İçeriğe geç

Kahraman Benim

Bölüm 9 · 7 dk okuma

Kahraman Benim

Bölüm 9

.

Marki nazikçe elimi tutuyordu elimin işlenmiş olduğundan emin oluyordu Marki ?

Bana Magnus diyebilirsin kibarca gülümsedi

Bana bu kadar yakın davranması iyi mi kötü mü kestiremiyordum

Yardımınız için teşekkür ederim ama artık iyim

Gözlerimle elini işaret ediyordum

Bu mu ha ha Küçük bir kahkaha atı sadece kontrol ediyordum

Bana bey efendi gülümsemesi ile karşılık verdi

Ve ayrıca titriyorsun

Gözlerim büyüdü Axelin bile sormaya cesaret edemediği soruyu sormuştu

Sizi buraya kadar korkutan şey ne tam olarak ?

Sesinde ne bir şüphe ne bir yargılama vardı Basımı çevirdim ona kargadan bahsedersem o tuhaf adamdan bahsetmem gerekiyordu muhtemel diyeceğim her şeye inanırdı

Karga

oldukça alçak bir sesle konuştum odama bir karga girdi

Markinin kası seyirdi göz ucuyla Axele baktı sanki tüm cevaplar anlında yazıyordu merakla ona baktım Axel kollarını kenetlemiş heykel gibi dikiliyordu

Phh affedersiniz Axel ağzını kapattı Sadece bir karga abartılacak bir şey yok

Suratımı ekşittim marki ayağa kalkmadan önce ciddi bir yüz takındı

Ben majesteleri ile konuşacağım

Giderken Axele omzunu çarptı Merakla Axele baktım yüzünde oldukça ciddiyetsizdi

Sadece bir karga korkmana gerek yok

Kaslarımı çatım dadı Betty telaşla ayağıma geldi ellerimi sıkıca tutu

Bir fincan çaya nedesiniz hanımım

Bana sefkatli bir gülümseme sundu bunun için minnettardım

Bir fincan çaya kimse hayır demez

Ona gülümsemeyle karşılık verdim Marki izin alma zahmetinde bulunmadan odaya girdi

Kralım

Ivan çalıştığı masada kafasını kaldırdı gözleri keskin bir bakış vardı

Bir sorun mu var Marki

Hayır gayret iyim

Yüzündeki gülümseme her saniye siliniyordu Ivanın çalıştığı masaya yaklaştı elini masaya koydu

Sorun Eva

Ivan kasını kaldırdı Bir sorun mu var ?

Kızlardan hiç anlamadığını biliyordum ama bu kadar beli etmene gerek yok

Ivan ifadesini korudu Eva’ya ne oldu ?

Deme ki aklına geldi onu hiç ziyaretine gitmedin mi genç bir kızın bilmediği bir yerde tek basına bırakmak ne kadar mantıklı

Yüzünü iyice Ivana yaklastırdı Sorumluluk alacağını sen söyledin

Ivanın kırmızı gözlerime adeta gölge çökmüştü

Onu ziyaret etim

Ne zaman ?

O uyurken

Marki elini anlına götürdü

Ne bekliyorsun seni rüyasında görmesini mi?

Ivan sesiz kaldı önündeki kağıt yığınların baktı marki derin bir iç çekti

Şuan oldukça hassas bir durumda

Biliyorum

Neden onu ziyaret etmiyorsun ?

Onu bu hale sokan benim

Önüne kağıt yığını çekti

Görmek isteyeceği son kisi benim

Marki gözlerini devirdi

Bu konuda haklı olabilirsin ben olsam seni gördüğüm anda bayılırdım ama bu onu tek başına bıraktığın gerçeğini değiştirmiyor

Ivan gözlerini kıstı Ne yapama mı istiyorsun ?

Onu bir odaya hapsedemesin

Güvende olacak

Marki düsen saçlarını geriye taradı

Kendine zarar verdi tek tehlike dışarı da değil

Ivan masaya vurdu şiddetle kalktı Neden bunu şimdi söylüyorsun ?

Sadece sorumlunuzu hatırlatıyorum ayrıca biraz temiz hava ona iyi gelir

Betty haber edeceğim

Gerek yok çoktan dışarıya çay içmeye çıkmaya gidiyorlar

Marki kollarını kovuşturmuş pencereye bakıyordu Bir şey ayırıyordu

Rey ile konuşmam gerek

Ivan masadan markinin yanına yürüdü Reyde kim ?

Markinin yüzünde bir sırıtış belirdi Duymadın mı Eva Walker’ a bir isim verdi

Onunla şuan konuşmasın mahkumu gözetliyor

O gözlerle mi ?

Ivan markinin alaycı yorumunu görmezden geldi

Cidden ruhlarla konuşmak insanı delirtiyor gözleri açık olmasa bile onları görebiliyor

Markinin gözlerinde acıma belirdi Ne kadar nazik biri ona bir isim verdi

Ivan Markiye baktı Lanet mi lütfen mu bilmelisin

Ne kadarda kalp kırıcısın

Marki sanki hiç ayakta dikilmemiş gibi kanepeye oturdu ellerini kenetlenmişti

Neden küçük bir sohbet etmiyoruz ?

Ivan Markiye süzdü yine ne planlıyor

Kapı tıklandın içeriye ifadesiz bir yüz girdi

Axel ne hoş bir sürpriz

Axel markinin yüzünü göremiyordu arkasını dönme zahmetine girmeyen Markiye ve ıvana selam verdi

Majesteleri neden kısa bir sohbet etmiyoruz

Ivan Markiye baktı

Seni sinir bozucu şerefsiz

Marki kırkıdandı

Betty benim için saray bahçesine çay ve tatlılar donatmıştı sanki piknik yapmaya gelmiştik kırmızı örtünün üstünde kurabiye kemiriyordum Betty bana bir fincan çay koydu buharı tüten çayı üfleyerek içmeye çalışıyordum

Çayı sevdiniz mi hanımım ?

Evet oldukça iyi bir aroması var

Bu çiçek güneyde memleketimde yetişir

Güney mi ?

Ona şaşkın bir yüzle baktım

Orası ruhların terk etiği bir yer değimliydi nasıl bir çiçek orada yetişir ?

Lavinia oldukça esiz bir çiçektir hanımım

Bana servis ederken rahatça konuşuyordu

Diğer adı ölüm çiçeğidir oldukça vahşi bir çiçek söylentilere göre kanla besleniyormuş

Fincana doğru yüzüme ekşittim. Yani simdi ben vampir gibi kan mı içiyorum ?

Küçük bir kıkırdama kulağıma geldi Betty bana gülümsedi yüz çevreleri onu son gördüğümden beri biraz daha kırışmıştı solgun sarı saçlarını topuz yapmıştım kralı anmak için siyah giyinmişti

Affedersiniz hanımım hadimi astıysam kusura bakmayın

Elimi salladım hayır sıkıntı yok Sadece biraz sasırdım o kadar

Lavinia ile bir sürü söylenti vardır ama denileni aksine kanla beslenmezler

O zaman ismi neden Lavinia ?

Betty kafasını gökyüzünü kaldırdı

Diğer çiçeklerin aksine ay ışığında büyür ve ısız yerleri sever

O zaman neden özellikle güneyde yetişiyor ?

Betty fincandan bir yudum aldı Vahşi doğasının aksine diğer çiçekler ve bitkilere karsı oldukça savunmasız Isız bir ortam onun için ideal

İnsanların ölümle beraber andığın çiçeğin bu kadar savunmasız olması çok ironikti saray bahçesine baktım çiçekler özenle bakılmıştı ismini bile bilmediğim bir sürü çiçek vardı hepsi beni zarafetle selamlıyordu beyaz çiçeklerin olduğu yere baktım orada Axel vardı beni bir süre izledikten sonra ortadan kaybolmuştu gözlerimi kıstım bahçe ne kadar iyi bakılsa bile solan çiçekler oluyordu bu doğanın kanunuydu

Betty

Evet hanımım

Saray oldukça gergin gibi

Betty ellerini kenetledi

Anlıyorum Burada konuşulacak bir konu değildi

Ivanın beni iki gündür odada saklamasın bir nedeni vardı

Magnus nerde ?

Majestelerin odasında olmalı

Ivanın odası sarayın batı kısmındaydı çiçekleri özellikle doğu bölgesine koymuşlardı Fincanı yere koydum elime baktım Domino beni kaçırdığından büyü kıvılcımı yapabilmiştim Axel bana ateşle ilgili bir şey sormadı muhtemel çakmakla yaptığımı düşündü belki küçük bir büyü yapabilirim Magnus burada değildi büyüyü yapsam bile bunu hissedemez insanların nerde olduğunu anlamaya sağlayan bir büyü basit ama karmaşık sadece biraz göz gezdireceğim gözlerimi sıkıca kapadım manamı hissedebiliyordum Riveal bedeninde olduğum gibi canlı değildi sanki uzaktan yanan bir ışık gibiydi manayı sanki bir dalga gibi kullanacaktım içimdeki manayı serbest bıraktım çevredeki canlıları hissediyordum bahçeden çıkıp sarayın çevrelemeye basladı tanıdık ve yabancı hisler birbirine karışmaya basladı kulağıma bir kırılma sesi geldi gözlerimi açtım elimdeki fincanda kırmızı bir leke vardı

Hanımım

Bettye döndüm bana gözleri büyümüştü panikle bana sesleniyordu anlım kırıştı Sorun ne ?

Hanımım siz-

Betty ‘ nin dedikleri kulağıma hışırtı gibi geliyordu ellindeki mendile ağzımı silmeye basladı

Betty ne yapıyorsun ben çocuk değilim ?

Ayağa kalktım Betty kollarımı tutu neden böyle davranıyor nazikçe kollarından kurtuldum

Eva

Adımı duyunca sesin geldiği yere döndüm Magnus arkasında Ivan ile bize doğru geliyordu Magnus bana parlak bir sekilde gülümseyip el salıyordu gözlerim bulutlandı Ivanı yüz ifadesini göremiyordum Betty beni tekrar kollarımdan yakaladı

Hanımım otursanız iyi olur

Kafamı yana yatırdım Betty beni yere oturttu artık Magnusu göremiyordum Betty nin siyah üniformasına kırmızı sıvı damlıyordu istemsiz kaşlarımı çatım elimi ağzımı yokladım ağzımdan kan akıyordu

Ne ?

Ağzımı elimle kapamaya çalıştım bu sadece durumu daha kötü yaptı alt bedenim acıyla kıvrıldı elimle kanı gizlemeye çalışıyordum

Eva

Magnus bana ikinci defa seslendi sesinde neşenden iz yoktu onun önünde kan kusmak istemiyordum belki ayağa kalkabilirim bu düşüncem Betty tarafından bastırıldı Magnus hemen yanıma diz çöktü

Eva sen iyiminsin ?

Ağzımı açtığım anda siyah kan markinin beyaz takımına bulaştı içimden küçük küfürler ediyordum

Sakın kımıldama

Magnusun her zamanki berrak mavi gözlerin aksine kaos hakimdi Elimi sıkıca tutu

Bu biraz acıta bilir

Yüzüme buruşturdum Sakın düşündüğüm şeyi yapacağını söyleme söylemek istediğim buydu ama konuşamıyordum onun yerine ağzımdan kan çıkıyordu Magnus bana çaresiz bir gülümsemeyle baktı elimdeki dalgalanma beni sok eti kafamı geriye doğru yatırdım bedenim titremeye basladı sanki biri bedenimle elektrikle oynuyordu Magnusun elinden kurtulmaya çalışıyordum

Biraz daha dayan Eva

Ellerimi yakalamıştı geriye doğru yatırdım kafamı hızla Magnusun kafasını vurdum Magnus heykel gibi sabit kaldı

Bırak beni

Göz yaslarım düşmeden kuruyordu Magnus iki eliyle beni yere yatırdı onu tekmeleye başladım Magnus tekmelediğim yüz ifadesi değişmedi aynı ciddi yüz ifadesiyle bana bakıyordu. Elim Magnusun beyaz saçlarına gitti saçlarını sıkıca çekmeye başladım Magnus yüzünde acı belirdi

Eva lütfen sakin ol

Cevap olarak onu tekmelediğim Magnus dişlerini sıktı

Bana başka seçenek bırakmadın

iki elime sıkıca tutmasına rağmen saçlarını yolmama engel olamıyordu anlını benımkine doğru yaklastırdı teni benimkine değdi anda mavi bir ışık çıktı

Uyu

Gözlerim hissizleşmeye basladı

Seni pi-

Sözlerimi bitirmeden gözlerim karardı Bir gölge sanki bedenimi kaplamıştı nefes almak zorlanıyordum gözlerimi açmaya cesaret edemiyordum.

Neden böyle oldu ?

Bölüm sonu

1 yorum