs zili çaldı.
Naz, sonra tekrar konuşuruz diyip hızlıca çıktı kantinden. Allah allah acelesi vardı heralde.
Sınıfa girdiğimde bizim çocuklar beni karşıladı tabii ki
Kaan: oo kardeşim hayırlı olsun kız nerde
Kıvanç: evet kardeşim kızı naptın
-birşeyi de abartmayın be oğlum. Bir dakika, naz sınıfa gelmedimi.
Kaan: lan kız senin yanında değilmiydi
-evet öyleydi ama, zil çalar çalmaz alel acele kalktı gitti.
Kıvanç: abi bu kızda kesin birşeyler var bak ben diyeyim.
Nereye gitmiş olabilirdi ki. Birazdan ders başlıyacak. Hala yok
2 dakika sonra hoca geldi. Ama naz hala ortalıkta yoktu.
Dersin sonuna doğru geliyodu. Koridordan çığlık sesleri geldi. Bizimkileri alıp çıktım hemen sınıftan. Bağrışmalar yangın merdiveninden geliyordu. O tarafa doğru gittim. Kalabalığın arasından yerde yatan kızı gördüm. Nazdı bu. Bir kaç saniyeliğine şok olan gözlerle naza baktım. Kimse hiçbirşey yapmıyordu, aval aval bakıyorlardı sadece. Kendimi zorunda hissederek kanayan bi yeri varmı diye baktım. Herhangi bir yara gözükmüyordu ama bileği kıpkırmızı olmuştu. Nazı kucağıma aldığım gibi revire götürdüm. Kendine gelene kadar başında bekledim. Sonuçta okulda ilk günüydü ve hiç arkadaşı yoktu. Şuanda tek arkadaşı benim gibi görünüyor.
Kıvanç: sizce ne olmuş olabilir naza
Kaan: bilmiyorum ki abi yazık ya
-tamam oğlum ayılır birazdan duymasın bizi. Hadi siz geçin sınıfa. Kız kendine gelene kadar burdayım ben.
Kıvanç: yengeye sahip çık ha
Nazın yanına geri geçtim. Yavaştan gözlerini açıyor gibiydi.
-iyi misin?
Naz: Gökalp.. neresi burası?
-sakin ol. Seni yangın merdivenlerinde baygın gördük, bende alıp buraya getirdim.
Naz: teşekkür ederim. İyiyim şuan.
-nolduğunu anlatmak ister misin?
Bunu dememle naz hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.
-anlatmak zorunda değilsin merak etme. Sen iyi ol yeter.
Naz: anlayışın için teşekkür ederim. Telefonumu düşürmüşüm sanırım. Nasıl bulucam ben şimdi yaa
-ben bir bakınırım şimdi, nöbetçiye falan da sorarım, dert etme sen
Naz: sağol iyi ki varsın
-sende
Az önce ilk defa bir kız bana iyi ki varsın dedi, vay be.
Bir kat aşağı indim. İlk önce nazı bulduğumuz yangın merdivenlerine baktım. Aradım ama bulamadım. Sonra nöbetçi öğrencinin yanına gidip sordum. Telefonun müdür yardımcısının odasında olduğunu söyledi. Telefonu aldım ve nazın yanına çıkıyordum ki. Nazın telefonuna bir bildirim düştü. Okumak doğru değildi, özeline girmek olurdu. Ama içimde ki şeytan da oku diye yalvarıyordu adeta. Merakıma yenik düştüm ve baktım.
Mesaj "F" diye kaydedilmiş birinden gelmişti. okumak için tıkladığımda. İçimi karartan bir mesaj okumuştum
"Sana pişman olucağını söylemiştim. Bu daha başlangıç naz hanım"
...