İçeriğe geç

Kafamın İçindeki Ölüm Meleği

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Kafamın İçindeki Ölüm Meleği

Bölüm 3

Gece yarısıydı,Penelope banyodaydı.Bir kaba su dolduruyordu.Suyu neden doldurduğunu merak etmişsinizdir,tabi ki de saçlarını boyamak için! Su dolunca ses çıkarmamaya çalışarak dikkatlice odasına döndü.Sessizce koltuğuna oturdu ve saç boyasına bir bakış attı. "Şimdi...Saçlarımı nasıl boyayacağım."Annesi asla saçını boyatmazdı.Kendisi de ilk kez boyuyordu.Telefonundan video açmayı düşündü ancak ses olmaması lazımdı.Bu yüzden kutunun içinden çıkan klavuza bakarak boyamaya karar verdi.Poşetini dikkatlice açtı,dikkatlice içindekini kaba döktü.

Saçlarını gruplara ayırdı ve her bir grubu tek tek boyamaya başladı.Bir yandan da yaptığının yanlış olup olmadığı içinden sorguluyordu.Elbette yanlıştı ancak yapacaktı.Boyalı ıslak saçlarıyla bir süre bekledi.Yaklaşık 5 dakika beklemesi gerekiyordu.5 dakika sonra sessizce duşa girdi.Anne ve babasının su sesinden uyanacaklarını sanmıyuordu.Başlarda uyanacaklarından korkmasına rağmen şimdi uykularının derinleştiğini düşündü.Duştan çıkınca saçlarına bir süre baktı.

Turuncu ona gayet yakışmıştı.Hatta doğal saç rengi olan kumraldan daha çok yakışmıştı.Ancak yapacağı bir şey daha vardı.Kalemliğinden makasını çıkardı.Evet!Kısa saç mükemmel olmuştu.Kendisine aynadan bir süre baktı.Neden saçlarını daha önceden kısaltmamıştı ki? Gerçi annesi istemezdi.Annesi

Demişken...Penelope'nin asla istemediği bir şey olmuştu. Annesi yanına geldi."Hala uyumadın mı?"O uyuduğu için Penelope'nin de uyuduğunu düşünmüştü.Oysaki Penelope yarı ıslak turuncu kısa saçlarıyla karşısında dikilmişti.Ancak titriyordu."N'olur farketme N'olur farketme N'olur farketme"

Rachael yarı kapalı gözlerini açtı ve "Lütfen uyu,canım.".

"Canım" kelimesini biraz garip söylemişti ama Penelope umursamadı.Annesi neyseki uyku sersemliğiyle o anda Penelope'nin saçlarını farketmemişti."Hemen uyuyacağım." dedi Penelope.Birbirlerine "iyi geceler" dedikten sonra Penelope derin bir nefes aldı ve kendisini yatağa attı.

Sabah Penelope uyandı ve üzerine okul formasını giydi.

Aslında saçları okul formasına yakışıyordu ancak peruğu takması gerekiyordu.Peruğunu taktı ve aynaya baktı.Peruk ona göre fazla düzenli durmuştu.Peruğu biraz karıştırdı ve kenardan küçük bir atkyruğu yaptı.Kendine bir sandiviç hazırladı ve annesi ile arabaya bindi.Annesi Penelope'ye bir süre baktı ve ona "Saç rengin açılmış sanki."dedi.Penelope, bir yandan sandivicini yerken "Yaa...Tabi tabi."dedi.Annesi saçlarının uzunluğunda da bir değişiklik olduğunu fark etmişti.Peruk,Penelope'nin eski saçından birazcık uzundu."Sanırım evet."dedi. Annesinin , saçının peruk olduğunu anlaması onun en son istediği şeylerden biriydi.

Neyseki annesi onun saçının peruk olduğunu anlamadan Penelope'nin okuluna varmışlardı.Annesi "Geldik."deyince Penelope sandiviçinn hepsini ağzına atıp arabadan indi. Okulun kapısına doğru ilerlerken arkadan iki el geldi ve gözlerini kapattı.Ellerin sahibi "Bil bakalım kimim?"diye sordu.

Penelope,ses tonundan bunu diyen kişinin Albert olduğunu hemen anladı."Albert!" dedi ve arkasına döndü.Albert karşısındaydı."Bildin." dedi.Penelope bunun kolay bir tahmin olduğunu söyledi,bütün ergen erkeklerin sesi hemen hemen birbirine benziyordu ama Albert'ın sesi diğerlerinden daha ayırt edilebilir bir sesti.Albert,Penelope ona anı soruyu sorsa asla soran kişinin Penelope olduğunu anlayamayacağını söyledi.Gerçi,Penelope'nin sesi de diğer kızlara pek benzemiyordu.Neyse,ses konusunu geçelim.Albert Penelope'nin üstüne baktı.Sonra "Nasıl üşümüyorsun?"diye sordu.Albert'ın üstünde kalın bir ceket vardı ama Penelope 'nin üzerinde sadece ince okul gömleği vardı."Nasıl üşüyeyim ki?"diye sordu Penelope."Ceketim..." o an duraksadı ve üstünü yokladı.Ceketini giydiğini sanmıştı ancak giymemişti.Albert Penelope'nin üstünü yoklarken ellerini etrafa savurmasına güldü."Sana ceketimi verirdim ancak sana büyük gelir."diye dalga geçti.Penelope ona sinirli bir bakış attı ve iki şey söyledi:

1-Penelope ve Albert arasında 10 cm boy farkı vardı.Aralarındaki boy farkı az değildi ama çok da sayılmazdı.

2-Penelope sevgilisi dışında kimsenin ona ceketini veremeyeceğini düşünüyordu.Yani hiç kimse!Başkalarının ceketini giymekten nefret ederdi.

Albert ona "O zaman uzun süre ceketsiz kalacaksın o zaman." Dedi.Penelope'nin kimseyle sevgili olabileceğini düşünmüyor-du.Ama zaten Penelope sevgili istemiyordu."Bu yaşta sevgili yapılması bana saçma geliyor."dedi Penelope."14 yaş biriyle el ele tutuşup öpüşebileceğin bir yaş değil.".Albert o sırada Ali ve Dünn'ün oturduğu tarafa bakıyordu."Sapık çizgi romanlar okuyabileceğin bir yaş da değil."dedi.Penelope "Ne demek istiyorsun?"diye sorunca Albert o tarafa doğru bir kaş göz işareti yaptı.Ali ve Dünn bir çizgi romana bakıyorlardı,bir yandan da "Offf!Baksana şuna!" "Off!Çok iyi!" falan deyip gülüşüyorlardı.Penelope uzaktan çizgi roman sayfalarına

bakmaya çalıştı.Her sayfada bikinili veya direkt çıplak kadınlar vardı.Albert'a "Şunların cezasını vereyim." Dedi ve onlara doğru yürüdü.Dünn'ün elinden çizgi romanı kaptı ve "UTANMIYOR MUSUNUZ BUNLARI OKUMAYA!?"diye bağırdı.Ali "Evet?Utanmıyoruz."deyince Penelope çizgi romanı ortadan yırttı.İkiye bölünmüştü!Dünn öfkelendi ve Penelope'ye bağırdı."Nasıl bunu yaparsın!?"Dünn'ün sapık bir çizgi roman okuması yanlıştı ancak Penelope de bence bunu yapmamalıydı.Penelope kendini savunmaya çalıştı "Hem sınıftaki kızlara hakaret ediyorsun,hem de bunu mu okuyorsun?Bir de sınıfta okuyorsun!Bu kadar da utanmazlık olmaz ki?!Sen...İğrenç bir insansın!".Penelope savunmaktan da ileri gitmişti,çocuğu aşağılamıştı! Sınıftaki kızlar ise hem Dünn'den nefret etmelerinden,hem de Penelope'yi haklı bulmalarından dolayı onu desteklemişlerdi. "Bu şahızı müdüre şikayet edelim mi?"diye sorunca herkes "Evet!" siye bağırdı.

Penelope'nin yüzünde korkunç bir gülümseme vardı.Dünn'e döndü ve "Sen varya sen...Yandın!"diye bağırdı.Sağına döndü ve "Şimdi gidiyorum müdüre.."derken Dünn ona kocaman bir yumruk indirdi.Penelope'nin yanağı kıpkırmızı olmuştu!Aynı zamanda da çok acıyordu.Penelope'nin yüzü birden asıldı.

Dünn'de onlar dalga geçti.Penelope sinirlenmişti.Ancak sinirini gülümseyerek gösterdi."Artık bir sebebim var."Acı içinde gülümsüyordu.Koşmaya başladı ."Hadi!Tekrar vursana?"Birden durdu ve güldü.

HAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHHAHAAHHAAHAHHAHAHAHAHHAHAHAHAAHAHHAHAHHAHAAHHAHAHAHAHAHAAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAAHHAHAHAHAAHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHA

"a=30 ise c kaçtır?"Öğrenciler Bayan Luth'un sorusunu çözmeye çalıştı.Penelope,cevabının doğru olduğuna emindi.

Çünkü soru ona kolay gelmişti.Cevabını tam Bayan Luth'a gösterecekken müdire sınıfa girdi."Bayan Luth,Penelope ve Dünn'ü alabilir miyim?"Herkes fısır fısır konuşmaya başladı. "N'oldu?" "Manyak Penelope yine bir haltlar yemiş."Bunlar olayı bilmeyen Emily ve Darrin'di.

Penelope sınıfa döndüğünde oldukça sakindi.Albert onun sakinliğinin sebebini merak etmişti.Çünkü Penelope genelde pek sakin durmazdı.Ders esnasına Penelope'ye fısıldadı. Müdürün ona ne dediğini merak ediyordu.O sırada Penelope küçük bir kağıda bir şeyler yazmakla meşguldü.Kağıtta şu yazıyordu:

İlk kurban bulundu.Akşam ormanda buluşalım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.